ASAYİŞ - 11 Kasım 2025 Salı 14:17

Güven tuzağı

A
A
A
Güven tuzağı

İzmir’de moto kuryelik yapan bir kişi, borç para istediği meslektaşının tuzağına düştü. Banka kartlarının bloke olduğunu öne süren arkadaşına hesap bilgilerini ve banka kartını veren moto kurye, hakkında açılan onlarca dolandırıcılık davası yüzünden kendisini hakim karşısında buldu.


İzmir’de yaşayan evli ve bir çocuk babası Anıl Yeltürk (22), maddi sıkıntı nedeniyle güvendiği arkadaşına verdiği banka kartı hayatını kabusa çevirdi. İddiaya göre, 2023 Ocak ayında birlikte moto kuryelik yaptığı arkadaşı E.K.’den borç para isteyen Yeltürk, olumlu yanıt aldı. Ancak E.K., kendi banka hesaplarının blokeli olduğunu söyleyerek Yeltürk’ten bir adet banka kartını istedi. Arkadaşına güvenen Yeltürk, kartını teslim etti. Bir süre sonra E.K., Yeltürk’ün diğer banka hesaplarını ele geçirerek çeşitli para transferleri yaptı. Hakkında şikayetler oluşan Yeltürk, emniyetten gelen çağrı üzerine durumun farkına vardı. Yeltürk, olayın ardından E.K. ile konuşmak istediğinde ise tehditler almaya başladı. İlk zamanalar korktuğu için yaşananları yetkili mercilere tam olarak anlatamadığını belirten Yeltürk, zamanla Türkiye’nin farklı illerinde hakkında yaklaşık 100 adet dolandırıcılık davası açıldığını öğrendi. Yaşanan olaydan hiçbir maddi kazanç sağlamadığını vurgulayan Yeltürk, sadece paraya sıkıştığı bir dönemde E.K.’ye kandığını ve kendisinin de mağdur olduğunu söyledi.



Borç para istedi, mağdur oldu


Moto kurye Anıl Yeltürk, Türkiye’nin birçok ilinde hakkında dolandırıcılık davası açıldığını belirterek, sadece paraya sıkıştığını ve borç para istediği meslektaşı tarafından tuzağa düşürüldüğünü söyledi.


Olayın 2023 yılında yaşandığını aktaran Yeltürk, "Ocak ayında arkadaşımın yanına gittim. Bir miktar borca sıkışmıştım; ondan para istedim. O, karşılığında benden banka hesaplarımı istedi. Banka hesaplarımı ne yapacağını sorduğumda ticaretle uğraştığını, oradan para geleceğini, kendi hesaplarının blokeli olduğunu anlattı. Ben de kendisine güvendiğim için banka hesaplarımı verdim. Bir süre sonra beni oyalamaya başladı ve istediğim borç parayı vermedi. Daha sonra banka hesaplarıma para giriş çıkışı oldu. Ardından karakola çağrıldım; karakolda olayın dolandırıcılık olduğunu öğrendim. Dolandırıcılık olduğunu öğrenince karakolda arkadaşımın ticaretle uğraştığını, paraların ticaretten geldiğini söyledim. Arkadaşımı aradığımda ise ‘Kesinlikle benim ismimi vermeyeceksin’ diye beni tehdit etti. O zaman elimde herhangi bir kanıt yoktu; kanıt bulamadığım için yanlış bir ifade vermek zorunda kaldım. Daha sonra ATM’den benim hesabımdan para çekildiği ana ait bir kanıt buldum ve yaşadığım durumu tüm geçekliğiyle yetkililere anlatmaya başladım. Burudan herkese sesleniyorum. kimse, arkadaşına güvenip hesaplarını vermesin. Çok mağdurum; maddi olarak zor bir durumdayım. Yaklaşık 2-3 senedir bu olaylarla uğraşıyorum ve hakkımda neredeyse açılmış 100 dava var. Normalde böyle bir şeyi bilerek yapmazdım; arkadaş kurbanıyım." dedi.



