ASAYİŞ - 23 Aralık 2025 Salı 20:37

Yenidoğan Çetesi davasının görülmesine devam edildi

A
A
A
Yenidoğan Çetesi davasının görülmesine devam edildi

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmal sonucu ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davanın 7’nci duruşması görüldü.

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi’ne yönelik düzenlenen 2. dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu ileri sürülen Fırat Sarı ile birlikte hareket ettikleri belirlenen şahıslara yönelik hazırlanan iddianame ana dava ile birleştirilmişti.

Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nce adliyenin konferans salonunda görülen duruşmaya, 6’sı tutuklu bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ise duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşma, yoklamaların alınmasının ardından sanıkların savunmaları ile başladı.

Davada sanık sayısı 61 oldu

Duruşmada, dava dosyasına eklenen evraklar okunduğu sırada, dosyadan ayrılan iki davanın ana dava ile birleştirildiği ve sanık sayısının böylece 61’e yükseldiği öğrenildi.

Savunma yapan tutuklu sanık Şeyhmus Çelik, "Opara bebek, Fırat Sarı tarafından Birinci Hastanesi’ne gönderildi ve Hakan Doğukan Taşçı tarafından teslim alındı. Fırat Sarı tutuklanmadan önce saçsız bir insanken, soruşturma sonrası peruk takmıştır. Opara bebek Beylikdüzü Medilife Hastanesi’ne sevk edildi. Ben hastanede olmadığım gün Opara bebek ex oldu. Bunu diğer sanıklarda belirtmiştir. Hakan Doğukan Taşçı ve diğer sanıklar arasında geçen konuşmamada bebeğin ben hastanede yokken öldüğü bellidir. Ben bebekleri öldürmedim bu bellidir. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.

Tutuklu sanık Rıza Keykubad’ın eşi tutuksuz sanık Hilda Keykubad da savunmasında, "Ben mesleğimin gerekliliğini en iyi şekilde yaptım. Evimi, eşimi, çocuğumu ihmal ettim ama hastalarımı ihmal etmedim. Hayatım boyunca, polis, adliye görmedim. Onurumla yaptığım mesleğimi ihmalden yargılanıyorum. Burada olmaktan utanıyorum, hicap duyuyorum, utanıyorum. Ben imzaladığım her evrakı ölen bebeklerin defin işlemleri tamamlansın diye, tedaviye gelen bebekler de iyileşsin diye imzaladım. Kaya bebek geldiğinde ben hastanede çalışmıyordum. Bebek Kaya hayatını kaybettikten sonra çalışmaya başladım. Bebek Kaya’nın ölüm belgesini doktorlar imzalamadı. Ben de bebek ortada kalmasın, evrakları eksik olmasın diye defin işlemleri için kendim imzaladım evrakları ve aileye teslim ettim. Bu aile şehir dışından gelmişti’’ diye konuştu.

Mahkeme, duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi.

Gamze Şenyiğit

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Üniversiteler Arası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması düzenlendi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Üniversiteler Arası Erkekler Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Doğu Anadolu Bölge Yarışması", yoğun katılımla gerçekleştirildi. EBYÜ Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, EBYÜ İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kurra Hafız Yavuz Mutlu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Programda konuşan Vali Hamza Aydoğdu, yarışmanın önemine vurgu yaparak Kur’an-ı Kerim’in hayatımızdaki yerine dikkat çekti. Gençlere hitaben yaptığı konuşmada, Kur’an’ın yalnızca okunmak için değil, yaşanmak için gönderildiğini belirten Aydoğdu, gençlerin büyük bir emaneti taşıdığını ifade etti. Konuşmasının devamında gençlerin toplum için taşıdığı öneme değinen Aydoğdu, günümüz dünyasının bilgi açısından zengin ancak anlam bakımından eksik olduğuna dikkat çekerek Kur’an’ın her zamankinden daha fazla yaşanmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Program sonunda yarışmaya katılan üniversite öğrencileri Kur’an-ı Kerim tilavetlerini gerçekleştirdi. Yarışmanın ardından tüm katılımcıları tebrik eden Vali Aydoğdu ve protokol üyeleri, dereceye giren öğrencilere ödüllerini takdim etti. Vali Aydoğdu, yarışmanın Erzincan’da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçen herkese teşekkür etti.
Ankara Bakan Göktaş: "Tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız" dedi. Bakan Göktaş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız. Bazılarını sayalım: Uluslararası alanda örnek gösterilen Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi ile 86 milyon vatandaşımıza dokunuyoruz. 1 milyon 120 bin engelli, engelli yakını ve yaşlı vatandaşımıza düzenli destek sağlıyoruz. 517 bin engellimizi evde bakım yardımıyla destekliyoruz. Sadece geçtiğimiz Mart ayında; 9,8 milyar TL yaşlı ve engelli aylığı, 7,1 milyar TL evde bakım yardımı ödemesini vatandaşlarımızın hesaplarına yatırdık. Doğum yardımlarıyla bugüne kadar 923 bin 64 anneye 13,9 milyar TL destek sağladık. Ayrıca yüz binlerce çocuğumuz için düzenli ödemelerimizi sürdürüyoruz. Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 132 bin 688 gencimize 10,7 milyar TL destek verdik. Kadına yönelik şiddetle mücadelede 81 ilde hizmet veren 86 ŞÖNİM ile 7/24 sahadayız. Kadınlarımızın yanında, güçlü bir destek mekanizmasıyla duruyoruz. Çocuklarımız için koruyucu aile modelini büyüttük. Bugün yaklaşık 11 bin evladımız, sevgi dolu ailelerin yanında büyüyor. Engelli bireylerimizin istihdama katılımını artırıyor, ailelerine hem maddi hem rehberlik desteği sunuyoruz. Yaşlılarımız için yalnızca kurum bakımını değil, yerinde ve onurlu yaşamı esas alıyoruz. Bu nedenle gündüz bakım merkezlerimizi yaygınlaştırıyoruz. Biz bu yola sadece hizmet etmek için değil, gönüllere dokunmak için çıktık. İnancımız bir, niyetimiz bir, yolumuz bir. Daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.