SAĞLIK - 26 Nisan 2025 Cumartesi 11:50

İEÜ Medical Point Hastanesi’nde kanser tedavisinde büyük başarı

A
A
A
İEÜ Medical Point Hastanesi’nde kanser tedavisinde büyük başarı

İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, ileri evre prostat kanseri tedavisinde uyguladığı Lutesyum-177 PSMA yöntemiyle önemli bir başarıya imza attı. Almanya’da prostat kanseri teşhisi konulan ve uzun süre kemoterapi gören Ali Göksu, tedaviye yanıt alamayınca Türkiye’ye dönerek Medical Point Hastanesi’nde şifa aradı.



15 günde ağrılar sona erdi


İEÜ Medical Point Hastanesi’nde yapılan değerlendirmelerin ardından, hastalığın kemiklere yayılması ve şiddetli ağrılar nedeniyle Lutesyum-117 PSMA tedavisine başlanmasına karar verildi. Tedavi sürecini yöneten Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Özgür Şanlı, "Ali Bey geldiğinde çok yoğun kemik ağrıları yaşıyordu. Önceden farklı tedaviler denenmişti ancak sonuç alınamamıştı. Lutesyum tedavisine başladıktan sadece 15 gün sonra ağrılarının tamamen geçtiğini gözlemledik. Şu anda hastalığın yalnızca birkaç odağı kaldı ve son tedavi kürüne yaklaşıyoruz. Kendisine sağlığını kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz" diye konuştu.



"Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum"


Yaşadığı zorlu süreci anlatan Ali Göksu ise, "Almanya’da yoğun bir kemoterapi süreci geçirdim ama hiçbir fayda görmedim. Şiddetli ağrılarla yaşamak zorundaydım. Türkiye’ye geldiğimde bu hastaneye yönlendirildim. Lutesyum tedavisine başladıktan sonra 15 gün içinde ağrı kesici kullanmaya gerek duymadım. Uykularım düzeldi, yürüyemediğim mesafeleri rahatça yürümeye başladım. Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Bu tedaviyle kanseri yendim diyebilirim" ifadelerini kullandı.



Lutesyum-117 PSMA Yöntemi Nedir?


Lutesyum-177 PSMA tedavisi, prostat kanseri hücrelerine seçici olarak bağlanabilen özel moleküller kullanılarak gerçekleştirilen ileri bir nükleer tıp yöntemidir. Hastalık vücuda yayıldığında ve klasik tedavilere direnç geliştiğinde umut verici bir seçenek olarak öne çıkıyor.



İEÜ Medical Point Hastanesi’nde kanser tedavisinde büyük başarı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.