GÜNDEM - 05 Mart 2026 Perşembe 12:59

İzmir ITB Berlin’den 4 sertifika ve 1 ödülle döndü

A
A
A
İzmir ITB Berlin’den 4 sertifika ve 1 ödülle döndü

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin işbirliği, kenti uluslararası arenada ödüllerle taçlandırdı. Sürdürülebilir turizm destinasyonu alanında Çeşme, Selçuk ve Urla Altın Sertifika, Menderes Gümüş Sertifika ve Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü Halkın Seçimi Ödülü’nü kazandı. Ödüller, dünyanın en prestijli turizm fuarlarından ITB Berlin’de, Green Destinations tarafından düzenlenen törende verildi. Törene katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "İzmir tarihinde ilk defa 5 ödül birden aldı. İzmir’i turizmde dünyada daha görünür hâle getirmek için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.


Uluslararası Sürdürülebilir Turizm Konseyi’ne (GSTC) üye olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, konsey tarafından verilen "Sürdürülebilir Turizm Destinasyonu Sertifikası" almak için sürdürdüğü çalışmalarda önemli bir başarı kaydetti. GSTC akreditasyon kuruluşu olan Green Destinations ile başlatılan, ilçe belediyeleri ve sektör paydaşları koordinasyonu ile yürütülen çalışmalarda İzmir, uluslararası ölçekte 4 sertifika ve ödül almaya hak kazandı.



3 altın ilçe


Çeşme, Selçuk ve Urla "Yeşil Destinasyonlar Altın Seviye" sertifikasını, Menderes "Yeşil Destinasyonlar Gümüş Seviye" sertifikasını alırken, Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü ise Halkın Seçimi Ödülü’nü aldı. Ödül ve sertifikalar, Green Destinations tarafından, dünyanın en büyük turizm fuarlarından biri olan ITB Berlin kapsamında düzenlenen resmi törende verildi.



Tugay: "İzmir turizmini güçlendirmeye devam ediyoruz"


Törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, ETİK Başkanı ve TGA Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet İşler, TÜRSAB Denetim Kurulu Üyesi Kıvanç Meriç, ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge katıldı. Başkan Dr. Cemil Tugay törende, "Çok güzel bir vesile için buradayız. İzmir tarihinde ilk defa 5 ödül birden aldık. Urla, Selçuk ve Çeşme Altın Seviye sertifikasını, Menderes Gümüş Seviye sertifikasını alırken, Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü ise Halkın Seçimi Ödülü’nü aldı. Bu törende 5 ödülü birden İzmir halkı adına belediye başkanlarımızla, İzmir’in turizm temsilcileri ile alıyoruz. Bu gururu birlikte yaşıyoruz. İzmir’i turizmde dünyada daha görünür hâle getirmek ve ileriye taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Hep birlikte İzmir’i turizm sahnesinde daha da güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı.



Halk oylamasıyla verildi


Green Destinations özel kategori ödülü olan "Halkın Seçimi Ödülü", en çok beğenilen "İyi Uygulama Hikâyesinin" desteklenmesine olanak tanıyor. Green Destinations tarafından düzenlenen Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer alan Efes Yaşam Tarlası Köyü, en iyi destinasyonların yarıştığı "Halkın Seçimi Ödülü"nü oyların yüzde 18’ini alarak kazandı. Halk oylamasıyla belirlenen bu ödül, Efes Yaşam Tarlası Köyü’nün uluslararası alandaki tanınırlığını güçlendirdi ve sürdürülebilir turizm yaklaşımıyla önemli bir turizm destinasyonu haline geldiğini ortaya koydu.



Üç yıl üst üste uluslararası başarı


2025 yılında Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer alan Urla Bağ Yolu aynı zamanda Halkın Seçimi Ödülü’nü kazanmıştı. 2024 yılında Selçuk ve Urla "Yeşil Destinasyonlar Gümüş Seviye" sertifikası kazandı. Efeler Yolu ise 2023 yılında Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer aldı. Bu sonuçlarla birlikte İzmir, üç yıl üst üste uluslararası düzeyde sürdürülebilir turizm alanında ödül kazanan bir şehir olarak konumunu pekiştirdi. Katılımcı yerel yönetişim anlayışı, çevresel sorumluluk, kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda yürütülen bütüncül çalışmalarıyla sürdürülebilir destinasyon yönetimi alanında Türkiye’de öncü, uluslararası ölçekte ise rekabetçi ve uluslararası standartlara uyumlu bir model ortaya koydu.



Sertifikaların kapsamı


Gümüş Sertifika; çevresel sürdürülebilirlik (doğal kaynak yönetimi, atık ve su yönetimi, iklim eylemleri), toplumsal katılım (yerel paydaşların karar süreçlerine dahil edilmesi, sosyal kapsayıcılık) ve ekonomik sürdürülebilirlik (yerel istihdam, yerel tedarik zinciri, kırsal kalkınma) alanlarında yüksek standartların sağlandığını gösteren uluslararası bir belge. Altın Sertifika ise bu alanlarda daha ileri düzey performansı ve sistematik uygulamayı ifade ediyor.



Neler yapıldı?


