SPOR - 10 Kasım 2025 Pazartesi 09:50

Dünyadaki ilk otizmli maraton yüzücüsü Tuna Tunca Türkiye’nin gururu oldu

A
A
A
Dünyadaki ilk otizmli maraton yüzücüsü Tuna Tunca Türkiye’nin gururu oldu

Manş Denizi’ni yüzerek geçen İzmir Büyükşehir Belediyespor’un başarılı yüzücüsü Tuna Tunca, İngiliz Kanalı Yüzme Derneği tarafından İngiltere’de iki kez ödüllendirilerek ayakta alkışlandı.


İzmir Büyükşehir Belediyesporlu yüzücü Tuna Tunca, Ocean’s 7’de (Okyanus Yedilisi) Manş Denizi (İngiliz Kanalı) ve Cebelitark’ı yüzerek geçti. İngiliz Kanalı Yüzme Derneği (Channel Swimming Association) İngiltere-Folkestone’nda düzenlediği ve dünyanın en prestijli açık su yüzücülerinin buluştuğu gecede Tuna Tunca’yı iki kez ödüllendirdi. Manş Denizi’ni solo yüzerek geçen dünyadaki ilk otizmli erkek sporcu olarak sahneye alınan Tuna Tunca, aynı zamanda haziran ayındaki şiddetli soğuğa rağmen yaptığı geçiş ile bu zorlu kanalı 2025 yılında en erken geçen sporcu oldu ve tüm katılımcılar tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.



Azim ve inanç dolu başarı hikayesi


Etkinlikte verilen sertifika ile başarılı yüzücünün 13 saat 26 dakikalık Manş Denizi solo geçişi de belgelenmiş oldu. Tuna Tunca’ya İngiltere’de annesi Gülnur Tunca eşlik ederken, törende duygusal anlar yaşandı. Anne Gülnur Tunca, "Nöroçeşitliliğin gücünü temsil eden Tuna, 20 yıl önce denizle tanıştı. Bize göre Manş Denizi geçişi, 20 yıl artı 13 saat 26 dakika sürdü" dedi ve hem İzmir Büyükşehir Beledisi Başkanı Dr. Cemil Tugay’a hem de Tuna’ya inanıp onu doğru yönlendiren antrenörü Mert Onaran’a ve geçişlerde destek veren sponsorlara teşekkürlerini iletti.



Şimdiki hedef zorlu Kuzey Kanalı


Manş Denizi, Cebelitarık Kanalı, Catalina Kanalı, Cook Boğazı, Molokai Kanalı, Kuzey Kanalı ve Tsugaru Kanalı’ndan oluşan Ocean’s 7 serisinde Tuna Tunca’nın bu yılki hedefi ise Kuzey Kanalı’nı geride bırakmak. 2026 yaz döneminde Kuzey Kanalı’nı geçmeye hazırlanan başarılı sporcu, çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Ocean’s 7’yi bitiren ilk Türk Bengisu Avcı ve beş kanalı geride bırakan Emre Erdoğan gibi bir hikaye yazmaya hazırlanan Tuna Tunca, attığı her kulaçla otizmin bir engel olmadığını, farklı potansiyelin doğru ortam ve imkanla nasıl açığa çıkabildiğini tüm dünyaya gösteriyor.


Tuna Tunca, bu yıl eylül ayında Cebelitarık Kanalı’nı da 5 saat 32 dakikada solo yüzerek geçmiş ve bu kanalı geçen dünyadaki ilk otizmli yüzücü ünvanını almıştı.



Dünyadaki ilk otizmli maraton yüzücüsü Tuna Tunca Türkiye’nin gururu oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.