GÜNDEM - 30 Haziran 2024 Pazar 02:51

Bakan Yumaklı: “Tehdit altında olan herhangi bir yerleşim merkezi yok”

A
A
A
Bakan Yumaklı: “Tehdit altında olan herhangi bir yerleşim merkezi yok”

Çeşme ve Torbalı’daki yangınların kontrol altına alındığını söyleyen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Tehdit altında olan herhangi bir yerleşim merkezi, birimi ya da tesisi söz konusu değil. Yanan herhangi bir ev ya da başka bir tesis yok” dedi.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İzmir’in Selçuk ilçesi Pamucak mevkiinde saat 17.00 sıralarında başlayan yangına dair incelemelerde bulunmak üzere bölgeye gelmiş ve basın mensuplarına ilk açıklamayı yapmıştı. İlerleyen süre zarfında bölgede çalışmalarını sürdüren Bakan Yumaklı, incelemelerin ardından tekrar açıklamalarda bulundu. İzmir’e ve bugün yangın çıkan 7 ilde farklı şekiller ve 11 farklı büyüklükte yangının olduğunu söylediklerini belirten Yumaklı, “Bunlardan 6 tanesi kontrol altına alınmıştı. En son yaptığımız açıklamadan şu ana kadar geldiğimiz noktada Çeşme ve Torbalı’yla alakalı kontrol altına alındı bilgisini veriyoruz. Balıkesir, Susurluk ve İzmir Selçuk ile Menderes’te halihazırda müdahaleler devam ediyor. Susturuluk’taki yangının enerjisi ciddi bir şekilde düşürülmüş vaziyette. Selçuk’taki ve Menderes’teki yangınlara müdahaleler devam ediyor ama onlarda da her geçen an kolaylıyor” diye konuştu.



“Yanan herhangi bir ev ya da tesis yok”


Tehdit altında olan herhangi bir yerleşim merkezi, birimi ya da tesisin söz konusu olmadığını vurgulayan Bakan Yumaklı, “Selçuk-Kuşadası yolunun tedbiren kapalı olduğunu söylemiştim. Yanan herhangi bir ev ya da başka bir tesis söz konusu değil. Yaralanan herhangi bir vatandaşımız yok. Dumandan etkilenen vatandaşlarımız vardı ama onlar da ciddi derecede değil. Şu anda sağlık tehlikesi olan herhangi bir vatandaşımız yok” cümlelerine yer verdi.



Sosyal medyadaki ‘dezenformasyona’ değindi


Sosyal medyada yer alan dezenformasyonlardan da bahseden Yumaklı, şunları kaydetti:


“Biz geçen bu süre zarfında sosyal medyadaki dezenformasyonla da maalesef mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Burada arkadaşlarımız can siper mücadele verirken hiçbir şekilde anlam veremediğimiz, Kuşadası’yla alakalı hiç olmayan hususların konuşulması ya da Selçuk’la alakalı. Bunları gözlemliyoruz. Bizim verdiğimiz bilginin dışındaki hiçbir şey doğru değil. Zaten burada açıklamalarımızı yapıyoruz.”



“Son derece şeffaf bilgi verdik”


Sözlerini sürdüren Yumaklı, “Türkiye’de aynı anda 44 yangın çıktığı ve bunun bir zafiyet oluşturduğu yönünde bazı iddiaları duyduk. Gün içerisinde farklı zamanlarda farklı şehirlerde çıkan yangınlardan bahsediyoruz. Bunların orman içi, orman dışı alanlardan çıktığından bahsediyorum. Son derece şeffaf bir şekilde vermiş olduğumuz bilginin bu şekilde çarpılmasını da anlayabilmiş değiliz. Ne amaçlanıyor? Devletin hiçbir şekilde müdahalesinde, zamanlamasında, bütün kurumlarıyla, AFAD’ıyla, valiliğiyle, bakanlıklarıyla o eş güdüm ve koordinasyon son derece seviyede devam ediyor. Burada böyle anlamlandıramayacağımız bir husus üzerinden bir zafiyet görüntüsü oluşturmayı anlayabilmiş değilim. Doğru değil, kesinlikle yanlış. Gecenin bu vaktinde bizim bunları konuşmuyor olmamız gerekir” açıklamalarında bulundu.