2024 yılında Urla ve Selçuk ilçelerinin sürdürülebilir turizm sertifikasyonu için kapsamlı bir hazırlık süreci başlatıldı; kurumsal kapasite geliştirme çalışmaları yürütüldü, politika ve eylem planları oluşturuldu, paydaş katılım mekanizmaları güçlendirildi ve gerekli dokümantasyon tamamlandı. Bu çalışmalar sonucunda her iki ilçe de uluslararası kriterleri karşılayarak Gümüş Sertifika almaya hak kazandı. 2025 yılında ise sürecin ikinci aşamasına geçildi; Urla ve Selçuk ilçelerinin sertifika seviyelerinin yükseltilmesi hedeflenirken aynı zamanda Çeşme ve Menderes ilçeleri de sertifikasyon sürecine dahil edildi. Bu kapsamda sürdürülebilir turizm yönetim yapıları güçlendirildi, izleme ve raporlama mekanizmaları geliştirildi, yerel paydaş katılımı arttırıldı ve sürdürülebilirlik performans göstergeleri iyileştirildi.



İzmir ITB Berlin’den 4 sertifika ve 1 ödülle döndü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Depreme dirençli Balıkesir için bilimsel adımlar atılıyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentteki deprem riskinin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi amacıyla düzenlenen "Balıkesir’de Deprem Gerçeği: Bilimsel Analizler Işığında Güvenli Kent Yaklaşımı" başlıklı panel, akademisyenler, teknik uzmanlar ve meslek odası temsilcilerini bir araya getirdi. Balıkesir’i depreme dirençli bir hale getirmek amacıyla göreve gelir gelmez belediye bünyesinde Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi’ni Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, depreme karşı bilimin ışığında çalışmaları hayata geçiriyor. Konuyla ilgili uzman görüşleri ışığında çalışmalar ortaya koyan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından Çamlık İsmet İnönü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Balıkesir’de Deprem Gerçeği: Bilimsel Analizler Işığında Güvenli Kent Yaklaşımı" başlıklı panelde deprem gerçeği tüm yönleriyle ele alındı. Balıkesir’in deprem tehlikesinin masaya yatırıldığı panelde yerel zemin koşulları, sismik analizler, jeodezik çalışmalar ve yapı envanteri sistemi gibi başlıklar çok yönlü olarak görüşüldü. Panelden çıkan sonuçların son derece önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Akın, "Balıkesir’imiz deprem riski yüksek olan iller arasında yer alıyor. Deprem gerçeğinin farkında olarak göreve gelir gelmez kurduğumuz Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığımızın koordinasyonunda yoğun bir çalışma süreci gerçekleştiriyoruz. TÜBİTAK ile meslek odaları ve teknik uzmanlarla iş birliği halinde şehrimiz için elimizi taşın altına koyuyoruz. Özellikle planlı, programlı ve bilimsel analizler ışığında gerçekleşen çalışmaları hayata geçirirken uzmanların görüşlerinden yararlanıyoruz. Bu nedenle gerçekleştirdiğimiz bu paneli ben çok önemsiyorum. Emek veren, panele katılan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Planlama, veri yönetimi ve kurumsal iş birliği Panelin açılış konuşmasında deprem riskinin bilimsel verilerle yönetilmesinin önemine dikkat çekilerek, güvenli ve dirençli kentler oluşturmanın yalnızca yapı üretimi değil, aynı zamanda planlama, veri yönetimi ve kurumsal iş birliği gerektiren bütüncül bir süreç olduğu vurgulandı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığının yürüttüğü ve devam etmekte olan çalışmalarda bugüne kadar elde edilen verilerin ilk sonuçlarının paylaşıldığı panelde TÜBİTAK MAM işbirliği ile gerçekleştirilen Balıkesir İlinde Deprem Tehlikesinin Değerlendirilmesi ve Sıvılaşma Potansiyeli Taşıyan Bölgelerin Araştırılması Projesi (BALDEP) ve Balıkesir Yapı Envanter Sistemi (BAYES) çalışması ele alındı. Balıkesir’in sismik yapısı masaya yatırıldı Program kapsamında ilk olarak TÜBİTAK MAM Uzmanı Dr. Adil Tarancıoğlu, Balıkesir’in sismik kimliğini ve yerel zemin koşullarına yönelik yürütülen deprem tehlike analizlerinin birinci faz çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. Dr. Aylin Karaaslan ise, TÜBİTAK ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile yürütülen BALDEP projesi bünyesinde yürütülen çalışmalar doğrultusunda Türkiye’de ilk kez yapıların yoğun olduğu yerleşim alanlarında kullanılan sistem ile toplamda 450 noktadan hiçbir kazı yapılmadan tahribatsız ölçüm yapılarak yerleşim merkezlerinin sıvılaşma potansiyelinin nasıl analiz edildiğini anlattı. Doç. Dr. Mustafa Şenkaya sunumunda deprem tehlikesinin yerel zemin özelliklerine bağlı değişimini bilimsel verilerle ortaya koyarken, Prof. Dr. İbrahim Tiryakioğlu ise Balıkesir ve çevresindeki fay hatlarında gerçekleştirilen jeodezik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen panelin öğleden sonraki bölümünde kentsel risk azaltma çalışmaları görüşüldü. Dr. B. Cem Ülger, Balıkesir Yapı Envanter Sistemi’nin (BAYES) kurulması ve bu sistem üzerinden geliştirilen kentsel dönüşüm stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Balıkesir İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Gürkan Özcan ise, Balıkesir’in yapı envanteri çalışmalarını ve BAYES sistemine veri girişine yönelik uygulamaları katılımcılarla paylaştı. Depreme dirençli bir Balıkesir oluşturuluyor Panelde yapılan değerlendirmelerde, deprem riskinin azaltılmasında bilimsel analizlerin ve veri temelli planlamanın kritik öneme sahip olduğu ifade edildi. Yerel zemin analizleri, yapı envanteri çalışmaları ve stratejik kentsel dönüşüm politikalarının birlikte yürütülmesinin Balıkesir’in daha güvenli ve dirençli bir kent haline gelmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.