GENEL - 20 Kasım 2020 Cuma 10:45

Rüzgar enerjisinde uluslararası eğitim iş birliği

A
A
A
Rüzgar enerjisinde uluslararası eğitim iş birliği

Yaşar Üniversitesi, Türkiye’nin rüzgar enerjisi alanında lider kenti İzmir’de, Avusturya Kalkınma Ajansı (ADA) katkısı, Avusturyalı ve Türk proje ortakları ve sektör bileşenleriyle birlikte bir eğitim alt yapı projesi başlatıyor.

Yaşar Üniversitesi, Türkiye’nin rüzgar enerjisi alanında lider kenti İzmir’de, Avusturya Kalkınma Ajansı (ADA) katkısı, Avusturyalı ve Türk proje ortakları ve sektör bileşenleriyle birlikte bir eğitim alt yapı projesi başlatıyor. Proje ile ülkemizde 10 yılda 10 kat artış gösteren ve binlerce kişiye istihdam oluşturan rüzgar enerjisi santrallerinin, servis ve bakım hizmetlerinde çalışacak personelin kalifikasyonunun yükseltilmesi amacıyla bir eğitim merkezi hayata geçirilecek.


Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Başkanı Dr. Emrah Bıyık, ülkemizde, yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimi alt yapısının ilk olarak 2005 yılında çıkarılan Yenilenebilir Enerji Kanunu olduğunu hatırlattı. Bıyık, "2011-2020 dönemi için Avrupa Birliği (AB) uyumu kapsamında çıkarılan Yenilenebilir Enerji Eylem Planı ile de çevre dostu enerji kaynaklarına yönelim hedefleri belirlendi. Yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde de rüzgar öne çıkan üretim kaynağı olarak görülebilir. Rüzgar Enerjisi Potansiyel Atlasına göre, Türkiye rüzgar enerjisi potansiyeli, 48 bin MW olarak belirlenmiş durumda. 2020 yılı eylül ayı sonu itibarıyla ülkemiz tüm enerji santrallerinin toplam kurulu gücü 93 bin 207 MW’a ulaştı. Ülkemiz kurulu gücünün kaynaklara göre dağılımına baktığımızda ise yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim santralleri (hidrolik enerji, güneş, rüzgâr, jeotermal) 45 bin 743 MW, termik kaynaklı elektrik üretim santralleri (doğal gaz, kömür, diğer kaynaklar) 47 bin 464 olduğu görülmektedir. Toplam kurulu gücün yüzde 49’unu oluşturan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim santralleri içerisinde, rüzgar enerjisine dayalı üretimin payı ise Eylül 2020 verilerine göre, toplam güce oranı yüzde 8,66 ile 8 bin 77 MW olduğu görülmekte" dedi.



10 yılda 10 kat arttı


Ülkemizin rüzgar kapasitesinin türbin teknolojilerindeki aralıksız gelişmeler nedeniyle arttığına dikkat çeken Dr. Emrah Bıyık, "Hazırlanan eylem planları doğrultusunda, ülkemizde kurulu gücü her geçen gün artan ve 10 yılda 10 kat artış gösteren rüzgar enerjisinde Türkiye’nin 2030 yılında 25 bin MW’a ulaşacağı öngörülüyor. Üretim kaynaklarının servis, bakım hizmetlerinin sağlanmasına bağlı olarak nitelikli personel ihtiyacı da artmakta. Türkiye’de rüzgar enerjisi binlerce kişiye istihdam sağlıyor. Yatırımlar arttıkça bu alandaki insan kaynağı ihtiyacı da aynı ölçüde artmaya devam edecek" diyerek sektördeki kalifiye ve yetişmiş eleman ihtiyacının da artacağına dikkat çekti.


