ASAYİŞ - 20 Kasım 2024 Çarşamba 17:20

Yenidoğan Çetesi davasında bebek için "Fişi çek" diyen sanık savunma yaptı

A
A
A
Yenidoğan Çetesi davasında bebek için "Fişi çek" diyen sanık savunma yaptı

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davanın görülmesine üçüncü gününde devam ediliyor. Bebek için "fişi çek" talimatında bulunduğu iddia edilen Rıza Keykukubad, savunma yaptı. Duruşmada söz alan Kaya bebeğin müşteki ailesinin avukatı ise, müvekkilinin çocuğunu bisküvi kutusuyla teslim aldığını ve kucağında götürdüğünü, bu durumda sanığın ifadelerini kabul etmediklerini belirtti.


İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi yöneticisi ve üyesi 22’si tutuklu toplam 47 sanığın yargılandığı dava 3. gününde adliyenin konferans salonunda devam ediyor. Tutuklu sanık Damla Atak’ın ardından tutuklu sanık Rıza Keykukubad, savunma yaptı.


"Kaya bebeği hayatımda hiç görmedim, müdahalede bulunmadım"


Hemşire yardımcısına bir bebeğin fişini çekmesi yönünde talimatta bulunduğu öne sürülen Rıza Keykukubad, iddiaları yalanladı. Savunmasında, 20 yıllık doktor olduğunu ve 55 yaşında olduğunu söyleyen sanık Rıza Keykukubad, "Hiçbir soruşturmada sanık olmadım. Pratisyen hekimim, Esenyurt’ta bulunan Sağlık Bakanlığı onaylı muayenehanemde doktorluk yapıyorum. Hiç görmediğim bir bebeği öldürmekle suçlanıyorum. Bana süre tanıyın ve beni dinleyin. Ben hiçbir zaman Esenler Güney Hastanesinin doktoru olmadım, orada çalışmadım, sözleşmem olmadı. Kaya bebeği hayatımda hiç görmedim, müdahalede bulunmadım. Güney Hastanesinin Başhekimi Ali Bey’di. Kaya Bebek 13 Kasım tarihinde vefat etti. Eşim o tarihte hastanede çalışmıyordu. Bebeğin doğumu 13 Kasım, vefat tarihi 15 Kasımdı. Başhekim bana 15’inde iş başı yapabilirsiniz demişti. Eşim Duygu Hastanesi’ne sabah gelir akşam çıkardı. Saat 19.00 ile 20.00 arasında benim hiçbir yoğun bakımla alakam yoktu. Bebek Kaya, hastaneyle iş anlaşması yaptığım sırada vefat etmiştir. Ben ve eşim bebek Kaya’yı görmedik. Bebek ben hastaneden ayrıldıktan 16-17 saat sonra bebek ex oldu. Yukarıda Allah var, ne kadar oyun oynamaya çalışsalar da, çocukları benden uzak tutsalar da Allah görüyor. Özetle her ne kadar iddianamede, delilsiz bir şekilde Kaya bebeğin ölümünden sorumlu tutulsam da, eşim o tarihte işe başlamamıştır. Denetim raporunda bu bellidir. Orada Başhekim var, yoğun bakım doktoru var, ben yanlış bir şey yapsam bunu görürlerdi" dedi.


"Kimseye bir yönlendirme yapmadım, benim böyle bir yetkim yoktu, ben de bir babayım, ben neden böyle bir şey yapayım?"


Savunmasına devam eden sanık, "Damla dahil birçok kişi, benim hakkımda çirkin iftiralar attılar. Kimseye bir yönlendirme yapmadım, benim böyle bir yetkim yoktu, ben de bir babayım, ben neden böyle bir şey yapayım? Gerekli herkese tedavi uyguladım, bunların hepsi yalandır, iftiradır gerçek değildir. Kimseyle maddi veya manevi ortaklığım yoktur, kimseden bu işler için para almadım. Dört aydır tutukluyum, tek suçum iki üç tane hemşire kendi aralarında benim adımı geçirmişler" ifadelerini kullandı.


