POLİTİKA - 20 Şubat 2026 Cuma 14:19

Bakan Tekin: "Özgür Özel kadar midesi geniş değilim"

A
A
A

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ve 168 kişinin imzaladığı ’Laiklik bildirisi’ne tepkisini dile getirerek, metni imzalayanlar hakkında hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı.

Bakan Yusuf Tekin, çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere Artvin’e geldi. Programı kapsamında okulları ziyaret eden Bakan Tekin, Artvin Valiliği’nde düzenlenen Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Tekin, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan ayına yönelik okullardaki etkinliklere ilişkin eleştiriler hakkında konuşan Bakan Tekin, "Ramazan’la ilgili faaliyetlerimiz kamuoyunda farklı mihraklar tarafından farklı şekilde değerlendirme eğilimine girdi. Öncelikle şunu söyleyeyim. Anayasal düzenimiz bize Milli Eğitim Bakanlığına ve bütün kamu görevlilerine Anayasaya uygun hareket etmemizi salık veriyor. Biz de ona göre davranıyoruz. Fakat bizim Ramazan ayı ile ilgili yaptığımız etkinlikleri eleştirenler Anayasanın işine gelen maddelerine bakıyorlar, diğerlerine bakmıyorlar. Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan bir metin imzaya açıldı, imzalandı. Bakanlığımızı zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. İşin tuhaf tarafı, onların içerisinde 1982 Anayasasını bizlere anlatırken yerin dibine geçiren hocalarımız da var; şimdi 82 Anayasasının işine gelen maddelerine değinip kalan kısımlarına hiç değinmedin diyorlar. Öncelikle şunu söyleyeyim, Anayasamızın başlangıç kısmı her Türk vatandaşının temel hak ve hürriyetlerinin eşit bir biçimde kullanılması vurgusunu yapar. Israrla vurgu yapılan Anayasanın 2. maddesindeki laiklik ifadesinin madde ise şöyle başlar: Toplumun huzuru, milli dayanışma. Bu iki kavram bizim açımızdan çok kritik. Dolayısıyla biz, tüm etkinliklerimize, bütün çalışmalarımızda Anayasanın tamamını, kanunların mevzuatın bize yüklediği görevlerin tamamını yerine getirmeye çaba sarf ediyoruz" dedi.

"Ramazan ayında yaptığımız etkinlikleri eğitimde ’Taliban’laşma süreci olarak tanımlıyorlar"

"Ben bir Anadolu çocuğuyum" diyen Bakan Yusuf Tekin, "Anadolu’nun her tarafından küfür ya da hakaret kabul edilen cümleleri kullanıp da arkasından ’Bence bu küfür değildir, kişilik analizi yapıyorum’ diyen Özgür Özel kadar midesi geniş değilim. Kusura bakmayın, dolayısıyla bu 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler benim durduğum yerden suç teşkil eder. Benim okullarımdaki öğretmen arkadaşlarımızın, eğitim camiamızın, bu konuda destek veren kişilerin emeklerini hiçe saymak anlamına gelir. Dolayısıyla biz bununla ilgili de bir suç duyurusunda bulunacağız. Nedir rahatsız olduğumuz şey? Mesela bizim Ramazan ayında yaptığımız etkinlikleri, milli dayanışma, birlik beraberlik, kardeşlik vurgusu üzerine yaptığımız etkinlikleri eğitimde ’Taliban’laşma süreci olarak tanımlıyorlar. Arkadaşlar, böyle bir şeyi söyleyebilmek için ya bu toplumun içerisinde yaşamıyor olmanız gerekir, ya bizim metinlerimizi okuyamamış olmanız gerekir ya da art niyetli olmanız gerekir. Başka diyor ki mesajda, bizim metinlerimizle ilgili olarak itirazlarında Trump’ın ipine sarılmış eleştirisi yapıyorlar. Nasıl çıkarıyorsunuz Ramazan genelgesinden böyle bir ifadeyi ben anlamakta zorlanıyorum. ’Laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak.’ Ne yapmışız? Anadolu’da herkesin heyecanla beklediği, Anadolu’da toplumsal dayanışma, kardeşlik ve benzeri hususları vurguladığımız Ramazan ayı çocuklarımız heyecanla karşılasınlar, dayanışma, kardeşlik, yardımlaşma çocuklarımız tarafından içselleştirilsin dediğimiz için laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak için çaba içerisine girmişiz. Anlamakta zorlanıyorum ama en ağır ifade ’gerici azınlık’ tanımlaması. Bunu söyleyen kişilere misli ile iade ediyorum" ifadelerini kullandı.

Bakan Yusuf Tekin, metne tepkisini sürdürerek "’Gerici azınlık’ 1960’lı, 1970’li yılların Marksist sosyalist mantığıyla hâlen beslenen ve bu kafayla hareket eden, bu toplumu tanımayan, toplumdan kopuk insanları tanımlamak için kullanılabilir ancak. Bizim gibi 7-24 Anadolu’da insanların içerisinde olan insanların bu tür tabirleri kullanmasını ben doğru bulmuyorum. Metnin altında bir tek katıldığım ifade ’Laikliği savunmak suç değildir.’ Laiklik, dinî inanç ve ibadet hürriyetinin devlet, kamu otoritesi tarafından güvence altına alınmasıdır. Dolayısıyla bunu savunmak asla suç olarak kabul edilemez" şeklinde konuştu.

Bakan Yusuf Tekin konuşmasının sonunda söz konusu metinle ilgili hukuki süreç başlatacaklarını sözlerine ekledi.

