EĞİTİM - 30 Mart 2026 Pazartesi 16:10

İzmir’de 1 milyar lirayı aşan yatırımla 20 yeni okul eğitime açıldı

A
A
A
İzmir’de 1 milyar lirayı aşan yatırımla 20 yeni okul eğitime açıldı

İzmir’de Karabağlar, Konak ve Bornova ilçelerinde yapımı tamamlanan 20 yeni eğitim yuvası, düzenlenen toplu törenle öğrencilerin hizmetine sunuldu. Toplu açılış törenine Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit de katıldı.


Bornova Tevfik İleri Ortaokulunda gerçekleştirilen törene geniş bir protokol katılımı sağlandı. Programa İzmir Valisi Süleyman Elban, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ile Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu katıldı. Tören alanında ayrıca AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, milletvekilleri Yaşar Kırkpınar, Ceyda Bölünmez Çankırı, Mahmut Atilla Kaya, Bornova Kaymakamı Muzaffer Şahiner ve Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan da yer aldı.



Eğitime 1 milyar liralık dev yatırım


Törende konuşan AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Bornova, Konak ve Karabağlar’ın geleceği için toplandıklarını belirtti. İzmir’in dört bir yanında yükselen somut yatırımlar gördüklerini söyleyen İnan, "Bugün yine aynı kadroyla İzmir’de okul açılışı yapmak bize nasip oldu. 2023 yılında sizlerin oyuyla TBMM’ye vekil olarak gönderildik. O günden bugüne attığımız her adımda aklımızda her zaman öğrenci kardeşlerimiz var. Hemşerilerimiz bize güvendi biz de güveni boşa çıkarmamak için çalıştık. Rakamlar bazen tek başına her şeyi anlatır. Bu 20 okulun toplam bedeli 1 milyar 178 milyon lirayı aştı. Şu anda 59 okulun yapımı da devam ediyor. 53 okul ise ihale aşamasında" dedi.



"Sınıf mevcutlarını 24 öğrenciye düşürdük"


Yatırımların üç yıl içerisinde gerçekleştirildiğini ifade eden İnan, "Sizler çocuklarınızı bize emanet ediyorsunuz. Bu mahallenin evlatları modern bir eğitim alsın diye kolları sıvadık çalışıyoruz. Sınıf mevcutlarını 24 öğrenciye kadar düşürdük. Hükümetimiz her yıl olduğu gibi bu yıl da aslan payını eğitime ayırdı. Bu büyük değişim kendiliğinden olmadı. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz" diye konuştu.



"Cehalete karşı bir meydan okuma var"


Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu ise okulların cehalete karşı bir meydan okuma olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Burada bir ruh var. Burada bir meydan okuma var. Burada cehalete karşı bir meydan okuma var. Karanlığa ve ön yargıya karşı bir meydan okuma var. İlmin, aklın, hikmetin ve irfanın meydan okuması var burada. Neye karşı? Karanlığa ve cehalete karşı. Niçin? Daha güçlü, daha aydınlık, daha müreffeh, daha adil bir dünya için. Tabii ki yapay zeka var. Teknoloji var. Gelişmişlik var yaşadığımız dünyada. Bilgi var. Ama ne gerek? Vicdan gerek. Merhamet ve hikmet gerek" şeklinde konuştu.



"Bu aydınlık yürüyüşü birlikte devam ettireceğiz"


Okuyan, yazan ve sorgulayan cesaretli nesillerin bu okullardan yetişeceğine inandığını belirten Kasapoğlu, "Bu dünya için gerekli vicdanı, dik duruşu ve özveriyi onlar büyüterek yola devam edecekler. Bizler de inşallah önümüzdeki süreci Cumhurbaşkanımızın destekleriyle el ele vererek sürdüreceğiz. Daha güçlü bir şekilde İzmir’imiz için bu aydınlık yürüyüşü birlikte devam ettireceğiz. Burada büyük bir emek ve alın teri var. Tüm gençlerimiz, fedakar öğretmenlerimiz ve güzel İzmir için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.



"Sınıf başına düşen öğrenci sayısı 20’lere düşecek"


İzmir Valisi Süleyman Elban, son dönemde kente yapılan eğitim yatırımlarına dikkat çekti. Eğitim altyapısındaki eksiklerin hızla giderildiğini kaydeden Elban, "Son dönemde ilimizde yapılan eğitim yatırımlarıyla birlikte eylül-ekim ayına girdiğimizde sınıf başına düşen öğrenci sayısı 20’lere düşecek. Türkiye’de ortalaması iyi olan illerden birisi olacağız. Yeni eğitim öğretim yılında çok acil bir ihtiyacımız kalmayacak. Tematik, konu bazlı ve düzenleyici okul çalışmaları yapacağız. Eğitimle ilgili altyapı konusunda ciddi bir sorunumuz kalmayacak" dedi.



