GENEL - 25 Mayıs 2023 Perşembe 09:56

Üniversitelilerden depremzede çocuklar için konteyner tasarımları

A
A
A
Üniversitelilerden depremzede çocuklar için konteyner tasarımları

Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri, depremzede çocuklar için eğitim, oyun ve terapi alanlarının yer aldığı konteynerler tasarladı.

Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri, depremzede çocuklar için eğitim, oyun ve terapi alanlarının yer aldığı konteynerler tasarladı.


Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü ve TMMOB İç Mimarlar Odası İzmir Şubesi iş birliğinde gerçekleştirilen “Deprem Sonrası Çocuk Dostu Konteyner Tasarım ve Uygulaması” adlı sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde öğrenciler, depremzede çocuklar için konteyner tasarımları yaptı. Ortaya çıkan 4 farklı projede, öğrencilere hem ders çalışabilecekleri bir alan hem de farklı aktivitelerle keyifli vakit geçirmelerini sağlamak hedeflendi. Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında, Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü lisans ve lisansüstü derslerinde, depremden en fazla etkilenen gruplardan biri olan 7-10 ve 10-15 yaş grubu çocuklar için konteyner içerisinde oluşturulan eğitim, oyun ve terapi alanları projeleri üretildi. Projelerde, çocukları farklı bir dünyanın içerisine çekerek yaşadıkları bu felaketi belirli bir süre için unutturmak, eğitimlerinden geri kalmamalarını sağlamak ve farklı aktivitelerle onları iyileştirmek hedeflendi. Proje çerçevesinde lisans ve lisansüstü öğrencileri, tasarımlarını TMMOB İçmimarlar Odası İzmir Şubesi’nde sundu. Proje Koordinatörleri İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülnur Ballice ve İç Mimar Pınar Erdil’in yanı sıra İç Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Burcu Yazgan, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeynep Tuna Ultav ile Psikolog Nur Erdil de projede danışman olarak yer aldı. Öğrenciler, afet sonrası yerleşimler konusunda farklı alanlarda araştırmalarına devam ederken bahar dönemi sonunda bu araştırmaların farklı platformlarda paylaşılması hedefleniyor.


İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı öğrencileri Esma Taşdemir, Begüm Tınaz ve Ğemgin Akmeşe tasarladıkları “Birlikte Olalım” adlı projede; fonksiyonel ve birbirine dönüşebilen alanlar ve depremden etkilenmiş çocukların fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarının iç mekân çözümleri ve oluşturulan farklı atmosferle karşılanması hedefledi. İki konteyner ve yarı açık alanların tasarıma dahil edilmesiyle; çocuk oyun alanı, serbest çalışma alanı, sınıf alanı ve kütüphane oluşturuldu. Konteynerin duvar yüzeylerinde oluşturulan depolama birimlerine entegre olacak şekilde hareketli masa ve sandalyeler tasarlandı. Böylelikle konteynerler içindeki hareketli mobilyaların açık ve kapalı durumuna göre farklı senaryolara hizmet edebilir hale geldi.


Narmin Hasanova ve Zeynep Burcu Deniz’in projesi “Öğrenerek İyileşelim”de, çok fonksiyonlu ve teknoloji kullanımının olduğu bir konteyner tasarlandı. Derslik ve aktivite alanı olarak ikiye ayrılan konteynerde katlanabilir masalar ile 3 farklı kullanım seçeneği sunuldu. Sürgülü beyaz tahta yüzeylerden oluşan kapı sistemi sayesinde ise derslik alanı diğer alanlardan izole olabiliyor.


“Mini Okul” adlı projede ise Öykü Soybelli ve Gülümnaz Karahan, sürdürülebilirlik kriterlerine önem vererek akrilik masa ve sandalyeler ile ahşap modüler oturma ünitelerinin yanı sıra döşemede en doğal ve sürdürülebilir döşeme çözümlerinden biri olan linolyum malzemesini kullandı. Üzerine eklenen güneş panelleri sayesinde ise konteyner kendi elektriğini üretebiliyor.


