ASAYİŞ - 15 Ocak 2026 Perşembe 17:18

Voleybolcu Derya Çayırgan’a ’ev hapsi’ şeklinde adli kontrol kararı

A
A
A
Voleybolcu Derya Çayırgan’a ’ev hapsi’ şeklinde adli kontrol kararı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında voleybolcu Derya Çayırgan hakkında çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe ’konutu terk etmemek’ ve ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan voleybolcu Derya Çayırgan, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilmişti. Şüpheli Çayırgan hakkında savcılığa verdiği ifadenin ardından çıkarıldığı nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından ’suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçundan ’konutu terk etmemek’ ve ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin üniversite öğrencilerine "Can Suyu" desteği sürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, üniversite öğrencilere yönelik başlattığı "Can Suyu" Projesini sürdürüyor. Proje kapsamında öğrencilere her ay 10 ton su ücretsiz olarak sağlanıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, üniversite öğrencilerine " Can Suyu" olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda hayata geçirilen Can Suyu Projesi kapsamında, üniversite öğrencilerine her ay ücretsiz şekilde 10 ton su kullanma imkanı sağlanıyor. Artan yaşam maliyetleri karşısında özellikle barınma ve temel ihtiyaç giderlerini karşılamakta zorlanan öğrenciler için bu proje önemli bir destek niteliği taşıyor. Böylece gençlerin bütçesindeki su gideri ortadan kalkarken, temel bir ihtiyaç Büyükşehir Belediyesi desteğiyle karşılanmış oluyor. "Öğrencinin harçlığı fatura yerine eğitime gidiyor" Akdeniz Üniversitesi öğrencisi Arda Furkan Özdemir, çevresi sayesinde Can Suyu Projesi’nden haberdar olduğunu, öğrendikten sonra hemen gerekli belgelerle ASAT’a gidip, başvurusunu yaptığını söyledi. Özdemir, "Bu projeyi öğrendiğime memnun oldum. Zaten çok belge ihtiyacı da yoktu. Sonrasında projeye dahil oldum. Can Suyu projesi sayesinde bazen hiç fatura ödemiyorum bazen de çok düşük miktarda su faturası ödüyorum. Üstümüzde zaten genel bir kira yükü var, diğer masrafların yükü var. Bu maddi yükler biz öğrencileri yeterince zorluyor. Her ay bir gider kalemi olan su faturasında, belediyemizin böyle bir destekte bulunması çok kıymetli. Faturalardan arttırdığım paralarla kitap, oyun ya da başka şeyler alabiliyorum. Faturaya harcayacağım parayı eğitim ya da sosyal hayatımda değerlendirebiliyorum. Öğrenciler bu parayı biriktirebilir, gezmeye çıkabilir, önemli miktarda indirim oluyor sonuçta" diye konuştu. "Eğitim desteği hesaplara yatırıldı" Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin üniversite öğrencilerine yönelik Eğitime Destek ödemeleri de sürüyor. Bu kapsamda başvuruda bulunan ve destek almaya hak kazanan üniversite öğrencilerinin ödemeleri hesaplarına yatırıldı.
Ankara Uzmanından uyarı: "Dünyada her dakika 3 kişi kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor" Medicana Sağlık Grubu Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Siren Sezer, "Dünyada her dakika 3 kişi kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybederken, önümüzdeki yıllarda bu hastalığa bağlı ölümlerin artması bekleniyor" dedi. Böbrek hastalıkları ile mücadelenin yalnızca bireysel değil, küresel bir sorumluluk olduğuna vurgu yapan Medicana Sağlık Grubu Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Siren Sezer, "Dünyada her dakika 3 kişi kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybederken, önümüzdeki yıllarda bu hastalığa bağlı ölümlerin artması bekleniyor. Sadece erken teşhis yetmiyor, hastalık ortaya çıkmadan önce önlem almak gerekir" dedi. Böbrek sağlığı konusunda 2026 yılının temasının ’Herkes için Böbrek Sağlığı: İnsanlara Özen Gösterme, Gezegeni Koruma’ olduğunu hatırlatan Medicana International Ankara Hastanesi Nefroloji Uzmanı ve Avrupa Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Siren Sezer, bu tema ile böbrek sağlığının yalnızca bireysel bir mesele değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlikle yakından ilişkili küresel bir konu olduğuna dikkat çekilmeye çalışıldığını söyledi. "850 milyon insan böbrek hastalığıyla yaşıyor" Dünya Böbrek Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Siren Sezer, "Kronik böbrek hastalığı dünyada sessiz ama hızla büyüyen bir sağlık sorunu. Önümüzdeki yıllarda bu hastalığa bağlı ölümlerin artması bekleniyor. Bugün dünyada yaklaşık 850 milyon insan böbrek hastalığıyla yaşıyor. 