POLİTİKA - 29 Eylül 2025 Pazartesi 10:08

Başkan Saygılı, üniversite öğrencilerini evinde misafir etti

A
A
A
Başkan Saygılı, üniversite öğrencilerini evinde misafir etti

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, devlet yurdunda kalan üniversite öğrencilerini evinde misafir etti. Saygılı, İzmir’deki KYK yurtlarında başvuru yapan her öğrencinin yerleştirildiğini, bin 350 kişilik boş kapasitenin ise hala öğrencileri beklediğini söyledi.


AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, aralarında devlet yurdunda kalan üniversite öğrencilerini evinde misafir etti. Başkan Saygılı, İzmir’e üniversite okumak için gelen ve Kredi Yurtlar Kurumu’na başvuran her bir öğrencinin yurda yerleştirildiğini belirterek, "Başvuru yapamayan 1000 öğrencimiz bile yurtta misafir öğrenci olarak konaklamaktadır. Hala toplamda 1350 kişilik boş yatak mevcut. Yurtlarda, ders çalışma salonlarından spor alanlarına, toplantı ve sosyal yaşam alanlarından ücretsiz internet hizmetine kadar alan öğrencilerimiz kahvaltı ve akşam yemeğini ücretsiz yemektedir. Bu tablo; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın gençliğe verdiği değerin ve AK Parti hükümetlerimizin öğrencilere olan hassasiyetinin en somut göstergesidir" dedi.


AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, yeni öğretim yılı başında Ege Üniversitesi Makine Mühendisliği4. Sınıf öğrencisi Dilruba Demirci, Ege Üniversitesi Makine Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisi Arda Vurucu, Katip Çelebi Üniversitesi Malzeme Mühendisliği 2. Sınıf öğrencisi Ahmet Kahraman ve 9 Eylül İlahiyat Fakültesi 2. Sınıf öğrencisi Sude Özdemir’i eşi Şahika Saygılı ile birlikte evinde misafir etti. İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Emin İçelli’nin de eşlik ettiği buluşmada, öğrenciler ile sohbet eden Başkan Saygılı, üniversite yıllarındaki hatıralarını da anlattı.



"Bu tablo öğrencilere olan hassasiyetin en somut göstergesidir"


AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir’deki yurtlarla ilgili bilgi de verdi. Başkan Saygılı, "İzmir’imizde Gençlik ve Spor Bakanlığımıza bağlı 42 bin 472 kapasiteli Kredi Yurtlar Kurumu yurdu öğrencilerimizin hizmetindedir. Yeni dönem itibarıyla yurt başvurusu yapan her bir öğrencimiz yerleştirilmiş, başvuru yapamayan bin öğrencimiz de misafir öğrenci olarak yurtlarımızda konaklama imkânı bulmuştur. Bugün Bayraklı’daki kız yurdumuzda bin, Balçova İnciraltı erkek yurdumuzda 200, Karabağlar’da ise 150 olmak üzere toplam bin 350 kişilik boş yatak kapasitesi öğrencilerimizi beklemektedir. Yurtlarımız sadece barınma alanı değildir; ders çalışma salonlarından spor alanlarına, toplantı ve sosyal yaşam alanlarından ücretsiz internet hizmetine kadar her detay düşünülmüştür. Öğrencilerimiz, devletimizin sağladığı günlük 220 TL yemek desteği ile kahvaltısını ve akşam yemeğini ekstra ödeme yapmadan yurtlarımızda karşılamaktadır. Bu tablo; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın gençliğe verdiği değerin ve AK Parti hükümetlerimizin öğrencilere olan hassasiyetinin en somut göstergesidir. Gençlerimiz için atılan her adım, yarınlarımız için yapılan en büyük yatırımdır. Çünkü biz biliyoruz ki; Türkiye Yüzyılı’nın gerçek mimarları gençlerimizdir. Üniversite sıralarında yetişen her bir gencimiz, yarının bilim insanı, girişimcisi, sanatçısı, siyasetçisi ve lideri olacaktır. Bugün devletimizin şefkatli eliyle barınma, beslenme ve sosyal imkânlarla desteklenen gençlerimiz, yarın bu ülkeyi çok daha ileriye taşıyacaktır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın kararlı vizyonu ve AK Parti’nin hizmet siyasetiyle, gençlerimizin önündeki engeller bir bir kalkmakta; onların hayallerini gerçekleştirmesi için güçlü bir zemin hazırlanmaktadır. Biz inanıyoruz ki; bu gençlik, aziz milletimizin gururu ve Türkiye’nin aydınlık yarınlarının teminatı olacaktır" dedi.



Başkan Saygılı, üniversite öğrencilerini evinde misafir etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."