EKONOMİ - 31 Mart 2026 Salı 09:28

EGİAD’da, 2060 makro görünüm masaya yatırıldı

A
A
A
EGİAD’da, 2060 makro görünüm masaya yatırıldı

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının değişen ekonomik koşullara uyum kapasitesini güçlendirmek ve stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği etkinlikler kapsamında "2026 Makro Görünümü: Kur, Enflasyon ve Piyasa Beklentileri" başlıklı panel düzenledi.


EGİAD merkezinde yoğun katılımla gerçekleşen panele konuşmacı olarak İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz ve İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros katıldı. Etkinlikte, küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, para politikaları, enflasyon ve kur dinamikleri ile piyasa beklentileri kapsamlı bir perspektifle ele alındı. Panelde ayrıca iş dünyasının önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği riskler ve fırsatlar değerlendirilerek, şirketlerin finansal yönetim ve yatırım stratejilerine yön verecek önemli öngörüleri paylaşıldı.



Belirsizlikleri yönetebilen şirketler geleceği şekillendirecek


Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ölçekte artan ekonomik ve jeopolitik risklerin iş dünyasının karar alma süreçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, öngörü kabiliyetinin rekabet avantajının temel unsuru haline geldiğini vurguladı. Özhelvacı; "Ekonomideki dalgalanmaların, yüksek faiz ortamının ve sıkı para politikalarının şirket bilançolarımızı doğrudan etkilediği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte iş dünyası olarak değişen ekonomik düzeni yalnızca izlemek değil; doğru okumak, analiz etmek ve stratejik refleksler geliştirmek zorundayız." dedi.



Veriye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluk


Özhelvacı, özellikle KOBİ’lerin finansman yönetimi ve nakit akışı planlaması konularında daha disiplinli ve veri odaklı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirterek, iş dünyasının yeni dönemde stratejik çeviklik kazanmasının önemine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında şunları kaydetti: "Kur, enflasyon ve faiz dinamiklerinin birbirini tetiklediği bir ekonomik ortamda; doğru veri, doğru analiz ve doğru zamanlama şirketlerimizin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Bugünün rekabet ortamında bilgiye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluktur."



Jeopolitik gelişmeler ekonominin her katmanını etkiliyor


Konuşmasında küresel ölçekte devam eden jeopolitik gerilimlere de değinen Özhelvacı, özellikle Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların enerji maliyetlerinden tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı yarattığını belirterek, "Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler; enerji maliyetlerinden finansal sistemlere, üretim süreçlerinden ihracat stratejilerine kadar ekonominin tüm katmanlarını etkiliyor. Bu nedenle makroekonomik gelişmeleri doğru okuyabilmek ve riskleri erken aşamada yönetebilmek her zamankinden daha kritik hale gelmiştir." diye konuştu.



Stratejik içgörüler iş dünyasıyla paylaşıldı


Panel kapsamında; 2026 yılına ilişkin makroekonomik görünüm, enflasyon beklentileri, döviz kuru projeksiyonları ve para politikalarının piyasalara etkileri detaylı biçimde ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin finansal sürdürülebilirliği ve rekabet gücü açısından kritik öneme sahip başlıklarda kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Panel soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde tamamlanırken, katılımcılar tarafından stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlayan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.



