GÜNDEM - 10 Mayıs 2026 Pazar 10:27

Bornova Belediyesi ile halk arasında imar planı gerginliği: Mahalle sakinlerinden ’Rant’ iddiası

A
A
A
Bornova Belediyesi ile halk arasında imar planı gerginliği: Mahalle sakinlerinden ’Rant’ iddiası

İzmir’in Bornova ilçesine bağlı Kazımdirik Mahallesi sakinleri, belediye tarafından hazırlanan yeni imar planı revizyonuna yüksek kesinti oranları ve mülkiyet haklarının korunmadığı gerekçesiyle tepki gösterdi. Bölgenin ticari alana dönüştürülerek ’rant’ sağlandığını iddia eden mahalleli, 40 yıllık evlerinin kağıt üzerinde ’şeftali bahçesi’ olarak gösterildiğini savunarak hukuk mücadelesi başlatacaklarını duyurdu.


İzmir’in Bornova ilçesi Kazımdirik (eski adıyla Karacaoğlan) Mahallesi sakinleri, 6188 ve 6189 sokak mevkii için hazırlanan yeni imar planı revizyonuna karşı bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Yaklaşık 40 yıldır aynı bölgede ikamet ettiklerini belirten vatandaşlar, yeni planla birlikte mülkiyet haklarının ellerinden alınmak istendiğini ve bölgenin müteahhitlere ’peşkeş çekildiğini’ söyledi.



"Evlerimiz kağıt üzerinde bahçe yapıldı"


Mahalle sakinleri adına hazırlanan ortak metinde, 1984 yılındaki imar affından faydalanan, yapı kayıt belgeleri bulunan ve vergileri ödenen iki katlı evlerin, yeni plan sürecinde ’bahçe’ veya ’boş parsel’ olarak nitelendirildiği belirtildi. Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) adı altında yüzde 44,42 oranında bir kesinti yapılacağını belirten mahalleli, konut alanlarının ’Ticaret Alanı’na dönüştürülmesine tepki gösterdi.



"Müteahhitler aracılığıyla tehdit ediliyoruz"


Mahalle sakinlerinden Sait Armağan, bölgenin merkezi konumundan dolayı büyük bir rant baskısı altında olduğunu savunarak, "40-45 yıldır biz bu mahalledeyiz. Annelerimiz, kardeşlerimiz, babalarımız burada kum, tuğla taşıyarak bu evleri zor bela yaptık. Buradaki insanların hepsi mağdur. Burada çok büyük bir rant var. Biz Bornova Forum, Ege Üniversitesi ve Bornova merkeze çok yakınız. Burada yol çalışması adı altındaki durumun yolla hiçbir alakası yok. Direkt buralar yıkılıp, yol genişletilip ticaret merkezine çevrilmek isteniyor" dedi.


Yaklaşık 300 hanede 600’e yakın insanın mağdur edilmek istendiğini savunan Armağan, açıklamalarına şöyle devam etti: "Burası tamamen müteahhitlere peşkeş çekiliyor, çökme var. Mahallemize müteahhitler gelerek Bornova Belediye Başkanı’nın gönderdiğini söylüyor ve ’Burada sizlere 1+1 ev veriyoruz. Daha ne istiyorsunuz? Ya bunları kabul edin ya da burayı terk edin. Yoksa bunu da alamazsınız’ gibi ibarelerle mahallemize çökmeye çalışıyorlar. Bu kadar halk burada emek harcamış, imar affından faydalanmış, çevre vergisini ödüyor, numara taşı ve her şeyi var. Devleti yok sayıp bu kadar insanı mağdur ediyor ve tehdit ediyorsunuz. Ben buradan Ömer Eşki’ye ve Bornova Belediyesine sesleniyorum; eğer üstümüze çökmeye, müteahhitleri salmaya devam ederseniz İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına da hakkınızda suç duyurusunda bulunacağız" dedi.