“Endişeye sevk edecek herhangi bir durum söz konusu değil”


İlerleyen saatlerde hem Balıkesir Susur’luk hem de İzmir’deki hali hazırda devam eden yangınlar için ekiplerin çabalarının sürdüğü bilgisini aktaran Yumaklı, “Bunlarla ilgili bilgilendirmeye de devam edeceğiz. Fakat şu anda bizi endişeye sevk edecek herhangi bir durum söz konusu değil. Yine bu hatta biraz önce incelemelerimizi yaptık. Bunları çok kısa bir zamanda atlatmış olacağız. Bütün vatandaşlardan en üst düzeyde hassasiyet beklediğimizi ifade ediyoruz. Yangınla ilgili başarının her zaman için yangının çıkmamasının olduğunu söylüyorum” ifadelerine yer verdi.



Bakan Yumaklı: “Tehdit altında olan herhangi bir yerleşim merkezi yok”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 2031 Erkekler Dünya Kupası’nın ev sahibi Fransa oldu Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Merkez Kurulu, Almanya’nın başkenti Berlin’de bugün yapılan değerlendirmelerin ardından, FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2030 ev sahipliğini Japonya’ya, FIBA Basketbol Dünya Kupası 2031 ev sahipliğini ise Fransa’ya verdi. Japonya’nın başkenti Tokyo, 2030 turnuvasına 26 Kasım - 8 Aralık tarihleri arasında ev sahipliği yapacak. Fransa’da ise Lille, Lyon ve Paris şehirleri 29 Ağustos - 14 Eylül 2031 tarihleri arasında Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak; final aşaması ise Paris’te oynanacak. FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis konuyla ilgili olarak, "FIBA Dünya Kupaları’nın başarıyla anılmasının en önemli nedenlerinden biri, her seferinde doğru ev sahibinin seçilmesidir. Bu da basketbolu en popüler spor topluluğu haline getirme misyonumuzun temel taşını oluşturuyor. FIBA Merkez Kurulu, hem Japonya Basketbol Federasyonu’nun (JBA) hem de Fransa Basketbol Federasyonu’nun (FFBB) tekliflerinin, bir Dünya Kupası ev sahibinden beklediğimiz yüksek standartları karşıladığına karar verdi ve bu büyük sorumluluğu kendilerine emanet etti. Japonya ve Fransa, basketbolu seven iki ülke, taraftarlarımız, oyuncularımız ve iş ortaklarımız için son derece popüler iki destinasyon. Ancak bizi 2030 ve 2031 için asıl heyecanlandıran şey, bu iki ülkenin sahip olduğu ve etkinlikleri unutulmaz kılan o nadir özellik: yerel, kendine özgü dokunuşlarıyla mükemmelliği birleştirebilmeleri" dedi.
Adıyaman Başkan Çadır’dan 23 Nisan mesajı AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 23 Nisan, demokrasi ve cumhuriyetin temellerinin atıldığı önemli ve anlamlı bir tarihtir olduğunu dile getiren AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır, TBMM, bağımsızlık ve egemenliğin 23 Nisan Çocuk Bayramı ise geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın teminat altına alındığının bir nişanesi olduğunu vurguladı. Başkan Çadır, "23 Nisan 1920, vatanı, bayrağı, ezanı ve özgürlüğü için yılmadan mücadele eden aziz milletimizin yeniden dirilişinin ve şahlanışının yazıldığı tarihin adıdır. 