TEKNOLOJİ - 10 Temmuz 2025 Perşembe 12:44

Yerli üretim arama-kurtarma araçları teslim edildi

A
A
A
Yerli üretim arama-kurtarma araçları teslim edildi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’na ait 7 adet arama-kurtarma aracı, kullanıma hazır olarak teslim edildi.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin afet ve acil durum kapasitesini güçlendirecek önemli bir adım atıldı. Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde faaliyet gösteren GÜNSEL Mühendislik Çözümleri (GÜNSEL Engineering Solutions), KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’na (SSTB) ait 7 adet arama-kurtarma aracının üst yapılarının tasarımını, üretimini ve uygulamasını tamamlayarak kullanıma hazır bir şekilde teslim etti.


Teslim törenine, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla Karaca, SSTB Yeni Başkanı olarak göreve başlayacak Hakan Balaban ve Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel’in yanı sıra projede imzası bulunan GÜNSEL mühendisleri ve Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı çalışanları katıldı. Törende, Kıbrıs Arama Kurtarma Derneği (KARK) ve Doğal Afet Arama Kurtarma Derneği (DAAK) temsilcileri de hazır bulundu.


"Tamamen yerli ve özgün bir çözüm"


SSTB’nin Toyota Tundra marka araçlarına entegre edilmek üzere geliştirilen özel üst yapılar, Sivil Savunma Teşkilatı’nın doğal afet, arama-kurtarma ve zorlu saha görevlerindeki operasyonel kapasitesini artırma hedefi ile tamamlandı. Tamamlanan projenin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yerli üretim kabiliyetlerinin stratejik kamu kurumlarının hizmet kapasitesini artırmada önemli rol oynayacağı belirtildi.


Başlangıçta Amerika menşeli bir firma ile yürütülmesi planlanan proje, Yakın Doğu Üniversitesi’nin mühendislik gücü ile KKTC sınırları içerisinde, yerli kaynaklarla ve özgün bir şekilde hayata geçirildi. Mühendisler, KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ile yürütülen kapsamlı analiz ve planlama süreci sonucunda, teşkilatın özel ihtiyaçlarına göre optimize edilmiş bir tasarım geliştirdi.


Üst yapılar; ekipmanlara hızlı erişim sağlayan raf sistemleri, gizli aydınlatmalar, inverter destekli enerji çözümleri, özel T-kızak mekanizması ve tavan sepeti gibi birçok yenilikçi özelliği ile dikkat çekiyor. Mühendislerin, SSTB’nin ihtiyaçlarına göre gerçekleştirdiği "terzi işi" özel tasarımla hayat bulan projede alüminyum kullanıldı. Hem hafiflik hem de dayanıklılık sağlanarak araç taşıma kapasitesi içerisinde maksimum işlevsellik elde edildi.


Seri üretim standartlarında üretim başarısı


Tamamlanan projede, tasarım ve üretim süreci boyunca ileri seviye üretim teknolojileri kullanıldığı belirtildi. Flow Mach3 su jeti teknolojisi ile hassas kesimler yapılırken, yüksek mukavemetli kaynak sistemleri ile dayanıklılık maksimum seviyeye taşındı. Proje boyunca uygulanan sistematik ve tekrar edilebilir üretim yapısı sayesinde, seri üretim kalitesinde araçlar ortaya çıkarıldı. İlk prototipin, KKTC’nin kuruluş yıldönümü olan 15 Kasım’da düzenlenen Cumhuriyet kortejinde halka sunulmuştu.


Haziran ayı itibarıyla altıncı aracın teslimi tamamlandı ve projenin son aracı da gerçekleştirilen törenle resmen teslim edilerek süreç başarıyla sonuçlandırılmış oldu. Törenin ardından teslimi gerçekleştirilen araçlar, Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde kortej oluşturarak etkileyici görüntüler oluşturdu.


Ersin Tatar: "KKTC’nin teknolojik ihtiyaçlarını belirleyip ortaya çıkaran bir vizyonun temsilcileridir"


Yerli ve milli anlamda büyük bir başarıya tanıklık edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Yıllar önce, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde böyle bir teknoloji harikasının hayata geçeceğini tahmin etmek bile zordu. Ancak bugün, hep birlikte tek yürek olmayı başardık" ifadelerini kullandı.


Mayıs ayında KKTC’de gerçekleşen TEKNOFEST’e değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Selçuk Bayraktar’ın o etkinlikte yaptığı konuşma beni çok etkiledi. Kendisi, ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni önümüzdeki dönemde bir bilişim adasına dönüştüreceğiz’ demişti. Oysa ben bugün burada görüyorum ki; üniversitelerimizde yapılan çalışmalarla, özellikle Yakın Doğu Üniversitesi ve GÜNSEL’de siz kıymetli mühendislerimizin emeğiyle, teknolojik dönüşüm anlamında zaten çok önemli bir mesafe kat ettik" dedi.


