GÜNDEM - 08 Mart 2026 Pazar 11:17

Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü

A
A
A

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde 9 ay önce göreve başlayan İrem Gül Altundaş, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Küçük yaşta mahallesinde çıkan yangında alevlerle mücadele eden itfaiyecilerden etkilenen Altundaş, bugün aynı üniformayla kentin güvenliği için zorlu görevlerde yer alıyor. Cesareti ve kararlılığıyla dikkat çeken genç nefer, kadınların zorlu mesleklerdeki varlığına da güçlü bir örnek oluşturuyor.

İzmir’de yaşayan 24 yaşındaki İrem Gül Altundaş bundan 9 ay önce Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda göreve başlayarak çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Erkeklerin egemen olduğu bir meslekte görev yapan genç itfaiyeci, özverili çalışması ve kararlılığıyla dikkat çekiyor. Küçük yaşta mahallesinde çıkan bir yangında itfaiye ekiplerinin mücadelesine tanık olan Altundaş, o günü dün gibi hatırlıyor. Alevlerle savaşan, insanların yardımına koşan itfaiyecileri gördükten sonra bu mesleğe gönül veren genç kadın, yıllar sonra hayalini kurduğunu üniformayla hayat kurtarmaya başladı.

Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü

Zorlu sınavları geçerek göreve başladı

Hayalinin peşinden giderek lise eğitimini itfaiye bölümünde tamamlayan Altundaş, üç yıllık eğitimin ardından staj yaptı. Dokuz aylık staj sürecinin mesleğe olan bağlılığını pekiştirdiğini belirten Altundaş, itfaiyecilikten vazgeçmeyeceğini o dönemde anladığını ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin memur alım ilanını görür görmez başvurduğunu aktaran genç itfaiyeci, girdiği sınavlarda önemli başarılar elde ettikten sonra zorlu eğitimleri tamamlayarak göreve başladı. Altundaş, göreve başladığı günü hayatının en mutlu anlarından biri olarak tanımladı. Halen Narlıdere İtfaiye Grubu’nda görev yapan ve İzmir’de çalışmaktan büyük gurur duyduğunu dile getiren Altundaş, her sabah işine aynı heyecanla başladığını söyledi.

"Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım"

İtfaiyeciliğin yalnızca koruyucu elbiseyi giyip sahaya çıkmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Altundaş, mesleğin hem fiziksel hem de psikolojik dayanıklılık gerektirdiğine dikkat çekti. Göreve çıktıkları her olayda farklı ve zorlu şartlarla karşılaşabileceklerini belirten Altundaş, "Gittiğimiz vakalarda her türlü duruma karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ekipmanımızı doğru kullanmalı, insanlarla doğru iletişim kurmalıyız. Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" dedi.

Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü

"İyi ki vazgeçmedim"

İtfaiyeciliği seçtiği dönemde çevresinden sık sık "Yapabilir misin?" sorusunu duyduğunu anlatan Altundaş, zaman zaman zorlandığını ancak hiçbir zaman pes etmediğini söyledi. İrem Gül Altundaş, "İlk başladığım gün kendime ‘İrem, zor bir meslek, eminsin değil mi?’ diye sordum. Ama bugün ‘İyi ki vazgeçmemişim’ diyorum. Her sabah büyük bir mutlulukla görevime geliyorum" ifadelerini kullandı. Görev yaptığı ekipte tek kadın olduğunu belirten genç itfaiyeci, bugüne kadar herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmadığını da sözlerine ekledi. "Bizi cinsiyetimizle değil, yaptığımız işle değerlendiriyorlar" diyen Altundaş, kadınların her alanda var olabileceğini vurguladı. Altundaş, "Hangi meslek olursa olsun kadınların her şeyin üstesinden gelebileceğine inanıyorum. Tüm kadınlara sesleniyorum; ne olursa olsun yılmayın. Kendimizin en iyi versiyonu için çalışmaya devam edelim" diye konuştu.

Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya Girişim Grubu’nun geleneksel iftarına yoğun katılım Malatya Girişim Grubu tarafından her yıl düzenlenen geleneksel iftar programı, bu yıl da geniş katılımla gerçekleştirildi. Malatya’da Mövenpick Hotel’de düzenlenen iftar programına Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve il protokolü, Malatya Girişim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Başdemir ve Malatya Girişim Grubu Ortakları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, iş insanları, yatırımcılar, MalatyaPark’ın iş ortakları ile çok sayıda davetli ve basın mensubu katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşma yapan Malatya Girişim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Başdemir, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğunu söyledi. Başdemir, düzenlenen iftar programının sadece davetlilerle sınırlı kalmadığını belirterek, aynı akşam üniversite öğrencileri ile ihtiyaç sahiplerine de iftar verildiğini ve toplamda yaklaşık 2 bin 540 kişilik iftar sofrası kurulduğunu ifade etti. Dünyada yaşanan gelişmelere de değinen Başdemir, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekerek, iş insanlarının topluma karşı sorumlulukları bulunduğunu, özellikle zor zamanlarda dayanışmanın büyük önem taşıdığını kaydetti. Deprem sonrası Malatya’da gösterilen dayanışmanın önemine vurgu yapan Başdemir, devlet ve milletin el ele vererek şehri yeniden ayağa kaldırmak için çalıştığını söyledi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu belirterek, Malatya’nın deprem sonrası güçlü bir dayanışma örneği sergilediğini dile getirdi. Pandemi ve 6 Şubat depremleri sonrası zor günler yaşandığını ifade eden Er, devletin tüm kurumlarıyla birlikte Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılması için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Malatya’da sadece depremin yaralarının sarılmadığını, aynı zamanda yeni ve daha güçlü bir şehir inşa edildiğini kaydeden Er, altyapısı, sanayisi, turizmi ve tarımıyla daha yaşanabilir ve dirençli bir Malatya için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Malatya Valisi Seddar Yavuz da Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendirdiğini belirterek, Malatya’nın her geçen gün daha iyiye gittiğini ifade etti. Şehirlerin sadece binalarla değil, yetiştirdiği insanlarla da değer kazandığını dile getiren Yavuz, Malatya’nın yetiştirdiği iş insanları ve bilim insanlarıyla önemli bir şehir olduğunu söyledi. Vali Yavuz, Malatya’ya yatırım yapan ve şehrin gelişimine katkı sunan iş insanlarına teşekkür ederek, programın hayırlı olmasını diledi.
Aydın Katar’da mahsur kalan Türk sporcular memleketine döndü Aydın’ın Kuşadası ilçesinden futbol turnuvası için Katar’a giden, ABD ve İsrail’in İran’a saldırması sebebiyle bölgede 12 gündür mahsur kalan 31 kişilik sporcu kafilesi bugün Türkiye’ye döndü. Sporcular aileleri tarafından karşılandı. Kuşadası’nda faaliyet gösteren amatör spor kulübü Küçükada Spor, Katar Aspire Akademi’nin davetiyle futbol turnuvasına katılmak üzere 25 Şubat’ta Katar’ın başkenti Doha’ya gitti. 28 Şubat-5 Mart tarihleri arasında yapılması planlanan turnuva, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından iptal edilirken, İran’ın karşı saldırıya geçmesi sonrasında bölgenin hava sahası sivil uçuşlara kapatıldı. Uçuşların iptal olması sebebiyle Doha’da 12 gün mahsur kalan Türk kafilesi, gerekli izinlerin alınmasının ardından dün saat 15.00’te Aspire Akademi tesislerinden ayrılarak otobüsle Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a hareket etti. Türkiye’nin Doha’daki yetkilileri ve Katarlı bürokratlar tarafından uğurlanan kafile, yaklaşık 12 saat süren yolculuğun ardından Riyad’a ulaştı. Bugün sabah saat 06.30’da Türk Hava Yolları uçağıyla İstanbul’a hareket eden Türk sporcular, daha sonra uçakla İzmir’e geldi. Türk topraklarına ulaşan kafile, daha sonra karayolu ile Aydın’ın Kuşadası ilçesine ulaştı. Kulüp tesislerinde sporcuları karşılayan aileler, çocuklarına sarılarak büyük sevinç yaşadılar. Aileler, kafilenin sağ salim yurda dönmesine katkı sağlayan yetkililere teşekkür ettiler. "Füzeler havadayken imha ediliyordu" Ailesine kavuştuğu için çok mutlu olduğunu belirten 12 yaşındaki Sami Efe Sönmez, "Aslında biraz korktuk. Ama kaldığımız tesis bayağı güvenliydi. Havadaki füzeleri görebiliyorduk. Füzeler havadayken imha ediliyordu. Ama yine de kalıntıları yere düşüyordu. Aileme kavuştuğum için çok mutluyum. Sağlık durumum iyi, sadece biraz kulağım ağrıyor" dedi. Sami Efe Sönmez’in babası Gürkay Sönmez de kafilenin sağ salim Kuşadası’na gelmesine yardımcı olan yetkililere teşekkür ederek, "Şu an dünyanın en mutlu babasıyım. Herkesin evladı canından bir parça. Allah bugün bana can parçama kavuşmayı nasip etti. Çocuklarımızla Doha’da mahsur kaldıkları süre boyunca yakından ilgilenen herkese minnettarım" diye konuştu. "Üzerimizde 21 evladımızın sorumluluğu vardı" Kafile Başkanı Mustafa Gökçe, "Kuşadası’na ulaşmak için çocuklarla birlikte yaklaşık 26 saat yolculuk yaptık. Kuşadası’nda aileler çok tedirgin olmuştu. Biz biraz endişe içerisindeydik. Çünkü üzerimizde 21 evladımızın sorumluluğu vardı. Bugün çok şükür burunları bile kanamadan çocuklarımızı ailelerine emanet ettik. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a ve bizimle ilgilenen herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.