SAĞLIK - 11 Mart 2026 Çarşamba 12:52

Uzmanından uyarı: "Dünyada her dakika 3 kişi kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor"

A
A
A
Uzmanından uyarı: "Dünyada her dakika 3 kişi kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor"

Medicana Sağlık Grubu Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Siren Sezer, "Dünyada her dakika 3 kişi kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybederken, önümüzdeki yıllarda bu hastalığa bağlı ölümlerin artması bekleniyor" dedi.


Böbrek hastalıkları ile mücadelenin yalnızca bireysel değil, küresel bir sorumluluk olduğuna vurgu yapan Medicana Sağlık Grubu Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Siren Sezer, "Dünyada her dakika 3 kişi kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybederken, önümüzdeki yıllarda bu hastalığa bağlı ölümlerin artması bekleniyor. Sadece erken teşhis yetmiyor, hastalık ortaya çıkmadan önce önlem almak gerekir" dedi.


Böbrek sağlığı konusunda 2026 yılının temasının ’Herkes için Böbrek Sağlığı: İnsanlara Özen Gösterme, Gezegeni Koruma’ olduğunu hatırlatan Medicana International Ankara Hastanesi Nefroloji Uzmanı ve Avrupa Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Siren Sezer, bu tema ile böbrek sağlığının yalnızca bireysel bir mesele değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlikle yakından ilişkili küresel bir konu olduğuna dikkat çekilmeye çalışıldığını söyledi.



"850 milyon insan böbrek hastalığıyla yaşıyor"


Dünya Böbrek Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Siren Sezer, "Kronik böbrek hastalığı dünyada sessiz ama hızla büyüyen bir sağlık sorunu. Önümüzdeki yıllarda bu hastalığa bağlı ölümlerin artması bekleniyor. Bugün dünyada yaklaşık 850 milyon insan böbrek hastalığıyla yaşıyor. 4,6 milyon kişi diyaliz ya da böbrek nakli tedavisi görüyor ve her yıl 1,5 milyon insan kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu da dünyada her 20 saniyede bir kişi, yani her dakika yaklaşık 3 kişinin kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiği anlamına geliyor. Türkiye’de yaklaşık 65-70 bin kişi diyaliz, 20 binden fazla kişi böbrek nakliyle yaşamını sürdürüyor" dedi.



Çevresel faktörler böbrekleri doğrudan etkiliyor


Böbreklerin çevresel faktörlerden en çok etkilenen organlardan biri olduğunu belirten Sezer, "Kurşun, kadmiyum gibi ağır metaller, pestisitler ve endüstriyel kimyasallar böbrek dokusunda hasara yol açabilir. Kirli su kaynakları, enfeksiyon ve toksin maruziyetini artırarak böbrek hastalıklarını tetikleyebilir. Hava kirliliği, hipertansiyon ve diyabet riskini artırarak dolaylı şekilde kronik böbrek hastalığına zemin hazırlar. İklim değişikliği böbrek sağlığını da tehdit eder. Aşırı sıcaklar sıvı kaybını artırır ve bu da akut böbrek hasarı riskini yükseltir. Dolayısıyla gezegeni korumak, böbrek sağlığını da korumaktır" diye konuştu.



Tedavi süreçleri de kaynakları tüketiyor


Tedavi süreçlerinde de çevresel kaynakların yoğun kullanıldığına vurgu yapan Prof. Dr. Sezer, sözlerine şöyle devam etti:


"Özellikle hemodiyaliz tedavisinde seans başına yüzlerce litre su tüketilir, yüksek elektrik enerjisi kullanılır ve bu tedavilerde plastik ile tıbbi atık oluşur. Su geri kazanımı, enerji verimli cihazlar ve atık azaltma gibi sürdürülebilir uygulamalar sayesinde hem çevresel etki azaltılır hem de sağlık sisteminin sürdürülebilirliği korunur. Bu da uzun vadede hastaların tedaviye erişimini güvence altına alır. Böbrek hastalığı, hem azalan ve hasar gören doğal kaynakların getirdiği bir sonuç hem de bu kaynakların azalmasına sebep olan bir durumdur ve önüne geçilmediğinde çığ gibi büyüyebilir."



"Risk grupları kontrollerini ihmal etmemelidir"


Kronik böbrek hastalığının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini, insanların genellikle geç evrede tanı aldığını belirten Prof. Dr. Siren Sezer, artık sadece erken teşhisin yetmediğini, hastalık ortaya çıkmadan önce önlem almak gerektiğini vurgulayarak, "Kronik böbrek hastalığı erken evrelerde belirti veremeyebilir. Diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları, kalp-damar hastalığı bulunanlar, ailesinde böbrek hastalığı öyküsü olanlar ve obez bireyler risk grubundadır ve düzenli kontrollerini ihmal etmemelidir. Toplumda böbrek sağlığı farkındalığını artırmak, erken tanıyı yaygınlaştırmak ve çevreye duyarlı sağlık hizmetlerini desteklemek hepimizin ortak sorumluluğudur. Sağlıklı bireyler, sağlıklı bir toplum ve sürdürülebilir bir gelecek için böbrek sağlığımıza gereken önemi vermeliyiz" şeklinde konuştu.



Uzmanından uyarı: "Dünyada her dakika 3 kişi kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Altun’dan ’İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü’ mesajı Gaziantep Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, ’12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü’ dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Hasan Altun mesajında, "İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan, bağımsız bir ülkenin onurlu bireyleri olarak her zaman ve her yerde coşkuyla okuduğumuz İstiklal Marşı, 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bağımsızlık sembolümüz olarak kabul edilmiştir. İstiklal Marşı vatan-millet aşkıyla çarpan yüreklerin hürriyet ve bağımsızlığından ödün vermeyeceğinin tescili, milletimizin kederde ve kıvançta birliğinin tercümanı, tarihten silinmek istenen bir milletin imanla yeniden dirilişinin destanı, birlik ve beraberliğimizin mısralara dökülmüş halidir. Anadolu’nun işgal altında bulunduğu dönemde ve çok zor şartlar altında kaleme alınan millî marşımız, ecdadımızdan bize miras mukaddes vatan topraklarında, dün olduğu gibi bugün de kalplerimizi ve ruhlarımızı birleştirerek yolumuzu aydınlatmaya devam edecek, eşsiz vatanımızın semalarında ilelebet yankılanacak, ebediyete kadar moral ve güç kaynağımız olacaktır. İstiklal Marşı’mızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabulünün 105’inci yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve kurtuluş mücadelemizin eşsiz kahramanlarını bir kez daha rahmet ve şükranla yâd ediyorum" ifadelerine yer verdi.