ÇEVRE - 06 Mart 2026 Cuma 09:30

Yurtta hava durumu

A
A
A
Yurtta hava durumu

Ülke genelinde parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu (Eskişehir hariç), Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Muğla, Isparta, Sakarya, Bilecik, Batman, Siirt çevreleri, Kocaeli ve Mardin’in doğusu yağmur ve sağanak yağışlı, İç kesimlerde yer yer karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi ile kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır.


Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları Karadeniz’de 3 ila 5 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor.


Rüzgarın ise genellikle kuzeyli, Güneydoğu Anadolu’da güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.


Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:


Ankara: Parçalı zamanla çok bulutlu, gece saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu 10


İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu 12


İzmir: Parçalı ve çok bulutlu 19


Adana: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 17


Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinden sonra doğu ve batı ilçeleri aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 19


Samsun: Parçalı çok bulutlu, aralıklı yağmurlu 12


Trabzon: Parçalı çok bulutlu, aralıklı yağmurlu 11


Erzurum: Parçalı zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı 1


Diyarbakır: Parçalı bulutlu 14


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beşiktaş’ın derbide rakibi Galatasaray Beşiktaş, yarın oynanacak derbi maçta Dolmabahçe’de Galatasaray’a rakip olacak. Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Beşiktaş, yarın saat 20.00’de derbide Galatasaray’ı konuk edecek. Siyah-beyazlılar, ezeli rakibi karşısında mutlak galibiyet için sahaya çıkacak. Tüpraş Stadyumu’nda oynanacak müsabaka öncesi Kartal’ın toplamda 17, ligde 13 maçlık yenilmezlik serisi bulunuyor. Kartal, Dolmabahçe’de üstün Beşiktaş, Dolmabahçe’de oynadığı son 9 müsabakada rakibine karşı bir yenilgi yaşadı. Siyah beyazlılar, geride kalan 8 müsabakanın 7’sinde galip gelmeyi başarırken 1 kez de berabere kaldı. Kartal, bu süreçteki tek mağlubiyetini 2023-2024 sezonunda 3 Mart 2024 tarihinde 1-0’lık skorla yaşadı. Beşiktaş’ın yenilmezlik serisi devam ediyor Siyah-beyazlılar ligde oynadıkları son 13 müsabakada mağlup olmadılar. Son olarak 2 Kasım 2025’te Fenerbahçe derbisini 3-2 kaybeden Beşiktaş, bu maçtan sonra oynadığı 13 lig karşılaşmasında mağlup olmadı. Kartal bu süreçte; Antalyaspor, Fatih Karagümrük, Çaykur Rizespor, Kayserispor, Konyaspor, Başakşehir, Göztepe ve Kocaelispor’u mağlup ederken; Samsunspor, Gaziantep FK, Trabzonspor, Eyüpspor ve Alanyaspor ile ise berabere kaldı. Sergen Yalçın’ın öğrencileri, Galatasaray derbisinde seriyi devam ettirmek isteyecek. Siyah-beyazlılarda 12 futbolcu ilk peşinde Beşiktaş’ta 12 oyuncu, teknik direktör Sergen Yalçın’ın şans vermesi durumunda ilk kez Galatasaray derbisinde forma giyecek. Kartal’da Hyeon-Gyu Oh, Junior Olaitan, Emmanuel Agbadou, Kristjan Asllani, Jota Silva, Devis Vasquez, Amir Murillo, Taylan Bulut ve Yasin Özcan’ın yanı sıra altyapıdan yükselen Emre Bilgin, Devrim Şahin ve Ahmet Sami Bircan, şans verilmesi durumunda ilk kez Galatasaray’a karşı rakip olacak. 1996-1997 sezonundan sonra ilk yaşanabilir Beşiktaş ile Galatasaray arasında ligde 29 sezondur oynanan maçlarda en az bir taraf galip gelmeyi başardı. İki takım arasında sezonun ilk yarısında oynanan maç 1-1 berabere sonuçlandı. Yarın oynanacak zorlu mücadeleden galip çıkmazsa; 1996-1997 sezonundan sonra ilk kez ezeli rakipler yenişememiş olacak. Orkun, ligde 1 maç sonra sahada olacak Beşiktaş’ın orta saha oyuncusu Orkun Kökçü, derbide teknik direktör Sergen Yalçın’ın şans vermesi halinde; ligde 1 maç aranın ardından tekrar forma giyecek. Süper Lig’in 23. haftasında oynanan Göztepe müsabakasında sarı kart görerek ceza sınırına ulaşan milli oyuncu, deplasmanda oynadıkları Kocaelispor maçında oynayamamıştı. Siyah-beyazlılarda 2 eksik Beşiktaş’ta Galatasaray derbisi öncesi 2 oyuncunun sakatlığı bulunuyor. Adale yırtığı bulunan El Bilal Toure ile tendonunda yırtık tespit edilen Emirhan Topçu, ezeli rakip karşısında forma giyemeyecek. Siyah-beyazlılarda Salih Uçan ile Emirhan Topçu kart sınırında bulunan oyuncular. Salih Uçan, sarı-kırmızılılara karşı yarınki maçta kart görmesi durumunda ligde bir sonraki hafta deplasmanda oynanacak Gençlerbirliği mücadelesinde forma giyemeyecek.