4,6 milyon kişi diyaliz ya da böbrek nakli tedavisi görüyor ve her yıl 1,5 milyon insan kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu da dünyada her 20 saniyede bir kişi, yani her dakika yaklaşık 3 kişinin kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiği anlamına geliyor. Türkiye’de yaklaşık 65-70 bin kişi diyaliz, 20 binden fazla kişi böbrek nakliyle yaşamını sürdürüyor" dedi. Çevresel faktörler böbrekleri doğrudan etkiliyor Böbreklerin çevresel faktörlerden en çok etkilenen organlardan biri olduğunu belirten Sezer, "Kurşun, kadmiyum gibi ağır metaller, pestisitler ve endüstriyel kimyasallar böbrek dokusunda hasara yol açabilir. Kirli su kaynakları, enfeksiyon ve toksin maruziyetini artırarak böbrek hastalıklarını tetikleyebilir. Hava kirliliği, hipertansiyon ve diyabet riskini artırarak dolaylı şekilde kronik böbrek hastalığına zemin hazırlar. İklim değişikliği böbrek sağlığını da tehdit eder. Aşırı sıcaklar sıvı kaybını artırır ve bu da akut böbrek hasarı riskini yükseltir. Dolayısıyla gezegeni korumak, böbrek sağlığını da korumaktır" diye konuştu. Tedavi süreçleri de kaynakları tüketiyor Tedavi süreçlerinde de çevresel kaynakların yoğun kullanıldığına vurgu yapan Prof. Dr. Sezer, sözlerine şöyle devam etti: "Özellikle hemodiyaliz tedavisinde seans başına yüzlerce litre su tüketilir, yüksek elektrik enerjisi kullanılır ve bu tedavilerde plastik ile tıbbi atık oluşur. Su geri kazanımı, enerji verimli cihazlar ve atık azaltma gibi sürdürülebilir uygulamalar sayesinde hem çevresel etki azaltılır hem de sağlık sisteminin sürdürülebilirliği korunur. Bu da uzun vadede hastaların tedaviye erişimini güvence altına alır. Böbrek hastalığı, hem azalan ve hasar gören doğal kaynakların getirdiği bir sonuç hem de bu kaynakların azalmasına sebep olan bir durumdur ve önüne geçilmediğinde çığ gibi büyüyebilir." "Risk grupları kontrollerini ihmal etmemelidir" Kronik böbrek hastalığının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini, insanların genellikle geç evrede tanı aldığını belirten Prof. Dr. Siren Sezer, artık sadece erken teşhisin yetmediğini, hastalık ortaya çıkmadan önce önlem almak gerektiğini vurgulayarak, "Kronik böbrek hastalığı erken evrelerde belirti veremeyebilir. Diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları, kalp-damar hastalığı bulunanlar, ailesinde böbrek hastalığı öyküsü olanlar ve obez bireyler risk grubundadır ve düzenli kontrollerini ihmal etmemelidir. Toplumda böbrek sağlığı farkındalığını artırmak, erken tanıyı yaygınlaştırmak ve çevreye duyarlı sağlık hizmetlerini desteklemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Sağlıklı bireyler, sağlıklı bir toplum ve sürdürülebilir bir gelecek için böbrek sağlığımıza gereken önemi vermeliyiz" şeklinde konuştu.
Samsun Samsun turizminin gelişmesi için kapsamlı adımlar Samsun’da turizm alanında faaliyet gösteren derneklerin oluşturduğu Samsun Turizm Dernekleri Platformu, daha geniş katılımlı bir toplantıyla bir araya gelerek kentin turizm geleceğini değerlendirdi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, "Samsun turizminin geliştirilmesine yönelik kapsamlı adımlar atılıyor" dedi. Geçen yıllarda KATİD, SASTUD, TÜRSAB, SAMTİAD ve SAMVİBU tarafından ilk adımları atılan Samsun Turizm Dernekleri Platformu’nun buluşması, Karadeniz Turizm İşletmecileri Derneği (KATİD) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Genel Başkan Yardımcısı Murat Toktaş’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. "Samsun turizminin geliştirilmesine yönelik kapsamlı adımlar atılıyor" Toplantıda konuşan Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, kentte son dönemde turizm alanında önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, Samsun Valiliği ve Samsun Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde turizmin geliştirilmesine yönelik kapsamlı adımlar atıldığını ifade etti. Demirtaş, Samsun’un turizm potansiyeli bakımından bölgenin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu vurgulayarak, Turizm Master Planı Eylem Planı çalışmalarında sona gelindiğini ve yapılan toplantılarla sektör temsilcilerinin görüşlerinin alındığını söyledi. Toplantıyı değerlendiren Murat Toktaş ise Samsun’da turizm alanında faaliyet gösteren derneklerin ilk kez bu ölçekte bir araya geldiğine dikkat çekerek, Valilik ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştirilen bu buluşmanın Samsun turizmi için önemli bir başlangıç olduğunu dile getirdi. Toktaş, Samsun’daki turizm derneklerinin ortak bir platformda buluşmasının sektörün gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Toplantıda ayrıca, Samsun turizmine katkı sağlayacak yeni iş birlikleri ve ortak çalışmalar ele alınırken, platformun daha geniş katılımlı bir organizasyonla kamuoyuna tanıtılması da gündeme geldi. Bu kapsamda sektör temsilcileri, Samsun Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, yerel yönetimler, siyaset ve basın temsilcilerinin katılımıyla önümüzdeki hafta geniş katılımlı bir iftar buluşması düzenlenmesi konusunda görüş birliğine vardı.