SAĞLIK - 26 Mart 2026 Perşembe 09:30

İsimleri aynı hastalıkları aynı Akyıldız’ların, yolu da aynı hastanede kesişti

A
A
A
İsimleri aynı hastalıkları aynı Akyıldız’ların, yolu da aynı hastanede kesişti

İzmir’de yaşayan ve aynı dönemde kolon kanseri tanısı alan İbrahim Akyıldız isimli iki hasta, Acıbadem Kent Hastanesi’nde aynı gün ameliyat masasına yattı. Hastane yönetimi, isim benzerliğinden kaynaklanabilecek muhtemel karışıklıkları önlemek amacıyla hastaların tedavi süreçlerini farklı günlere planlayarak özel önlem aldı.


Acıbadem Kent Hastanesi’nde tedavi gören iki hastanın hikayesi, aynı gün ve yan yana ameliyathanelerde operasyona alınmalarıyla dikkat çekici bir boyut kazandı. Halsizlik ve hemoglobinde düşme şikayetleriyle hastaneye başvuran 72 yaşındaki İbrahim Akyıldız’ın kolonoskopi işleminde tümör tespit edildi. Bu hastanın cerrahi müdahalesi Uzm. Dr. Cezmi Karaca tarafından gerçekleştirildi. Ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan ve daha önce iki ağabeyini bu hastalıktan kaybeden 62 yaşındaki diğer İbrahim Akyıldız ise rahatsızlığını dışkısındaki bulgular üzerine başvurduğu hastanede yapılan tetkikler sonucu öğrendi. Prof. Dr. Cem Terzi’nin gerçekleştirdiği açık kolon ameliyatı sırasında, 62 yaşındaki hastanın karaciğerinde de kitle tespit edilerek aynı seansta her iki bölgeye müdahale yapıldı. Başarılı geçen ameliyatların ardından onkoloji tedavisi için yine aynı hastaneyi tercih eden hastalar, Doç. Dr. Ahmet Özveren tarafından takibe alındı. Her iki hastanın da koruyucu kemoterapi sürecine başlanırken, ortaya çıkan isim ve hastalık benzerliği üzerine hastane yönetimi muhtemel karışıklıkların önüne geçmek için kemoterapi seanslarını farklı günlere planladı. Tedavi sürecini yürüten sağlık çalışanları, herhangi bir hataya mahal vermemek adına hastaların kimlik bilgilerini, anne-baba adlarını, doğum tarihlerini ve protokol numaralarını her aşamada birebir teyit ederek süreci kontrol altında tutuyor.



Ziyaretçiler oda numarası sorunca ortaya çıktı


Kolon ve karaciğerindeki rahatsızlıklar nedeniyle cerrahi müdahale geçiren İbrahim Akyıldız (62), rahatsızlığını tesadüfen öğrendiğini ancak ailesinde de aynı vaka öyküsü bulunduğunu ve daha önce iki ağabeyini bu sebeple kaybettiklerini belirterek, "Dışkımdaki bulgular üzerine başvurduğumuz Prof. Dr. Cem Terzi’nin yaptığı tetkiklerin ardından açık kolon ameliyatına alındım. Operasyon sırasında doktorumuzun elle yaptığı kontrolde karaciğerimde de bir parça olduğu tespit edilince, her iki bölgeden de gerekli cerrahi müdahale yapıldı. Şu anda Doç. Dr. Ahmet Özveren’in gözetiminde kemoterapi görüyorum ve üçüncü seansımı tamamladım. Sağlığımızı; süreci adım adım takip eden, sürekli iletişim halinde kalarak muhtemel bir aksilikte anında müdahale eden bu başarılı sağlık ekibine borçluyuz." dedi.


Hastanede kendisiyle aynı adı ve soyadı taşıyan, aynı hastalıktan ameliyat olmuş başka bir hastayla karşılaşmalarının tesadüf eseri gerçekleştiğini söyleyen Akyıldız, "Ameliyattan çıktığım ilk gün ziyaretçilerimiz İbrahim Akyıldız ismini vererek oda numarası sorduklarında, hastanede bu isimde iki hastanın bulunduğu ortaya çıktı. Eşimin de bilgilendirildiği bu gelişmenin ardından bölüm sorumlusu Semra Hoca’nın inisiyatifiyle hasta katlarımız ayrıldı. Başlangıçta doğum tarihlerimizin de aynı olduğu söylenmişti ancak ben 1964 doğumluyum ve adaşım benden on yaş büyük. Herhangi bir karışıklığa mahal vermemek adına hem biz büyük özen gösteriyoruz hem de hastane personeli anne-baba adı, doğum tarihi ve sonu 85 ile biten hasta yatış numaramızı birebir teyit ederek muhtemel bir karışıklığı kesin olarak önlüyor." ifadelerini kullandı.



