ASAYİŞ - 12 Ocak 2025 Pazar 16:57

Yenidoğan Çetesi davasının görülmesine yarın devam edilecek

A
A
A

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davanın 2. duruşması yarın görülecek.

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi yöneticisi ve üyesi 47 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında geçtiğimiz haftalarda ara karar açıklanmıştı. Mahkeme heyeti, tüm tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verirken, cumhuriyet savcısı tarafından tutuklanması talep edilen 10 tutuksuz sanıktan 7’sinin tutuklanmasına hükmedilmişti.

Davanın 2’inci celsesi yarın görülecek

Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmanın 2. celsesinde sanık savunmalarının alınması ve tanıkların dinlenmesi öngörülüyor.

İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 47 sanığa ve 19 sağlık kuruluşuna yer verilirken 10 bebeğin ise hayatını kaybettiği belirtildi. İddianamede Fırat Sarı liderliğindeki ve yöneticiliğini İlker Gönen ile Gıyasettin Mert Özdemir’in yaptığı suç örgütünün esas amacının işletmesini devir aldıkları yeni doğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini bertaraf ederek doluluğunu sağlamak, hastaların basamakları ile oynama yaparak SGK’dan üst sınırdan ödeme almak olduğu açıklandı. İddianamede çetenin hastaların mevcut durumlarını, evrak işlemlerine farklı yansıtarak (entübe olanı entübe olmayan, entübe olmayanı entübe olan, kullanılmayan ilaçları kullanılmış şekilde) gibi yöntemlerle evrak sahteciliği yapıp SGK’ya fatura ettiği, hastaların mevcut durumlarını olduğundan daha ağır göstererek daha uzun süre yatış sağlayıp SGK’dan yüksek ücret tahsil ettiği ve bazı hasta yakınlarından fazladan ücret adı altında para almak gibi işlemlerle maddi çıkar elde ettiği de aktarıldı. Hazırlanan iddianamede yer alan şüphelilerin çoğunun sağlık çalışanı olduğu ve kazanılan kardan bu çalışanların da aldığı belirtildi. İddianamede 112 sevk sistemi bertaraf edildiği için bebek hastaların uygun sağlık hizmeti almasını sağlayacak hastanelere sevki yerine şüphelilerin seçtiği örgüt adına karlı gördüğü hastanelere yatışının yapıldığı, bu noktada amacın bebeklerin sağlık durumunun iyileştirilmesi değil maddi olarak en fazla kazanç elde edilmesi olduğu belirtildi. Bebeklerin her türlü enfeksiyona açık olan yeni doğan yoğun bakım ünitelerinde yatırılmasının kimi bebeklerde enfeksiyon kapma gibi rahatsızlıklara kimi bebeklerde ise ölüme dahi sebep olduğu da iddianamede kaydedildi. Şüphelilerin usulsüz şekilde düşümünü yaptıkları currosurf, infasurf gibi ilaçları hastaneden çıkartarak satıp maddi kazanç elde ettikleri, Özel Hastaneler Yönetmeliği’ne aykırı şekilde işletme devri yapılarak danışmanlık hizmeti adı altında Fırat Sarı liderliğindeki Yenidoğan Suç Örgütü’nün çok sayıda hastaneye az sayıda doktorla hizmet vermeye çalışması nedeni ile aslında sağlık hizmetinin doğrudan hemşire ve hatta hemşire yardımcıları ile verildiği bu nedenle bebek ölüm sayılarının arttığı da iddianamede kaydedildi. İddianamede hemşirelerin kendisini doktor olarak tanıttığı, bir kısım örgüt mensuplarının yenidoğan yoğun bakımlarını kapasitenin üzerinde doldurduğu, hemşireler eli ile usule aykırı