POLİTİKA - 05 Ocak 2026 Pazartesi 13:07

AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı: "Milletin partisi, milletle büyüyor"

A
A
A
AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı: "Milletin partisi, milletle büyüyor"

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, üye sayısının 664 bin 568 artarak 11 milyon 543 bin 301’e ulaştığını belirterek, ‘’Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen iktidar yılları boyunca AK Parti, siyaseti kapalı salonlardan değil milletin içinde, milletle birlikte ve millet için yürütmüştür. CHP Türkiye genelinde yalnızca 22 bin yeni üye kazanırken, AK Parti İzmir İl Teşkilatı olarak İzmir’de 47 bin 927 yeni üyeyi partimize kazandırdık. Milletin partisi, milletle büyüyor. İzmir’de toplam üye sayımız 504 bin 568’e ulaşmıştır.’’ dedi.


AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Yargıtay Başkanlığı tarafından açıklanan "Siyasi Parti Üye Sayıları" sonrası, AK Parti’nin 81 ilde düzenlediği basın açıklamasını gerçekleştirdi. Başkan Saygılı, açıklamasında şunları söyledi: "Yargıtay Başkanlığı tarafından 2 Ocak 2026’da açıklanan resmî verilere göre, AK Parti’nin üye sayısı 664 bin 568 artarak 11 milyon 543 bin 301’e ulaşmıştır. Bu artış, Türkiye siyasi tarihinde güçlü bir toplumsal karşılığın ve sahaya dayalı siyaset anlayışının somut bir göstergesi olmuştur. AK Parti, kurulduğu günden bu yana siyaseti milletin gündeminden koparmadan yürütmeyi esas almış; talep ve beklentileri doğrudan sahadan okuyarak karar süreçlerini bu iradeyle şekillendirmiştir. Atılan her adımda milletle kurulan bu güçlü bağ, AK Parti’yi Türkiye’nin en geniş tabanlı siyasi hareketi hâline getirmiştir. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen iktidar yılları boyunca AK Parti, siyaseti kapalı salonlardan değil; milletin içinde, milletle birlikte ve millet için yürütmüştür. Açıklanan üye artışı, yalnızca sayısal bir büyümeyi değil; bu liderliğe, bu anlayışa ve ortaya konulan istikrarlı vizyona duyulan güveni de açıkça ortaya koymaktadır.’’



İzmir’de toplam üye sayımız 504 bin 568’e ulaştı


İzmir’e dair bilgiler de veren Başkan Saygılı, açıklamasını şöyle sürdürdü ‘’Bu çerçevede İzmir İl Teşkilatımızın ortaya koyduğu performans, Türkiye genelindeki bu rekor artışın en dikkat çekici örneklerinden biri olmuştur. CHP Türkiye genelinde yalnızca 22 bin yeni üye kazanırken, AK Parti İzmir İl Teşkilatı olarak 47 bin 927 yeni üyeyi partimize kazandırdık. Üye hedefimizi yüzde 117 oranında aşarak tamamladık. Ege Bölgesi illeri arasında üye yapımında birinci olduk ve Türkiye geneli büyükşehirler arasında da ilk üç içerisinde yer aldık. Bu çalışmaların neticesinde İzmir’de toplam üye sayımız 504 bin 568’e ulaşmıştır. Milletin partisi, milletle büyüyor. İzmir’de elde edilen bu güçlü artış, yalnızca il bazında bir başarı değil Türkiye genelindeki büyümenin önemli ve belirleyici bir parçasıdır. Şehrimizde yürütülen üye çalışmaları, planlı ve sistematik bir teşkilat yapılanmasının eseri olmuştur. Mahalle başkanlıkları ve yönetimlerinin büyük oranda tamamlanmış olması, yeni üye çalışmalarında önemli bir ivme sağlamıştır. Mahalle yapılanmamız sayesinde her sokağa, her haneye nüfuz edebilmiş; AK Noktalarımız ilimizin en kalabalık noktalarında her gün kurularak güçlü bir görünürlük oluşturmuştur. Bununla birlikte, her ay düzenli olarak gerçekleştirilen ilçe danışma meclisleriyle partimizde önceki dönemlerde görev almış dava arkadaşlarımızın da sürece aktif şekilde dâhil olması sağlanmış hem vefa kültürü ortaya konmuş hem de birlik ve beraberlik ruhu içerisinde güçlü bir çalışma zemini oluşturulmuştur. Bu başarı; sahaya dayalı çalışma disiplinimizin, ev ve iş yeri ziyaretlerinden mahalle ve köy buluşmalarına, kadın ve gençlik kollarımızın yoğun faaliyetlerinden vatandaşlarımızla kurulan birebir temas odaklı çalışmalarımıza kadar tüm teşkilat kademelerimizin kararlı ve fedakâr gayretlerinin bir sonucudur. Üye kazanımı süreci, yalnızca sayısal bir artış hedefiyle değil; gönüllülük, aidiyet ve güven temelli bir yaklaşımla yürütülmüş, partimize katılan her bir üyemizin kendisini bu büyük davanın aktif bir parçası olarak hissetmesi esas alınmıştır.’’



