GENEL - 07 Ocak 2012 Cumartesi 10:42

10 KALEM PİLLİK AKIMLA HEMOROİD TEDAVİSİ

A
A
A
10 KALEM PİLLİK AKIMLA HEMOROİD TEDAVİSİ

Tıp dünyası, halk dilinde basur mayasıl denilen hemoroidin ağrısız, neştersiz üstelik ameliyathane koşullarına gerek duyulmadan tedavisini sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi. Galvanizasyon denilen yeni yöntemin iç hemoroidin tedavisinde alternatif olup önemli avantajlar sağladığını belirten Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Atilla Özer, "En fazla 10 kalem pil gücünde elektrik akımı uygulanarak yapılan, ayaktan tedavide tek seansta üç hemoroid pakesine (memesi) uygulayabiliyoruz. Hasta ağrı
kesici bile kullanmıyor" dedi.
İzmir Özel Kent Alsancak Tıp Merkezi Genel Cerrahı Opr. Dr. Atilla Özer, hemoroidal yastıkçıkların (pake) dışkılamanın kontrolünü yapan önemli anatomik yapılar olduğunu, hemoroid hastalığının ise bu damarların makat bölgesinde genişlemesi yani varisleşmesiyle ortaya çıktığını hatırlattı. Dr. Özer, valf görevini gören bu yapıların tedavi edilirken bozulmasının gaita tutamama gibi ciddi bir soruna yol açabileceğine dikkat çekti. Özer, yeni tedavi yönteminin iki iğne uçlu negatif prop üzerinden hemoroidal
doku yüzeyine, çok düşük orandaki, en fazla 16 miliampere kadar elektrik akımının uygulanması esasına dayanan son jenerasyon cihazla gerçekleştirildiğini söyledi. Yöntemin Türkiye’deki ilk uygulayıcısı olduklarını belirten Dr. Özer, hemoroidden şikayet eden çok sayıda hasta olduğunu, ama bir bölümünün tedavi yöntemlerinden çekinip hiçbir şey yapmamayı yeğlediğini ifade etti. Tıbbın hemoroid tedavisinde cerrahi, lazer, bant ligasyon gibi yöntem seçenekleri sunduğunu, son olarak buna galvanizasyon denilen
yöntemin eklendiğini belirten Dr. Özer, şöyle konuştu:
"Amerika’da ilk çalışmaları 1989’da başlayan ve yıllardır rutinde kullanılan, başarılı sonuçlar alınan bir yöntem. Bize yeni geldi. Hemoroid tedavi yöntemlerine, özellikle de ayaktan tedavi yöntemi olan bant ligasyona alternatif. En fazla 10 kalem gücündeki elektrik akımı veren cihazla, hemoroidal doku içerisinde iki aşamalı bir biyokimyasal reaksiyon oluşuyor. Ilk aşamada ortaya çıkan sodyum klorür ve su, ikinci bir kimyasal hidroliz yapıyor ve sodyum hidroksit ve klorik aside dönüşüyor. Dokuda sınırlı
bir hasar yapıyor ve bu hasar büyümüş olan hemoroid pakesinin küçülmesini ve oraya sabitlenmesini sağlıyor Hemoroid dokusu küçülüyor ve bir daha olmuyor. Buna Galvanizasyon yöntemi diyoruz. Cihaz güvenli, 16 miliamperin üzerinde akım uygulanmasına izin vermiyor. Üç hemoroid pakesi var. her birine işlem 10 dakika sürüyor. Tedavi kısa sürede tamamlandığı gibi ağrısız, anestezisiz, ameliyathane koşulu gerekmeksizin gerçekleşiyor. Ayaktan hemoroid tedavi yöntemi olan lastik bant (bant ligasyon) yönteminde en
fazla iki pakeye işlem yapılıyor, daha fazla yapıldığında makatta rahatsızlık ve baskı hissi oluşuyor. Yurt dışında yoğun ve etkili kullanılan bu yöntemin önemli avantajı cerrahi olan ya da olmayan bütün yöntemlere göre iç hemoroidin en ileri 4 evresinde de uygulanabilmesi. Üstelik ağrı yok, işlemden sonra ağrı kesici yok. Komplikasyon ve enfeksiyon riski yok."
"İNSANA ÖZGÜ HASTALIK"
Opr. Dr. Atilla Özer, hemoroidin insana özgü bir hastalık olduğunu, sürekli ayakta durmanın önemli risk faktörlerinden biri olduğunu söyledi. Dr. Özer, hamilelik ve doğum, lifli gıdadan yoksun beslenme, tuvalette uzun süre oturma, kabızlık, ishal, ağır egzersiz yapmanı yanı sıra hemoroid oluşumunda genetik faktörlerin de etkili olduğunu ifade etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum "Asrın felaketi"nin yıl dönümünde öğrencilere deprem eğitimi Çorum’da Kahramanmaraş merkezli depremin 3’üncü yıl dönümünde ortaokul öğrencilerine, deprem bilinci oluşturmak için eğitim verildi. Çorum’da Hitit Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde "Bilim Kafe Etkinlikleri" kapsamında, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3’üncü yıl dönümü dolayısıyla eğitim düzenlendi. Ortaokul öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen eğitim, Ahmet Tevfik İleri Ortaokulu’nda gerçekleştirildi. Programda Hitit Üniversitesi Osmancık Derindere Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Nurullah Alkan ile Öğretim Görevlisi Dr. Kayhan Aladoğan tarafından öğrencilere deprem öncesi deprem sırasında ve deprem sonrası alınması gereken tedbirlerle ilgili önemli bilgiler aktardı. Alkan ve Aladoğan öğrencilerin