Geliştirilen elektrikli otomobillerin yanı sıra; KKTC’nin teknolojik ihtiyaçlarını belirleyip, tasarlayıp, üreten ve ortaya çıkaran bir vizyonun temsilcileri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığımız da bu vizyonun bir parçası olarak, afet ve acil durumlara daha etkin müdahale edebilmek için yeni nesil arama-kurtarma araçlarıyla donatılmış durumda. Ortaya konulan bu başarıyı kutluyor, emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Kendimize olan inancımızla, isteğimizle ve kararlılığımızla çok daha büyük başarılara imza atacağımıza gönülden inanıyor, hepinizi tebrik ediyorum" dedi.


Atilla Karaca: "Bu çözümün, yerli imkanlarla geliştirilmiş olması bizler için çok önemli"


KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Atilla Karaca ise teslim alınan araçların kuruma büyük katkılar sağlayacağını vurgulayarak bu araçların, "Her an ve her yerde görev yapabilen, üstün hareket kabiliyetine sahip, her türlü arazi ve hava şartlarındaki görevi güvenli bir şekilde yerine getirilmesine fırsat tanıyacağı" ifadesini kullandı. Karaca, "Bir üniversite ülkesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bunun gerekliliği olarak dünyadaki teknoloji üslerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir" diyen Karaca, Yakın Doğu Üniversitesi’ne ve mühendislere özverili çalışmaları için teşekkür etti.


Yeni araçlarla birlikte ekipmanların daha güçlü hale geldiğini vurgulayan Atilla Karaca, "Başkanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda, bu araçlara entegre edilen ve üretilen üst donanım; tamamen şarj ünitesiyle çalışan ekipmanlardan oluşmakta, akaryakıt ve hidrolik sistemlere ihtiyaç duyan geleneksel jeneratörlü araçların yerine geçmektedir. Bu yenilikle birlikte, olay bölgesindeki hareket kabiliyetimiz artmış; yüksek verimlilik sağlayan motorlar ve akü sistemleri sayesinde her bir ekipmanımız ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisine her an, her yerde kesintisiz şekilde ulaşabilme imkanına kavuşmuştur" dedi.


Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, teslim töreninde yaptığı açıklamada Yakın Doğu Üniversitesi ve GÜNSEL Mühendislik Çözümleri’nin mühendislik gücüne vurgu yaptı. Günsel, "Sivil Savunma Teşkilatı gibi stratejik öneme sahip bir kurumumuzun ihtiyaçlarına, tamamen yerli ve özgün çözümlerle yanıt vermek, bizim için büyük bir gurur kaynağı" dedi. "Mühendislerimizin imzasını taşıyan bu proje Yakın Doğu Üniversitesi ve GÜNSEL’in, elektrikli araç geliştirerek ispatladığı mühendislik kabiliyetlerini bir kez daha ortaya koydu" ifadesini kullanan Günsel, "Yakın Doğu Üniversitesi ve GÜNSEL olarak bizler bu topraklarda teknoloji ve çözüm üretiyoruz. En büyük amacımız, ülkemizin yerli üretim gücünü büyütmek ve sürdürülebilir kılmaktır" diye konuştu.


KKTC Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’na ve projede emeği geçen mühendislerine teşekkür eden Günsel, "Mühendislerimizn imzasını taşıyan bu proje, sadece bir mühendislik başarısı değil; KKTC’nin üretim gücünün, teknolojik yetkinliğinin ve kendi kendine yeterlilik hedefinin güçlü bir göstergesidir" ifadesini kullandı.



