SAĞLIK - 03 Aralık 2025 Çarşamba 11:00

HIV vakalarında genç yaş gruplarında artış

A
A
A
HIV vakalarında genç yaş gruplarında artış

Ege Üniversitesi HIV/AIDS Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayşe Deniz Gökengin, HIV tanı ve tedavisinde erken teşhisin kritik önem taşıdığını belirterek, Türkiye’de vakaların son 10 yılda yükseldiğini, özellikle genç yaş gruplarında artışın dikkat çektiğini ifade etti.


Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda HIV vakalarında artış gözlemleniyor. Ege Üniversitesi HIV/AIDS Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayşe Deniz Gökengin, HIV tanı ve tedavisinde erken teşhisin kritik önem taşıdığını belirterek, Türkiye’de vakaların son 10 yılda yükseldiğini, özellikle genç yaş gruplarında artışın dikkat çektiğini ifade etti. Prof. Dr. Gökengin, "Özellikle Türkiye’nin de dahil olduğu Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde HIV vakalarındaki artış görünüyor. Türkiye, yeni HIV tanılarında en hızlı artış yaşayan ülkelerden birisi. Yıllık yeni vaka sayısı 7 bin civarında. En yüksek HIV görülme oranı geçmişte 35-45 yaş grubunda iken, son yıllarda 25-35 yaş aralığında yükselme yaşanıyor. Ayrıca 15-25 yaş grubunda da artış var" dedi.



"Erken teşhisle uzun ve kaliteli yaşam sağlanabilir"


Virüsün bulaşma yollarına dikkat çeken Prof. Dr. Gökengin, "Korunmasız cinsel ilişki, damar içi madde kullanımı, doğum sırasında anneden bebeğe geçiş ve sağlık çalışanlarında kesici-delici alet yaralanmaları, başlıca risk faktörlerini oluşturuyor. HIV tanısında erken teşhis, hem bireysel hem toplumsal açıdan önemli. Erken tanı alan kişilerin hemen tedavisine başlanarak hastalığın ilerlemesi önlenebilir. Hastalar, uzun ve kaliteli bir yaşam sürebilir. Tedavi altında kanında virüs seviyesi sıfırlanan kişiler, HIV’i cinsel yolla bulaştırmaz" ifadelerini kullandı.


