EKONOMİ - 23 Aralık 2023 Cumartesi 12:42

Workup Gaming’in ilk döneminden 10 girişim mezun oldu

A
A
A
Workup Gaming’in ilk döneminden 10 girişim mezun oldu

İş Bankası’nın 2017 yılından bu yana startupları destekleyen Workup Girişimcilik Programının ilk dönem girişimleri Demo Day etkinliğiyle mezun oldu.

Ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı ile 2017 yılından bu yana farklı dikeylerde faaliyet gösteren startupları destekleyen Türkiye İş Bankası’nın, Haziran ayında başlattığı, eğitim amaçlı oyun üreten girişimlere ve oyun stüdyolarına yönelik programı Workup Gaming’in ilk dönem girişimleri Demo Day etkinliğiyle mezun oldu. Etkinlikte, oyununu büyüten, yatırım alan ve oyun geliştiren girişimler ile oyun stüdyoları, programdaki deneyimlerini anlattı. Networking etkinliğinde Workup Gaming programından mezun 10 girişim, iş modellerini ve yol haritalarını yatırımcılar, ekosistem paydaşları, İş Bankası ve iştiraklerinden yöneticilerle paylaşırken oyunlarını davetlilere denetme fırsatı da buldu.

“Amaç, okul çağındaki çocukların bilişsel gelişimine katkı sağlamak”

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, Demo Day’de yaptığı konuşmada, "Geleceğin yetkinliklerini yakalamak ve ülkemizde hem okul öncesi hem de okul çağındaki çocukların bilişsel gelişimine katkı sağlamak amacıyla oyun geliştiren ve geliştirmek isteyen startuplarla başladıkları yolculukta çok güzel sonuçlar elde ettiler. Oyun dikeyindeki girişimcilerin ekosistemde önemli bir lokomotif haline geldi ve Türkiye’nin Avrupa pazarında İngiltere’den sonra oyun stüdyosu sayısında ikinci sırada yer alıyor. Genç, dinamik, mobil penetrasyonu yüksek ve oyunu seven bir pazar olarak globalde yakaladığımız başarı memnuniyet verici. Eğitim odaklı teknolojileri de ihraç ederek yeni hikâyeler yazacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.

Workup Girişimcilik Programı ile bir arada olmaktan mutlu olduklarını belirten Gamester Kurucu Ortağı Onur Karcı, “Bizim platformumuz oyunları ve eğlenceyi ön plana alıyor. Özellikle çocuklara keşfetmeyi ve öğrenme konusunda içerikler üretiyor. Tüm dünyada 2 milyondan fazla aileye ulaşmış durumdayız. Bu iş sabır işi. Yapacak kişiler olumsuz durumlarda yılmasınlar. Hedeflerine odaklansınlar” dedi.

Bir diğer mobil similasyon oyun geliştirici ise, “Workup günleri çok verimli geçti. Yatırım turlara başladık ve buralarda yatırımcılarla bir araya geldik. İş bankası faizsiz kredi imkanı sundu. Workup’un tüm imkanlarından faydanlandık” dedi.

4 girişim 1,2 milyon dolar yatırım aldı

Workup Gaming Girişimcilik Programı, Türkiye İş Bankası’nın ana desteğiyle, Türkiye Bilişim Vakfı, Boğaziçi Ventures, Joy Game ve Dojo Talent partnerliğinde oluşturuldu. Oyun alanında faaliyet gösteren startuplar ve oyun stüdyoları, 6 ay süren program boyunca eğitim odaklı oyunlar üretti veya daha önce geliştirdikleri oyunları geliştirdi ve ölçeklendirdi. Program süresince 4 girişim 1,2 milyon dolar tutarında yatırım aldı.