Yerli üretim arama-kurtarma araçları teslim edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.
Çankırı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Alpaslan: "Türkiye turizmde dünyada 4’üncü ülke" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye’nin turizmde önemli bir başarı yakaladığını belirterek 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 4’üncü sıraya yükseldiğini ve turizm gelirinin 65 milyar doları aştığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çerkeş Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında yapımı tamamlanan "Kemer Köprü Halk Kütüphanesi" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilçenin tarihi, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. İlçeye kazandırılan kütüphanenin kültür hayatına katkı sağlayacağını ifade eden Alpaslan, eserin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasında Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki gelişimine de değinen Bakan Yardımcısı Alpaslan, son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Alpaslan, "Türkiye son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında çok büyük mesafeler kat etti. Türkiye, 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülke konumuna geldi ve 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde etmeye başladı. Etrafımızda çok büyük savaşlar ve acılar yaşanmasına rağmen Türkiye’nin bu gelişmişliği sağlaması çok önemlidir" dedi. Dünyada kültür, inanç, gastronomi ve doğal güzelliklere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını dile getiren Bakan Yardımcısı Alpaslan, Batı Karadeniz Bölgesi’nin de bu potansiyelle turizmin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kütüphanenin açılış kurdelesi kesildi, ardından kütüphanede kitap okuyan öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Bitlis Ahlat’taki Ahıska Türkleri iftar sofrasında bir araya geldi Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan programa çok sayıda davetli katıldı. Ahlat Belediyesi’ne ait bir alışveriş merkezinde düzenlenen program öncesinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türkleri ile kısa bir toplantı yaparak sorun ve taleplerini dinledi. Daha sonra iftar programına geçildi. Kadir Koçak tarafından yapılan duanın ardından oruçlar açıldı. İftar sonrası konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türklerinin tarih boyunca büyük zorluklar yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı; "Siz kıymetli Ahıskalı Türkler vatan kavramının ne demek olduğunu en iyi bilenlersiniz. 1944 sürgününden beri bir sürü sıkıntılar çektiniz, bir sürü zulümler gördünüz, zorluklar yaşadınız. Ama hiçbir zaman ümidinizi kaybetmediniz. Öz yurdunuza, öz vatanınıza bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gelerek burayı kendinize vatan edindiniz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın iskan kararnamesi ile yaklaşık 300’e yakın, 280 civarında hanemiz şu an Kubbet-ül İslam, şehitler diyarı Ahlat’tasınız. Siz de artık birer Ahlatlısınız. Siz de artık birer Bitlislisiniz ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısınız, Türk vatandaşısınız. Elbette daha önceden ayrıldığınız topraklarınızı özlediğiniz konular olacaktır. Bu insani bir şey. Ama şunu bilin ki bu topraklar da sizin öz vatanınız. Ve biz Ahlatlı hemşerilerimizle sizleri hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Onlar da çok güzel bir kaynaşma içerisindesiniz. Bundan dolayı da çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü sizlerin çalışkanlığını, sizlerin vatan sevgisini ben çok iyi biliyorum. Sizler, Ahıskalı Türkler bulundukları coğrafyaya her daim sadakatle bağlanmıştır. Her daim hizmet etmeyi prensip edinmiştir ve her zaman oraya en güzel şekilde uyum sağlamıştır." Programda konuşan Yavuz Gülmez ise bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek Ahıska Türklerinin yaşadığı zorluklara değindi. Gülmez, "Etrafımız ateş çemberi. Dün Suriye’de olanları gördük. Ondan önceki günlerde Afganistan’da olanları gördük. Şimdi de İran’da olanları görmekteyiz. Bu acıları en fazla yaşayan halk da aslında sizlersiniz. Ben bazen bazı ortamlarda Ahıskalı kardeşlerimizi eleştiren bazı kesimlere şu cevabı veriyorum: Bunlar sınır boylarında bizim namus bekçiliğimizi yaptılar. Ve bu vatanı hakkıyla müdafaa eden çok kıymetli değerlerimizdir diyorum. Biz de Ahlatlılar ve Türkiye vatandaşları olarak ensar vazifemizi yerine getirip bu muhacir kardeşlerimize gönül soframızı, yüreğimizi, kalbimizi açmak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. Son olarak konuşan Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Sekreteri Fuat Uçar ise Ramazan ayının huzur ortamında geçirilmesinin önemine değindi. Uçar sözlerini şöyle sürdürdü; "Değerli halkımız Allah’a şükürler olsun ki yine böyle mübarek bir ayda dünyanın gözbebeği huzurlu bir ülkede vatanımızda bir Ramazan ayını daha idrak ediyoruz. Bu hakikaten de şükredilmesi, her zaman akıldan çıkarılmaması gereken bir durumdur. Bayrağın altında huzurla yaşamak, dünyadaki en lüks yerlerden daha güzeldir. Çünkü vatansızlığın ne kadar acı bir şey olduğunu en iyi bilen Ahıskalı Türklerdir. Bu sebeple böyle güzel bir yerde, hele hele Ahlat gibi kutlu şehirde yaşamak ayrı bir gurur vesilesidir. Aslında bizim Ahıskalı Türklerin buraya yerleşenleri şanslı. Ahlat gibi Türk’ün, dedelerimizin ilk birinci vatanı olan yerde yaşamak bir ayrıcalık. Hakikaten de bunun farkındalığını anlamak lazım. Bu sebeple her zaman bizimle beraber olan, bize gerçekten gönülden her türlü çalışmamıza destek veren devletimizdir. Allah bu devlete zeval vermesin. Ve bunun da arkasında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin olmasıyla bu işler olmuştur. Allah razı olsun." Yapılan konuşmaların ardından toplu hatıra fotoğrafıyla birlikte program sona erdi. İftar programına; Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Türk Akraba Toplulukları Daire Başkanı Anıl Gündüç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Sekreteri Fuat Uçar, Göç İdaresi Başkanlığı Basın Müşaviri Ömer Çetin, İl Göç İdaresi Müdürü Cihan Cavli ve ilgili kurum amirleri yer aldı.