EKONOMİ - 17 Aralık 2025 Çarşamba 09:37

İade etmek üretmekten daha pahalı

A
A
A
İade etmek üretmekten daha pahalı

E-ticaretin getirdiği "tek tıkla iade" konforunun ardında hem şirketleri hem de çevreyi zorlayan devasa bir lojistik operasyon bulunuyor. Yaşar Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Melisa Özbiltekin Pala, hızla büyüyen "İade Ekonomisi"nin mali ve çevresel yükünü değerlendirdi. Pala, "Birçok durumda bir kazağın iade süreci, tek birim üretim maliyetinden daha yüksek bir operasyonel yük meydana getiriyor. Bunun sonucunda bazı işletmeler, iade edilmiş ürünleri yeniden satışa hazırlamak yerine imha etmeyi tercih edebiliyor" dedi.


Çevrim içi alışverişin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte, tüketiciler için büyük bir kolaylık olan iade süreçleri, lojistik sektörü için karmaşık bir sınav haline geldi. Özellikle giyim ürünlerinde artan iade oranları, "Tersine Lojistik" kavramını gündeme getirdi. Yaşar Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Melisa Özbiltekin Pala, masum görünen bir iade işleminin, ürünün üretim maliyetini bile aşan bir operasyonel yük ve oluşan karbon ayak izi nedeniyle çevresel sorun oluşturabildiği ve bu süreçlerin en doğru şekilde yönetilmesi gerekliliği konusunda uyardı.



Tek bir iadenin yolculuğu


Bir ürünün müşteriden depoya geri dönüşünün; toplama, taşıma, kalite kontrol, yeniden paketleme ve stoklama gibi çok katmanlı bir süreci tetiklediğine dikkat çeken Dr. Pala, bu sürecin mali boyutunu özetleyerek şunları söyledi: "Örneğin bir kazağın üretim aşaması genellikle ölçek ekonomileri sayesinde daha düşük maliyetliyken; iade edilen bir ürün için yürütülen adımlar tekil bazda çok daha maliyetli. Bunun sonucunda bazı işletmeler, iade edilmiş ürünleri yeniden satışa hazırlamak yerine imha etmeyi tercih edebiliyor."



Görünmeyen karbon yükü


Tüketicilerin en sık başvurduğu iade nedeni olan "beden uyuşmazlığı", kontrolsüz yönetildiği takdirde arka planda ciddi bir çevre kirliliğine yol açıyor. Dr. Pala, tüketicinin "uymazsa geri gönderirim" rahatlığının meydana getirdiği görünmeyen karbon ayak izini anlatarak, "Bir ürün, kargo aracılığıyla toplama merkezlerine, ayrıştırma ve kalite kontrol birimlerine taşınıp yeniden paketlendikten sonra stoklanıyor ve başka bir sevkiyata hazırlanıyor. Özellikle moda perakendesinde, ürün başına düşen karbon salınımı, ilk sevkiyat sürecindeki emisyonu aşabilir ve sektörde ciddi bir ekolojik yük oluşturur. Tüketicinin sıradan gördüğü "uymazsa geri gönder" kararı, arka planda ciddi bir çevresel maliyet oluşturur ve iade süreçlerinin sürdürülebilirlik açısından yeniden değerlendirilmesini gerekli kılar" diye uyardı.



Dr. Pala, çözümün stratejik iyileştirmede olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: "Tersine lojistik süreçleri dikkatli ve düzenli bir şekilde uygulandığında; taşıma planlaması, enerji verimliliği ve geri dönüşüm altyapısının iyileştirilmesiyle riskler minimize edilebilmektedir. Doğru yönetilen tersine lojistik hem operasyonel verimliliği artırmakta hem de sürdürülebilirlik hedefleriyle uyum sağlamaktadır."