Banka bilgilerini verdi, sanık oldu


Müvekkili Anıl Yeltürk’ün kendilerine başvurduğunu olayı tüm berraklığıyla anlattığını aktaran Avukat Sancaktar Devlet Özkul, "Müvekkilim; E.K. isimli kişiye güvendiğini, dolandırıcı olduklarını bilmediğini, borç istediğini ve işin bu noktaya geleceğini tahmin etmediğini söyledi. Müvekkilim, bir şahıs tarafından kandırılmış, banka kartı ve şifreleri elinden alınmış; iradesi fesada uğratılarak bu kartlarla başka vatandaşların hesaplarından paralar çekilmiş ve böylece yeni mağduriyetler oluşmuş. Anıl hem herhangi bir menfaat elde etmemiş hem de kasıtlı bir davranışı yokken sanık konumunda yargılanıp isminin lekelenmesi ve maddi, manevi yıpranması ayrı bir mağduriyet oluşturmakta. Nitelikli dolandırıcılık nedeniyle soruşturmalar kovuşturmaya dönüp ağır ceza mahkemelerinde yargılamalara konu olmakta. Oluşan her ayrı mağduriyet için ilgili yerde veya illerde ayrı dosya açılır ve sanık buralarda teker teker yargılanır. Ayrıca ceza kanunu gereğince zarar giderilmesi suçu kabul anlamına gelmese de ceza indirimi sağlayabilir; fakat binlerce kişinin zararını giderme imkanı yoksa ve suç sabitlenirse ciddi cezalarla karşılaşılabilir. Kıymetli vatandaşlar Anıl ve benzer mağdurlar adına sesleniyorum. lütfen özel şifrelerinizi, kartlarınızı, banka bilgilerinizi hatta yakınınız olsa bile paylaşmayın; kişisel bilgilerinizi vermek, bilmediğiniz binlerce mağduriyete yol açabilir" ifadelerini kullandı.