Denizli Denizli Ticaret Odası ş dünyasını aynı salonda buluşturdu Denizli Ticaret Odası (DTO); meclis üyeleri, meslek komiteleri, yüksek istişare kurulu ve yönetim kurulu üyelerini buluşturduğu geleneksel iftar etkinliğini, yoğun bir katılımla gerçekleştirdi. Bin kişiyi bir araya getiren organizasyon, samimi bir ortamda geçti; oldukça renkli görüntüler ile tadına doyulmayan sohbetlere sahne oldu. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, iftar yemeğinin ardından üyelerine hitap etti. Odalarının dikkat çeken başarısının, üyeleri arasındaki birlik ve beraberlik ile dayanışmadan kaynaklandığını söyleyerek DTO’nun 24 bin üyesine teşekkür etti. Denizli iş dünyası, DTO’nun geleneksel iftar yemeğine büyük ilgi gösterdi. DTO’nun muhteşem organizasyonu, bin davetliyi Beyaz İnci Düğün Salonunda bir araya getirdi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, konuklarını Meclis Başkanı Salih Sarıkaya ve yönetim kurulu üyeleri ile kapıda karşıladı. Basın mensuplarının da kalabalık bir grup olarak yer aldığı etkinlikte, ezan öncesi eller semaya açıldı; ülkenin ve milletin bölünmez birlik ve bütünlüğünün devamı ile DTO üyesi firmaların işlerinin bereketinin artması için toplu halde dua edildi. Başkan Erdoğan büyük hedefleri olduğuna işaret etti Davetlilerin orucunu açmasının ardından, DTO Başkanı Erdoğan kısa bir hoş geldiniz konuşması yaptı. Üyelerinin ramazanlarını kutladı. En önemli faaliyetleri, projeleri ve hazırlıklarını özetledi; dur durak bilmeden iş yapma gücünü, 24 bine yaklaşan üyelerinin ilgisinden ve birliğinden aldıklarını vurguladı. 100 yılı geride bırakan odalarının şehirdeki ilklerin mimarı ve öncüsü olmanın yanında Denizli’nin en büyük ve en etkili sivil toplum kuruluşu olduğunun da altını çizdi. Erdoğan, "Ticaret Odamızın çok değerli mensupları, kıymetli hanımefendiler, beyefendiler, geleneksel iftar yemeğimize hoş geldiniz, şerefler verdiniz. Değerli dostlar; Denizli Ticaret Odamızın 100 yıllık bir tarihi var. Biz de Ticaret Odası Ailesi olarak sizlerden aldığımız güç ile 2025 yılını, ticaret odasının projeler yılı olarak ilan etti. 2026 yılını da buradan projelerimizi hayata geçirme yılı olarak ilan ediyoruz. Ticaret Odasının çok faaliyeti, aktivitesi var. Ticaret Odası, Denizli’nin en büyük sivil toplum kuruluşu ve öncü olan bir kurum. Ticaret Odası binasının ihalesini gerçekleştirdik. Bu sene inşallah yapımına başlayıp 12 ay gibi bir süre içerisinde de tamamlamanın ve Denizli’mize sunmanın gayreti içerisinde olacağız, bunu hedefledik. Yine önemli projelerimizden birini daha burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Bereketler Mahallesinde 300 milyon lira değerinde bir yerin Milli Emlak Genel Müdürlüğümüzden Ticaret Odamıza tahsis ettik. Burada da teknoloji merkezi kurmayı planlıyoruz. Bunu da 2026 yılında Denizli’mize hizmet edecek hale getirip çocuklarımızın, gençlerimizin gelişimine katkı sağlayacak, onları teknolojiyle donatacak ve aynı zamanda onlara sosyal donatısı olabilecek bir alan da hediye edeceğiz. Yine sizlere Ticaret Odası olarak sağlayacağımız en büyük projelerimizden birini de burada ifade etmek isterim... Denizli biliyorsunuz ihracat şehri, sanayi şehri, turizm ve tarım şehri. 1.200 dönümlük bir araziyi daha Milli Emlak Genel Müdürlüğümüz ile görüşerek şehrimize kazandırmak için girişimde bulunarak 2 tane kooperatif üzerinden yeni yatırım alanı olması işlemini başlattık. Bunlardan bir tanesi Türkiye’de örnek olacak bir karma gıda sanayi sitesi kurmamızla ilgili. Model olabilecek bir sanayi sitesi kuracağız; tüm üretimi, ambalajlaması gibi işin tamamı bu alanda yapılacak. İkincisi de geri dönüşümle ilgili bir sanayi sitesi. Bunu da inşallah 2026 yılında Denizli’mize kazandıracağız. Şu an burada toplanan bu salondaki ekip, Denizli ekonomisine can ve yön veren büyük ve güçlü bir kitledir. Her birimiz Denizli ekonomisinin kalkınmasında, sanayide, turizmde ve ticarette emeği olan, binlerce insana aş ve ekmek veren Ticaret Odası’nın mensubudur. Sizin gibi dostlarımla, abilerimle, büyüklerim ve kardeşlerimle yol yürümekten büyük bir mutluluk içinde olduğumu ve büyük bir şeref ile onur duyduğumu her yerde söylüyorum, bir