YEREL HABERLER - 23 Nisan 2012 Pazartesi 13:26

GAZİEMİRLİ ÇOCUKLAR, BAYRAMI ENGELSİZ KUTLADI

A
A
A
GAZİEMİRLİ ÇOCUKLAR, BAYRAMI ENGELSİZ KUTLADI

Çocukların 23 Nisan`da yöneticilerin koltuğuna oturma geleneğinde, bu yıl bir ilk yaşandı. Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol, makamını iki engelli çocuğa devretti.
Gaziemir Çağdaş Önem Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi öğrencisi 9 yaşındaki Göksu Yurtsever ile Yahya Kemal Beyatlı İlköğretim Okulu 6. sınıf öğrencisi Yiğitcan Yalmancı, Başkan Şenol`un bu jestiyle Türkiye`deki şanslı engelli çocuklardan ikisi oldu.
Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol`un makamındaki törene çocukların aile ve öğretmenleri ile Dünya Engelliler Derneği Başkanı Ali Karaibrahimoğlu da katıldı. Başkanlık makamına ilk olarak geçen Göksu, önce kendine Türk kahvesi söyledi. Küçük kızın bu isteği karşısında önce şaşıran Başkan Şenol, ardından hemen kahvenin getirilmesini istedi. Kahvesini içerken talimatlar yağdıran Göksu, tekerlekli sandalye ile yaşadığı zorlukları anlattı ve tüm binalara engellilerin kullanımına uygun asansör zorunluluğu getirilmesini istedi. Fotoğraf çekmeyi çok seven Göksu, her fırsatta Başkan Şenol`un fotoğrafını çekti.
Yahya Kemal Beyatlı İlköğretim Okulu`ndan 6. sınıf öğrencisi Yiğitcan Yalmancı da makamın ikinci sahibi oldu. Ortopedi doktoru olmak istediğini söyleyen minik Yiğitcan, kentle ilgili talimatlarından önce kendisi için bilgisayar istedi. Engelli çocuklar için park yapılması talimatını da veren Yiğitcan, tekerlekli sandalye kullandığı için yol ve kaldırımların engellilere uygun yapılması gerektiğini ifade etti.
"ENGELLİ ÇOCUKLARIMIZ BİR İLKİ YAŞADI"
Çocukları makamında ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Başkan Şenol, ``AB Uyum Yasaları çerçevesinde 2012 yılına kadar kamuya açık tüm binaların engellilere uygun hale getirilmesinin hedefleniyor. Kentler ve binalar engelliler düşünülerek tasarlanmalı. Gaziemir`de bu hedefe ulaşmaya çalışıyoruz`` dedi.
Bugüne kadar 23 Nisan`larda sadece izleyici olan engelli çocukların, yaşıtları gibi bayrama ve sosyal hayata katılmalarını sağlamak için bu yıl 15. Uluslararası Çocuk Şenliği etkinliklerine engellileri de dahil ettiklerini anlatan Başkan Şenol, ``Dünya Engelliler Derneği, Engelsiz Yaşam Derneği ve Down Sendromu Derneği ortak bir çalışma yürüttük. Engelli çocuklarımız yaşıtları gibi ve yaşıtlarıyla birlikte ilk kez bayram kutlama sevincini yaşadı`` diye konuştu.
Şenlikte, ``Bilinçli çocuk mutlu gelecek`` temasını işlediklerini belirten Başkan Şenol, ``Hepimizin engelli adayı olduğu ve engellilerin de asla toplum dışında bırakılmaması gerektiği bilincini çocuklarımıza aşılamak istedik. Şenliğimiz 3 gün önce başladı ve 29 Nisan`a kadar sürecek. Görüyorum engelli, engelsiz tüm çocuklar, onlar için oluşturduğumuz alanlarda doyasıya eğleniyor. Bu bizim için büyük bir mutluluk`` dedi.
Başkan Şenol, minik başkanlara hediyeler vererek, her zaman onların yanında olacaklarını ve tüm taleplerini belediyeye iletmelerini istedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.