Adaşından 10 yaş büyük


Kolon kanseri tedavisi gören hasta İbrahim Akyıldız (72), hemoglobinde düşme ve halsizlik gibi şikayetlerle başvurduğu hastanede beklemediği bir teşhis aldığını belirterek, "Kendi neslimiz kansere alışık olmasına rağmen hiç beklemediğim bir kolon kanseri teşhisi aldım. Kolonoskopi neticesinde tespit edilen tümör, Uzm. Dr. Cezmi Karaca tarafından ameliyatla alındı ve patoloji sonuçları doğrultusunda kemoterapiye başlandı. Şu anki sağlığım gayet yerinde. Kanser tedavilerinde erken teşhis hayati önem taşıyor ve özellikle 50 yaş üzerindeki herkesin mutlaka kolonoskopi yaptırması gerekiyor. Daha önce hiç düşünmediğim bu taramayı önceden yaptırmış olsaydım hekimlerin karar süreci çok daha kolaylaşacaktı. Sağlığımı borçlu olduğum tüm sağlık ekibine minnettarım. Ayrıca ameliyat, tedavi ve hekim gibi birçok ortak noktamız bulunan benden daha genç adaşımla hastanede ilk kez tanışmaktan mutluluk duydum." diye ekledi.



Kimlik bilgileri kontrol ediliyor


Acıbadem Kent Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ahmet Özveren, aynı isim ve soy isme sahip, her ikisi de kolon kanseri olan hastaların bu durumunun ilginç olduğuna dikkat çekerek, "Böyle durumlarda çoklu basamaklı hasta kontrolü büyük önem taşıyor. Kliniğe ilk gelişten itibaren tüm takip süreçlerinde kimlik bilgilerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor. Hastalarımızın tedavilerine yeni başladık, süreç başarılı bir şekilde ilerliyor ve ameliyatlarını olan her iki hastamıza da şu anda koruyucu tedavi veriyoruz. Herhangi bir karışıklığa mahal vermemek adına tedavileri aynı günlere denk getirmemeye özen gösterirken, her basamakta sadece isim ve soy isimlerini değil, hastane protokol numarasını da soruyor ve tedavi protokollerini detaylıca karşılaştırıyoruz. Hastalarımızın isim, soy isim ve tanıları aynı olmasına rağmen hastalık evreleri, risk faktörleri, yaş grupları ve hastalığa sebep olan etiyolojiler gibi birçok unsur farklılaşabiliyor. İsim benzerliği ve ortak tanıları dışında aslında pek çok farklılıkları bulunuyor" sözlerini kullandı.



Görülme sıklığı 50 yaşın altına indi


Acıbadem Kent Hastanesi Kolorektal Cerrahı Prof. Dr. Cem Terzi, ad ve soyadları aynı olan iki hastanın aynı gün, aynı hastanede ve aynı ameliyathanede iki ayrı cerrah tarafından ameliyat edilmesinin nadir bir durum olduğuna ifade ederek, "Ameliyatları çok başarılı geçen 60 ve 70 yaşlarındaki iki hastamızın şu an koruyucu kemoterapi sürecinde fiziksel durumları gayet iyi. Eskiden genellikle 60 yaş üstünde görülen bu hastalık günümüzde erken yaşlara kayarak 50 yaşın altına kadar inmiş durumda. Dünyada ve Türkiye’de cinsiyet ayrımı gözetmeksizin en sık görülen üçüncü, ölümlere en çok yol açan ikinci kanser türü olan bu rahatsızlığın cerrahi ve kemoterapi yöntemleriyle tedavisi mümkün. Pek çok hastada tam kür sağlanabilmesine rağmen asıl önemli unsur tarama programları, erken tanı ve koruyucu yaklaşımdır. 50 yaşın üzerindeki herkesin mutlaka kolonoskopi yaptırması gerekiyor ve bu işlemle tespit edilerek alınan polipler sayesinde kolon kanseri gelişimi tamamen engellenebiliyor." diye söyledi.