Tedavi yöntemlerindeki gelişmelere değinen Prof. Dr. Gökengin, geçmişe göre daha az yan etkili ve kullanımı kolay ilaçların tedaviye uyumu artırdığını belirtti. Günde çok sayıda ilaç kullanımından tek dozla devam edilebilen tedavilere geçildiğini söyleyen Prof. Dr. Gökengin, yakın zamanda uygulanmaya başlayacak olan uzun etkili enjeksiyonların iki ayda bir doz alınacağını ve hastaların günlük ilaç zorunluluğunu ortadan kaldırarak tedaviyi daha sürdürülebilir kılacağını aktardı. Yılda iki kez uygulanan enjeksiyonların ise şimdilik dirençli vakalarda ve korunma amaçlı kullanım için onay aldığını ifade eden Prof. Dr. Gökengin, "Sosyal medyada yayılan yanlış sağlık bilgileri önemli bir sorun oluşturuyor. Sağlık dışı kaynaklardan alınan bilgiler, hastaların tedaviye bakışını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle doğru bilgiye sağlık otoriteleri ve bilimsel kaynaklar üzerinden ulaşılması gerekiyor" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara DMM: "İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir" ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntülere ilişkin açıklama yapıldı. Merkezin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüntülerin eski olduğu belirtilerek, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir. Görüntülerin, zamanı ve yeri belirsiz eski çekimler olduğu; son yaşanan bölgesel gelişmeler sonrası yeniden kasıtlı olarak dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Türkiye sınır hattıyla bağlantısına dair herhangi bir somut veri bulunmamaktadır. Bu tür paylaşımlar sınır güvenliğini hedef alarak kamuoyunda olumsuz algı oluşturmayı amaçlamaktadır. Türkiye’nin hudut güvenliği 7 gün 24 saat esasına dayalı olarak çok katmanlı sistemlerle kesintisiz şekilde sağlanmaktadır. Asılsız iddialara itibar edilmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarının dikkate alınması önemle rica olunur" açıklamasında bulunuldu.
Kilis AK Parti Kilis İl Başkanı Diyarbakırlı: "28 Şubat, topluma indirilmiş ağır bir darbedir" AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat’ın 29. yıl dönümünde yaptığı açıklamada darbeci zihniyeti kınayarak sürecin yalnızca siyasete değil topluma da ağır etkiler bıraktığını vurguladı. Kilis AK Parti İl Başkanlığı’nda 28 Şubat postmodern darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada konuşan AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat sürecini ve darbeci zihniyeti kınayarak topluma da ağır etkiler bıraktığını ifade etti. 28 Şubat’ın diğer darbelerden farklı olmadığını ifade eden Diyarbakırlı, "Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz" dedi. ‘’Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş’’ Sürecin nesiller boyu sürecek şekilde planlandığını savunan Diyarbakırlı, "Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef alan bir pusuydu. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş, seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş, başta başörtülü kadınlar olmak üzere mütedeyyin kesimlere yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır" ifadelerini kullandı. ‘’Vesayet odaklarını teker teker çökerttik’’ AK Parti olarak tüm darbe ve vesayet girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayan Diyarbakırlı, "İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk" dedi. Son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik tavırlara da değinen Diyarbakırlı, 28 Şubat zihniyetinin tamamen ortadan kalkmadığını savunarak, "Demokrasi bilincinin, sivil iradenin ve sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır" şeklinde konuştu. Diyarbakırlı, "Bu zihniyetle mücadele bizim için bir demokrasi ve hak mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde darbeci zihniyet karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutacağız" diye konuştu.
Bursa Büyükşehir’den ücretsiz müzik eğitimi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin keman ve çello eğitimi için düzenlediği yetenek sınavına katılan öğrenciler, özgüvenleriyle eğitmenlerin takdirini topladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü, Yıldırım ilçesinde öğrenim gören ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin kültürel ve sanatsal gelişimlerini desteklemek amacıyla yetenek sınavı düzenledi. Vakıf Bera Tesislerindeki sınava katılan ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin, müzik kulağı ve ritim duygusu kriterleri değerlendirildi. Performansları ve kendilerine duydukları özgüvenle büyük takdir toplayan öğrenciler, müziğe olan tutkularını gözler önüne serdi. Sınavın sonunda ücretsiz eğitim almaya hak kazanacak olan öğrenciler, belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra Bursa Çocuk Senfoni Orkestrası bünyesinde prova yapma ve sahne alma imkânı bulacak. Genç yetenekler böylece orkestrayla birlikte çalışma deneyimi yaşayacak, izleyici karşısında performans sergileyerek sahne heyecanını tadacak. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek eğitimlerde, çocuklar hem temel müzik bilgisi edinme hem de enstrüman çalma becerisi kazanabilecek. Yetenek sınavına katılan çocuklar, büyük bir heyecan duyduklarını belirterek bu imkanı kendilerine sunan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
Van Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’nda geçişler normal seyrinde devam ediyor. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tansiyon yükselirken, gözler Türkiye-İran sınırına çevrildi. Muhtemel bir hareketlilik ihtimali nedeniyle Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’ndaki durum merak konusu oldu. Sınır kapısında yapılan gözlemlerde ise herhangi bir yoğunluk yaşanmadığı görüldü. Giriş ve çıkışlarda sakinlik hakim olurken, araç ve yolcu trafiğinin olağan seyrinde devam ettiği belirtildi. Kapıdan hem Türkiye’ye girişlerin hem de İran’a çıkışların rutin şekilde sürdüğü görüldü. Ziyaretçiler programlarını yarıda bıraktı İran’da bir organizasyon için bulunan Fikret Hakan Öngür, yaşanan olaylar nedeniyle planlarını tamamlayamadan Türkiye’ye dönmek zorunda kaldıklarını belirtti. Öngür, konakladıkları otelin yakınında şiddetli bir patlamaya tanıklık ettiklerini ve bölgedeki durumun endişe verici olduğunu ifade etti. Tahran, İsfahan ve Tebriz’e yönelik saldırıların gerçekleştiğini dile getiren İran vatandaşı Nasır Selim ise saldırıların hedefi ve nedenleri hakkında net bir bilgiye ulaşılamadığını belirtti. Selim, bölgedeki ekonomik şartların birçok vatandaşın güvenli bölgelere geçişini zorlaştırdığını söyledi. "Korkumuz yok, ülkemizden ayrılmıyoruz" Tebriz şehrinde yaşayan Mehin Karahan, bölgedeki gerilime rağmen ülkelerini terk etmediklerini ve durumun zorluğuna rağmen dayanışma içinde olduklarını ifade etti. Karahan, çatışma atmosferine rağmen kimseden korkuları olmadığını ve gerekirse kendilerinin de ülkeleri için savaşacağını dile getirdi.