23 Nisan 1920, milli iradeyi her türlü gücün üstünde tutan milletimiz için, milli iradenin dışında ve üstünde hiçbir gücün, hiçbir yönetimin, hiçbir vesayetin tanınmayacağının ve tam bağımsızlık yolunda ilerleyişimizin ilanıdır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklara hediye eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisini açarak, millet iradesini her şeyin üzerinde tutmuştur. Yeni nesillere verebileceğimiz en büyük miras eğitimdir. Bindiği üzere 6 Şubat depremi sonrası devletimiz bir yandan şehrin inşası ve ihyası için seferberlik başlatmış bu süreçte yine yavrularımızın yaşadıkları travmaların etkilerini azaltmak için yaklaşık 80 bin çocuğumuza psikososyal destek verilişti. Bugün geldiğimiz noktada ise çocuklarımız kendi okullarında güvenle eğitimlerine devam ediyor. Çocuklarımızın eğitimleri AK Parti olarak en büyük önceliğimizdir. Bizler de daha iyi bir Türkiye için, evlatlarımız için anaokulundan liseye kadar tüm eğitim öğretim sahalarında hizmet etmeye devam ediyoruz. Şehrimizin ve ülkemizin yarınlarını inşa etmek için çıktığımız bu yolda, çocuklarımızın yanında olmaya devam edecek ve onlar için tüm imkânlarımızı yine seferber edeceğiz. Türkiye Yüzyılı, eğitim, gençlik ve teknolojiyi bir araya getirerek ülkenin geleceğini parlak bir şekilde aydınlatıyor. Bu dönem, Türkiye’nin küresel arenada rekabet edebilmesi ve daha iyi bir gelecek inşa etmesi için büyük bir fırsat sunuyor. Yavrularımız, bu vizyonun merkezinde yer alarak Türkiye’yi yeni başarılarına taşıyacaktır. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nda; daha iyi nesiller yetiştirmeye devam edeceğiz. Elbette bir yandan dünya çocukları bayramı kutlarken bir yandan da İsrail’in Filistin’de katlettiği binlerce çocuklarımızın yasını tutuyor, onların hüznü ile acımız daha derinleşiyor. Üzerlerine yağan bombalarla birlikte bir de açlıkla boğuşan Filistin’de ki kıtlık maalesef en çok çocukları vuruyor. Filistinli çocukların bedenlerinin geldiği hal, İsrail acımasızlığının boyutunu gözler önüne seriyor. En kötüsü de dünyanın bunu izlemeye devam etmesi. Cumhurbaşkanımız ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatı boyunca Filistin konusundaki hassasiyeti herkesçe bilinmektedir. Tüm manipülasyonlara ve katliamcı İsrail’in engellemelerine rağmen binlerce ton ihtiyaç malzemesini Gazze’ye gönderdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın dili, dini , ırkı ne olursa olsun öldürülmediği, katledilmediği bir dünyanın barışına ve huzuruna vesile olmasını diliyorum. İstiklal Harbimizin Başkomutanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk Başkanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. Tüm çocuklarımızın, tüm dünya çocuklarının bu müstesna bayramını gönülden tebrik ediyorum. Ayrıca 6 Şubat depreminde yaşamını yitiren çocuklarımıza Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine sabırlar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Malatya MESOB Başkanı Şevket Keskin’den 23 Nisan mesajı: "Çocuklarımıza güvenli bir gelecek sağlamak zorundayız" Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Keskin, 23 Nisan’ın yalnızca kutlama günü olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, çocukların karşı karşıya kaldığı sosyal tehlikelere dikkat çekti. MESOB Başkanı Şevket Keskin, mesajında 23 Nisan’ın gerçek anlamının çocuklara güvenli bir gelecek hazırlamak olduğunu vurguladı. Çocukların suç, çete, mafya özentisi, uyuşturucu ve ahlaki yozlaşma gibi tehditlerden korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Keskin, bu konuda toplumun bütün kesimlerine görev düştüğünü kaydetti. Keskin, son dönemde yaşanan bazı olayların çocukların ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu açık biçimde gösterdiğini belirterek, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamak, sadece iyi dilekler paylaşmak ve coşkulu cümleler kurmak değildir. 