Emrah Bıyık, bu kapsamda, dünyada gelişen teknolojiler de dikkate alınarak, rüzgar enerjisi santrallarında servis ve bakım hizmetlerinde çalışacak personelin kalifikasyonunun yükseltilmesi ihtiyacının giderilmesi amacıyla Avusturya Kalkınma Ajansı katkısıyla bir eğitim alt yapı projesinin Yaşar Üniversitesi, Avusturyalı ve Türk proje ortakları ile sektör bileşenleriyle birlikte başlatılacağını söyledi. Dr. Bıyık, dünyanın en etkili bilim insanları listesinde yer alan Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Asli Üyesi Prof. Dr. Arif Hepbaşlı’nın da eğitmen kadrosunda yer alacağını ifade etti.


Tek bir eğitim kurumundan sunulan ve rüzgar enerjisinin tüm alanlarını kapsayan mesleki veya ilave eğitimin Türkiye’de bulunmadığına dikkat çeken Dr. Emrah Bıyık, "Türkiye’de Yaşar Üniversitesi ile iş birliği ile hayata geçirilmesi planlanan yeterlilik merkezi projesi, RES bakımı uzman çalışanları ile ilgili eksikliği giderme açısından esaslı ve sürdürülebilir bir katkı sağlayacak. Bu proje ile rüzgar enerjisi alanında mesleki yeterlilik kazandıran bir yeterlilik merkezi yaratılması planlanmakta. Bu, Türkiye için uzun vadede ekonomik ve bir sosyal katma değer, yerli iş piyasası durumunun iyileşmesi demektir. Bu projenin karakteristik özelliği, ilerleyen zamanda uzman çalışanlara aşırı derecede ihtiyaç duyulacak bir alanda boşluğu kapatmasıdır. Çalışanların uluslararası standartlara göre daha yüksek vasıflandırılmaları, Türkiye ekonomisine hem yerli hem de küresel piyasada katma değer kazandıracaktır" dedi.