"Yaklaşık 80 okulumuz daha var"


İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, okula adı verilen Tevfik İleri’nin eğitim camiası ve Türkiye Cumhuriyeti için çok kıymetli olduğunu aktardı. Üç ilçeye 20 okul kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Yahşi, "Bu 20 okul dışında yaklaşık 80 okulumuz daha var. Onları da inşallah İzmir’imizin hizmetine açacağız. İzmir mesleki eğitimde de karşılık buluyor. İyi bir skalaya oturduk. Okullarımızın hızlıca açılmasında bizlere katkı verenlere teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.



İzmir’de 1 milyar lirayı aşan yatırımla 20 yeni okul eğitime açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Kazada hayatını kaybeden Yaren, Bodrum’da anıldı Kayseri’de geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren Yaren Mercan, Muğla’nın Bodrum ilçesinde düzenlenen programla anıldı. 19 Mart’ta Kayseri’nin Talas ilçesinde alkollü bir sürücünün kullandığı otomobilin motosiklete çarptığı kazada Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Yaren Mercan (22) yaşamını yitirdi. Yaren’in ablası Büşra Mercan’ın Bodrum’da hemşirelik yaptığı, babası Uzman Jandarma Mehmet Mercan’ın da Muğla’da görev yaptığı öğrenildi. Yaren, Bodrum Belediye Meydanı’nda sevenleri tarafından düzenlenen törenle anıldı. Törende konuşma yapan Yaren’in ablası Büşra Mercan, "Biz bugün onun bir sürü başladığı ve bitiremediği projeyi konuşmak yerine, onun ruhunu şad edip anma törenini yapıyoruz. Kendisi sırf pediatri sınavı vardı diye bayramda buraya gelmedi. Bayram akşamı beraber yemek yiyecektik. Alkollü bir canavar onun, ilmek ilmek ailesinin, bizim verdiğimiz emekleri elimizden aldı. Başka Yarenler ölmesin. Sürücünün tutuklanması bile çok zor oldu. Biz en ağır cezayı almasını ve cinayetten yargılanmasını istiyoruz" dedi. Ardından Yaren’in arkadaşları Yağmur Ece Metin ile Umut Güvercin basın açıklamasını okudu. Açıklamada, "Kayseri’de yitirdiğimiz Yaren’i bu yüzden burada, ailesinin yaşadığı Bodrum’da anmak istedik. Onu iki satırlık bir haberden ibaret bırakmak istemedik. Yaren’imiz Kayseri’de eğitim alsa da babası Mehmet Bey Muğla’da görev yapıyor. Burada da yüz binlerce motosiklet kullanıcısı var, tıpkı Yaren gibi. Onların yanında olmak ve bir farkındalık oluşturmak istedik. Yaren Mercan, kısa ömründe nice doğum gününü Bodrum’da geçirdi. Ailesiyle, arkadaşlarıyla burayı çok sevdi. Daha nice doğum günleri olabilirdi ama artık biz onu anıyoruz. Başka Yarenler kurban olmasın. Başka ailelerin yüreği yanmasın. Çok şey istemiyoruz: Önce kendimize, sonra birbirimize saygı gösterelim. Unutmayın, trafik kuralları yakalanmamak için değil, yaşatmak için vardır" ifadelerine yer verildi.
İstanbul Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişinin hedef gösterilmesine ilişkin yargılandığı dava ertelendi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. İmamoğlu savunmasında, "Biz bilirkişiyi etkilemedik. Söz konusu bilirkişi, raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. Tabiri caizse bugün burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Bir mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım" dedi. Mahkeme ara kararında suçun ön ödeme kapsamına girdiği ve ödeme yapılması halinde suçun düşebileceği belirtilerek, bununla ilgili işlemlerin yapılmasına karar verildi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın 4. duruşması görüldü. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nin karşısında bulunan salonda görülen duruşmada, başka suçtan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları ve izleyiciler de katıldı. Duruşmada hakim tarafından salonda düzenin bozulmaması konusunda uyarıda bulunuldu. Hakim, "Ekrem Bey’in savunma düzenini kısıtlayacak şekilde gürültü patırtı olmasın. Kimseyi duruşmadan çıkarmak istemiyorum. Uzun yoldan geldiniz, biz de uzun yoldan geldik. Askeri personele de yardımcı olalım" dedi. "Burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor, mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım" Duruşmada söz verilen Ekrem İmamoğlu, "Hem yüce Türk yargısına yakışan hem de adil yargılama kurallarına uygun bir duruşma geçirmeyi diliyorum. Üzüntü verici bir dönemdeyiz. Tarihin gördüğü hükümet eliyle tasarlanmış en büyük yargı saldırısı ile karşı karşıyayım. Hakkımda hukuksuzca açılan davalardan biri için buradayım. Bu binada, bir başka salonda bir başka kumpasın yargılaması yapılıyor. O salonda haysiyet mücadelesi veren arkadaşlarıma en içten selamlarımı gönderiyorum. Onları yalnız bırakmayacağım, bu mahkeme bitiminde salona geçeceğim. 