gerçek olmayan epikriz raporları yazıldığı da açıklandı. Soruşturma kapsamında incelenen dijital materyallerde ise şüphelilerin "kötü hasta değerleri, iyi hasta değerleri" gibi şablon hasta değerlerinin yer aldığı ve çoğu zaman hastaların kan gazı, kan değerleri, enfeksiyon olup olmadığı gibi konularda gerçekte bir tetkik veya tahlil yapmadan kendi gözlemlerine göre bebeği iyi veya kötü olarak kategorize edip raporlarını şablon olarak tek elden, merkezden, hastane dışından yazdıkları iddianamede kaydedildi. Bu nedenle hangi bebeğe hangi tedavinin uygulanacağı yönünde tereddütler yaşandığı ve bebeklerin hayatını kaybetmesine kadar varan telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğduğu iddianamede kaydedildi. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından ilgili hastaneler ve suç örgütünün faaliyetlerini incelemek ve raporlamak için görevlendirilen müfettişlerin bebek ölümleri ile ilgili olarak alanında uzman neotologlardan oluşan uzman heyetten aldığı görüşe göre hastanelerde tıbbi imkansızlıklar, erken teşhis ve tedavi olmaması, birebir yakın hekim kontrolü olmaması, gerekli tetkik ve tahlillerin yapılmaması, hayati öneme sahip ilaçların kesilmesi, 3. Düzey olmamasına rağmen 3. Düzey hasta kabulü yapılması, doktorların hastaların klinik takip ve tedavisini üstlenmedikleri, ölüm sebeplerinin doktorlar tarafından örtbas edilmesi, TPN sıvısı içerisine lipit multivitamin, fosfor ve magnezyum destekleri verilmemesi sonucu yeterli enerji protein desteği alamadığı için hastaların beslenme bozukluğuna sebep olunduğu, bebeğin kalbi düşmesine rağmen adrenalin kullanılmaması, hastaların uzun süre yatışı yapılıp uygun merkezlere sevk edilmemesi, ilaç hazırlanması ve saklanmasında ihmal gösterilmesi, hastalara protein ve lipit desteği yapılmaması, gerekli ilaçların uygun şekilde verilmemesi, uygun şekil ve süre canlandırma desteği uygulanmaması, sahte hasta dosyası düzenlenmesi, hastaya pasif ötenazi uygulanması nedeniyle bebeklerin hayat haklarının ellerinden alındığı şeklinde tespitler olduğu aktarıldı. İddianamede bazı bebeklerin yoğun bakıma girdikten sonra kilo alması gerekirken aksine ciddi kilo kaybı yaşadığı da aktarılırken, Yenidoğan Suç Örgütü’nün ve örgüte yardım eden hastane yönetimlerinin sırf giderleri azaltmak ve maddi menfaat temin etmek adına bebeklere yeterli besin verme işlemini yerine getirmedikleri, tapelerde "TPN tüketimini azaltın" şeklinde talimatların yer aldığı da açıklandı. İddianame kapsamında sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen’in 10 kez ‘kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’, ‘nitelikli dolandırıcılık’, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ ve 11 kez ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından toplamda 177 yıl 6 aydan 582 yıl 9’ar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Sanık Gıyasettin Mert Özdemir’in ise ‘kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’, ‘kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi’, ‘kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapis istendi. İddianamede diğer sanıklar hakkında benzer suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edildi.

