SAĞLIK - 12 Eylül 2025 Cuma 11:09

Dijital hekimlikle defalarca dişçi koltuğuna oturmaya son

A
A
A
Dijital hekimlikle defalarca dişçi koltuğuna oturmaya son

Diş protezi ya da diş implantı gibi tedavilere ihtiyacı olan hastalar için süreci kolaylaştıran dijital diş hekimliği uygulaması hakkında bilgi veren Medicana Sağlık Grubu Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Dt. Özlem Özhan Yatar, uygulamanın hastalara ve hekimlere büyük kolaylık sağladığını ifade etti. Dt. Özlem Özhan Yatar, dijital diş hekimliği uygulamalarının geleneksel yöntemlere göre daha hızlı ve daha iyi sonuçlar sağlayabildiğini söyledi.


Ağız ve diş sağlığı alanı, dijitalleşme sürecinin getirdiği yeniliklerden payını aldı. Diş protezi ya da diş implantı gibi zorlu ve kapsamlı yöntemler, dijitalleşmeyle beraber daha kolay ve daha az riskle uygulanır hale geldi. Dijital diş hekimliği olarak adlandırılan söz konusu uygulama hakkında bilgi veren Medicana International İzmir Hastanesi’nden Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Özlem Özhan Yatar, dijitalleşmenin hem hekimin hem de hastanın işini kolaylaştırdığını ifade ederek, "Son yıllarda teknolojinin ve dijital sistemlerin yaşantımıza yoğun şekilde girmesiyle beraber biz de bunu meslek alanımızda görmeye başladık. Dijital diş hekimliği klasik ölçü yöntemlerinden ziyade hastada çok daha kısa sürede basit ve hata payı bırakmayan bir şekilde ölçü alınan bir yöntemdir" dedi.



Tedaviyi başa saracak riskler ortadan kalkıyor


Dijital diş hekimliğinin son 5 yıllık süreçte bilinirliğinin arttığını dile getiren Dt. Özlem Özhan Yatar, "Bu çok yaygın bir uygulama değil. Çünkü işin içine ağız içi kamera, ona uygun bilgisayar ve en önemlisi bu teknikle çalışabilecek bir laboratuvar giriyor" dedi. Uygulamaya değinen Dt. Özlem Özhan Yatar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dijital diş hekimliği, mesleki anlamda büyük yenilik getirdi. Hastanın ağız ölçüsü alınırken kullanılan macun tarzı materyaller tarih oldu. Macunla ölçü alındığında, bunun ağızda sabit bir şekilde konumlandırılmasından, en son laboratuvarda alçı dökülerek modelin düzgün bir şekilde oluşturulmasına kadar geçen süreçte deforme olmaması gerekir. En ufak bir deformasyon, yapılan protezin ağız içiyle uyumlu olmamasına neden olabilir. Dijital diş hekimliğinde, bir diş fırçası büyüklüğünde ağız içi kamera ile 2-3 dakika içinde hastanın ölçüleri alınabilir. Örneğin, bulantı refleksi çok yüksek bir hastada bu yöntemde sorun yaşanmıyor. Çünkü durup kalınan yerden ölçü almaya devam edilebiliyor. Ancak klasik yöntemde böyle bir kolaylık sunulamıyor. Ölçü materyalinin, ağızda donana kadar bekletilmesi gerekiyor. Ayrıca dijital yöntemle alınan ölçüler gerçeğe daha yakın çıktığı için hata payı azalıyor. Hastanın ölçüleri bilgisayar arşivinde kolayca saklanabildiği için de yeni uygulamalarda kullanılabilir oluyor."



