GÜNDEM - 02 Ekim 2025 Perşembe 16:46

Din görevlileri sadece memur değil, gönüllerin mimarı

A
A
A
Din görevlileri sadece memur değil, gönüllerin mimarı

Mil-Diyanet Sen İzmir İl Başkanı Bekir Doğan, camilerin asırlardır medeniyetimizin harcı, birlik ve beraberliğimizin sembolü, teslimiyetin topluca yaşandığı, kalplerin aynı secdede buluştuğu mekânlar; din görevlilerinin ise milletimizin manevi damarlarını diri tutan, toplumun kalp atışlarını Kur’an ve sünnetin ahengiyle buluşturan değerli şahsiyetler olduğunu söyledi.


Camiler ve Din Görevlileri Haftası sebebiyle açıklama yapan Mil-Diyanet Sen İzmir İl Başkanı Bekir Doğan, "Camilerimiz, din görevlilerimiz ve cemaatimiz bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Camiler sadece birer ibadet yeri değil, aynı zamanda birer eğitim merkezi, birlik ve beraberlik alanıdır. Namazın hayatımızdaki yeri; vücuttaki baş misalidir. Ayrıca, din görevlilerimiz sadece dini öğretiler aktaran kişiler değil, aynı zamanda gönüllerimizin mimarlarıdır. Din görevlilerimiz, milletimizin manevi damarlarını diri tutan, toplumun kalp atışlarını Kur’an ve sünnetin ahengiyle buluşturan değerli şahsiyetlerdir. Onlar sadece minberde konuşan değil, sokakta yaraya merhem olan, evinde dua eden, gençlere umut, yaşlılara huzur olan birer gönül eridir. Biz biliyoruz ki bu ülkenin ruh kökleri, din görevlilerimizin gayretiyle ayakta kalmaktadır" dedi.



"Camiler, duvarlardan çok daha fazlasıdır"


Camilerin sadece dört duvar arasında namaz kılınan yerler olarak görmenin büyük bir eksiklik olacağını ifade eden Doğan, şöyle devam etti:


"Camiler asırlardır medeniyetimizin harcı, birlik ve beraberliğimizin sembolü, ilmin ve irfanın harmanlandığı, teslimiyetin topluca yaşandığı, kalplerin aynı secdede buluştuğu mekânlardır. Bugün de camilerimiz, insanımızı Rabbine yaklaştıran, gönüllerimizi aynı kıbleye yönelten kutlu merkezler olmaya devam etmektedir. Namaz sadece bireysel bir ibadet değil, hayatın tümünü kuşatan bir duruştur. O, kulun Rabbine teslimiyetidir. Bu yılın teması bize hatırlatıyor ki, Peygamber Efendimiz’in hayatında namaz bir yük değil, huzurun kaynağı, hayatı şekillendiren ilahi bir pusuladır."



"Gazze, bizim suskunluğumuzun imtihanıdır"