depremlerle ilgili merak ettiği soruları da yanıtladı. Depremlerin sebeplerini anlatan Dr. Kayhan Aladoğan, "Deprem bir doğa olayıdır. Biz yaşamımızı sürdürebilmek için nasıl nefes alıp veriyorsak, dünyanın da nefes alıp vermeye ihtiyacı vardır; çünkü dünya yaşayan bir varlıktır. Dünyanın içinde birtakım doğal süreçler yaşanır ve bu süreçler sonucunda depremler, volkanik patlamalar gibi sarsıntılar ve çeşitli doğa olayları meydana gelir. Dünya, magmanın hareketi nedeniyle zorlanır ve bu zorlanma sonucunda çikolata gibi parçalanır. Bu parçalarda oluşan kırık ve çatlaklara fay adı verilir. Yer kabuğu plakalar halinde çatlamış durumdadır. Bu plakalar birbirine doğru hareket ettiğinde gerilim birikir ve bu gerilimin bir noktada kırılmasıyla deprem meydana gelir" dedi. Dr. Mehmet Nurullah Alkan ise öğrencilere depremlere hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekerek, depremi engellemenin mümkün olmadığını ve alınacak tedbirler sayesinde can ve mal kaybının en aza indirilebileceğine dikkat çekti.
İstanbul Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyerek binlerce can kaybına yol açan depremlerin yıl dönümünde, Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da afet farkındalığına yönelik etkinlikler düzenlendi. Bu kapsamda İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda gerçeğini aratmayan bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Öğrenciler ve tatbikata katılan Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu çalan sirenle birlikte çök, kapan, tutun yaparak afette yapılması gerekenleri hiç taviz vermeden tatbikat sonuna kadar yerine getirdi. Tatbikat, İstanbul Valisi Davut Gül’ün talimatları doğrultusunda, AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu öncülüğünde yapıldı. Okulda çalan ilk sirenle birlikte öğrenciler, öğretmenler ve protokol üyeleri "çök-kapan-tutun" uygulamasını eksiksiz şekilde yerine getirdi. Bir süre beklenmesinin ardından çalan ikinci sirenle birlikte bina kontrollü şekilde tahliye edildi. Tatbikat süresince hiçbir aşamada taviz verilmezken, afet bilincinin yerleşmesi adına tüm prosedürler titizlikle uygulandı. "İstanbul’u afetlere karşı dirençli hale getirmek zorundayız" Tatbikat sonrası konuşan AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Bugün Valimiz Davut Gül’ün emirleri kapsamında bir okulumuzda kapalı alan tahliye tatbikatı yaptık. Bunlar çok önemli hareketler. Bilgilenmemiz ve bilinçlenmemiz açısından son derece kıymetli çalışmalar. Yine Valimizin liderliğinde ilimizde afet farkındalığı oluşturulması noktasında kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerimiz ciddi eğitim faaliyetleri yürütüyor. 6 Şubat depremlerinde milletimizin asaleti ve devletimizin gücüyle çok ciddi çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde bugün dünyanın hiçbir noktasında görülmeyen bir iyileştirme süreci devam ediyor. İnsanlar evlerine kavuştu, sahada çalışmalar sürüyor. Bununla birlikte İstanbul genelinde, Valimizin liderliğinde İl Risk Azaltma Planı çalışmalarımız var. Bu çalışmalar ışığında, tüm afetlere karşı İstanbul’u dirençli hale getirebilmek adına önemli adımlar atılıyor. Yine Cumhurbaşkanımızın başbakanken İstanbul’a özel olarak kurduğu İstanbul Proje Koordinasyon Birimi sayesinde; başta kamu binaları olmak üzere okullarımız, sağlık tesislerimiz, kamu hizmet binaları ve güvenlik birimlerimizin bulunduğu alanlarda güçlendirme ve yeniden yapılandırma çalışmaları yürütülüyor. Vatandaşlarımızdan önemli bir ricamız var: İstanbul ve Marmara Bölgesi afetlere açık bir coğrafya. Afetlerden korunabilmek için herkesin kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına ve kentsel dönüşüm çalışmalarına önem verilmesini özellikle istirham ediyoruz. Ayrıca DASK sigortasının yaptırılması büyük önem taşıyor. 23 Nisan’da yaşanan depremde hafif hasarlı yaklaşık 6 bin 500 konut için devletimiz tarafından 150 milyon lira ödeme yapıldı. Bu, sigortanın ne kadar önemli bir güvence olduğunu gösteriyor. Evlerimizde afet çantası bulundurmamızı ve afet anında yapılması gerekenleri öğrenmemizi özellikle rica ediyoruz." Tatbikat, öğrenciler ve okul yönetimi tarafından dikkatle takip edilirken, yetkililer bu tür uygulamaların belirli aralıklarla devam edeceğini vurguladı. Öte yandan tatbikat sonrasında Arnavutköy İlçe Kaymakamlığı binası girişinde açılan deprem temalı fotoğraf sergisi gezildi ve protokolün deprem zamanı bölgelerdeki çalışmaları hakkında konuşuldu.