İkinci seansta işlem tamamlanabiliyor


Tarayıcı ile ölçü alındığında bilgisayar üzerinden laboratuvara gönderildiğini ifade eden Dt. Özlem Özhan Yatar, "Kalıp gönderme söz konusu olmadığı için süreç de kısalmış oluyor. Ayrıca klasik yöntemdeki gibi ara provalara ihtiyaç duyulmuyor. İlk seansta ölçü alınıp, ikinci seansta implant ya da protez takılabiliyor. Örneğin implant yapılan hastalarda cerrahi müdahale sonrası dijital ölçü alınarak 24 saatte sabit geçici dişler teslim edilebiliyor" dedi. Dt. Özlem Özhan Yatar, dijital diş hekimliğine uygun laboratuvarların sayısının artmasıyla, diş tedavisi uygulamalarında daha fazla işlemin kolay bir şekilde yapılabileceğini aktardı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Bebeklikte başladı, 33 yaşında 3. ameliyatla hayata döndü Trabzon’da yaşayan 33 yaşındaki Fatma Karabiber, geçirdiği üçüncü açık kalp ameliyatının ardından sağlığına kavuştu. Tıpta nadir görülen vakalardan biri olarak değerlendirilen operasyon, başarılı bir şekilde tamamlandı. Trabzon’un Maçka ilçesinde yaşayan Fatma Karabiber’in kalp hastalığı hikayesi henüz bebeklik döneminde başladı. Doğduktan sadece 2 ay sonra kalbinde delik olduğu belirlenen Karabiber, 2006 yılında doğuştan gelen karıncıklar arası delik ve pulmoner damar darlığı (ventriküler septal defekt ve pulmoner stenoz) nedeniyle ilk açık kalp ameliyatını geçirdi. Uzun yıllar bu hastalıkla mücadele eden Karabiber, 2014 yılında ise aort kapak darlığı ve subaortik membran nedeniyle ikinci kez ameliyat masasına yattı. Yıllar sonra yeniden ortaya çıkan şikayetler, üçüncü ve en kritik sürecin habercisi oldu. Göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle Medical Park Karadeniz Hastanesi’ne başvuran Karabiber’in yapılan tetkiklerinde, aort damarının kök ve çıkan kısmında 55 milimetre çapa ulaşan anevrizma tespit edildi. Hayati risk taşıyan bu durum üzerine üçüncü kez açık kalp ameliyatı kararı alındı. Gerçekleştirilen operasyonda, genişleyen ve yırtılma riski bulunan aort damarının bozuk bölümü yapay damar ile değiştirildi. Ameliyat sonrası süreci iyi geçen Karabiber, operasyonun 8. gününde ile taburcu edilmeye hazırlanıyor. Trabzon’da üçüncü kez açık kalp ameliyatı geçiren 33 yaşındaki Fatma Karabiber, yaşadığı zorlu süreci ve duygularını anlattı. Başarılı geçen operasyonun ardından taburcu olmaya hazırlanan Karabiber, "Üçüncü ameliyatım çok şükür başarıyla geçti. Tuncay Bey’in sayesinde, Allah razı olsun. İkinci ameliyatımı da ona olmuştum. Biraz zorlu bir ameliyat oldu ama yine başarılı bir ameliyat geçirdim. Ben çeşitli hastaneleri dolaştım bu süreçte fakat en güvendiğim doktorum Tuncay beydi, o yüzden yine ona gelerek kendimi teslim ettim. Allah razı olsun iyi bir ameliyat ile çok şükür hayattayım. Korkulu bir süreç geçirdim ama iyiyim çok şükür. Hastane ve personelleri ile her şey iyiydi" dedi. "Hayat mücadelemi bırakmadım" Kalp rahatsızlığı sürecinin bebeklik döneminde başladığını dile getiren Karabiber, "Benim hastane serüvenim 2 aylıkken başladı. Doğduktan 2 ay sonra kalbimin delik olduğunu öğrenmişler. 13 yaşında ameliyat olabildim. Beklenmedik bir şekilde ikinci kez kapak ameliyatı oldum. İlk ameliyatımı İstanbul’da olmuştum. Üçüncü kez ameliyat kararı alınınca açıkçası korktum. Üçüncü kez aynı masaya yatmak korkulu bir durumdu. Allah’a şükür ben doktoruma güvendim. Doktorumun sayesinde başaracağız dedim. Doktorum da birlikte başardık. Çok şükür onun da emeğine sağlık. Allah razı olsun. Hayat mücadelemi bırakmadım. Çok şükür taburcu olmak üzereyim. Taburcu olup hayatıma devam edeceğim. Çok şükür ailemi bırakmadım. En çok annemi yalnız bırakmaktan