"AK Parti, milletimizin partisidir ve milletimizin partisi olmaya devam edecektir"


AK Parti’nin farklı sosyal kesimleri ve hayat tarzlarını ortak hedefler etrafında buluşturan, bir anlayışla yoluna devam eden güçlü bir siyasi hareket olduğunu vurgulayan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerleyen AK Parti, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletin taleplerini merkeze alan bir siyaset anlayışıyla çalışmalarını sürdürecektir. Teşkilatlarımızın sahadaki gayreti, üyelerimizin fedakârlığı ve milletimizin desteğiyle büyüyen bu yapı, ülkemizin geleceği için aynı inanç ve azimle çalışmaya devam edecektir. Yargıtay’ın açıkladığı tablo göstermektedir ki AK Parti, milletimizin partisidir ve milletimizin partisi olmaya devam edecektir.’’ diye konuştu.



AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı: "Milletin partisi, milletle büyüyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da trafik kazasında vefat eden 14 yaşındaki kızın babası: "Makas atarak ilerleyen sürücü yaya geçidinde kızıma çarpmış, kanlar içindeydi" Ankara’da yaya geçidinde otomobil çarpması nedeniyle vefat eden 14 yaşındaki kız çocuğunun babası, "Makas atarak ilerlediği söylenen bir sürücü kızıma çarpmış. Yanına gittiğimde kanlar içindeydi" dedi. Olay, 19 Şubat akşamı Çankaya ilçesi Turan Güneş Bulvarı’nda meydana geldi. Alınan bilgilere göre, 14 yaşındaki Elif Güner’e yaya geçidinden karşı yola geçmeye çalıştığı sırada Yasin Aloğlu idaresindeki 06 BA 4825 plakalı otomobil çarptı. Kazada ağır yaralanan Güner olay yerinde hayatını kaybederken, gözaltına alınan Aloğlu çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Vefat eden lise 1’nci sınıf öğrencisi Güner’in cenazesi Karşıyaka Mezarlığında toprağa verildi. Kazayla ilgili konuşan Güner’in annesiyle babası ise Aloğlu’nun olay anında aracını süratli kullandığını ve makas atarak ilerlediğini ileri sürdü. "Makas atarak ilerleyen sürücü yaya geçidinde kızıma çarpmış" Olayla ilgili konuşan baba Dündar Güner, "Kızım iftardan sonra arkadaşlarıyla birlikte kahve içmek istemiş. Dışarıya çıktığında yaya geçinde durduğu sırada makas atarak ilerlediği söylenen bir sürücü kızıma çarpmış. Yavrumuzu bizden götürdü. Böyle bir acı yok. Arkadaşları olaydan sonra bizi aradı. Herkesten önce kızımın yanına gittim. Kanlar içinde gördüm. Kalbi durmuş. Çarpan kişi muhtemelen kaçmıştı. Sonradan tutuklandığını öğrendim. Kim olduğunu bilmiyoruz. Tek istediğimiz bu olayı görenlerin bize ulaşması. Benim kızım şu anda okulda olacaktı ama artık toprağın altında. Bu acının tarifi yok" dedi. "Çok güzel hayalleri vardı" Kızının ileride veteriner hekim olma hayali kurduğundan bahseden baba Dündar, "Hayvanları çok severdi. Çevresindeki tüm hayvanları beslerdi. Veteriner olmak istiyordu. Çok güzel hayalleri vardı. Kedisinin doğum günü için hazırlıklar yapıyordu. Çok dürüst bir kızdı. Ona meleğim diye seslenirdim. Bir parçam gitti. Artık bu ömrüm nasıl geçer düşünmek istemiyorum. Umarım adalet yerini bulur" diye konuştu. "Hayalleri yarım kaldı" Anne Tuğba Güner ise hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini dile getirerek, "Olayı gören, araçlarında kamera kaydı olan kim varsa bize ulaşsın. Sürücünün makas atarak gittiğini gören kişiler bizi bulsun. Sadece bunu istiyorum. Kızımız melek oldu. Ciğerimiz yanıyor. Hayalleri yarım kaldı. Sebep olanlar umarım aynı acıyı yaşarlar. O kişi ömür boyu hapiste kalsa da kızım gelmeyecek ama en büyük cezayı almasını istiyorum" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde "haksız kazanç" davasında 3 sanık hakkında tahliye kararı Hastalar üzerinden haksız kazanç sağlandığı iddiasıyla Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönelik, 1’i profesör, 11 sanıklı davada mahkeme, tutuklu 3 sanığın tahliyesine hükmetti. Dava dosyasında tutuklu sanık kalmazken, duruşma eksiklerin giderilmesi için ertelendi. Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli sağlık çalışanlarının hastalar üzerinden haksız kazanç sağlandığı iddiasına ilişkin 1’i profesör 11 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Cuma günü görülmeye başlanan duruşmaya, 3’ü tutuklu 11 sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Cuma günü sanıkların savunmaları tamamlanırken, sanıklar savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini belirterek, mahkemeden beraatlarını talep etti. Duruşmanın bugünkü oturumu, müşteki beyanlarıyla devam etti. "Kendi rızamla imza attım, 50 bin lira bağış yaptım" Beyanda bulunan müşteki Münevver Özyurt, sanık V.E.’den şikayetçi olmadığını belirterek, "Sanıklardan bir tek V.E. ve vizite yapan M.M.’yi tanıyorum. V.E. hocadan bir şikayetim bulunmamaktadır. Diğer hiçbir sanıktan da şikayetçi değilim. Ameliyatım iyi geçti bu konuda memnunum. Bu doktoru ben, kendi iradem ile tercih ettim. Hatta hocaya bizzat, ‘ameliyata siz girer misiniz?’ dedim. O da hasta yoğunluğunun olduğunu söyledi. Bana hastaneye bağış yaparsanız sizi ben ameliyat ederim dedi. Medikal alacağım dedi. Ben de kabul ettim ve bağışta bulundum, şikayetçi değilim. Faydam olsun diye bağış yaptım" şeklinde konuştu. Müşteki Ayşenur Yılmaz ise beyanında, "Kardeşim 1 yıldan fazla süredir kanser hastasıydı. Son olarak Yedikule Hastanesine gittik. Ameliyat için sıraya aldık. Kardeşim çok sıkıntılıydı. Ameliyat için bizden herhangi bir para istenmedi. Ameliyattan kardeşim sağ sağlim çıkınca kendim bağış yapmak istedim. Emekli öğretmenim ve bir maaşımı bağışlamak istedim. Hemşire hanımla görüştüm hocaya bilgi verelim dedi. Doktora söyledim bağış yapmak istediğimi söyledim. A. hanıma yönlendirdi. Bir yere imza atmam gerekmiyor mu dedim. Bana bir boş bir kağıt verdi. Kendi rızamla imza attım, 50 bin lira bağış yaptım. Bu bağış parasını elden verdim. Her hangi bir belge almadım. Kardeşimin durumu çok kötüydü bir aydan fazla süre sıra bekledi" dedi. "Şikayetler genelde Y.S., V.E. ve M.M. hakkındaydı" Duruşmada, hastanenin eski Başhekimi Sedat Altın ‘tanık’ sıfatıyla beyanda bulundu. Altın, "2001-2015 arası ve 2019-2024 arası yıllarda Yedikule’de Başhekimlik yaptım. Hastaneler bu zamanda kadar, hasta ve hasta yakınından bağış almıştır. Ancak bağışı idare alır ve döner sermayeden makbuz kesilir ve teşekkürler belgesi verilir. Mesela ben başhekimken acil binası yapıldı ve bu bir bağıştı. Hastane eski olduğu için ve bakanlık ek ödeme yapmadığı için hasta yakınları bizlere bağışta bulunma isteğinde bulunurdu. Biz de onlara eksiğimizi söylerdik. Doktorlar bağış yapmak ister misiniz diye sormaz bağış yapmak isteyen bir hasta varsa idareye yönlendirir" diye konuştu. Hastanenin Başhekimi olan ve ‘tanık’ olarak dinlenen Nurettin Yiyit ise "Bağış sistemi idarenin etkisindedir cihaz bağışı ise komisyon kararı ile olur. Nakdi olacaksa bağış, döner sermaye üzerinden olur. Ancak bazen ikili ilişkiler ya da mevzuat dışı ilişkiler olabiliyor ancak bu ufak tefek tamirat tadilat işleridir. Nakdi ya da cihaz bağışı varsa mevzuata uygun ilerleriz. Bize CİMER üzerinden gelen şikayetlerde ’medikal malzeme aldırıldı’ gibi şikayetler oldu. Biz de bunları İl Sağlık Müdürlüğüne dilekçe olarak bildirdik. Şikayetler genelde Y.S., V.E. ve M.M. hakkındaydı" şeklinde beyanda bulundu. Dava dosyasında tutuklu kalmadı Alınan savunma ve beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti tutuklu sanıklar V.E., Y.S. ve M.M.’yi ‘yurt dışına çıkış yasağı’ tedbiriyle tahliyesine hükmetti. Verilen tahliye kararıyla birlikte dava dosyasında tutuklu sanık kalmadı. Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.