GÜNDEM - 18 Aralık 2025 Perşembe 16:42

Zehra Kınık 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı

A
A
A
Zehra Kınık 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı

İstanbul’da Batın Barlasçeki’nin öldüğü, 2 kişinin de yaralandığı trafik kazasına ilişkin tutuksuz yargılanan sanık Fatıma Zehra Kınık Demir, 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Beykoz’da 9 Temmuz’da seyir halindeki motosiklete çarpması sonucu Batın Barlasçeki’nin (17) hayatını kaybettiği kazaya ilişkin yargılanan eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık Demir, ‘taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Kınık’ın ehliyetine ise 2 yıl süreyle el konulmuştu. Dosya istinaf mahkemesine taşındı. Dosyayı değerlendiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, yerel mahkeme olan Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı bozdu. Ceza Dairesi, ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan ceza alan Kınık’ın müştekilerin şikayetini geri çekmesi sebebiyle ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtti. İstinaf mahkemesi, kazada yaralanan şahısların şikayetlerini geri çekmesi sonucu dosyayı tekrar Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti. 1 Aralık’ta görülen dava kapsamında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, müştekilerden Muammer Kızıl’ın kovuşturma aşamasında, yaralanan müşteki sanık Öztürk’ün ise istinaf aşamasında şikayetinden vazgeçtiğini belirterek sanığın "taksirle bir kişinin ölümüne neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etmişti. Bugün, Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Fatıma Zehra Kınık Demir ve taraf avukatları katıldı.

"Beraatimi talep ediyorum"

Mahkemede savunma yapan Kınık, "Tekrardan aynı üzüntüyü yaşadığımı söylemek istiyorum. Onlarla üzüntümü paylaşıyorum. Kamera kayıtlarından açıkça gözüktüğü gibi bana yol veren minibüs sonrası yavaşça çıktım. Aradan süratle fırlamış olan motosiklet sürücüsünü benim farıma sürttüğü zaman farkettim. Kör noktamda kalıyordu sürtünce farkettim. Keşke bu kaza yaşanmasaydı. Kusurun motosiklet sürücüsünde olduğu kanaatindeyim. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

"Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ederim"

Hayatını kaybeden Batın Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan beyanında, "Sanığın cezasız kalmasını kesinlikle kabul edilebilir bir durum değil. Ben oğlumu bir daha hiç göremeyeceğim. Yaşasaydı 18 yaşına girecekti bir canın yok olmasına sebep olmuşken bunun cezasız kalmasını istemiyorum. Ben sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ederim" dedi. Kararını açıklayan mahkeme, sanık Demir’i ‘taksirle bir kişin ölümüne neden olma’ suçundan 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Hakim, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarını, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisini göz önüne alarak takdiri indirim yapılmasına ve 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Sanığın ehliyetine ise 1 yıl süreyle el konulmasına hükmedildi.

Emre Sertdemir - Özgür Yorul

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Üniversiteler Arası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması düzenlendi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Üniversiteler Arası Erkekler Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Doğu Anadolu Bölge Yarışması", yoğun katılımla gerçekleştirildi. EBYÜ Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, EBYÜ İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kurra Hafız Yavuz Mutlu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Programda konuşan Vali Hamza Aydoğdu, yarışmanın önemine vurgu yaparak Kur’an-ı Kerim’in hayatımızdaki yerine dikkat çekti. Gençlere hitaben yaptığı konuşmada, Kur’an’ın yalnızca okunmak için değil, yaşanmak için gönderildiğini belirten Aydoğdu, gençlerin büyük bir emaneti taşıdığını ifade etti. Konuşmasının devamında gençlerin toplum için taşıdığı öneme değinen Aydoğdu, günümüz dünyasının bilgi açısından zengin ancak anlam bakımından eksik olduğuna dikkat çekerek Kur’an’ın her zamankinden daha fazla yaşanmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Program sonunda yarışmaya katılan üniversite öğrencileri Kur’an-ı Kerim tilavetlerini gerçekleştirdi. Yarışmanın ardından tüm katılımcıları tebrik eden Vali Aydoğdu ve protokol üyeleri, dereceye giren öğrencilere ödüllerini takdim etti. Vali Aydoğdu, yarışmanın Erzincan’da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçen herkese teşekkür etti.
Ankara Bakan Göktaş: "Tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız" dedi. Bakan Göktaş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız. Bazılarını sayalım: Uluslararası alanda örnek gösterilen Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi ile 86 milyon vatandaşımıza dokunuyoruz. 1 milyon 120 bin engelli, engelli yakını ve yaşlı vatandaşımıza düzenli destek sağlıyoruz. 517 bin engellimizi evde bakım yardımıyla destekliyoruz. Sadece geçtiğimiz Mart ayında; 9,8 milyar TL yaşlı ve engelli aylığı, 7,1 milyar TL evde bakım yardımı ödemesini vatandaşlarımızın hesaplarına yatırdık. Doğum yardımlarıyla bugüne kadar 923 bin 64 anneye 13,9 milyar TL destek sağladık. Ayrıca yüz binlerce çocuğumuz için düzenli ödemelerimizi sürdürüyoruz. Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 132 bin 688 gencimize 10,7 milyar TL destek verdik. Kadına yönelik şiddetle mücadelede 81 ilde hizmet veren 86 ŞÖNİM ile 7/24 sahadayız. Kadınlarımızın yanında, güçlü bir destek mekanizmasıyla duruyoruz. Çocuklarımız için koruyucu aile modelini büyüttük. Bugün yaklaşık 11 bin evladımız, sevgi dolu ailelerin yanında büyüyor. Engelli bireylerimizin istihdama katılımını artırıyor, ailelerine hem maddi hem rehberlik desteği sunuyoruz. Yaşlılarımız için yalnızca kurum bakımını değil, yerinde ve onurlu yaşamı esas alıyoruz. Bu nedenle gündüz bakım merkezlerimizi yaygınlaştırıyoruz. Biz bu yola sadece hizmet etmek için değil, gönüllere dokunmak için çıktık. İnancımız bir, niyetimiz bir, yolumuz bir. Daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.