Erken teşhisin önemi


Acıbadem Kent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Cezmi Karaca, hastalardan 62 yaşındaki İbrahim Akyıldız’ın doktoru olduğunu belirterek, "Aynı ismi taşıyan iki hastayı aynı gün, aynı ameliyathanede ve kolonun başlangıç bölgesi tanısıyla ameliyat ettik. Hastaların yatış sürecinde fark edilmeyen bu isim benzerliğini sonradan öğrendik ve şu an her iki hastanın da sağlık durumu son derece iyi. Mart ayı dünya genelinde kolorektal kanser farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Türkiye’de bu hastalığın görülme yaşı giderek düşüyor, bu nedenle kadın veya erkek fark etmeksizin herkesin 45-50 yaş civarında mutlaka kolonoskopi yaptırması gerekiyor. Erken teşhis sağlandığı takdirde tam kür elde edilerek problem ortadan kalkıyor. Aynı dönemlerde teşhis alarak ameliyat edilen her iki hastamız da şu an koruyucu kemoterapi görüyor ve ilerleyen süreçte rutin kontrollerine devam edecekler." sözlerini kullandı.



İsimleri aynı hastalıkları aynı Akyıldız’ların, yolu da aynı hastanede kesişti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Bafra’da minik eller 3 bin fidanı toprakla buluşturdu Samsun’un Bafra ilçesinde Orman Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, minik eller doğaya umut oldu. 21-26 Mart Orman Haftası dolayısıyla gerçekleştirilen ağaç dikme etkinliği, "Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi" çerçevesinde Kuşçular Mahallesi’ndeki Tıbbi Aromatik Bitkiler Üretim Sahası’nda yapıldı. Etkinlikte öğrenciler, doğaya katkı sunmanın heyecanını yaşarken toplam 3 bin fidan toprakla buluşturuldu. Doğa bilincinin küçük yaşta kazandırılmasının hedeflendiği etkinlikte, öğrenciler hem eğlendi hem de çevreye duyarlı bireyler olma yolunda önemli bir adım attı. Dikilen fidanlarla birlikte bölgenin yeşil dokusunun güçlenmesi amaçlanırken, etkinlik katılımcılardan da yoğun ilgi gördü. Programın açılışında konuşan Orman İşletme Müdürü Mustafa Bayraktar, bu yılki etkinliğin diğerlerinden farklı olduğunu belirterek, ÇEDES projesi kapsamında tüm okulların katılımıyla ortak bir organizasyon planladıklarını ve bu etkinliği hep birlikte hayata geçirdiklerini ifade etti. Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar ise etkinliğe ilişkin yaptığı konuşmada, katıldığı en güzel Orman Haftası programlarından biri olduğunu vurguladı. Öğrencilere hitaben, dikilen ağaçlarla birlikte büyümelerini temenni eden Altınpınar, "Sizleri çok parlak bir gelecek bekliyor. Hayatınız boyunca başarı ve sağlık diliyorum. Bu güzel programa kattığınız renk için hepinize teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından Kaymakam Altınpınar, protokol üyeleri ve öğrenciler birlikte fidan dikerek etkinliği tamamladı.
İstanbul Çolakoğlu Metalurji’nin yıldız eskrimcileri Türkiye’yi İspanya’da temsil edecek 80. yılını geride bırakan Çolakoğlu Metalurji, spora ve genç yeteneklere verdiği destek doğrultusunda, İspanya’da düzenlenecek eskrim müsabakalarında Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü bünyesinde yetişen üç başarılı genç sporcu; Fatma Eslem Ergül, Zeynep Özkırım ve Buğlemşah Özdemir, 28-29 Mart 2026 tarihlerinde İspanya’nın Ciudad Real kentinde gerçekleştirilecek Uluslararası U14 Yıldızlar Kılıç Circuit Turnuvası’nda Türkiye adına piste çıkacak. Söz konusu organizasyon, Türkiye Eskrim Federasyonu’nun 2025-2026 faaliyet takviminde önemli bir yere sahip bulunuyor. Turnuvada hem kulüplerini temsil edecek hem de Türk bayrağını taşıyacak sporcular, disiplinli ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından uluslararası arenada Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyor. Toplumsal katkı ve sporun yaygınlaştırılması Şirket, sürdürülebilir sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde genç sporcuların yanında yer almayı ve onların ulusal ile uluslararası başarı yolculuklarına katkı sunmayı sürdürmeye devam ediyor. Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü ise yalnızca kendi sporcularına değil, bölgedeki gençlerin sporla buluşmasına da destek vererek önemli bir misyona katkı sağlıyor. Faaliyet bölgesi olan Dilovası ve Kocaeli’nde sporun yaygınlaştırılması, fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve genç yeteneklerin desteklenmesi adına çalışmalarını sürdüren kulüp, geleceğin başarılı sporcularının yetişmesine katkı sunmaya devam ediyor. Kulüp, İspanya’da mücadele edecek genç sporcularına başarılar dilediğini duyurdu.