Malaz Mohamed ve Mufidah Bugaje’nin “Bulmaca Konteyner” adlı projesinde ise iki konteyner aralarına ortak alan oluşturarak şekilde dikey olarak konumlandırıldı. Çocuklara güvenlik ve rahatlık hissi vermek için dış cepheleri renkli posterler ile kaplanan konteynerler üç bölüme ayrılıyor. Terasa yerleştirilmiş bir merdivenle ulaşılan yeşil çatıda ise yüksek korkuluklarla çevrelenmiş, çocukların güvenle oyun oynamasına ve doğanın tadını çıkarmasına olanak sağlayan bir alan yer alıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Ukrayna Kültür Parkı yenileme çalışmalarının ardından ziyarete açıldı Antalya’da Ukrayna Kültür Parkı, kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından düzenlenen törenle yeniden ziyarete açıldı. Törende konuşan Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosu Boğdan Konopliastyi, parkın yalnızca bir dinlenme alanı olmadığını belirterek, Ukrayna kültürünün, tarihinin ve ulusal kimliğinin Türkiye’deki önemli sembollerinden biri hâline geldiğini vurguladı. Muratpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Oya Kansu da, Antalya’da yaşayan Ukrayna toplumu ile kurulan dostane ilişkilerin önemine dikkat çekerek, kültürel iş birliğinin güçlenerek devam edeceğini ifade etti. Konuşmaların ardından davetlilere kısa bir sanat programı sunuldu. Ukrayna halk şarkıları, geleneksel Ukrayna enstrümanları eşliğinde gerçekleştirilen performanslar ve keman konseri törene renk kattı. Taras Şevçenko anıtının bulunduğu park yenilendi Ukrayna Kültür Parkı, 2019 yılında "Ukrayna Ailesi" Derneği’nin girişimi ve Muratpaşa Belediyesi’nin katkılarıyla hayata geçirildi. Parkta, Temmuz 2020’de Ukraynalı şair, ressam ve düşünür Taras Şevçenko’ya adanan anıt yerini aldı. Anıt heykeltıraş Salih Akbulut tarafından yapıldı. 2025-2026 yıllarında ise Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosluğunun girişimi ve Ukraynalı iş insanlarının desteğiyle parkta modernizasyon çalışması gerçekleştirildi. Çalışmalarla, ziyaretçileri Ukrayna kültürünün atmosferine daha derinlemesine dahil edecek çağdaş bir kültür alanı oluşturulması amaçlandı. Parktaki çalışmalar, Muratpaşa Belediyesi, Ukraynalı iş insanları, Ukrayna Mykhailo Drahomanov Devlet Üniversitesi Teknoloji ve Tasarım Fakültesi öğrencileri, Ukrayna Ailesi Derneği ve Antalya’da yaşayan Ukraynalıların katılımıyla tamamlandı. Tören kapsamında Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosu Boğdan Konopliastyi, parkın yenilenmesine katkı sunan sponsorlar, sanatçılar ve ustalara teşekkür belgeleri takdim etti.
Muğla Latin lezzetleri Marmaris sokaklarına taştı Latin Amerika’nın ritmi, dansı ve renkleri Marmaris’te hayat bulurken, Marmaris Latin Fest kapsamında Latin mutfağının birbirinden özel tatları da ziyaretçilerle buluşuyor. Türkiye ile Latin dünyası arasında güçlü bir kültürel köprü kurmayı hedefleyen festival, 19 Mayıs Gençlik Meydanı’nda renkli görüntüler eşliğinde devam ediyor. Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, El Salvador, Guatemala, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Uruguay ve Venezuela’dan gelen ekipler, dans gösterilerinin yanı sıra gastronomi kültürlerini de Marmarislilerle paylaşıyor. Festival alanında kurulan ülke stantlarında Latin mutfağından seçkin lezzetler sunulurken, kahve tadım alanları da ziyaretçilere farklı aromaları deneyimleme fırsatı sağlıyor. Dominik Cumhuriyeti standında kahve tadımı, geleneksel casabe ekmeği yapımı ve sıcak çikolata ikramı ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Meksika standında Şef Nicolas Boujema, Meksika sokak lezzetlerini uygulamalı olarak tanıtırken, El Salvador standında geleneksel "Pupusa" yapımı ve tadımı gerçekleştiriliyor. Panama standında ise sancocho, tavuklu pilav, empanada, tamales ile Hindistan cevizli ve muzlu tatlılar ziyaretçilere sunuluyor. Festival süresince Paraguay, El Salvador, Dominik Cumhuriyeti, Kosta Rika, Arjantin, Panama, Şili ve Venezuela stantlarında yöresel ürünler, ülkelere özgü kıyafetler, hediyelik eşyalar ve oyuncaklar da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Müzik, dans ve gastronomiyi bir araya getiren Marmaris Latin Fest, pazar gününe kadar kenti adeta Latin Amerika sokaklarına dönüştürmeye devam ediyor.