KÜLTÜR SANAT - 30 Ocak 2025 Perşembe 08:44

Yedikule Hisarı’ndaki ecdat mirası Fatih Mescidi’nin alemleri takıldı

A
A
A

Fatih Belediyesi tarafından ihya edilen Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethinin ardından Yedikule Hisarı’na inşa ettirdiği Fatih Mescidi’nin alemleri takıldı. Hem kurşun çatı hem de minare üzerine alemin yerleştirildiği ihya çalışmaları çerçevesinde Türk-İslam mührü yeniden tarihi hisarda yerini aldı. Alemlerin yaklaşık 3 saat süren operasyonla takıldığı anlar ise havadan görüntülendi.

Fatih Sultan Mehmed komutasındaki ordunun 6 Nisan 1453 tarihinde başlayan İstanbul kuşatması, 29 Mayıs 1453’te fetihle son bulmuştu. Fethin ardından Fatih Sultan Mehmed Han şehrin imarı ve tamiri konusunda çalışmalara başlamış bu kapsamda 1458-60 yılları arasında Yedikule Hisarı’nı inşa ettirmişti. Aynı zamanda Sultan Fatih verdiği talimat ile tarihi hisarda Altın Kapı’ya giden yolun üzerine bir de Fatih Mescidi’ni yaptırmıştı. Dikdörtgen planlı olarak inşa edilen mescit, Ayasofya Vakfı’na bağlanmıştı. 1905 yılına kadar ayakta kalan yapı, sonraki dönemde ise yıkılmıştı. Fatih Belediyesi 2019 yılında, Koruma Kurulu onaylı projeleri doğrultusunda Yedikule Hisarı’nda restorasyon çalışmalarına başlamıştı. Çalışmalar çerçevesinde, günümüze sadece minaresi ulaşan mescit alanında kazı çalışmaları yapılmıştı. Temel izleri ortaya çıkarılan tarihi mescidin ihyası için proje hazırlanarak Koruma Kurulu onayı alınmıştı. Projeler doğrultusunda yaklaşık 1 yıl önce ihya çalışmalarına başlanan Yedikule Hisarı Fatih Mescidi’nin rekonstrüksiyonunda sona gelinmişti.

Türk-İslam mührü Yedikule Hisarı’nda yerini aldı

“Ebu’l Feth” yani “Fethin Babası” Mescidi’nin ihya çalışmaları tamamlanırken, son olarak hem kurşun çatı hem de minare üzerine alem yerleştirildi. Yedikule Hisarı ile bütünleşen Yedikule Hisarı Fatih Mescidi’nin altın varak kaplı alemleri kartpostallık görüntü oluşturdu. Türk-İslam mührü Yedikule Hisarı’nda yerini alırken, alemler vinç yardımıyla işçiler tarafından yaklaşık 3 saat süren operasyonla takıldı. 1,5 metre uzunluğundaki 2 alemi takan işçiler ahşap minare serenini el aletleri yardımıyla düzenledi. Alemlerin takıldığı operasyon anları ise havadan görüntülendi. Öte yandan, halısı serilmesi beklenen Yedikule Hisarı Fatih Mescidi’nin ilerleyen tarihlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılacağı öğrenildi.

“Türk-İslam dini yapılarında vazgeçilmez yapı elemanlarından biri olan alemleri taktık”

Fatih Mescidi hakkında bilgi veren Fatih Belediyesi Kültürel Miras Koruma Müdürü Sümeyye Meryem Arslan, “2019 yılının sonunda Yedikule Hisarı’nın tahsisini alarak burada bir restorasyon sürecine başlamış olduk. İlk olarak Türk-İslam Eserleri Müzesi denetimde Hisar’ın iç avlusunda bir kazı çalışması yürüttük. Eş zamanlı olarak statik açıdan sıkıntısı olan ön duvarımızda bir güçlendirme çalışması yaptık. Yedikule Hisarı, İstanbul’un çok kültürlü, çok katmanlı anıt eserlerinin en başında geliyor. Bizim için çok kıymetli bir eser ancak yıllar içerisinde farklı sebeplerden dolayı kullanılamaz duruma gelmişti. Dönem dönem içerisinde farklı etkinlikler yapılsa da 2013 yılında maalesef güvenlik sebebiyle kapılarını kapatmıştı. Biz Fatih’in, İstanbul’un simgesi olan bu Hisar’ı tekrar kamuya kazandırmak ve insanların hafızasında unutulmuş olan yerini sağlamak amacıyla bir dizi çalışma yürütüyoruz. Bunun içerisinde hem pratik uygulama çalışmalarımız, restorasyon çalışmalarımız hem de tamamladığımız bir projelendirme sürecimiz var. Ayrıca Fatih Sultan Mehmed’in bizzat emriyle inşa edilen bu Hisar’ın kalbinde bulunan ve Fatih Sultan Mehmed’in ismiyle yani Ebu’l Feth (Fethin babası) olarak adlandırılan, Ayasofya Vakfı’na bağlı olan günümüze ulaşmamış Fatih Mescidi’nin de ihya çalışmalarının projelerini hazırlatmış olduk. Projelerin, Koruma Kurulu tarafından onaylanması akabinde bir bağışçımızla birlikte buranın ihya serüveni başlamış oldu. Bu serüvenin sonuna yaklaşmış bulunmaktayız. 15. yüzyıl dönem özellikleri ile yapılan taş-tuğla-almaşık duvar örgüsüyle dikdörtgen plan yapılan mescidin günümüze ulaşan tek yapısı minaresiydi. Bunun da konsolidasyon çalışmasını yaptık. Mescit 15. Yüzyıldan 1900’lü yılların başına kadar faal olan bir mescit. Son dönem depo ve fişekhane olarak kullanılması sebebiyle çok ciddi değişiklikler yapıldığını biliyoruz. 1905 yılında tamamen söktürülmüş. Biz 15. yüzyıl dönem özelliklerini içeren bir mescit inşa etmiş olduk. Dönem özellikleri ve malzemelerine göre inşa edilen mescidin son aşamasındayız. Türk-İslam dini yapılarında vazgeçilmez yapı elemanlarından biri olan alemleri de inşallah taktık. Mescidimiz 100 yıl sonra yeniden ihya edilerek tekrar Hisar ile birlikte halkın kullanımına sunulmuş olacak” dedi.

“Minarenin alemini yerleştirdik”

Kurşun işçisi Serbay Güney, “Bugün burada öncelikle minarenin alemini yerleştirdik. Şimdi de caminin alemini koyacağız. Sonra da sundurmanın kurşununu yapacağız. Alemin yüksekliği 1,5 metre. Minarenin alemini takmak yaklaşık 1 saat falan sürdü” ifadeleri kullandı.

Semanur Kaygısız - Emre Baba

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.