EGİAD’da, 2060 makro görünüm masaya yatırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana ’Yerinde Dönüşüm Projesi’nde evler yüzde 80 tamamlandı Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 18 ilde yürütülen ’Yerinde Dönüşüm Projesi’ kapsamında 108 bin bağımsız yapının yüzde 80’i tamamlanırken, kalanların inşaat süreci devam ediyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, afetlerden etkilenen 18 ilde Temmuz 2023’te başlatılan ’Yerinde Dönüşüm Projesi’ kapsamında verilen desteklerle vatandaşların yeni ev ve iş yerlerine kavuşmasını sağladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca başlatılan Yerinde Dönüşüm Projesi, depremden etkilenen bölgelerde ev ve iş yerlerini yerinde dönüştürmek isteyen afetzedelere hibe ve kredi desteği sunarak yaraları sarmayı hedefledi. Proje kapsamında, konutlar için 750 bin TL hibe ve 750 bin TL’ye kadar faizsiz kredi, iş yerleri için 400 bin TL hibe ve 400 bin TL kredi, ayrıca her bağımsız bölüm için 40 bin TL proje desteği sağlandı. 18 ilde ’Yerinde Dönüşüm Projesi’ kapsamında 108 bin başvurunun yüzde 80’i tamamlandı. Kalanların ise inşaat süreci devam ediyor. "Bu hükümetimizin muazzam bir projesiydi" Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, "7452 sayılı afet yasası ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle desteklenen 11 ilde yerinde dönüşüm projesine 108 bin başvuru yapılmıştır. Bunun da aşağı yukarı yüzde 80’i tamamlanmıştır. Tamamlanmayanlar da inşaatına devam etmektedir. Bu hükümetimizin muazzam bir projesiydi. 750 bin hibe, 750 bin 2 yıl ödemesiz ayda 7 bin TL faizsiz ödeme ile ve 40 bin TL proje desteği ile dünyada eşi benzeri olmayan bir projeydi vatandaşlarımızın lehine olan. Bundan da 11 deprem bölgemiz, 108 bin hak sahibi müracaat etmiştir ve bu işlemler devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Bu, muazzam bir projeydi" Yerinde dönüşüm projeleriyle birlikte evlerin yenilendiğini belirten Karslıoğlu, "Biliyorsunuz bilim ve fen kurallarına göre işlem görmeyen binalarımız depremde orta hasar, az hasar şeklinde değerlendirilmiştir. Yerinde dönüşüm projesi de evini sağlam yap, en azından tabut halinde oturma, bilim ve fen kurallarına göre mühendislik hizmeti alan bir binada otur anlamına geliyor. Dediğim gibi dünyada eşi benzeri olmayan yerinde dönüşüm muazzam bir projeydi" diye konuştu.
Diyarbakır Bastığı gider mazgalı kayan kız öğrenci, 1 buçuk metrelik çukura düştü Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde, bastığı yağmur suyu gider mazgalı kayan kız öğrenci, 1 buçuk metrelik çukura düşerek yaralandı.Olay sabah saatlerinde meydana geldi. Cavit Torun Ortaokulu öğrencisi E.P., okul yolu üzerinde bulunan yağmur suyu gider mazgalına bastı. E.P., kapağın kaymasıyla birlikte 1 buçuk metre derinliğinde bulunan çukura düştü. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Düştüğü çukurdan çıkartılan E.P., ilk müdahalesinin ardından Çermik Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.Olaya ilişkin konuşan E.P.’nin babası Cuma P., ’’3 çocuğumu motosikletle okula götürüyordum. Okula yaklaşınca ara sokağa eski yatılı bölge öğretim okulu kapısına onları bıraktım. Onlarda yaya olarak kendi okulları olan Cavit Torun Ortaokuluna giderken, birdenbire kızım çukura düştü. Ben de hemen yardımına koşarak kızımı çukurdan çıkardım. 112 acil yardım telefonunu arayarak yardım istedim. Sağlık ekipleri tarafından Çermik Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Bu yol 400-500 öğrencinin okul gidiş ve dönüşlerinde her gün kullandığı bir yol. Biz bu kazayı yaşadık, diğer çocuklar yaşamasın. Buradan yetkililere bir daha üzücü bu tür olayların yaşanmaması için kapakların düzeltilerek güvenli hale getirilmesi çağrısında bulunuyorum’’ dedi.Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Sivas Keşfedilmeyen halk ozanı çözümü yapay zekada buldu Sivaslı halk ozanı Ömer Şahin, şiirlerine ilgi görmeyince eserlerini yapay zeka ile türküye dönüştürerek milyonlara ulaştı. Sivas’ta yaşayan halk ozanı Ömer Şahin, uzun yıllardır kaleme aldığı şiirlerin yeterince ilgi görmemesi üzerine eserlerini yapay zekâ ile türkü formatına dönüştürerek sosyal medyada paylaşmaya başladı. Şahin’in çalışmaları 1 milyonun üzerinde izlenmeye ulaştı.1980 yılından bu yana şiir yazan Şahin’in, bugüne kadar binin üzerinde eser kaleme aldı. Kendi yazdığı ve bestelediği şiirleri yapay zekâ aracılığıyla seslendiren Şahin, bu yöntemle eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediğini belirtti. Şahin’in paylaştığı türküler kısa sürede sosyal medyada ilgi görerek yüksek izlenme rakamlarına ulaştı. Geleneksel yöntemlerle değerlendirilme imkânı bulamayan eserlerin, yapay zekâ aracılığıyla müzik formuna dönüştürülmesi dinleyenlerin dikkatini çekti. "Şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım" Yapay zeka ile şiirlerini türküye dönüştüren Ömer Şahin, "Ben şiir yazmaya 1980 yılında başladım. İlk şiirimi köyde zarar eden besiciler için yazmıştım. Ondan sonra ara verdim. Erzurum’da işbaşı yaptıktan sonra oradaki âşıkların yanına gidip onları dinledim; nasıl şiir yazıyorlar, nasıl okuyorlar, nasıl türkü söylüyorlar diye dikkatlice gözlemledim ve orada tekrar şiire başladım. 1994 yılında Sivas’a geldikten sonra burada devam ettirdim, buradaki âşıklarla tanıştım. 2009 yılında dördüncü Uluslararası Âşıklar Yarışması’nda Sivas Gelir Aklıma adlı şiirim birincilik kazandı. 2023 yılında ise 734 sayfa ve içinde 475 adet şiir bulunan kitabım basıldı. Ben şöhreti olan birisi değilim gariban, kıyıda köşede kalmış bir âşığım. Kimseyi bulamayınca şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım, bu zamana kadar kimse yardımcı olmadı. Şiir kitabım çıkalı iki sene geçti, kimse çıkıp da şu şiirini alıp türkü yapacağım demedi. Ben de mecbur kaldım. Ölmeden önce türkülerim yayınlansın, ben ölsem dahi eserlerim kalsın istedim ve böyle bir yola girdim" dedi. "Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti" Aşıkların göz önünde bulundurulmadığını söyleyen Şahin, "Başarılı da olduğumu düşünüyorum. İlk yaptığım türkü Ey Vefasız, şu anda izlenme sayısı 1 milyon 700 bini geçti. Yokluk bizi mecbur etti. Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti. Mecburiyet olmasa, âşıklara ve ozanlara gereken önem verilse, ne söyledikleri, ne anlatmak istedikleri incelense ve hayata geçirilse bu noktaya gelinmezdi. Âşıklardan ve ozanlardan uzak duruluyor, oysa onların söyledikleri bizim öz kültürümüz, geleneğimiz ve göreneğimizdir. Yapay zekâ çıktı çıkalı bizim pabucumuz dama atıldı. Ben bir halk ozanı olarak bir türküyü yapmak için en az 15-20 gün, bazen bir ay uğraşıyorum; ama yapay zekâ bunu iki dakikada yapıyor, sofrayı kurup buyurun yiyin diyor. Ancak kesinlikle yapay zekâ geleneksel âşıklığın yerini tutmaz; onlar kurallara göre değil, hayatın içinden yazar. Gençlik de buna yöneliyor ve âşıklık ile diğerleri arasındaki fark burada ortaya çıkıyor" dedi.