4 bin sayfalık bir iftiraneme var diğer salonda. Benim açımdan çöptür ve çöp olmaya devam edecektir. Tabiri caizse bugün burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Bir mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım. Bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs etmişim. Biz bilirkişiyi etkilemedik. Söz konusu bilirkişi, raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. İsmi geçen bilirkişi, benimle veya Cumhuriyet Halk Partili belediyeler ile ilgili görüşünü zaten sunmuştu. Suçlamaların temeli edilen konuşmamdan sonra bu şahsın sunacağı yeni bir rapor yoktu. Benim şahsımla ilgili yeni bir rapor var mıydı? Yok. Açıklamalarım tamamen ifade özgürlüğü kapsamında, eleştiri niteliğindedir. Ben bu konuda toplumu bilgilendirmeyeceğim de ne yapacağım? Benim ve Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri hedef alan bu raporları kim yazmış? Satılmış Bey. Böyle bir durumu eleştirdiğim için yargılanıyorum. Ne yapmam gerekiyor? Milletin önünde iftiralar atılırken yarabbi şükür diyecek halimiz yok. Binlerce bilirkişi var. Aynı bilirkişinin benimle ilgili 4 dosyaya atanma ihtimali yüz katrilyonda bir. Matematik buna yetmiyor. Bu bilirkişi sadece rapor yazmıyor. Onlarca siyasetçinin hayatını altüst ediyor" dedi. Cumhuriyet savcısı ise, eksik hususların giderilmesi ve mütalaasını açıklamak için süre talebinde bulundu. Hakim, ara kararında Ekrem İmamoğlu hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçundan dava açıldığını ve bu suçun ön ödeme kapsamına girdiğini söyledi. Mahkeme tarafından ödeme yapılması halinde suçun düşebileceği belirtilerek, bununla ilgili işlemlerin yapılmasına karar verildi. Duruşma 13 Temmuz tarihine ertelendi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, İmamoğlu’nun 27 Ocak’ta yaptığı açıklamayla bilirkişi ve yargı organlarının bağımsız ve tarafsız olmadığın yönünde bir kamuoyu oluşmasını amaçladığı anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, bu şekilde oluşacak kamuoyu baskısıyla İstanbul Adliyesi ve diğer adliyelerde görülmekte olan çeşitli soruşturma ve kovuşturmalarda yapmakta olduğu resmi bilirkişilik görevinin etkilenmeye çalışıldığı, Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan dava dosyasını etkilemeye teşebbüs ettiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında adı zikredilen bilirkişinin ’müşteki’ sıfatıyla verdiği ifadesine de yer verilen iddianamede, müştekinin İmamoğlu’nun açıklamalarıyla bir anda çeşitli basın yayın organları ile sosyal medyada isminin yayınlandığını ve karalama kampanyasına maruz kaldığını söylediği, bugüne kadar hiçbir şekilde hukuksuz işe imza atmadığını, sadece CHP değil diğer partilere ilişkin de birçok davada bilirkişilik yaptığını söylediği ve şikayetinin devam ettiğini söylediği aktarıldı. Hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu’nun ‘yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs’ ve ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçlarından 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan iddianamede, Türk Ceza Kanunu 53. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, ’sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılır" maddesinin uygulanması da talep edildi.
İstanbul Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişinin hedef gösterilmesine ilişkin yargılandığı dava ertelendi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. İmamoğlu savunmasında "Biz bilirkişiyi etkilemedik. Söz konusu bilirkişi, raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. Tabiri caizse bugün burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Bir mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım" dedi. Mahkeme ara kararında Ekrem İmamoğlu hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçundan dava açıldığını ve bu suçun ön ödeme kapsamına girdiğini söyledi. Hakim tarafından ödeme yapılması halinde suçun düşebileceği belirtilerek bununla ilgili işlemlerin yapılmasına karar verildi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın 4. duruşması görüldü. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinin karşısında bulunan salonda görülen duruşmada başka suçtan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları ve izleyiciler de katıldı. Duruşmada hakim tarafından salonda düzeninin bozulmaması konusunda uyarıda bulunuldu. Hakim "Ekrem Bey’in savunma düzenini kısıtlayacak şekilde gürültü patırtı olmasın. Kimseyi duruşmadan çıkarmak istemiyorum. Uzun yoldan geldiniz biz de uzun yoldan geldik. Askeri personele de yardımcı olalım" dedi. "Burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor, mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım" Duruşmada ardından söz verilen Ekrem İmamoğlu "Hem yüce Türk yargısına yakışan hem de adil yargılama kurallarına uygun bir duruşma geçirmeyi diliyorum. Üzüntü verici bir dönemdeyiz. Tarihin gördüğü hükümet eliyle tasarlanmış en büyük yargı saldırısı ile karşı karşıyayım. Hakkımda hukuksuzca açılan davalardan biri için buradayım. Bu binada, bir başka salonda bir başka kumpasın yargılaması yapılıyor. O salonda haysiyet mücadelesi veren arkadaşlarıma en içten selamlarımı gönderiyorum. Onları yalnız bırakmayacağım, bu mahkeme bitiminde salona geçeceğim. 4 bin sayfalık bir iftiraneme var diğer salonda. Benim açımdan çöptür ve çöp olmaya devam edecektir. Tabiri caizse bugün burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Bir mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım. Bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs etmişim. Biz bilirkişiyi etkilemedik. Söz konusu bilirkişi, raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. İsmi geçen bilirkişi, benimle veya Cumhuriyet Halk Partili belediyeler ile ilgili görüşünü zaten sunmuştu. Suçlamaların temeli edilen konuşmamdan sonra bu şahsın sunacağı yeni bir rapor yoktu. Benim şahsımla ilgili yeni bir rapor var mıydı? Yok. Açıklamalarım tamamen ifade özgürlüğü kapsamında, eleştiri niteliğindedir. Ben bu konuda toplumu bilgilendirmeyeceğim de ne yapacağım? Benim ve Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri hedef alan bu raporları kim yazmış? Satılmış Bey. Böyle bir durumu eleştirdiğim için yargılanıyorum. Ne yapmam gerekiyor? Milletin önünde iftiralar atılırken yarabbi şükür diyecek halimiz yok. Binlerce bilirkişi var. Aynı bilirkişinin benimle ilgili 4 dosyaya atanma ihtimali yüz katrilyonda bir. Matematik buna yetmiyor. Bu bilirkişi sadece rapor yazmıyor. Onlarca siyasetçinin hayatını altüst ediyor" dedi. Sanık savunmasının ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı eksik hususların giderilmesi ve mütalaasını açıklamak için süre talebinde bulundu. Hakim ara kararında Ekrem İmamoğlu hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçundan dava açıldığını ve bu suçun ön ödeme kapsamına girdiğini söyledi. Mahkeme tarafından ödeme yapılması halinde suçun düşebileceği belirtilerek bununla ilgili işlemlerin yapılmasına karar verildi. Duruşma 13 Temmuz gününe ertelendi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, İmamoğlu’nun 27 Ocak’ta yaptığı açıklamayla bilirkişi ve yargı organlarının bağımsız ve tarafsız olmadığın yönünde bir kamuoyu oluşmasını amaçladığı anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, bu şekilde oluşacak kamuoyu baskısıyla İstanbul Adliyesi ve diğer adliyelerde görülmekte olan çeşitli soruşturma ve kovuşturmalarda yapmakta olduğu resmi bilirkişilik görevinin etkilenmeye çalışıldığı, Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan dava dosyasını etkilemeye teşebbüs ettiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında adı zikredilen bilirkişinin ’müşteki’ sıfatıyla verdiği ifadesine de yer verilen iddianamede, müştekinin İmamoğlu’nun açıklamalarıyla bir anda çeşitli basın yayın organları ile sosyal medyada isminin yayınlandığını ve karalama kampanyasına maruz kaldığını söylediği, bugüne kadar hiçbir şekilde hukuksuz işe imza atmadığını, sadece CHP değil diğer partilere ilişkin de birçok davada bilirkişilik yaptığını söylediği ve şikayetinin devam ettiğini söylediği aktarıldı. Hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu’nun ‘yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs’ ve ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçlarından 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan iddianamede, Türk Ceza Kanunu 53. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, ’sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılır" maddesinin uygulanması da talep edildi.