"Müvekkilim çocuğunu bisküvi kutusuyla teslim aldı"


Duruşmada söz alan Kaya bebeğin müşteki ailesinin avukatı, müvekkilinin çocuğunu bisküvi kutusuyla teslim aldığını ve kucağında götürdüğünü, bu durumda sanığın ifadelerini kabul etmediklerini belirtti. Duruşmaya ara verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Volkan Demirel: "Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçı" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel, "Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçlarından bir tanesi, eşik maçımız olarak bakıyorum" dedi. Gençlerbirliği, Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında sahasında Göztepe ile oynayacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü. Başkent ekibinin basına açık gerçekleştirdiği antrenman öncesinde Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel ile takım kaptanı Dimitrios Goutas açıklamalarda bulundu. "Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçlarından bir tanesi" Ligi en iyi yerde bitirmek istediklerini belirten Gençlerbirliği Teknik Direktörü Demirel, "Antalya’da kamptaydık, çok olumlu bir kamp süreci geçirdiğimizi düşünüyorum. Çünkü geldiğim günden beri hep dile getirmeye çalışıyorum ama benim bıraktığım takımla, geldiğimdeki takımın kapasitesi biraz düşük kalmış gibi gördüm. Onu biraz daha yukarı çekmek adına 8 günlük bir kamp yaptık. Gün sayısına rağmen yaptığımız idman sayısı hemen hemen 2 katıydı. Sonrasında da kendi aramızda yaptığımız bir hazırlık maçıyla aslında farklı şeyleri de görme şansımız oldu. O yüzden bizim adımıza Göztepe maçı öncesi Antalya kampı çok anlamlı geçti. Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçlarından bir tanesi, eşik maçımız olarak bakıyorum. Çünkü kazandığımız takdirde daha yukarılara devam etmemiz gerekecek ama aksi bir düşünmediğimiz bir olumsuz durumda da aşağı ile tamamen artık birebir muhatap olacağız. Geldiğimden beri şunu söyledim oyunculara; düşme ile alakalı bir derdim yok. Tamamen takımın performansını üste çekerek, ilerleyen haftalarda takımımızı daha yukarılara taşımak istiyorum. En iyi yerde bitirmek istiyoruz. Onun neticesinde kazanmamız gereken bir maç. Bunu hem takımı hem de kendimi inandırmaya çalışıyorum. İnşallah 3 puan alarak bir serinin başlangıcı olur" diye konuştu. "Bizim jenerasyondan bireysel anlamda daha yetenekliler" A Milli Takım’ın Dünya Kupası’na katılma başarısının büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Demirel, "Ben 2002 Dünya Kupası’nda böyle kıl payıyla kaçırmıştım. Dünya Kupası bence futbol üzerindeki dünyadaki en büyük organizasyon. Bu organizasyonda olmak, Türk Bayrağı’nın orada dalgalanması hepimiz için bir gurur. Bu çocuklar bizim çocuklar bence bizim jenerasyondan bireysel anlamda daha yetenekliler. Son iki maçta da bence o takım bütünlüğünü gösterdiler ki ben belki en çok dile getirenlerden biriyim. Bizden daha yetenekliler ama o takım olma konusunda hep bir şey eksik gibi gözüküyordu ama bu maçlarda bence onu tamamladılar. Grup aşamasına da baktığımızda yenebileceğimiz takımlar var. Umuyorum ki grup aşamasını da tamamladıktan sonra bence finallere Türk bayrağını en iyi şekilde dalgalandıracaklardır" diye konuştu. "Öyle bir noktadayız ki artık hata yapma lüksümüz yok" Takım kaptanı Dimitrios Goutas ise Göztepe maçının zorlu geçeceğini aktararak, "Çok zorlu bir maç bizi bekliyor, iyi bir rakibe karşı oynayacağız. Fiziksel olarak gerçekten çok iyi oyuncuları var. Önde ve sahanın her yerinde pres yapabiliyorlar. Bizim adımıza çok zorlu bir maç olacak. Ligin son haftalarına girdik, öyle bir noktadayız ki artık hata yapma lüksümüz yok. Antalya’da bir kamp yaptık ve güzel geçti. Umarım bu Antalya kampında yaptığımız çalışmalar sahaya yansır ve iyi bir skorla sahadan ayrılırız" şeklinde konuştu.