Van Allı turnalar bu yıl Van’a erken geldi Van Gölü havzasının zarif misafirleri olarak bilinen flamingolar (Allı turnalar), bu yıl erken gelerek bölgeyi renklendirdi. Genellikle bahar aylarının ortasında görülmeye başlanan flamingoların Mart ayında Van Gölü havzasını şenlendirdi. Göçmen kuşların Kuzey Afrika’dan İran’a uzanan yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden Van Gölü havzası, sulak alanlarıyla çok sayıda türden binlerce kuşu bünyesinde barındırıyor. Van’ın doğusunda yer alan, eşsiz doğal güzelliği ve biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken Van Gölü havzası, her yıl olduğu gibi bu yıl da flamingoların göç yolculuğunda uğrak noktası oldu. Sürüler halinde göl çevresine inen allı turnalar, özellikle gün doğumu ve gün batımında oluşturdukları manzarayla adeta görsel şölen sundu. Van Gölü kıyılarında yoğunlaşan kuş hareketliliği, baharın erken habercisi olarak yorumlandı. Son yıllarda göç takvimlerinde yaşanan bu kayma, bölgedeki ekolojik dengede de dikkat çekici bir değişim olduğuna işaret ediyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Van’a ayrı bir güzellik katan allı turnalar, göç yolculukları boyunca uğradıkları bu eşsiz coğrafyada bir süre konakladıktan sonra yollarına devam edecek. "Van Gölü havzası sulak alan yönünden çok zengin" Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Rehabilitasyon merkezimiz Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgileniyor. Ekolojik dengenin bozulmaması için doğal hayatın normal sirkülasyonunda devam etmesi için çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak yaban hayatın devamlılığını gelecek nesillere aktarmak için çalışmalar yürütüyor. Van Gölü havzası sulak alan yönünden çok zengin olması dolayısıyla sucul habitat yönü önünden çok zengin. Göçmen kuşlar olsun, yerleşik kuşlar olsun bu bölgedeki sulak alanlarda yerleşmekte. Ama bayrak tür olarak her sene bahar sezonunun başlangıcında selam getiren Allı turnalar bu sene de selam getirdiler. Allı turnalar aslında Van Gölü havzasında birkaç yıldır göç etmeyen kafilelerle burada temsilcileri kalıyor. Bir grup flamingo, Van Gölü havzasındaki sulak alanlarında yaşayıp tekrar buradan kış sezonunda havalar soğumaya başlayınca göç ediyor. Bahar sezonunda da havalar ısınınca buraya geliyor. Ama geliş tarihlerinde mevsime bağlı olarak çeşitli tarihlerde buralara geliyor" dedi. "Allı turnaları artık iskele sahilinde de görebiliyoruz" Prof. Dr. Aslan, "En son Nisan’da gelen Allı turnalar, bu sene Mart’ın başında Erçek Gölü ile Gevaş ilçesindeki Göründü Sulak alanında konaklıyorlar. Allı turnalar artık park alanlarında, Edremit ve Tuşba ilçesine bağlı İskele Mahallesi sahiline artık selam getiriyor. Geçen senede göçerken bir kısım kafile selam götürürken yine onlarda piknik yapmaya gelen vatandaşlarımız Allı turnaları görebilmekteydi. Allı turnalar baharın gelmesi ile birlikte yine aynı yere İskele sahiline geldiler. Bu bize artık Van Gölü havzasının her tarafında, Van Gölü kıyısında bulunan sulak alanlarda Allı turnaları görmek mümkün olacak. Bu senede son yılların en çok Şubat’ta yağış alan bir sezonunu geçirdik. Sulak alanların bereketiyle bu ekolojik dengede de artık yaban hayatta da canlanmaya başladı. Bundan sonra canlılıkla Allı turnaların şahsında bütün sucul kuşları, ördekleri, kazları görebilmek mümkün olacak" diye konuştu.