TEKNOLOJİ - 08 Eylül 2024 Pazar 11:38

ESHOT 93. İEF’de Güvenli Yolculuk Sistemi’ni tanıtıyor

A
A
A
ESHOT 93. İEF’de Güvenli Yolculuk Sistemi’ni tanıtıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü, yakın gelecekte filosundaki tüm otobüslerde kullanılacak, yapay zekâ destekli Sürücü Destek ve Güvenli Yolculuk Sistemi’ni, 93. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda tanıtıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi birimlerinin yer aldığı Belediye Sokağı’nda bulunan ESHOT Model Otobüsü, fuar ziyaretçilerinden büyük ilgi görüyor.


93. İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), 30 Ağustos’ta kapılarını açtı. 9 Eylül Pazartesi gününe kadar devam edecek “Teknoloji” temalı İEF’de, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin birimleri ve bağlı şirketleri de Belediye Sokağı’nda, yapay zeka ve dijital teknoloji tabanlı hizmetlerini sergiliyor. Alanda, atölyelerinde hazırladığı model otobüsle yer alan ESHOT Genel Müdürlüğü de otobüslere uzaktan erişim imkânı sunan Sürücü Destek ve Güvenli Yolculuk Sistemi’ni (GYS) tanıtıyor.



“Bin 198 otobüste faal olarak çalışıyor”


ESHOT Genel Müdürlüğü Akıllı Ulaşım Sistemleri Şube Müdürü Nadir Demirsoy, GYS’nin, yapay zeka destekli olarak yolculuk ve trafik güvenliğini maksimize edeceğini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ‘akıllı şehir’ vizyonu doğrultusunda yine ESHOT yazılımcıları tarafından geliştirilen ve halen bin 198 otobüste faal olarak çalışan Telemetri cihazlarını da hatırlatan Demirsoy, “Yaklaşık 150 farklı sensör verisini toplayıp merkeze ileten Telemetri cihazları sayesinde araçlarımızı kesintisiz olarak teknik kontrol altında tutuyoruz. Bunu ‘önleyici bakım’ olarak tarif edebiliriz. Otobüslerdeki tüm çalışan aksamları, mekanik ve dijital parçaları takip ederek, muhtemel arızaları önleyebiliyoruz. Geliştirdiğimiz Güvenli Yolculuk Sistemi de Telemetri cihazlarıyla entegre çalışarak, bize çok daha fazla katkı sunacak” dedi.



GYS hangi faydaları sağlayacak?


ESHOT faaliyetlerinin, yolcular ve trafik için maksimum ölçekte güvenli olmasını hedeflediklerini kaydeden Demirsoy, halen deneme aşamasında olan yeni sistemin sağlayacağı faydaları şöyle sıraladı:


“Sistem, her otobüste sürücüleri anlık olarak izleyecek. Şoför yorgunsa, dikkatsizse, sigara içme ya da telefona bakma gibi kural dışı hareketlerde bulunuyorsa sistem aynı anda hem araç takip merkezimizi hem de şoförü uyaracak. Bu da yolculuk ve trafik güvenliğine çok önemli katkı sağlayacak. Telemetri uyumuyla birlikte tüm araçlarımızın teknik verileri izlenerek, muhtemel arızaların önüne geçilecek. Tüm kapılardan yolcu iniş ve biniş verileri dijital olarak takip edilebilecek. Böylece hizmette doğru planlama imkânı ve verimlilik daha da artacak.”



ESHOT 93. İEF’de Güvenli Yolculuk Sistemi’ni tanıtıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.