23 Nisan’ı gerçek anlamda kutlamak; çocuklarımızı korumak, onların güvenliğini sağlamak ve ülkemizin geleceğini tehdit eden unsurlara karşı hep birlikte sorumluluk almaktır. Bugün çocuklarımızın karşı karşıya olduğu tehlikeleri görmezden gelerek 23 Nisan’ın ruhunu yaşatamayız. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar, çocuklarımızın çete ve mafya kültürü gibi son derece tehlikeli bir yapının etkisi altına girebildiğini açık biçimde göstermektedir. Ne yazık ki ülkemizde yayımlanan bazı televizyon dizileri ve dijital içerikler, çocuklarımıza emeğin, alın terinin ve ahlaki değerlerin değil; şiddetin, mafya özentisinin, kolay yoldan güç ve para elde etmenin propagandasını yapmaktadır. Aile yapımıza, toplumsal değerlerimize ve çocuklarımızın ruh sağlığına zarar veren bu içeriklerin artık daha fazla görmezden gelinmemesi gerekmektedir. Buradan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, ana muhalefet partisi CHP’ye ve tüm siyasi partilere çağrıda bulunuyoruz. Yayında olan ve toplum yapımıza, aile kültürümüze, çocuklarımızın gelişimine zarar veren çete, mafya ve ahlaksızlık içerikli diziler ile benzeri yapımlar derhal yayından kaldırılmalı, dijital ve sosyal medya arşivlerinden de çıkarılmalıdır. Siyaset kurumunun ve görev makamında bulunan herkesin sorumluluğu, olaylardan sonra sadece geçmiş olsun dileklerini iletmek değildir. Asıl sorumluluk, sorunlara kalıcı çözüm üretmektir. Çocuklarımızı çete kültüründen, mafya özentisinden, uyuşturucudan, suça yönlendiren yapılardan ve ahlaksızlığın propagandasından korumak hepimizin görevidir. Bir başka çağrımız da cezai yaptırımların güçlendirilmesi yönündedir. Çocuklara uyuşturucu satanlara ve sattıranlara en ağır cezalar verilmelidir. Çocukları cinayet, çete, hırsızlık ve benzeri adi suçlara yönlendiren, onları bu suçlarda kullanan kişiler hakkında da caydırıcı ve en üst düzey cezai yaptırımlar uygulanmalıdır. Ayrıca toplumda silaha erişimin bu kadar kolay olması kabul edilemez. İster kamu görevi olsun, ister seçilmiş görev olsun, kim olursa olsun silah ve mühimmatın bu kadar rahat dolaşıma girmesi engellenmelidir. Nasıl ki terörle mücadelede silahsızlandırma hayati bir konuysa, toplumun içinde kontrolsüz biçimde bulunan silahların toplanması da aynı derecede önemlidir. 23 Nisan’ı aslına uygun şekilde kutlamak istiyorsak, çocuklarımıza sadece bayram coşkusu değil; güvenli bir çevre, temiz bir toplum, sağlıklı bir gelecek ve umut dolu yarınlar bırakmak zorundayız. Ülkemizin istikbali ve istiklali için çocuklarımızı korumak, onları güvenli bir geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, kurtuluş ve kuruluş mücadelesi kahramanlarımızı, tüm aziz şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, tüm çocuklarımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bütün çocuklarımızın güven içinde, huzur içinde ve umutla büyüyeceği bir Türkiye diliyorum" ifadelerini kullandı. MESOB Başkanı Şevket Keskin, açıklamasında 23 Nisan’ın anlamına uygun şekilde yaşatılmasının, çocukların güvenliği, sağlıklı gelişimi ve ülkenin geleceği açısından doğrudan önem taşıdığını vurguladı.