korkuyordum. İimdi hayata daha sıkı sarılacağım. Kendime daha iyi bakacağım. Tedavilerimi ve kontrollerimi aksatmayacağım. Bir daha ameliyat masasına yatmamak için elimden geleni yapacağım" şeklinde konuştu. "Üçüncü kere açık kalp ameliyatı nadir bir durumdur" Üçüncü kez gerçekleştirilen açık kalp ameliyatlarının son derece riskli olduğuna dikkat çeken Medical Park Karadeniz Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tuncay Erden, "Hastamız nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayeti geldi. Daha önce 13 yaşındayken kalbinde delik artı akciğere giden damarda darlık vardı. Ondan dolayı ameliyat olmuştu. O ameliyattan yaklaşık yedi yıl sonra aort kapağında darlık ve aort damarının hemen altında doğuştan bir zar vardı. İkinci ameliyatında onu yapmıştık. İkinci kere açık kalp ameliyatı, ilk ameliyata göre 3-4 kat risklidir. Çünkü yapışıklar fazla oluyor, yırtılmalar ve kanamalar olabiliyor. Aradan 13 yıl geçtikten sonra bu sefer farklı bir hastalıkla karşımıza çıktı. Son yıllarda hasta tansiyon kontrollerini düzgün yaptırmadığı için aorttaki basınç artışına bağlı aort damarında aşırı genişleme ve neredeyse yırtılacak konuma gelmişti. Aort damarı 55 mm çapa ulaşmıştı. Aort damarını kapağın hemen üzerinden hem kök hem çıkan kısım hem de arküst dediğimiz beynine giden damarların olduğu bölgelere kadar değiştirmemiz gerekiyordu. Üçüncü kere kalp ameliyatları nadirdir. Bu benim üçüncü kere bu ameliyatı yapışım. Daha yeni yeni üçüncü kere kalp ameliyatlarına aşina olmaya başlıyoruz. Bu üçüncü hastamız üçüncü hastamızın da ameliyatını başarılı bir şekilde yaptık. Tabi biz de korktuk. Ama gerekli bütün önlemleri aldık. Ameliyattan sonra hastamız bugün yedinci gününde. Gayet iyi herhangi bir sorunla karşılaşmadık. Şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Yırtılma riski başlamıştı, zamanında müdahale ettik" Üçüncü kez açık kalp ameliyatı geçiren 33 yaşındaki hastanın operasyonunu gerçekleştiren Dr. Öğr. Üyesi Tuncay Erden, sürecin oldukça riskli olduğunu ancak zamanında müdahale sayesinde başarılı sonuç elde edildiğini söyledi. Erden, "Aort damarı genişlemişti. Yırtılma ihtimali vardı, o yüzden ameliyat edecektik. Ama içeriden gördüğümüz kadarıyla bazı noktalardan yırtılma emareleri başlamıştı. Belki birkaç gün, birkaç hafta içerisinde yırtılacaktı. O zaman ameliyatın riski çok daha artacaktı. Burada tecrübe önem arz ediyor, ekip çalışması ve bölümler arası uyum sayesinde başarılı olduk. Zorlu ameliyatlara alışığız ama bir sonraki hastada yine yeni bir adrenalin ve heyecan yaşıyoruz. Hastalarımızı sağlığına kavuşmak kavuşturmak istiyoruz. Fatma Hanım daha önceki hayatına geri dönecek. Ama bu sefer kontrollerini aksatmayacak. Tansiyonlarına daha dikkat edecek. Kan sulandırıcı ilaç kullanacak. Onların kontrollerini aksatmayacak" ifadelerini kullandı.
Sivas Diş ağrısı şikayetiyle gitti 25 dişinden oldu Sivas’ta diş ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede tanımadığı kişi tarafından özel diş kliniğine yönlendirilen kadının 25 dişi birden çekildi. Sivas’ta yaşayan iki çocuk annesi Gülbeyaz Çelikdemir’in hayatı, 2 yıl önce yaşadığı bir olaydan dolayı adeta karardı. 2 Yıl önce diş ağrısı şikayetiyle Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hastanesine giden Çelikdemir, doktor olduğunu düşündüğü bir kişi tarafından, "Burada işler uzar, dışarıda daha hızlı halledebiliriz" vaadi ile özel bir diş kliniğine yönlendirildi. Çelikdemir, hasta sandalyesinde kendisi ile temas kuran Y.İ.’nin doktor değil de implant satıcısı olduğunu sonradan öğrendi. Çelikdemir’in gittiği A.D.’ye ait özel klinikte 25 dişi birden çekildi. Çelikdemir’in hastane doktorlarından H.