’Şeftali Bahçesi’ ibaresi şaşırttı


Planda yapılan değişikliklere dikkat çeken İlayda Aygündüz ise "Burada 3-4 katlı evlerde yaşayan 10-15 kişi, 50 metrekarelik 1+1 evlere sığdırılmak isteniyor. Belediye başkanımız buraları müteahhitlere peşkeş çekiyor. Halkla görüşüldüğü söyleniyor ama hiç kimse görüşmeye dahi gelmedi. İtiraz dilekçelerimizin arkasının boş olduğu söyleniyor. Biz sonuna kadar kendimizi savunacağız. Davamızı açacağız; Valiliğe ve Cumhurbaşkanlığına suç duyurusunda bulunacağız. Biz konut olarak vergilerimizi yatırmaktayız. Yapı kayıt belgeleri, elektrik ve su aboneliklerimiz bulunmakta. Revizyon çalışması yapabilmek için vasfı değiştirilip evlerimiz ’Şeftali Bahçesi’ olarak gösterildi. Burada nerede şeftali bahçesi var? ’Ben yaptım oldu’ dediler, mahallemizin ismi dahi değiştirildi. Askıya çıkarılan plandaki pankartta ada parsel numaramız dahi değiştirilmiş" ifadelerini kullandı.



"35 yıllık memuriyetimle bu evi yaptım"


78 yaşındaki mahalle sakini Kanpolat Kushan ise yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: "8 kişiyi 1+1’e sığdırırlarsa ben buna ne diyeyim? Diyecek bir şey kaldı mı? Eğer bize bunu layık görüyorlarsa bugünden gelsin başlasınlar. Ben 78 yaşındayım. Eşimle beraber 78 senenin 35 senesini devlet kapısında memurluk yaparak geçirdim ve bu evi yapabildim. Borç harç 2018’de de 25 bin lira para ödedim ve yapı kayıt belgemi aldım. Yazık günah değil mi bize? Şu millete bir bakın, bunların hepsi dişinden tırnağından artırıp da çoluk çocuklarına bir yuva yapmak için eziyet çekti. Bu durum rant olarak kullanılıyor. Gelsinler bize bunu burada tek tek anlatsınlar ki biz de ona göre kararımızı verelim."



Mahalleli iptal bekliyor


Yüzlerce teknik itiraz dilekçesi verdiklerini belirten mahalle sakinleri, yüzde 44,42 kesinti içeren söz konusu planın iptalini, 1984 yılından bu yana tescil edilen konut haklarının korunmasını ve planlama süreçlerinin şeffaf bir şekilde yürütülmesini talep ederek yargı sürecinin takipçisi olacaklarını vurguladı.