Adem Güngör

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Bakan Işıkhan: "Genç ve kadın işsizlik oranı 13 yılın en düşük seviyesine inmiştir" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TÜİK verilerine göre işsiz sayısının 2025 yılının son çeyreğinde 58 bin azaldığını vurgulayarak, "Genç işsizlik oranı yüzde 14,9’a gerilemiş, kadın işsizlik oranı yüzde 11,1 ile son 13 yılın en düşük seviyesine inmiştir. Biz bu yola dün çıkmadık. Yürüyüşümüz günübirlik hesapların değil, asırlık bir davanın yürüyüşüdür" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Elazığ’da düzenlenen "Yeni Evim, İlk İftarım" Programı’nda katıldı. Bakan Işıkhan AK Parti Elazığ İl Başkanlığı’nda düzenlenen programda açıklamalarda bulundu. Bakan Işıkhan’a, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş ve Ejder Açıkkapı, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu eşlik etti. Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını dileyen Bakan Işıkhan, "Bu manevi mevsimi milletimizle, özellikle de depremzede kardeşlerimizle gönül gönüle geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün aziz Elazığ’ın insanlarıyla bir arada olmaktan ayrıca memnuniyet duyuyorum. ‘Yeni Evim, İlk İftarım’ diyen depremzede kardeşlerimizi yeni yuvalarında geçirecekleri ilk Ramazan’da yalnız bırakmıyor, onlarla aynı sofralarda ekmeğimizi paylaşıyoruz. Dostluk ve kardeşlik acıyı da mutluluğu da huzuru da paylaşmaktır. 6 Şubat depremlerinde yaşadığımız yıkımda nasıl tek yürek olduysak, üç yıl gibi kısa bir sürede şehirlerimizi ayağa kaldırdığımız 11 ilimizde evlerine kavuşan kardeşlerimizin sevincinde de beraberiz. Hamdolsun biz, 86 milyon olarak acılarımızı da sevinçlerimizi de birlikte yaşayan bir milletiz. Asrın felaketini asrın dayanışmasına dönüştürdük. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde devletimizin tüm kurum ve kuruluşlarıyla gece gündüz çalışarak şehirlerimizi yeniden inşa ettik. Elazığ’da işyeri, köy evi ve konutlar dahil yaklaşık 15 bin konutu hak sahiplerine teslim ettik. Deprem bölgesi genelinde ise yaklaşık 500 bin konutu vatandaşlarımıza ulaştırdık" diye konuştu. Deprem bölgesinde yalnızca konutları değil, çalışma hayatını ve sosyal güvenlik sistemini de ayağa kaldırmak için kapsamlı adımlar attıklarını ifade eden Bakan Işıkhan, "Prim borçlarını cezasız ve zamsız şekilde erteledik. Katılım payını kaldırarak 2,6 milyar liralık tutardan vatandaşlarımız lehine feragat ettik. SGK’ya verilmesi gereken belge ve beyannameler ile prim ödemelerinin sürelerini uzattık. Borçların 24 aya kadar faizsiz taksitlendirilmesini sağladık. Yapılandırma Kanunu kapsamında mücbir sebep hali devam eden il ve ilçelerde 2 Mart 2026’ya kadar yapılacak başvuruların ilk taksitinin 31 Mart 2026’da ödenmesine imkan tanıdık. Kısa Çalışma Ödeneği ve Nakdi Ücret Desteği kapsamında 193 bin vatandaşımız için toplam 1 milyar 694 milyon lira ödeme yaptık. OHAL kapsamındaki illerde işten çıkarmaları sınırlandırdık. 101 bin 337 kişilik Toplum Yararına Program tahsis ederek 22 milyar 803 milyon lira ödenek sağladık. Deprem öncesi 1 milyon 888 bin olan sigortalı sayısı bugün 2 milyon 56 bine yükselmiştir. Bu tablo, çalışma hayatının deprem öncesi seviyenin de üzerine çıktığını göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye genelinde de istihdamı güçlendirmeye devam etiklerini ifade eden Işıkhan, "TÜİK verilerine göre işsiz sayısı 2025 yılının son çeyreğinde 58 bin kişi azalmış, işsizlik oranı yüzde 8,2 seviyesine gerileyerek 11 çeyrektir tek hanede seyretmiştir. İstihdamımız 136 bin kişi artarak 32 milyon 686 bine ulaşmıştır. İşgücümüz 35 milyon 599 bin kişi olmuştur. Genç işsizlik oranı yüzde 14,9’a gerilemiş, kadın işsizlik oranı yüzde 11,1 ile son 13 yılın en düşük seviyesine inmiştir. Biz bu yola dün çıkmadık. Yürüyüşümüz günübirlik hesapların değil, asırlık bir davanın yürüyüşüdür. Niyetimiz bu milletin duasına layık olabilmek ve büyük, güçlü Türkiye’yi inşa etmektir. İnancımız birdir, yolumuz birdir. Yolumuz birliğin, dirliğin ve kardeşliğin yoludur. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi dünyada söz sahibi yapan büyük yürüyüşün yoludur. Mazlumun yanında duran, zalimin karşısında dimdik duran bir istikametin yoludur" ifadelerini kullandı. Programın ardından Bakan Işıkhan ve beraberindekiler, Hazar Dağlı Kavşağı’nda "İftara Beş Kala Programı" kapsamında iftara yetişemeyen sürücülere iftarlık dağıttı.