Ö. tarafından ağzına 8 implant çakıldı. İmplantlar çakıldıktan sora Çelikdemir’in sağlık sorunları hiç bitmedi. Çenesinde iltihap oluştu, çene etleri çekildi, ağzından iki farklı operasyon geçirdi. 2 yıl boyunca sürekli sıvı gıdalar tüketmek zorunda kaldığı için bağırsaklarında sağlık sorunları baş gösterdi. İmplantların sökülmesi için özel diş kliniğine gittiğinde ise, hiç kullanamadığı, üzerlerine diş takılamayan implantların sökülmesi için kendisinden ayrıca ücret istendi. Konuyu yargıya taşıdı Diş ağrısı ile başlayan tedavi sürecinde hem tüm dişlerinden hem de sağlığından olan Gülbeyaz Çelikdemir konuyu yargıya taşıdı. Çelikdemir Ankara 16. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne açtığı davada Y.İ., A.D. ve H.Ö.’den şikayetçi oldu. Çelikdemir, mahkeme sürecinde delillerin yok olmaması için ağzına çakılı ve üzerinde diş olmayan implantlar ile hayatını sürdürüyor. "İmplant çakıldıktan sonra birçok sağlık sorunu yaşadım" Çelikdemir, implantlar çakıldıktan sonra birçok sağlık sorunu yaşadığını ifade ederek, "Sorunum 2024 Yılında başladı. Diş rahatsızlığım nedeniyle Cumhuriyet Üniversitesi’ne başvurdum. Orda muayene sırasında implant teklif edildi. Muayene olduktan sonra implant yapılmasına karar verildi. Belirli bir gün sonra ben üniversitede yaptıracağım diye düşünürken ismini sonradan öğrendiğim şahıs tarafından üniversitenin bahçesinde ikna edilerek özel bir kliniğe yönlendirildim. Bu kişiyle üniversite hastanesinde tanıştım ve kendisine doktor olarak tanıdım. Kendilerinin dışarıda kliniği olduğunu, üniversitede işlerin uzun süreceğini söyleyerek beni ikna etti. Gün belirlendikten sonra aradılar ve kliniğe gittim. Kliniğe gittikten sonra bir gün içerisinde tüm dişlerim, 25 tane dişim çekildi. İmplant kondu. Normalde üç tane dişim ağrıyordu. 25’i çekildi. İmplantlar konulduğu günden itibaren şu ana kadar sorun yaşıyorum ve sağlık sorunlarım da arttı. Yemek ve nefes borum arasında kitle oluştu. Hipertiroidi hastası oldum. Bağırsak sorunları yaşıyorum. Sürekli alt çenemde enfeksiyon oluşuyor" dedi. "Sorunların psikolojik dediler" Çelikdemir, yaşadığı problemlerle ilgili özel diş kliniğine başvurduğunda problemlerinin psikolojik olduğunun söylendiğini ifade edip, "Kendilerine hata olduğunu, implantlarda sorun olduğunu söylediğimde bana psikolojik olarak öyle hissettiğimi söylediler. Üç ay beklememi söylediler, üç ay bekledim, tekrar gittim. Bu sefer de üst çenede üst damaktan et alıp alt çeneye yama yaptılar, yamada tutmadı. Kendilerine yanlış giden işlem olduğunu söyledim. Paramı iade etmelerini söyledim. Kendilerine güvenim olmadığını söyledim. Ne paramı iade ettiler ne de sorunu giderdiler" şeklinde konuştu. "Bilir kişi muayene etmeden rapor hazırladı" Yargı sürecinde ikinci bir mağduriyetle karşı karşıya olduğunu belirten Çelikdemir, "Konu yargıya taşıdım. Bu aşamada şahıslar beni yorduğu gibi yargı da beni yordu. Rapor istedik, bilirkişi olan meslektaşları rapor vermekte direndi. Bilirkişi heyeti istedik, heyet beni muayene etmeden gıyabıma rapor verdi. En büyük delil burada, en büyük delil benim perişan haldeki çenem, beni görmeden nasıl rapor veriyor" şeklinde konuştu. Zor günler geçiren kadın, implantları çaktırmak için 36 çeyrek altın harcadığını, söktürmek için gittiğinde ise kendisinden 12 bin TL ek ücret talep edildiğini belirtip, adaletin yerini bulmasını beklediğini ifade etti. Çelikdemir, deliller kararmasın diye ağzında farklı bir işlem yaptıramadığını, yargı süreci boyunca ağzında hiç diş olmadan, sıvı gıdalarla beslenmek zorunda kaldığını sözlerine ekledi.
