EKONOMİ - 15 Mayıs 2025 Perşembe 12:10

EGİAD ve ESİAD’dan ’Yapay Zeka Zirvesi’

A
A
A
EGİAD ve ESİAD’dan ’Yapay Zeka Zirvesi’

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ve Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD), iş dünyasının dijital dönüşümüne rehberlik etmek amacıyla ’Dönüştüren Güç’ temalı Yapay Zeka Zirvesi düzenledi. Zirveye katılan İzmir Valisi Süleyman Elban, "Yapay zekanın getirdiği tüm bilgileri ve teknolojileri sonuna kadar kullanırken, aynı zamanda bu alana yön verecek adımları da atmalıyız" dedi.


Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ve Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD), iş dünyasının dijital dönüşümüne rehberlik etmek amacıyla ’Dönüştüren Güç’ temasıyla Yapay Zeka Zirvesi düzenledi. İzQ İnovasyon Merkezinde gerçekleşen etkinlikte bölgedeki sanayiciler, dijitalleşme yolunda ilerleyen şirketlerin temsilcileri, yapay zeka ve yazılım konusunda çalışan girişimciler, yatırımcılar ile yeni trend teknolojilere ilgi duyan gençler bir araya geldi.


Zirvenin açılış konuşmalarını İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı ve ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu gerçekleştirdi. İzmir’i Türkiye’nin teknoloji şehri yapmayı hedeflediklerini ifade eden Vali Elban, "Bu doğrultuda, ilk adımı dijital okuryazarlıkla attık. Geçen yıl başlattığımız kampanya ile ilimizdeki 64 bin öğretmenimizi dijital okuryazar yaptık. Şimdi ise 857 bin öğrencimiz için çalışmalara devam ediyoruz. Amacımız, bu öğrenciler arasından geleceğin teknoloji liderlerini yetiştirmek. Endişelenmek yerine harekete geçmeliyiz. İzmir’in Türkiye’nin teknoloji lideri şehirlerinden biri olabileceğine inanıyoruz. Tüm bu çabalarla İzmir’i bir teknoloji şehri yapmayı hedefliyoruz. Karamsar değiliz; bu fırsatı değerlendirmek ve liderliği almak için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.



Elban, "Dünyadaki teknolojik dönüşümün son noktası burası ve bu süreç devam ediyor"


Yapay zekanın kullanımı konusunda geç alınmaması gerektiğini söyleyen Vali Süleyman Elban, "Yapay zekanın her şeyin, insanın yerini alacağı ve insanların işlerini kaybedeceği gibi karamsar bir tablo çiziliyor. Ancak ben bu düşüncede değilim; karamsar tarafta yer almıyorum. Pozitif bir bakış açısıyla değerlendiriyorum. Son yıllarda yapay zeka sıkça gündeme geliyor, özellikle pandemi döneminde dijitalleşme öne çıktı. Ancak yapay zeka konusu uzun süredir var. Belki de birkaç yıl sonra bambaşka bir şeyden bahsedeceğiz, ama şu an gündemimizde. Kesin olan bir şey var; Dünyadaki teknolojik dönüşümün son noktası burası ve bu süreç devam ediyor. Önemli olan şu. Biz bu teknolojik gelişmelerin neresindeyiz? 4. ve 5. sanayi devrimini izleyici ve kullanıcı olarak geçirdik. Şimdi de böyle mi devam edeceğiz, yoksa teknolojiyi üreten tarafta mı olacağız? Çünkü bilerek ya da bilmeyerek yapay zekayı zaten kullanıyoruz. Navigasyon, çeviri, sesli komutlar, makyaj uygulamaları, mimarlık programları gibi birçok alanda hayatımızın parçası. Ancak burada bir fark var. Üretilen teknolojiyi kullanıyoruz ama onu üretmiyoruz. Üretilmiş bilgi ve veriler bize sınırlı şekilde sunuluyor. Daha fazlasını elde etmek için ödeme yapıyoruz. Peki, bu verilerin ne kadarını bilmiyoruz? Kendi kendilerine kullandıkları bilgiler bize açılmıyor. Bu nedenle hedefimiz, 1., 2., 3. ve 4. sanayi devrimlerini kaçırdık ama 5. ve 6. sanayi devriminde bu yarışın parçası olmak olmalı. Yapay zekanın getirdiği tüm bilgileri ve teknolojileri sonuna kadar kullanırken, aynı zamanda bu alana yön verecek adımları da atmalıyız" diye belirtti.