Bornova Belediyesi ile halk arasında imar planı gerginliği: Mahalle sakinlerinden ’Rant’ iddiası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Göztepe, Avrupa umudunu son haftaya taşıdı Trabzonspor’un Türkiye Kupası’nı kazanması halinde Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım da Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı elde edecek. Bu senaryoda Göztepe, Gaziantep FK galibiyetiyle önemli bir avantaj yakalarken, son haftada Samsunspor’u mağlup etmesi durumunda ligi beşinci sırada tamamlayacak. Göztepe, Avrupa hedefiyle başladığı sezonda yoluna emin adımlarla devam ediyor. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında sahasında Gaziantep FK’yi ağırlayan İzmir temsilcisi, taraftarı önünde rakibini 2-1 mağlup ederek kritik bir galibiyete imza attı. Bu sonuçla puanını 55’e yükselten sarı-kırmızılı ekip, RAMS Başakşehir’in de kazandığı haftada beşinci sıradaki yerini korudu. Avrupa kupalarına katılım yolunda avantajını sürdüren Göztepe, ligin son haftasında Samsunspor’u mağlup etmesi halinde, Başakşehir’in sonucuna bakmaksızın sezonu beşinci sırada tamamlayacak. İzmir ekibinin Avrupa kupalarına katılıp katılamayacağı ise Trabzonspor’un Türkiye Kupası performansına bağlı olacak. Trabzonspor, yarı finalde Gençlerbirliği ile karşı karşıya gelecek. Bordo-mavililerin finale yükselmesi halinde rakibi Konyaspor olacak. Trabzonspor’un kupayı kazanması durumunda ise Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım Avrupa kupalarına katılım hakkı elde edecek. Bu nedenle Göztepe, Samsunspor karşısında alacağı galibiyetle Avrupa hayalini gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım atmış olacak.
Hatay Paletli kepçeyi asfalta zarar vererek önlem almadan yürüten firmaya vatandaşlardan tepki Hatay’da asfalt yoldan kepçe yürüten şahıslar mahallenin tepkisiyle karşılaştılar. Vatandaşlar, ‘Başımıza bir iş geldikten sonra önlem almanın anlamı yok’ diyerek önlem alınmadan iş makinasının yolu kullanmasına tepki gösterdiler. Antakya ilçesinde depremden sonra inşa edilen Gülderen Mahallesi’nde adeta yeniden bir şehir kuruldu. İnşa sürecinin üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen yollar ağır tonajlı iş makinaları yüzünden zarar gördü. Geçtiğimiz günlerde akşam saatlerinde ağır tonajlı paletli iş makinasını yoldan yürüterek götüren firma çalışanları vatandaşların tepkisiyle karşılaştılar. İş makinasının önlem alınmadan yürütülmesine tepki gösteren bir vatandaşın ‘Başımıza bir iş geldikten sonra önlem almanın anlamı yok’ sözleriyse dikkat çekti. "Caddeden geçem iş makinası adeta evleri sarstı ve tüm yolu olumsuz etkiledi" Yolu kullanan ağır tonajlı iş makinasının yola zarar verdiğini ifade eden gazeteci Sadullah Ergin, "Sorumsuz çalışanlar dün akşam buradan ağır tonajlı paletli iş makinesini yürüttüler. Caddeden geçem iş makinası adeta evleri sarstı ve tüm yolu olumsuz etkiledi. Hatta yolu ve kaldırımları parçaladı. Biz istiyoruz ki bu tür ağır tonajlı iş makinaları tıra yüklenip, araçla taşınmalıydı. Kendileri masraf olmasın diye direk paletli ağır iş makinaları caddeyi kullanarak buradan geçtiler" dedi. "Akşam buradan kepçe geçti, sanki biz deprem gibi hissettik" İş makinesinin yoldan geçtiği esnada deprem etkisi oluşturduğunu ifade eden Ayhan Genç, "Biz karşıdaki binada oturuyoruz, çok rahatsız oluyoruz. Ağır tonajlı araçlar çok hızlı geçiyorlar. Akşam buradan kepçe geçti, sanki biz deprem gibi hissettik. Ben kalktım dışarı fırladım, deprem oldu sandım. Ben çocuğumu dışarı gönderip de oynatamıyorum. Hep yollarımızı bozdular, böyle olmaz. Daha yeni yapılan yol nasıl oldu. Yazık günah şehrimiz yeni kuruldu" ifadelerini kullandı.
Sakarya Küresel ticarette "savaş bahanesi" ödemeleri geciktiriyor Dünyanın gündeminde olan ve 71 gündür devam eden İran-İsrail savaşının etkilerinden olan, stratejik konumuyla ticarette önemli rol oynayan Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından Türkiye’de ihracat yapan firmalar zor günler yaşamaya başladı. Sakarya’nın Arifiye ilçesinde süt ve süt ürünleri entegre tesis makineleri ihraç eden STK Makina Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tecelli, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ile son dönemde uluslararası ticarette ödeme disiplininin bozulduğunu, savaş ortamının bazı firmalar tarafından bahane olarak kullanıldığını dile getirdi. Küresel pazarda ciddi bir ödeme trafiğini yönettiğini ifade eden Tecelli, "Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim elbette dünya ticaretini etkiliyor. Ancak savaşla doğrudan ilgisi olmayan ülkelerdeki bazı firmalar da ödemeleri geciktirmek için bu süreci gerekçe gösteriyor. Kanada’daki bir şirket bile ödeme ertelemesini savaş riskine bağlayabiliyor" dedi. "Tahsilat süreçleri uzuyor" Uluslararası ticarette güven unsurunun zedelenmeye başladığını kaydeden Tecelli, özellikle üretici ve ihracatçı firmaların nakit akışında ciddi baskı oluştuğunu söyledi. Küresel lojistikte maliyetlerin arttığını vurgulayan Tecelli, "Sadece navlun değil, finansal süreçlerde de ek yükler oluşuyor. Bankacılık işlemleri, transfer süreleri ve tahsilat süreçleri uzuyor" diye konuştu. "Ödeme disiplininin korunması gerekiyor" Türk makine sektörünün kriz dönemlerinde dahi üretim ve ihracata devam ettiğini belirten Tecelli, "Süt ve süt ürünleri entegre tesisleri alanında dünyanın birçok ülkesine teknoloji ihraç ediyoruz. Buna rağmen küresel ticarette yaşanan bu belirsizlikler, özellikle ödeme tarafında yeni riskler oluşturuyor. Türk sanayicisi üretmeye devam ediyor ancak finansal sürdürülebilirlik için ödeme disiplininin korunması gerekiyor" şeklinde konuştu. Sektör temsilcileri, jeopolitik krizlerin dünya ticaretinde yeni bir risk bahanesi dönemini başlattığını, özellikle ihracatçı firmaların tahsilat süreçlerinde daha dikkatli hareket etmek zorunda kaldığını ifade etti.