Gamze Şenyiğit - Melike İnal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Trabzon merkezli 19 ilde 120 milyonluk dolandırıcılık operasyonu Trabzon merkezli 19 ilde 120 milyon TL’lik dolandırıcılık operasyonu düzenlenirken, operasyonlarda gözaltına alınan toplam 56 kişiden 20 şüpheli ve 3 suça sürüklenen çocuk tutuklanarak cezaevine gönderildi. 120 milyonluk vurgun ile ilgili Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, sosyal medya ve ikinci el alışveriş platformları üzerinden sahte ürün ilanları verilerek, iletişime geçtikleri vatandaşlara "param güvende" veya "cüzdanım güvende" uygulamaları üzerinden ödeme yapılacağı söylenip güven telkin edilerek ve taklit edilerek oluşturulmuş sahte internet siteleri vasıtasıyla dolandırıcılık eylemlerinin gerçekleştirildiğinin belirlendiği vurgulandı. Ayrıca yabancı kişiler veya üçüncü kişiler adına açılmış GSM numaralarından arama yapılarak veya uygulamalar üzerinden iletişim kurularak kiralık banka hesap numaralarına ürün veya hizmete ilişkin parayı göndermesi amacıyla vatandaşların yönlendirildiği, daha sonra hesaba para geldikten sonra hattın ve hesabın kapatıldığı veya paranın kendilerine gelmediği belirtilip ürünleri göndermeyerek vatandaşların dolandırıldığına dair şikayetler üzerine Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK 220)" suçlarından iki ayrı soruşturma başlatıldığı kaydedildi. İlk operasyonda 44 gözaltı Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda yürütülen soruşturmada "Örgüt faaliyeti çerçevesinde hareket eden ve kimlik tespiti yapılan 42 şüpheli ve 3 suça sürüklenen çocuk olmak üzere toplam 45 kişiye yönelik 13 Ocak 2026 tarihinde Trabzon merkezli 15 ilde (İstanbul, Gaziantep, Antalya, Ankara, İzmir, Mersin, Konya, Denizli, Karaman, Kayseri, Kütahya, Şanlıurfa, Bolu, Edirne ve Batman) yapılan eş zamanlı operasyonda 3 suça sürüklenen çocuk ve 41 şüpheli toplam 44 kişi gözaltına alınmıştır" denildi. Hesaplardaki 120 milyonluk hareket ele verdi Trabzon İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda tespit edilen şüphelilere yönelik yürütülen soruşturmada ise "Yapılan MASAK analizi neticesinde dolandırıcılık eylemlerinde kullanılan hesaplarda yaklaşık 120 milyon TL tutarında şüpheli hareketlilik olduğu ve paranın bir kısmının kripto varlıklara aktarıldığının belirlenmesi üzerine 18 şüpheliye yönelik Trabzon merkezli 8 ilde (Batman, Çorum, Kırklareli, Manisa, Mersin, İstanbul ve Uşak) yapılan eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli gözaltına alınmıştır. Her iki soruşturma dosyası kapsamında gözaltına alınarak emniyet ve jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından 16. Ocak 2026 tarihinde Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığında hazır edilen toplam 50 şüpheli ve 3 suça sürüklenen çocuktan, 30 şüpheli ve 3 suça sürüklenen çocuk tutuklama talebiyle, 20 şüpheli ise adli kontrol talebiyle Trabzon Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiş, yapılan sorgu sonucunda 20 şüpheli ve 3 suça sürüklenen çocuk tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderilmiş, 30 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verilmiştir. Adreslerinde bulunamayan diğer şüphelilere yönelik yakalama çalışmaları ise devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.
Antalya Kaskını kız arkadaşına verdiği feci kazada hayatını kaybetti Antalya’nın Manavgat ilçesinde sosyal medyada çektiği motosiklet videoları ile fenomen olan genç geçirdiği kazada hayatını kaybetti. Gencin kaskını, kaza anında motosiklette yolcu olarak bulunan kız arkadaşına verdiği öğrenildi. Kaza; Manavgat ilçesi Demokrasi Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çevreyolu istikametine seyir halindeki Kadir Akbulut’un kullandığı 07 CEF 424 plakalı motosiklet, kavşak sisteminde Mithatpaşa Caddesine gitmekte olan Mehmet T. I.’nın kullandığı 07 LNC 55 plakalı otomobil ile çarpıştı. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Feci kazada motosiklet sürücüsü Kadir Akbulut, motosiklette yolcu olarak bulunan Melike D., ile otomobil sürücüsü Mehmet T. I. ve otomobilde yolcu olarak bulunan İsmehan I. yaralandı. Fenomen motosikletli hayatını kaybetti Yaralılar, 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralanan motosiklet sürücüsü Kadir Akbulut kaldırıldığı Manavgat Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Manavgat Adliyesinde Mübaşir olarak görev yapan ve aynı zamanda sosyal medyada çektiği motosiklet videolarıyla fenomen olan Kadir Akbulut’un kasksız motosiklete binmediği, kaza sırasında kaskı motosiklette yolcu olarak bulunan kız arkadaşına verdiği öğrenildi.