İzmir hem öncü hem de konum olarak avantajlı


Lisanslı rüzgar enerjisi santrallerinin illere göre dağılımına bakıldığında, toplam kurulu güç bakımından ilk sırada yer alan İzmir’in, üretim sektörünün yanında bakım, onarım, servis hizmetlerinde de öncülük edebileceğini kaydetti. Kentin, birkaç saatlik mesafe ile Türkiye’deki rüzgar enerjisi kurulu gücünün yarısından fazlasına hizmet verebilecek bir konuma sahip olduğunu da hatırlatan Emrah Bıyık, "İzmir ve çevresindeki Balıkesir, Çanakkale ve Manisa gibi illeri dikkate aldığımızda Türkiye’nin rüzgar enerjisi kurulu güç kapasitesinin büyük bir kısmının bu bölgede yer aldığını görüyoruz. İzmir ve çevresi bu anlamda ülkemize öncülük ediyor" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de 1 Mayıs’ta meydanlar doldu, kalabalık alana sığmadı Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), bu yıl 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarını Edirne’de gerçekleştirdi. Programda konuşan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, dünyada yaşanan savaşların emek üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu’ya tepki gösterdi. Yunanistan’a da tepki gösteren Atalay, "Bizim Yunan halkıyla sorunumuz yok ancak yapılan açıklamalara karşı uyarıyoruz. Aklınızı başınıza alın, biz dibinizdeyiz. Yarın İsrail’i bulamazsın, Amerika’yı bulamazsın, Fransa’yı bulamazsın. Ülkemize, toprağımıza ve bayrağımıza göz dikmeyin" dedi. TÜRK-İŞ, bu yıl 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarını Edirne’de gerçekleştirdi. Türkiye genelinde çeşitli etkinliklerle kutlanan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Edirne’de de coşkuyla ve yoğun katılımla kutlandı. Binlerce kişinin katıldığı kutlamalarda renkli görüntüler oluşurken, vatandaşlar sloganlar atarak, marşlar söyledi. Şükrüpaşa İlköğretim Okulu önünde toplanan çeşitli sendikalar, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri, davul-zurna eşliğinde trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde hazırlanan platforma kadar yürüdü. Kutlamalara İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay da katıldı. Kutlamaların başladığı alanda ve diğer noktalarda geniş güvenlik önlemi alındı. Edirne İl Emniyet Müdürlüğü ve takviye olarak gelen ekipler sabahın erken saatlerinden itibaren kutlamaların yapılacağı alanda görev aldı. Vatandaşlar, polis kontrolünün ardından kutlamaların yapılacağı alana alındı. Atatürk Bulvarı üzerinden Saraçlar Caddesi’ne kadar devam eden yürüyüş sonrası kortej alandaki yerini aldı. TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay yaptığı konuşmada, "Edirne’deyiz, sebebi şu; Fatih Sultan Mehmet burada doğdu, Atatürk burada savaşı yönetti, Mimar Sinan burada. Burası ülkenin başkenti. Hayırlı çimen, hayırlı alan. Hepsi burada. Sınır burada. Bizle uğraşanlar yakınımızda, onu için Trakya’da, Edirne’de, başkentteyiz" dedi. "Savaşlar sadece sınırları değil, hayatları da derinden sarsmakta" Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan savaşların yalnızca sınırları değil, hayatları derinden sarstığını söyleyen Atalay, "Gazze’de süren yıkım, İran çevresinde tırmanan çatışmalar milyonlarca insanı yerinden etmekte, emeği yok sayan yüzde yüz sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Savaşların olduğu yerde üretim durmakta, insanlar işsiz kalmakta, emek değersizleşmektedir. Göç emek durumunda kalan milyonlarca güvencesiz, yaşam mücadelesi veren bu kardeşlerimizi, özellikle 168 tane kız çocuğunu günahı olmadan bombalayanlara lanet olsun. Amerika’ya, İsrail’e, onun başındaki çukur Netanyahu’ya lanet olsun" dedi. "Türkiye’nin Türk’e nerede ihtiyacı varsa oradayız" Kutlamaları Edirne’de düzenlemelerinin sebebini de açıklayan Atalay, "Türkiye’nin Türk’e nerede ihtiyacı varsa benim çalışma arkadaşlarım burada. Biz bu yolu bu arkadaşlarla beraber yürüyoruz. Bizim Yunanla bir sorunumuz yok. Ama Yunan siyasetçileri, Yunan askeri yetkililer iki günde bir açıklama yapıyorlar. Diyorlar ki Kıbrıs bizim. Diyorlar ki Fransa yanımızda, İsrail yanımızda, Amerika yanımızda. Bizim onlarla hiçbir sorunumuz yok. Aklınızı başınıza alın, biz dibinizdeyiz. Yarın İsrail’i bulamazsın, Amerika’yı bulamazsın, Fransa’yı bulamazsın. Onun için ben Edirne’den sesleniyorum. Aklınızı başınıza alın. Bizim sizle bir işimiz yok, toprağınızda işimiz