Gazze’deki soykırıma değinen Doğan, "Bugün Gazze, sadece bir şehir değil tüm ümmetin vicdan aynasıdır. Orada bombaların altında ezilen çocukların çığlığı, bizim namazlarımızın, dualarımızın ve birlik ruhumuzun eksikliğini haykırmaktadır. Din görevlileri ve camiler bu bilinci diri tutmakla sorumludur. Gazze için susmak, secdelerimizi yetim bırakmaktır. Bizler biliyoruz ki cami, minber ve mihrap; sadece namaz için değil, mazlumların sesi olmak için de vardır. Ne yazık ki, dünya mazlumlarının sesi olmak için yola çıkan Sumud Filosu’na yapılan saldırı, sadece Gazze halkının değil, tüm insanlığın vicdanını derinden sarsmıştır. Uluslararası sularda gerçekleştirilen bu zalimane saldırı, sadece bir insani yardım operasyonunu engellemeye yönelik değil, aynı zamanda bir direnişin boğulmaya çalışılmasıdır. Camilerimiz ve din görevlilerimiz, her zaman olduğu gibi, bu tür zalimliklere karşı sesini yükseltecek ve mazlumların haklı davalarını savunmaya devam edecektir. Camiler ve minberler, daima barış ve adaletin savunucusu olacaktır" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Milletvekili Alkayış: "Tut İlçemiz her zaman gözbebeğimizdir" AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, Tut ilçesinde gerçekleştirdiği kapsamlı ziyaret programı kapsamında bir dizi temas ve incelemelerde bulundu. Program çerçevesinde Tut Kaymakamlığı’nı ziyaret eden Alkayış, ilçede yürütülen kamu hizmetleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ardından Tut Belediyesi’ni ziyaret ederek Belediye Başkanı Ercan Öncebe ile ilçede devam eden belediye çalışmaları ve planlanan projeler üzerine istişarelerde bulundu. İlçe programı kapsamında esnaf ziyaretleri de gerçekleştiren Alkayış, AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır, AK Parti Tut İlçe Başkanı Cemal Özdoğan, Kadın Kolları Başkanı Saliha Diler ve teşkilat mensuplarıyla birlikte ilçedeki esnaflarla bir araya gelerek hayırlı ve bereketli kazançlar diledi, talep ve önerilerini dinledi. Program kapsamında AK Parti Tut İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programına da katılan Alkayış, teşkilat mensuplarıyla bir araya gelerek Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuna vurgu yaptı. İlçede bir taziye ziyaretinde de bulunan Alkayış, vatandaşlarla yakından ilgilenerek başsağlığı dileklerini iletti. Ziyaretlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alkayış, Tut ilçesinin Adıyaman için önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Tut ilçemiz bizim için her zaman çok kıymetli ve gözbebeğimiz olan ilçelerimizden biridir. Bugün gerçekleştirdiğimiz program kapsamında kaymakamlığımızı, belediyemizi, esnaflarımızı ve teşkilatımızı ziyaret ederek hem yürütülen çalışmaları değerlendirme hem de hemşehrilerimizle bir araya gelme fırsatı bulduk. Tut’un kalkınması, gelişmesi ve geleceğe daha güçlü hazırlanması için yapılması planlanan yatırımlar ve projeler üzerine de istişarelerde bulunduk. İnşallah Tut ilçemiz önümüzdeki süreçte de gelişimini sürdürecek ve hak ettiği hizmetlerle daha ileriye taşınacaktır" diye konuştu.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca’dan "Geçmeyen ağrı" uyarısı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, kronik ağrılardan şikayetçi olan hastalar için önemli bir uyarıda bulundu. Prof. Dr. İrfan Koca, günlük muayene ve değerlendirme pratiğinde çoğu zaman gözden kaçan "geçirilmiş ameliyatların, diş ve iç organ kaynaklı problemlerin vücut mekaniği üzerindeki etkileri" konusunda açıklamalarda bulundu. "Ağrının kaynağı uzakta olabilir" Ağrının her zaman hissedildiği bölgeden kaynaklanmadığını, vücudun tüm sistemlerinin birbiriyle sıkı bir bağlantı içinde çalıştığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, tanı sürecindeki bu önemli noktaya dikkat çekerek, "Günlük muayene pratiğinde genellikle yalnızca şikâyet edilen bölgeye odaklanılıyor; diz ağrıyorsa dize, bel ağrıyorsa bele bakılıyor. Oysa hastanın geçmişte geçirdiği sezaryen, apandisit, safra kesesi veya fıtık ameliyatları o bölgedeki dokularda ve fasya dediğimiz, tüm vücudu baştan başa saran bağ dokusu ağında yapışıklıklar oluşturabilir. Bu yapışıklıklar dokunun doğal esnekliğini bozarak, fasya aracılığıyla ameliyat bölgesinden oldukça uzaktaki eklemlerde bile kronik ağrılara yol açabilen bir mekanizma oluşturabilir" dedi. "Otonom sinir sistemi, diş problemleri ve zincirleme etkiler" Prof. Dr. İrfan Koca, yalnızca cerrahi operasyonların değil, dişlerle ilgili sorunların da vücutta "bozucu odak" oluşturarak sistemi etkileyebileceğini vurguladı. Prof. Dr. Koca, "Geçirilmiş ameliyatlar, diş çürükleri, gömülü dişler veya hatalı diş tedavileri otonom