İade etmek üretmekten daha pahalı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Eşsiz tarih ve doğanın içindeki maraton sona erdi İznik’te bu yıl 15’incisi düzenlenen ve Türkiye’nin en uzun maraton koşusu olan İznik Ultra Maratonu, 3 gün süren heyecanın ardından sona erdi. 10-12 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyonda, birçok ülkeden bine yakın sporcu ve binlerce sporsever, İznik’in eşsiz tarihi ve doğası eşliğinde unutulmaz bir deneyim yaşadı. Türkiye’nin en büyük 5. gölü olan İznik Gölü çevresindeki parkurlarda koşan sporcular, hem fiziksel hem de zihinsel dayanıklılıklarını test etti. 160K İznik Ultra Maratonu, 90K Orhangazi, 75K Dikilitaş Ultra ve 50K Müşküle Dağ Maratonu başta olmak üzere 25K Derbent Patika Koşusu, 14K Çamdibi, 5K Tarihi Kent Koşusu ve Çocuk Koşusu gibi birçok farklı kategoride yarışlar başarıyla tamamlandı. Sporcular, göl çevresindeki 21 köy ve mahallede vatandaşların alkışları ve destekleri eşliğinde parkurları bitirdi. Doğası, tarihi ve eşsiz parkurlarıyla sporculara unutulmaz anlar yaşatan organizasyonun ödül töreni, Yeşil Cami bahçesinde gerçekleştirildi. Törene İznik Kaymakamı Arif Karaman, Belediye Başkan Vekili Tamer Mahmut Hersek, Belediye Başkan Yardımcısı Suat Okkalı ve ilçe protokolü katılım sağladı. Dereceye giren sporculara ödülleri takdim edilirken, organizasyona katılan tüm sporculara gösterdikleri azim ve mücadele için teşekkür edildi. 2011 yılından bu yana düzenlenen İznik Ultra Maratonu, her geçen yıl artan katılımıyla hem Türkiye’nin hem de dünyanın önemli ultra maraton organizasyonları arasında yer almaya devam ediyor. İznik Ultra Maratonu 2026 yılı sonuçları ise şu şekilde oldu; "160K Kadınlar 1. Krista Fasciano, 160K Erkekler 1. Nazmi Bahar, 90K Kadınlar Şeymanur Yıldırım, 90K Erkekler 1. Mehmet Altın ,75K Kadınlar 1. Volha Bartashevich,75K Erkekler 1. Malik Kaan Çadırcıoğlu, 50K Kadınlar 1.Beyza Güzel, 50K Erkekler 1. Emin Utku Özcan, 25K Kadınlar 1. Nurhan Cengiz, 25K Erkekler 1. Dmitry Hokhlov, 14K Kadınlar 1. Dilara Baytaroğlu, 14K Erkekler 1. Emre Gün, 5K İznik Tarihi Kent Koşusu Kadınlar 1. Liudmyla Karaoğul, 5K Erkekler 1. Fatih Karaaslan olurken, tüm çocuklar ise gönüllerin 1.si oldu."
Nevşehir SOGEP proje fikirlerinin toplanmasına başlandı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen 2026 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında proje tekliflerinin hazırlanmasına yönelik başvuru süreci başlatıldı. Bakanlık tarafından 10 Temmuz 2018 tarihli ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri çerçevesinde yürütülen programın, bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması, dezavantajlı kesimlerin sosyoekonomik hayata katılımının artırılması, istihdamın geliştirilmesi ve sosyal içermenin güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi. Bu kapsamda; Ahiler Kalkınma Ajansı koordinasyonunda TR71 Bölgesi için proje fikirlerinin toplanmasına başlandığı bildirildi. Program kapsamında; istihdam edilebilirliğin artırılması, sosyal girişimcilik ve yenilikçilik, sosyal içerme ve sosyal sorumluluk alanlarında hazırlanacak projelere öncelik verileceği kaydedildi. Özellikle istihdam garantili mesleki eğitim projeleri, kooperatiflerin ölçeklendirilmesine yönelik çalışmalar, hane halkı gelir artırıcı projeler ile kadınlara yönelik sosyal üretim merkezlerinin destekleneceği ifade edildi. Öte yandan engelli araçları tamir ve bakım atölyesi, engelsiz nefes evi, yemek fabrikası ve model köy projelerinin de öncelikli model projeler arasında yer aldığı bildirildi. Projelerin azami 18 ay süreyle planlanması gerektiği belirtilirken, kamu kurumları ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için destek oranının en fazla yüzde 90, kâr amacı güden kuruluşların sosyal sorumluluk projeleri için ise en fazla yüzde 50 olacağı açıklandı. Başvuru sürecinin iki aşamalı olarak yürütüleceği belirtilirken, proje fikri başvurularının 22 Nisan 2026 tarihine kadar sogep@ahika.gov.tr adresine e-posta yoluyla iletilmesi gerektiği kaydedildi. Uygun bulunan projelerin geliştirilmesinin ardından nihai başvuruların 1 Haziran 2026 tarihine kadar Bakanlığa sunulacağı ifade edildi. Ayrıca sürece ilişkin bilgilendirme amacıyla 15 Nisan 2026 tarihinde saat 14.00’te çevrim içi tanıtım toplantısı düzenleneceği bildirildi. Yetkililer, projelerin uygulanabilir, sürdürülebilir ve ölçülebilir çıktılar üretmesinin beklendiğini vurgulayarak, özel sektör iş birlikleri ve istihdam taahhüdü içeren projelere öncelik verileceğini belirtti.