Program kapsamında sunulan imkânlar sayesinde girişimciler; alanında uzman 15 mentor ile 60 saatin üzerinde görüşme yaptı, 11 eğitim ve 4 teknik çalıştay ile becerilerini geliştirdi. Oluşturulan topluluk sayesinde 3 girişim yeni çalışanlar kazandı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın MHP İl Başkanı Alıcık: “15 Temmuz, sadece ve sıradan bir darbe teşebbüsü değildir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık ’15 Temmuz Milli Birlik Günü’ dolayısıyla yayınladığı mesajda, "15 Temmuz; Şehadete inanmış, ölüme kafa tutmuş, esaret altında yaşamaktansa kendini feda etmeye hazır kahraman Türk milletinin evlatlarının, paralı cellatlara hayatı zehir ettiği gündür" dedi. "Konu yüzeysel ele alınacak bir konu hiç değildir" diyen MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık mesajında; "Fetihlerimizin intikamını, zaferlerimizin rövanşını almak için kuyruğa giren Türk düşmanlarının hiç boş durmadığı, ya doğrudan ya da devşirdikleri hainlerle rehavetimizi kollayıp müsait bir ortam yokladıkların farkında olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Bilge Liderimiz Dr. Devlet Bahçeli, başkentte, Ankara’nın göbeğinde, haine, zalime, katile meydan okumuştur. 15 Temmuz, sadece ve sıradan bir darbe teşebbüsü değildir. 15 Temmuz, zaman içinde TSK içinde habis ur gibi üreyen bir cuntanın, dar kadrolu bir avuç satılmış üniformalı alçağın başıbozuk saldırı ve suikast mekaniği de değildir. Konu yüzeysel ele alınacak bir konu hiç değildir. 15 Temmuz’da Türk milletine karşı yüzyıllara sari kapanmamış bir hesabın görülmesi hedeflenmiş; stratejik rotası kin, nefret ve öfkeyle çizilmiş tarihi nitelikli husumet ve huşunetin ölümcül vuruşu olan bir kalkışmadır. Ancak imanla dolu kalpler ihanetle bezenmiş çürümüş bedenleri ülkemizin her yerinde cesaretle engellemiş ve nihayet etkisiz hale getirmiştir. Türk milletinin istiklal ve irade gücü FETÖ’cü canilere 15 Temmuz’u zindana çevirmiştir. Milli iradeye sürülmek istenen kara leke yine Türk milletimizin azim ve kararlığıyla temizlenmiş, küresel komplo ve kumpas kahramanca ezilmiştir. Unutmayalım ki, Halaskar Zabitanlar dönemi çok geride kalmıştır İhtilaleler, muhtıralar, cunta devirleri tarihin çöplüğüne çoktan atılmış ve üzeri küllenmiştir. Türk milletinin ortak geleceğinin temeli; kardeşlik, milli birlik, hukukun üstünlüğü ve demokratik onurdur. Türkiye’mizin dayandığı zemin milli ve manevi ilkelere, tartışılmaz anayasal esaslara bağlıdır. Hiçbir çete, hiçbir paralel yapı, hiçbir terör örgütü, hiçbir darbe ve dağılma heveslisi mihrak bu zemini imha edemeyecek, nitekim huzur cellatlarının sonu her daim hüsran olacaktır. Parti aidiyetimiz ne olursa olsun; siyasi, ideolojik ve dünya görüşümüzün pusulası nereyi işaret ederse etsin, hepimiz Türk milletinin mensubuyuz ve hepimiz bu cennet vatanın sahibiyiz. Bizim müştereklerimiz zaman zaman bahse konu olan farklılıklardan çok daha fazladır. Anıda birsek, atide bir ve beraber olacağız. Tarihimiz birse talihimiz de bir olacaktır. Ne yapacaksak, neyi başaracaksak, nereye varacaksak demokrasinin sınır ve tahammül çemberinde kalarak bunları yapacak ve Allah’ın izniyle de başaracağız. Muzaffer bir millete hezimet yaşatmaya hiçbir melunun nefesi yetmeyecektir" dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin her musibeti def edecek kararlılık, yeterlilik ve kuvvette olduğunu sözlerine ekleyen İl Başkanı Alıcık, "15 Temmuz 2016’da, Gazi Meclis’e bomba atacak kadar gözü dönen şerefsizler Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir parçası, bir üyesi ahlaken ve esasen asla olamayacaklardır. Bundan sonra da ülkemize kast eden vatan hainlerinden hesap sormak, bunların yediğini içtiğini burunlarından fitil fitil getirmek hepimizin namus borcudur. Demokrasiye sahip çıkarak büyüyeceğiz. Türkiye darbelerin ceremesini çok çekmiş, acı ve ağır faturalarına belirli aralıklarla katlanmak durumunda kalmıştır. Demokrasi dışı müdahaleler her defasında yıkım getirmiştir. İhtilaller Türkiye’yi tarihin gerisine sürüklemiş, on yıllarımızı kaybettirmiştir. Demokrasiye ket vuran söylem, eylem ve her türlü girişim bu ülkenin hem önünü kapatmış, hem de ufkunu karartmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıldönümünde tertemiz bir sayfa açarak yeni yüzyıla Türk milletinin mührünü vurmanın, çağın alnına milli birlik ve kardeşliğimizi altın harflerle yazmanın arayış ve amacıyla bütünleşmek yegâne arzumuzdur. Bunu başarırsak bizi hiç kimse tutamaz. Bunu başarırsak Türkiye’nin önüne hiç kimse geçemez. 