sinir sistemini olumsuz etkileyebilir. Bu durum vücudun kendini onarma mekanizmalarının dengesini bozarak, problemli bölgeyle doğrudan ilişkili görünmeyen farklı bölgelerde kronik ağrıların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. "Vücutta zincirleme mekanik etkiler" şeklinde konuştu. Vücut dengesi (postür) bozukluğu Dr. Koca, "Ameliyat sahasında gelişen doku sertleşmeleri veya çiğneme sistemindeki dengesizlikler vücut dengesini bozabilir. Bu durum kişinin farkında olmadan duruşunu değiştirmesine ve zamanla vücudun farklı bölgelerinde mekanik gerginliklerin ortaya çıkmasına neden olabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavide kök nedeni bulmak önemli" Sadece ağrı kesiciler veya lokal tedavilerle bu tür kompleks sorunların kalıcı olarak çözülmesinin zor olabileceğini belirten Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi, fasyal gevşetme ve nöral terapi gibi yöntemlerle hem mekanik yapışıklıkların hem de sinir sistemi üzerindeki bozucu etkilerin ele alınması gerektiğini ifade etti. Koca, "Hastalarımızı değerlendirirken yalnızca şikâyet edilen bölgeyi değil; hastanın geçirdiği cerrahi müdahaleleri, diş geçmişini ve iç organlara ilişkin klinik bulguları da potansiyel kök nedenler olarak değerlendiriyoruz. Otonom sinir sistemi ile doku gerginliğini birlikte ele aldığımızda; diz, boyun veya baş ağrısı yaşayan hastalarda daha kalıcı ve bütüncül bir iyileşme sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu.
Bursa Bursa’da Yeşim Grup’a Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülü Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde Bursa imzası yer aldı. Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uzun yıllardır kararlılıkla yürüttüğü çalışmalarla Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından Kültür Merkezi’nde düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde ödüle layık görüldü. Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri, 5 Mart 2026 tarihinde Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kadın girişimciliğinin desteklenmesinden kadın istihdamına, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinden eğitim ve kültürde fırsat eşitliğine kadar birçok farklı başlıkta projelerin değerlendirildiği zirvede, 8 ayrı kategoride toplam 30 proje ödülle onurlandırıldı. Sunuculuğunu oyuncu ve televizyon sunucusu Ceyda Düvenci’nin üstlendiği, iş dünyası, sanat ve sivil toplumdan birçok önemli ismi bir araya getiren ve "İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer" temasıyla düzenlenen törende Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla öne çıktı. "Köklerden Geleceğe Eşit Yarınlar İçin" başlıklı proje, başkanlığını Prof. Dr. Ithır Erhart’ın yürüttüğü, akademi, iş dünyası, medya ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan 22 kişilik bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 62 proje arasından seçilerek "Kadın İstihdamı ve İş Yaşamında Fırsat Eşitliği" kategorisinde ödüle layık görüldü. Ödül, Yeşim Grup adına Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, Kurumsal İletişim Şefi Gizem İskeçeli Ok ve Kurumsal İletişim Uzmanı Furkan Güneri’ye takdim edildi. Yeşim Grup’un "Önce İnsan" anlayışına vurgu yapan Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, "Toplumsal cinsiyet eşitliği, 1988 yılından bu yana kurum kültürümüzün temelini oluşturan önemli değerlerden biri. Kadınların iş yaşamında eşit fırsatlara sahip olduğu ve potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği bir çalışma ortamı oluşturmanın hem kurumsal gelişim hem de toplumsal dönüşüm açısından büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Bu ödül, kapsayıcı ve âdil kurum kültürümüzün bir yansıması olması açısından bizim için ayrıca anlam taşıyor. Çok paydaşlı iş birlikleriyle güçlenen projemiz; uzun yıllara yayılan sürdürülebilir yaklaşımı, ortaya koyduğu ölçülebilir sonuçlar ve kurum sınırlarını aşarak daha geniş bir toplumsal etki alanı göstermesiyle dikkat çekiyor. Bu alanda uzun yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaların böyle anlamlı bir platformda takdir edilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı." dedi. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların iş yaşamında güçlenmesine yönelik çalışmalarıyla uluslararası platformlarda dikkat çeken Yeşim Grup, Just Style Excellence Awards kapsamında Ecollectiv projesiyle çeşitlilik, kapsayıcılık ve sosyal etki kategorilerinde ödüle layık görülürken, "UN Global Compact Network Ukrayna" tarafından yürütülen "Sürdürülebilirlik Ortaklığı Ödülü 2025" kapsamında ise "Sosyal Değişim" kategorisinde örnek gösterilen projeler arasında yer almıştı.