kez de burada ifade etmek isterim. Ramazan ayımız mübarek olsun. Ramazan birlik, kardeşlik ve paylaşma ayı; Rabbim birliğimizi, kardeşliğimizi, dostluğumuzu, yol arkadaşlığımızı daim etsin. Yaklaşan bayramınızı da kutluyorum. Bugün buraya yoğun katılımımızdan dolayı da çocuklarımızdan büyüklerimize kadar her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız" dedi. Çocuklar eğlendi, büyükler sohbet etti Geceyi çocuklar palyaço ve sahne gösterisinin bulunduğu kendilerine özel alanda geçirirlerken anne babaları da iş aleminden dünya konjonktürüne kadar farklı konulardaki koyu sohbetlere dalıp değerlendirdi. Üyeleri ile etkinlikten bir anı olarak toplu fotoğraf çektiren Başkan Erdoğan ise basın mensuplarının röportaj yapma tekliflerini de geri çevirmedi; duygu ve düşüncelerini paylaşmakla kalmadı, gündeme dair sorularını da cevapladı.
Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel iftar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel iftar programı düzenleyecek. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında kadınların sosyal, ekonomik ve siyasi alanlarda güçlenmesinin önemine dikkat çekmek amacıyla her yıl çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bakanlık, bu yılki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın katılımlarıyla iftar programı düzenleyecek. İstanbul’da 7 Mart Cumartesi günü 500 davetlinin katılımıyla gerçekleştirilecek programın ana teması ’Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ olarak belirlendi. Programda 8 Mart 2024’te kamuoyuna duyurulan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile 8 Mart 2025 tarihinde yürürlüğe giren 2025/4 sayılı ’Kadının Güçlenmesi’ konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında kurulan koordinasyon kurullarının çalışmaları sonucu olarak ortaya çıkan ’Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi İlkeleri’ni içeren niyet beyanı duyurulacak. Ayrıca programda küresel rekabetin yeniden şekillendiği günümüzde kadının potansiyelinin stratejik bir güce dönüştürülmesinin önemine vurgu yapılacak. Kadınların ekonomik ve toplumsal hayatta daha güçlü bir şekilde yer almasının Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynadığına dikkat çekilecek. ’Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ vizyonuyla kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinde kadın odaklı, yenilikçi ve kapsayıcı bir iş ekosisteminin oluşturulması hedefleniyor.
Manisa Alaşehir Killik’te birlik ve dayanışma sofrası kuruldu Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Killik Mahallesi’nde Şehit Hüdaverdi Özkan Ortaokulu tarafından düzenlenen iftar programında yaklaşık 750 kişi aynı sofrada buluştu. Veliler, öğrenciler, öğretmenler, mahalle sakinleri, protokol üyeleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı programda Ramazan ayının birlik ve paylaşma ruhu yaşandı. Killik Şehit Hüdaverdi Özkan Ortaokulu ve Okul Aile Birliği’nin organizasyonunda, mahalle muhtarlığı ve hayırsever vatandaşların destekleriyle düzenlenen iftar programında yaklaşık 750 kişiye iftar yemeği verildi. Veliler, öğretmenler ve yardımseverlerin katkılarıyla hazırlanan programda Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma kültürü hep birlikte yaşatıldı. Killik Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen iftar programına Alaşehir Kaymakamı Alper Faruk Güngör, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Yalçın Görenci, İlçe Milli Eğitim Müdürü Fikri Çetinkaya, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Latif Akgün, Yasemin Oral ve Mustafa Yılmaz, Killik Karakol Komutanı Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Şükrü Dündar, Killik Mahalle Muhtarı Şuayip Zeybek’in yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, okul yönetimi, öğretmenler, veliler, öğrenciler ve çok sayıda mahalle sakini katıldı. Programda konuşan Okul Müdürü Tolga Topal, iftar organizasyonuna katkı sağlayan herkese teşekkür ederek, "Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma duygularını hep birlikte yaşadığımız bu güzel akşamda bizleri yalnız bırakmayan tüm protokol üyelerine, öğretmenlerimize, velilerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin. Birlik ve beraberliğimiz daim olsun." dedi. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen iftar programının mahallede birlik ve beraberlik duygularını güçlendirdiği belirtilirken, program katılımcıların birlikte oruç açmasının ardından yapılan sohbetlerle sona erdi.