Güven tuzağı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de ölen 2 kardeşin cenazeleri adli tıpa gönderildi, evdeki ilk inceleme tamamlandı Mersin’in Bozyazı ilçesinde mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden 4 ve 7 yaşlarındaki iki kardeşin naaşları, ölüm nedenlerinin belirlenmesi için adli tıpa sevk edildi. Anne ile babanın tedavisi sürerken, jandarma ekiplerinin evdeki ilk incelemesi tamamlandı. Olay, Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 3 gün önce memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Ölüm nedenleri belirlenemedi, cenazeler adli tıpa gönderildi Hamile olduğu öğrenilen anne ile babanın yoğun bakımda tedavisi sürerken, hayatını kaybeden kardeşlerin ön otopsi işlemi yapıldı. Rahatsızlanma ve ölüm sebebi henüz belirlenemezken, cenazeler Mersin Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Öte yandan jandarma ekipleri tarafından Tülü çiftinin kaldığı evde ilk incelemeler tamamlandı. İnceleme sonrasında evin girişi şeritle kapatıldı. 2 çocuğun ölümüne, anne ile babanın yoğun bakıma kaldırılmasına neyin sebep olduğunun otopsi işlemlerinin ardından belirlenmesinin beklendiği bildirildi. Öte yandan çocukların ölmeden önce hastanedeki fotoğrafları da ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "600 milyar dolar ticaret kapasitesi olan Orta Koridor, kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, "Orta Koridor’un 600 milyar dolardan daha fazla olan ticaret kapasitesi, o hatta Türk Devletleri Teşkilatı’nda birlikte olduğumuz kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Zorlu, Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından Azerbaycan’ın Umummilli Lideri Haydar Aliyev’in 103. doğum yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen "Haydar Aliyev ve Türk Dünyası" programına katıldı. Burada konuşan Zorlu, Haydar Aliyev’i anmanın yalnızca büyük bir devlet adamını hatırlamak olmadığını ifade ederek, onun ortaya koyduğu vizyonu, bıraktığı güçlü mirası ve Türk dünyasının birlik ve beraberliği adına çizdiği istikametin doğru okunmasının da son derece kıymetli olduğunu aktardı. "Haydar Aliyev’in attığı temel, Azerbaycan’ı dünyada yaklaşımından ve tarihinden söz ettiren bir devlet olma konumuna taşımayı başarmıştır" Merhum Haydar Aliyev’in üç temel yönüyle tarihteki yerini aldığını söyleyen Zorlu, "Elbette Azerbaycan’ın ikinci bağımsızlık döneminin inşasında liderlik rolünü üstlenmiştir. 100 yıl önce birinci bağımsızlık döneminin mimarı olan rahmetli Resulzade’nin ‘Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez’ sözüne istinaden Aliyev’in döneminde de o bayrak bir adım daha yukarılara kaldırılmıştır. Dış politikaya baktığımız zaman çok yönlü ve dengeli bir siyaseti hayata geçirdiğini görüyoruz. Düşünün ki Sovyetler dağılmış ve o zor koşullarda Azerbaycan için hangi yolculuğa doğru gitmek isteyeceği yönünde büyük sorgulamalar, belirsizlikler söz konusu. İşte öyle bir dönemde Nahçıvan’da doğmuş ve yetişmiş böyle bir lider, temel istikametini Türk dünyası olarak belirlemiştir. Bunun yanında bu yolculuğu güçlendirecek çok yönlülük ilkesiyle batıdan doğuya önemli merkezleri de Azerbaycan’ın çehresine yerleştirmeyi başarmıştır. Ayrıca tarih şuuru ve milli kimlik çalışmaları üzerinde Azerbaycan’ın yükselişini sağlamış olmasıdır. Onun döneminde adım adım Azerbaycan tarihiyle, dokusuyla, insan kaynağıyla Azerbaycan’ın kendi ayakları üzerinde duran ve bu yükselişi, bu temel üzerinde gerçekleştiren bir devlet olma hüviyetini kazanmıştır. Üçüncüsü de onun gerçekçilik ve adım adım politikaları hayata geçirme yönündeki liderlik yöntemidir. Türkiye ile ilişkiler de işte böyle bir evrede hayata geçmiş ve süreklilik arz etmiştir. Bugün çok şükür görüyoruz ki merhum Haydar Aliyev’in attığı o temel sonrasında İlham Aliyev’in döneminde yeni bir çehre kazanmış ve artık kendini bölgesinde kanıtlamış Azerbaycan’ın bir adım ötesine taşınarak, dünyada yaklaşımından ve tarihinden söz ettiren bir devlet olma konumuna taşımayı başarmıştır" ifadelerine yer verdi. "600 milyar dolar ticaret kapasitesi olan Orta Koridor, kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu’nun en önemli gündem maddelerinden bir tanesinin de Orta Koridor meselesi olduğuna değinen Zorlu, "Orta Koridor dediğimiz şeyi üç farklı ama birbiriyle bütünleşik bir sistem içerisinde değerlendirebiliriz. Bir tanesi, Hazar ve Orta Asya’nın esas alındığı büyük bozkırı kuşatan birinci hat. İkincisi, Güney Kafkasya hattı ve bunun tabii ki merkezinde Nahçıvan’dan Bakü’ye uzanacak o önemli koridor olan Zengezur Koridoru. Hemen alt tarafında da tüm bu iki koridoru Batı’ya taşıyabilecek ve ara buluculuğu da üstlenen Türkiye’nin bulunduğu Orta Doğu hattı da çok önemli. Özellikle Orta Doğu’yu katmamın sebebi; Türkiye’mizin bu Orta Koridor meselesini irdelerken Türk dünyasına yeni bir güç alanı olarak sunmaya çalıştığı iki önemli proje var. Bir tanesi kalkınma yolu, diğeri de Hicaz Demiryolu’nun yeniden hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar. Baktığımızda bu büyük ufuk imkansız değil. Çünkü bugüne kadar adım adım liderlerimizin attığı adımlarla, projelerle hayata geçirildi ve bu çalışmalar devam ediyor. Önemli bir koridordan bahsediyoruz. Bunu çok daha fazla irdeleyip, artık dünyada gittiğimiz her yerde de konuşabilir durumda olmalıyız. 600 milyar dolardan daha fazla olan bir ticaret kapasitesi, o hatta Türk Devletleri Teşkilatı’nda birlikte olduğumuz kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor. Bize düşen bunu iyi anlatmak, anlamlandırmak ve hayata geçirebilmektir" diye konuştu. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu’nun yanı sıra yabancı misyon temsilcileri ve öğrenciler katıldı.