EĞİTİM - 15 Mayıs 2025 Perşembe 10:21

Dünyaca ünlü binalara ‘deprem’ simülasyonu

A
A
A
Dünyaca ünlü binalara ‘deprem’ simülasyonu

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Bölümü öğrencileri, İzmir’de ve dünyada simgeleşmiş 50 yapıyı ölçekli maketlerle inceleyerek deprem simülasyonu gerçekleştirdi. İzmir’deki Konak Camii, Hilton Oteli ve Toprak Mahsulleri Ofisi binalarının yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri’ndeki The Chrysler Building, Empire State ve Transamerica Pyramid, Dubai’deki Burj Khalifa, Tayvan’daki Taipei 101 gibi birçok simge yapının üç boyutlu ölçümlerini yapan gençler, hazırladıkları maketlerin altına ‘sarsma tablosu’ tasarlayarak yapıların herhangi bir depremdeki davranışını gösterdi.


İEÜ İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Bölümü’nde eğitim gören 90 öğrenci, ‘Mühendislik Mekaniği II: Dinamik’ ve ‘Dinamik ve Yapısal Analiz’ dersleri kapsamında hazırladıkları çalışmaları yaklaşık üç ayda tamamladı. Profesyonel bir mühendis ve mimar gibi binaları titizlikle inceleyen İEÜ’lü gençler, çalışmalarınıi rapor haline getirerek akademisyenlerine sundu. Öğrencilerin yaptığı çalışmalar, kampüs içinde yapılan özel bir etkinlikle sergilendi. Sergide ziyaretçiler, farklı yapı sistemlerinin deprem karşısındaki davranışlarını bire bir izleme şansı buldu.



"Yetkinlikleri arttı"


İEÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Kılıç, projeye katılan öğrencilerin hem mühendislik hem de mimari açıdan tasarım yetkinliklerini artırdığını belirtti. Özellikle Türkiye’nin içinde bulunduğu sismik riskler çerçevesinde bu tür uygulamaların eğitim için çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç, "Ülke olarak, depremi yalnızca konuşmamalıyız; depreme ne kadar hazırlıklı olduğumuzla da yüzleşmeliyiz. Ne yazık ki geçmişte yaşanan acı tecrübeler, yapısal yetersizliklerin ne denli büyük kayıplara yol açabileceğini gösterdi. Bu nedenle, genç mühendis ve mimar adaylarımıza çok iyi eğitim vermeli, onlara bu bilinci aşılamalıyız. Proje kapsamında yapılan çalışmalar, bu bilinci geliştirmek adına çok kıymetli" dedi.



"Teoriyi, pratiğe taşıdılar"


Öğrencilerin bu projeyle taşıyıcı sistemlerin davranışlarını, zayıf noktaları, malzeme tepkilerini deneyimleme imkanı bulduğunu söyleyen Prof. Dr. Kılıç, "Onları sadece birer öğrenci değil, gelecekte insanların yaşam güvenliğinden doğrudan sorumlu olacak profesyoneller olarak yetiştiriyoruz. Kitaplardan öğrenilen bilgiler, pratiğe döküldüğünde anlam kazanır. Öğrencilerimiz, dünyanın farklı bölgelerinde yer alan simge binaları hem mimari hem de mühendislik açısından analiz etti. Bu yapıların gerçek dünyada karşılaşabileceği sismik etkileri laboratuvar ortamına taşıyarak bire bir gözlemledi. Bu deneyim, onların sadece teknik kapasitesini değil; analiz, yorumlama, problem çözme ve ekip içinde çalışma yetkinliklerini de ileri düzeyde geliştirdi" diye konuştu.



‘Toplumsal görev’ vurgusu


Eğitimci olarak görevlerinin, öğrencilere sadece bilgi aktarmak değil, aynı zamanda onları düşünen, sorgulayan ve çözüm üreten bireyler olarak yetiştirmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kılıç, "Deprem gibi hayati bir konuda farkındalık kazandırmak; gençlerimizin mesleklerini sadece bir iş değil, aynı zamanda toplumsal görev olarak görmelerini sağlar. Bu bilinçle hareket ediyor, üniversite olarak ülkemizin daha güvenli yarınları için güçlü adımlar atmaya devam ediyoruz. Öğrencilerimizi de projeye verdikleri emek ve sundukları katkı için tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.



Dünyaca ünlü binalara ‘deprem’ simülasyonu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.