Denizli Denizli’nin meslek liseli gençleri uluslararası kongrede makale sundu Denizli Merkezefendi Necla-Ergun Abalıoğlu Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, 6. Uluslararası Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Kongresinde sunum yaparak büyük bir başarıya imza attı. Denizli Merkezefendi Necla-Ergun Abalıoğlu Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Alanı öğrencileri Baki Efe Maden, Batuhan Kaan Baysan, Furkan Öztürk, Hüseyin Erdoğan ve İbrahim Emir Ören,’den oluşan Yapay Zekâ Takımı danışman öğretmenleri Kenan İpek rehberliğinde hazırladıkları kör makaleyle önce Uluslararası Kongreye başvurdu. Öğrencilerin hazırladığı "n8n Tabanlı RAG Yaklaşımı ile Büyük Dil Modellerinin Doğruluk, Hız, Hata ve Maliyet Performanslarının Karşılaştırılması" başlıklı makale, 6. Uluslararası ICADA Kongresi hakem heyetinden tam not alarak kabul edildi. Hazırladıkları yapay zekâ odaklı bilimsel makaleyle 6. Uluslararası ICADA Kongresi’ne katılan Necla-Ergun Abalıoğlu Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Alanı öğrencileri, büyük dil modelleri üzerine yürüttükleri bilimsel çalışmayla akademik dünyada dikkatleri üzerine çekti. Uluslararası Yapay Zekâ Kongresi’nde adeta ezber bozan meslek liseli gençler; kongrede kabul edilen 100’ün üzerinde makale içerisinde lise öğrencilerinin hazırladığı tek makale olarak da büyük bir başarıya imza attılar. Nevşehir’de Başarılı Sunum Makaleleri hakem heyeti tarafından kabul edilen öğrenciler Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nde düzenlenen ICADA 2026 Uluslararası Yapay Zekâ Kongresinde, salondaki kongre heyeti ve katılımcıların yanı sıra çevrim içi bağlantıyla kongreye katılan katılımcılara da makalelerini başarılı bir şekilde sundular. Akademik Dergide Yayımlandı Meslek lisesi öğrencilerinin ileri teknoloji ve yapay zekâ alanında ortaya koyduğu bu kapsamlı araştırma, kongre dergisinde de yayımlanarak bilimsel literatüre kazandırıldı. Henüz lise çağındaki gençlerin böylesine ileri düzey bir akademik başarıya imza atması, kongreye katılan akademisyenler ve sektör profesyonelleri tarafından büyük takdirle karşılandı. Öğrencilerin bu başarısı, meslek liselerinin bilim ve teknoloji üretimindeki potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.
Erzurum Uzmanlar uyardı: "Asansör yerine merdiven kullanmak bile kalbiniz için büyük bir yatırım" Erzurum Şehir Hastanesi hekimlerinden Dr. Öğr. Üyesi İlkin Guliyev ve Doç. Dr. Faruk Aydınyılmaz, kalp sağlığı ile ilgili hayati uyarılarda bulundu. Uzmanlar, kalp sağlığını korumanın yolunun spor salonlarından değil, mutfaktaki doğru tercihlerden ve günlük düzenli hareketten geçtiğini vurguladı. Egzersizin en güçlü ilaç olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi İlkin Guliyev, haftada en az 150 dakika orta düzeyde aktivite yapılmasını önerdi. Guliyev, özellikle popüler olan ancak risk barındıran aktivitelere dikkat çekerek şunları söyledi: "Haftada bir gün yapılan halı saha gibi aşırı tempolu egzersizler, kalp krizi ve ani ölüm riskini artırabilir. Bizim önerimiz, her gün düzenli ve sürdürülebilir harekettir. Spor salonuna gitmek şart değil, asansör yerine merdiven kullanmak bile kalbiniz için büyük bir yatırımdır." "Tabağınız koruyucu kalkanınız olsun" Kalp sağlığının bir diğer köşe taşının beslenme olduğunu ifade eden Doç. Dr. Faruk Aydınyılmaz ise, Akdeniz tipi diyetin önemine değindi. Aydınyılmaz, kalp dostu beslenmenin formülünü şu şekilde özetledi: "Günlük tuz tüketimini 5 gramın (yaklaşık bir çay kaşığı) altına düşürmek tansiyonu dengelemek için kritiktir. Günde 200’er gram meyve ve sebze tüketimi, tam buğdaylı gıdalar ve günde 30 gram fındık, kalp sağlığımızı yüzde 30’a varan oranda koruyabilmektedir. Haftada 1-2 gün balık tüketirken, şekerli içeceklerden ve paketli gıdalardan mutlaka uzak durulmalıdır." Süreklilik hayat kurtarır Uzmanlar, egzersiz ve sağlıklı diyetin birbirinden ayrılamaz iki temel direk olduğunu belirterek, bu alışkanlıkların sadece kalp hastalıklarını değil, şeker ve kolesterol riskini de kontrol altına aldığını hatırlatarak, "Unutmayın kalbiniz için bugün atacağınız küçük bir adım, yarınki sağlığınızın en büyük güvencesidir" dediler.