yok. Bayrağımıza göz dikmeyin, ülkemize göz dikmeyin. Sonra zararlı çıkarsınız haberiniz olsun" ifadelerine yer verdi. "Biz bu alanda silahsız askeriz, silahsız emekçiyiz, silahsız polisiz" Birinci önceliklerinin güvenlik ve vatan olduğuna dikkat çeken Atalay, "Biz bu alanda silahsız askeriz, silahsız emekçiyiz, silahsız polisiz. Biz bu ülkede nerede bir sıkıntı varsa, vatan yoksa parti yok, vatan yoksa sendika yok, vatan yoksa ailen yok. Birinci önceliğimiz güvenlik ve vatan" dedi. Edirne’deki kutlamalara katılan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da alandakilere seslenerek, "Çileniz çilemdir, acınız acımdır. Sonuna kadar hayatımın ben de yanınızda olacağım. Emek ve Dayanışma Gününüz, 1 Mayıs İşçi Bayramınız kutlu ve mutlu olsun" dedi. Konuşmaların ardından kutlamalar sona erdi ve kalabalık sorunsuz şekilde dağıldı.
Düzce Düzce turizmde küresel pazarı hedefliyor Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, şehirde başlattığı turizm yatırım atağını tanıtım çalışmaları ile sürdürüyor. Düzce için hazırlanan Turizm Master Planı çerçevesinde TÜRSAB yönetiminden acente sahibi ve aynı zamanda çalışma grubu üyeleri ile bir araya gelen Başkan Özlü, keşfedilmeyi bekleyen turistik mekanları konuklarına bizzat anlattı, Düzce’nin gezi güzergahlarına eklenmesi için çalışma yapıldığını belirtti, sektör temsilcileri ile otel yatırımcılarının önerilerini aldı. Başkan Faruk Özlü, çok yönlü turizm yatırımlarının koordinasyonunu üstlenmesinin yanı sıra sektör temsilcilerini Düzce’de ağırlayarak tanıtım faaliyetlerini çeşitlendirme çalışmalarına öncülük etmeye devam ediyor. Düzce’nin keşfedilmeyi bekleyen doğal ve tarihi zenginliklerini ulusal ve uluslar arası turların güzergahlarına dahil etmek amacıyla hazırlanan Düzce Turizm Master Planı çerçevesinde düzenlenen organizasyonda TÜRSAB üyesi çok sayıda acente sahibi, sektör temsilcisi ve akademisyen Başkan Özlü’nün himayesinde Düzce’yi deneyimledi. İki günlük program dolu dolu geçti Başkan Özlü, ulusal ve uluslararası turlar organize eden operatörlerin sahiplerini Düzce’de misafir etti. En büyük hedefinin Düzce’yi ulusal ve uluslar arası tur güzergahları arasına dahil etmek olduğunu her fırsatta dile getiren Özlü, turizm yatırımlarının hem Düzce Belediyesi kaynakları hem de özel girişimlerle eş zamanlı olarak yürütüldüğünü ifade etti. Heyet ilk gün Güzeldere Şelalesi, Efteni Gölü, Aydınpınar Şelalesi, Akçakoca Yukarı Mahalle, Ceneviz Kalesi, Saklıkoy Otel’i ziyaret etti. Organizasyonun ikinci gününde ise; Konuralp Antik Kenti, Konuralp Müzesi, Sarıkaya Mağarası, Korugöl Tabiat Parkı ziyaret edildi. Ardından Mutfak Sanatları Merkezi’nde düzenlenen değerlendirme toplantısında bir araya gelen heyet, ev sahibi ve misafir misyonları ile görüşlerini paylaştı. "Düzce turizmi için ortak bir yol haritası oluşturalım" Faruk Özlü, turizmde yol haritasını belirlemek amacıyla sektör temsilcileriyle bir araya geldiklerini belirterek, TÜRSAB ile ortak bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Tur operatörleri ile otel yöneticilerini buluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Özlü, toplantının ana hedefinin Düzce turizmi için ortak bir yol haritası oluşturmak olduğunu vurguladı. Özlü, Düzce’nin turizm açısından henüz yeterince değerlendirilmemiş bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, konaklama altyapısındaki eksiklerin giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Bölgedeki turizm faaliyetlerini canlandırmak istediklerini kaydeden Başkan Özlü, bu süreçte sektör temsilcilerine her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Düzce Vali Yardımcısı Şevket Cinbir ise kentin turizm potansiyelinin herkes tarafından kabul edildiğini belirterek, önemli olanın bu potansiyelin doğru şekilde pazarlanması olduğunu ifade etti. Yerel yönetimlerin bu konudaki kararlı yaklaşımının sürece büyük katkı sağladığını dile getiren Cinbir, Düzce’de turizmi geliştirmeye yönelik güçlü bir irade ortaya konduğunu kaydetti. Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık da kentin tanıtımı için farklı platformlarda yoğun çaba harcadıklarını belirtti. Turizmde özellikle nitelikli konaklama tesislerinin önemli bir rol oynadığını vurgulayan Bıyık, toplantıda ortaya çıkan görüşler doğrultusunda yeni bir yol haritası belirleyeceklerini ifade etti.