Zorlu: "İzmir’in yapay zeka alanında öncü kentlerden biri olması için üzerimize düşen her adımı atmaya hazırız"


İzmir’in yapay zeka alanında öncü kentlerden biri olması için her adımı atmaya hazır olduklarını belirten ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, "Yapay zekâda geldiğimiz nokta, insanlık tarihinde belki de benzeri görülmemiş bir eşikte olduğumuzu gösteriyor. Teknolojik tekillik - Singularity olarak adlandırılan ve yapay zekânın insan zekâsını aşacağı bu dönüm noktası, bizlere büyük umutlar verirken, ciddi görevler de yüklüyor. Bir yandan hastalıkların tamamen ortadan kalkabileceği, bilgiye sınırsız erişimin mümkün olabileceği, üretkenliğin ötesine geçen bir refah hayal ediliyor. Öte yandan, kontrolün elden çıkabileceği, etik ilkelerin gölgede kalabileceği bir belirsizlik de ufukta görünüyor. Bu nedenle yapay zekâya yalnızca bir teknoloji olarak değil, insanlık değerlerini merkezine alan bir gelecek vizyonu olarak bakmak zorundayız. İzmir’in yapay zeka alanında öncü kentlerden biri olması için üzerimize düşen her adımı atmaya hazırız. Bu çerçevede başta yüksek kaliteli veri merkezleri kurulmasına ihtiyacımız olduğunu belirtmek istiyorum. Start-up’lar, KOBİ’ler, OSB’ler, sanayi ve üniversitelerin dahil olacağı bir yapay zeka ağı kurulması için işbirliklerinin önemine dikkat çekmek istiyorum. Bu dönüşümde yön gösteren, cesaretlendiren, birlikte öğrenen ve üreten bir ekosistemi hep birlikte İzmir’de inşa edebiliriz" sözlerini kullandı.



Özhelvacı: "Yapay zekaya hızla adapte olan şirketler yarının standart belirleyicisi olma fırsatını yakalıyor"


Yapay zekaya yatırım yapmanın artık bir tercih değil; kritik bir rekabet avantajı olduğunu vurgulayan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Yapay zeka, yalnızca küresel teknoloji devlerinin değil; şehirlerimizin, iş dünyamızın, kamu kurumlarımızın, yerel yönetimlerimizin, üniversitelerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın da stratejik gündeminde yer almalıdır. Yapay zekaya hızla adapte olan şirketler yalnızca bugünün lideri değil, yarının standart belirleyicisi olma fırsatını yakalıyor. Geç kalanlar ise değişen piyasa şartlarına ayak uydurmakta zorlanarak rekabet güçlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor. Ancak bu dönüşümde asıl kritik olan yalnızca teknolojiyi kullanmak değil; onu doğru zamanda ve doğru hızla benimsemektir. Yapay zekaya hızlı adapte olan şirketler yalnızca verimliliklerini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda rakiplerinin birkaç adım önüne geçiyor. Bu dönüşüm yalnızca büyük ölçekli şirketleri değil; her ölçekte işletmeyi doğrudan etkiliyor. Zirvemiz aracılığıyla şehrimizde ve bölgemizdeki iş dünyasında bu konuda bir farkındalık oluşturmayı ve harekete geçirici bir etki oluşturmayı umuyoruz. Geleceğin ekonomik ve siyasi liderleri, bugün teknolojiye yatırım yapanlar olacaktır" diye konuştu.



Tugay: "İzmir olarak bu teknolojiye hızla uyum sağlamak için çalışıyoruz"


Yapay zeka konusunda muhafazakar olunmaması gerektiğine dikkat çeken Başkan Cemil Tugay, "Göreve başlamadan önce şehrimiz için bir vizyon tanımı yaparken, ’yeni nesil belediyecilik’ kavramını ortaya koymuş ve bu çerçevede yapay zeka destekli birim ve ekipler oluşturacağımızı söylemiştim. Bugün, ekip olarak İzmir’i yönetirken yapay zeka teknolojilerini kullanmaya çalışıyoruz ve bazı şeyleri bu sayede daha farklı yapabiliyoruz. Yapay zeka ile ilgili konuşurken önemli bir ayrımı netleştirmemiz gerekiyor. Biz, yapay zeka teknolojisini geliştiren ve üreten bir kent olabilir miyiz, yoksa yalnızca üretilmiş teknolojiyi doğru kullanan bir şehir mi olacağız? İzmir olarak bu teknolojiye hızla uyum sağlamak için çalışıyoruz. Şu anda kesin olan bir şey var: Yapay zekayı kullanan herkes daha başarılı. Bu nedenle İzmir’de herkesin yapay zekayı nasıl daha etkin kullanabileceğini düşünmesi gerekiyor. Bu konuya muhafazakar olmanın anlamı yok" diye ekledi.



EGİAD ve ESİAD’dan ’Yapay Zeka Zirvesi’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.