İstanbul Türkiye nüfusunun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini erkekler oluşturdu Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Kadın verisini paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 69,7 oldu. Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü. Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü. Ortalama eğitim süresi kadınlarda 8,8 yıl oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 88,3 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 75,1 iken 2024 yılında yüzde 92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 67,5, erkeklerin oranı yüzde 82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97,0 oldu. Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 23,6 oldu Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,1 iken 2024 yılında yüzde 25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,1, erkeklerin oranı yüzde 11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde ise yüzde 26,8 oldu. Annesi yükseköğretim mezunu olanların yüzde 84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında yüzde 84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü. Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,7 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının yüzde 54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0 oldu. İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7 oldu. Kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğu görüldü Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının yüzde 49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 oldu. En yüksek istihdam oranı yüzde 54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti. En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti. Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı yüzde 18,3 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında yüzde 12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 18,3, erkeklerde ise yüzde 9,0 oldu. Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 26,9 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2024 yılında yüzde 60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,9, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,9 olduğu görüldü. Kadın büyükelçi oranı yüzde 28,4 oldu Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2025 yılında yüzde 28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2025 yılında yüzde 71,6 oldu. Kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 oldu Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında yüzde 9,1 iken, 2025 yılında yüzde 19,9 oldu. Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı yüzde 34,9 oldu Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 oldu. Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı yüzde 21,5 oldu Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2024 yılında yüzde 21,5 oldu. Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında yüzde 18,3 oldu. Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı yüzde 34,2 oldu Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 34,2’sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 26,0 oldu Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Kadınların yüzde 17,0’ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların yüzde 38,3’ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise yüzde 43,3 olduğu görüldü. Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 oldu Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 oldu. Yapay zeka kullanan kadınların oranı yüzde 18,8 oldu Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 18,8 iken erkeklerde yüzde 19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların yüzde 40,5’inin, erkeklerin ise yüzde 38,3’ünün yapay zeka kullandığı görüldü. Beyin göçü oranı kadınlarda yüzde 1,6 oldu Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında yüzde 2,0 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 1,6 iken erkeklerde yüzde 2,4 oldu. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı yüzde 30,1 oldu Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9’unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda yüzde 30,1 iken erkeklerde yüzde 25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı yüzde 28,4, erkeklerin oranı yüzde 21,8 olarak görüldü. Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türünün psikolojik şiddet olduğu görüldü Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 28,2’sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3’ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8’inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9’unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3’ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4’ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü. Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken yükseköğretim mezunlarında yüzde 8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 2,2 oldu. Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56,0, yüzde 42,0 ve yüzde 38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların yüzde 66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 39,6 ve yüzde 62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.
İzmir ’Menopoz’ bir çalışan sağlığı ve verimlilik meselesi Menopoz gerçeği özellikle çalışan kadınlar için en önemli sorunların başında geliyor. Menopoz, dünya genelinde ise yaklaşık 1,1 milyar kadını etkiliyor. Dünya genelinde kadınların iş gücüne katılım oranı her geçen gün artarken, özellikle 45 yaş ve üzerindeki kadınlar ekonominin en hızlı büyüyen ve en tecrübeli grubunu temsil ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kadınların büyük çoğunluğu bu dönemi 45-55 yaşları arasında yaşarken, Türkiye’de bu ortalama 47-49 yaş aralığına iniyor. Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Turnalar Çetinkaya da menopoz sürecinin çalışma hayatı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) verilerine göre, dünya genelinde 2025 itibarıyla yaklaşık 1,1 milyar kadın menopoz döneminde bulunuyor. Harvard Pilgrim Sağlık Bakım Enstitüsü tarafından Mayıs 2025’te yayımlanan kapsamlı araştırmaya göre; sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan ve yüksek stres altında çalışan kadınlar, akranlarına göre ortalama 2 yıl daha erken menopoza giriyor. Deloitte’un ‘Women at Work 2024’ raporundan veriler, kadınların giderek daha fazla menopoz semptomlarıyla çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını gösteriyor. Ağır semptomlara rağmen çalışmaya devam edenlerin oranı bir yılda yüzde 20’den yüzde 40’a çıkarken işveren desteği alan kadın oranının yüzde 30’dan yüzde 19’a düşmesi dikkat çekiyor. Esnek uygulamalar Endüstriyel psikoloji alanında çalışmalar yapan Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Turnalar Çetinkaya, menopozun her kadında farklı yaşanan doğal bir süreç olsa da çoğunlukla iş hayatını zorlaştıran semptomlar oluşturduğunu vurguluyor. Çetinkaya, konuyla ilgili şunları söylüyor: "Araştırmalar, iş yerinin fiziksel ve psikososyal şartlarının menopoz semptomlarını ağırlaştırabildiğini gösteriyor. Yetersiz havalandırma, yüksek ortam sıcaklığı, katı mola ve tuvalet politikaları kadınların bu süreci daha zor yaşamasına neden oluyor. Buna bir de menopozun hala tabu olması eklenince, birçok kadın damgalanma ve yetersiz algılanma korkusu nedeniyle yaşadıklarını gizlemeyi tercih ediyor. Menopoz, kadınların iş hayatındaki deneyimini doğrudan etkileyen, ancak uzun yıllardır görmezden gelinen bir gerçek. Oysa destekleyici kurumlar, deneyimli kadın çalışanlarını kaybetmiyor; aksine bağlılığı, üretkenliği ve kurumsal sürdürülebilirliği güçlendiriyor." Fiziksel şartlar Dr. Çetinkaya, "Kurumların öncelikle menopozu açıkça tanıyan iş yeri politikaları geliştirmesi ve ayrımcılığa karşı sıfır tolerans yaklaşımı benimsemesi gerekiyor. Fiziksel ortamda yapılacak havalandırma iyileştirmeleri, ortam ısısının düzenlenmesi ve kıyafet kurallarındaki esnekliklerin yanı sıra; esnek çalışma saatleri ile hibrit modellerin sunulması kadınların bu süreci daha verimli geçirmesini sağlayabilir. Ayrıca sağlık sigortaları kapsamında menopoz danışmanlığına erişimin kolaylaştırılması ve yöneticilere yönelik farkındalık eğitimleri, kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası haline gelmeli" diyor. Sürecin psikolojik boyutuna da değinen Dr. Neslihan Turnalar Çetinkaya, zihinsel sağlığın en az fiziksel belirtiler kadar kritik olduğunu vurguluyor.