Manisa Manisa sanayisinin yeni hedefi yüksek teknoloji ve savunma atağı Manisa’da düzenlenen 8. Kalıp Zirvesi’nde konuşan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Mehmet Yılmaz, Manisa’nın mevcut sanayi gücünü daha ileriye taşıyarak yüksek teknoloji ve savunma sanayinde söz sahibi bir şehir haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ve Manisa Kalıp Makine İmalatçıları Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen 8. Kalıp Zirvesi, Manisa CBÜ Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi’nde yapıldı. Programa akademisyenler, sanayiciler ve sektör temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Zirvenin açılışında konuşan Manisa Kalıp Makine İmalatçıları Derneği Başkanı Abdurrahim Arslan, organizasyonun yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda sanayide dönüşümün başlangıcı olduğunu vurguladı. Arslan, Manisa sanayisinin beyaz eşya üretimindeki güçlü altyapısına dikkat çekerek, savunma ve havacılık sektörünün yeni fırsatlar sunduğunu ifade etti. Savunma sanayinin önde gelen kuruluşları olan ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN ve HAVELSAN gibi kurumlarla iş birliğinin önemine değinen Arslan, Manisalı sanayicilerin bu dönüşümde aktif rol alması gerektiğini söyledi. MTSO Başkanı Mehmet Yılmaz ise konuşmasında, sanayinin artık yalnızca üretim değil, teknoloji ve strateji anlamına geldiğini belirterek şunları kaydetti: "Manisa bugün; ihracatta ve sanayi üretiminde ülkemizin lokomotif şehirlerinden biridir. Ancak bizim hedefimiz sadece bu başarıyı korumak değil. Manisa’yı yüksek teknoloji üreten, savunma sanayine yön veren ve küresel tedarik zincirlerinde stratejik bir aktör haline getirmek istiyoruz." Yılmaz, son yıllarda savunma sanayi ve ileri teknoloji alanında önemli adımlar attıklarını belirterek, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında yürütülen AKÜM ve MASTEK projeleriyle üretim kabiliyetlerinin güçlendirildiğini ifade etti. "Birlikte başarı sınırsızdır" anlayışıyla hareket ettiklerini söyleyen Yılmaz, Manisa’nın artık sadece üretim yapan değil, stratejik üretim gerçekleştiren bir şehir konumuna geldiğini vurguladı. Zirvede konuşan Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar da üniversite olarak savunma ve havacılık sektöründe güçlü bir merkez olmayı hedeflediklerini belirtti. Kibar, dijitalleşme, yapay zeka ve Endüstri 4.0’ın üretim anlayışını kökten değiştirdiğini ifade ederek kalıpçılık sektörünün bu dönüşümde kritik rol üstlendiğini söyledi. Programda yer alan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yaman ise şirketin son yıllardaki büyüme performansına dikkat çekerek, 2025 yılında yüzde 27 büyüme kaydettiklerini ve 95 ülkeye ihracat yaptıklarını açıkladı. Yaman, Türkiye’nin hava savunma sistemleri kapsamında geliştirilen "Çelik Kubbe" projesinin de hızla ilerlediğini belirtti. Zirvenin öğleden sonraki bölümünde firmalar, fuaye alanında kurulan stantlarda ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.
Tokat Milyonluk vurgun yaptı, şehir şehir kaçarken yakayı Ankara’da ele verdi Tokat’ta telefonda kendisini polis olarak tanıtan dolandırıcı, 76 yaşındaki kadını yaklaşık 2 milyon 300 bin TL dolandırdı. Ankara’da yakalanan şüpheli tutuklandı. Olay, kent merkezi Orhangazi Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 30 Mart’ta R.M. (76) isimli yaşlı kadını telefonla arayan bir kişi, kendisini polis olarak tanıttı. Şüpheli, "Adınız bıçakla yaralama ve hırsızlık olayına karıştı. Olay yerinde bir miktar ziynet eşyası ve döviz bulundu. Sizin olup olmadığını karşılaştırmamız için evinizdeki para ve ziynet eşyalarını teslim etmeniz gerekiyor" diyerek kadını ikna etti. Bunun üzerine yaşlı kadın, yaklaşık 1 milyon 100 bin TL değerindeki ziynet eşyasını şüpheliye elden teslim etti. Şüpheli, 31 Mart’ta tarihinde yeniden arayarak evde başka para olup olmadığını sordu. R.M., bu kez de 20 bin doları dolandırıcıya verdi. Bir süre sonra dolandırıldığını fark eden yaşlı kadın durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine Tokat İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Şüphelinin izini kameralar ele verdi Ekipler tarafından yaklaşık 600 saatlik Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntüleri incelendi. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda şüphelinin M.N.Ü. olduğu tespit edildi. Şüphelinin araç ile farklı illere gittiği ve son olarak İstanbul’a ulaştığı belirlendi. Polis ekipleri, M.N.Ü.’yü İstanbul’dan Kayseri’ye gitmek üzere bindiği araçta Ankara’da düzenlenen operasyonla yakaladı. Şüphelinin üzerinde yapılan aramada yaklaşık 100 bin TL değerinde döviz ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. M.N.Ü., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.