15 Temmuz’da vatan, millet ve devletin kurtulmasının yanında demokrasiyle milli birliğimiz de uçurumun kenarından dönmüştür. Bu nedenle 15 Temmuz hem demokrasinin hem de milli birliğin günüdür ve elbette muhafaza edilecektir. Sanal ayrılıkların, bayağı kutuplaşmaların, demokrasimizi tahrip eden sakat ve sancılı teşebbüslerin raf ömrü artık dolmuştur. Kardeşliğimize hançer vurdurmayacağız. Demokrasimizi istismar ve ihanetle yıkmayı hedefleyenlere izin vermeyeceğiz. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü; büyük düşünme, istiklalimize, istikbalimize sahip çıkma, küçük hesap yapanları, bölünmemizi ve dağılmamızı gözleyenleri mağlup etme günüdür. 15 Temmuz 2016’da asrın yüzüne kahramanlık ve fedakarlık mesajını kanlarıyla, canlarıyla haykıran, içinden geçtiğimiz dönemde terörle mücadele esnasında kara toprağa düşen aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle yad ediyor, gazilerimize uzun ömürler diliyorum" ifadelerini kullandı.
Amasya Dr. Öğrt. Üyesi Ekici: “İshale yakalanmış her çocuk doktora götürülmeli” Dr. Öğrt. Üyesi Mahmut Ekici, “İshale yakalanmış her çocuk doktora götürülmelidir. Çünkü devam eden ishal ve kusmalar ile klinik tablo çok kısa süre içinde derinleşebilmektedir” dedi. Tedavide kaybedilen su ve elektrolitlerin yerine konmasının en temel unsur olduğunu belirten Özel Amasya Kolmed Hastanesi’nde görevli Dr. Öğrt. Üyesi Ekici, “Bu amaçla bol su içilmeli, ishal için hazır satılan elektrolitli solüsyonların doktor tavsiyesine göre kullanılması gerekmektedir. İshal süresini kısalttığı bilimsel olarak ispatlanmış probiyotikler ve çinko kullanılmalı, bu amaçla mutlaka doktor tavsiyesine uyulmalıdır. Viral etkenlerde antibiyotik kullanımına gerek yoktur. Ancak bakteriyel etkenlerde doktorun önermiş olduğu antibiyotiği kullanmak gerekir. Lifli ve yağlı besinlerden kaçınmalı, lifsiz ve yağsız besinler kullanılmalıdır. Bu amaçla yoğurt, tuzlu ayran, yağsız pirinç lapası, yağsız makarna, yağsız erişte, ekmek içi, muz, kabuğu soyulmuş elma, yağsız beyaz et, yağsız kırmızı et yenilebilir” diye konuştu. Korunmada en önemli etkenin başında genel temizlik kurallarının geldiğini vurgulayan Mahmut Ekici, “Besinler temiz su ile bol yıkandıktan sonra yenmeli, ishale yakalanmış birey ile ortak malzeme kullanılmamalı ve bu bireyler ortak yaşam alanlarından hastalık etkeni geçene kadar uzak durmalıdır. Her beslenme öncesi eller temiz su ile yıkanmalıdır. Aşısı bulunan etkenlere karşı çocuklar, doktor önerisi ile ve ailenin izni dahilinde aşılanmalıdır” şeklinde konuştu. Yaz ishallerinin çocuklarda sık görülebilen, çoğunlukla basit tedavi yöntemleri ile iyileşebildiği gibi bazen hayatı tehdit edebilen önemli bir sağlık sorunu olduğunun altını çizen Ekici, “Genel olarak her zamankinden daha sık veya fazla sayıda ve daha yumuşak dışkılamaya ishal diyoruz. Her bireyin barsak hareketi ve günlük normal dışkılama sayısı farklı olduğu için ishali tanımlamak için kesin günlük dışkılama sayısını belirtmekten ziyade her zamankinden daha yumuşak, sulu gaita yapmak veya her zamankinden daha fazla sayıda gaita çıkışına sahip olmak şeklinde tanımlamak daha doğru olacaktır. İshale yakalanmış bir çocukta ishalin yanı sıra kusma, ateş, karın ağrısı, halsizlik, iştahsızlık gibi diğer durumlar da görülebilir. İshalin en önemli sorunu, gerek gaita ile gerekse de kusma yoluyla meydana gelen sıvı ve elektrolit kayıplarıdır. Bilindiği üzere normal yetişkin bir insanın vücudunun üçte ikisi sudan ibarettir. Çocuklarda ise yaş küçüldükçe su oranı daha da artmaktadır. Örneğin yeni doğmuş bir bebeğin vücudunun yüzde 75’i sudan ibarettir. İshal ve kusma ile vücutta su kaybının meydana gelmesi ve su-elektrolit dengesinin bozulması çocukları derhal etkilemekte ve hemen belirti vermektedir. Susama, halsizlik, ciltte kuruluk ve solukluk, gözyaşı azalması, ağız kuruluğu, küçük bebeklerde bıngıldakta çökme, şuur durumunda ise tedavi edilmediği takdirde komaya kadar gidebilen etkilenmeler söz konusu olabilmektedir” ifadelerini kullandı.