ASAYİŞ - 13 Aralık 2025 Cumartesi 12:09

İzmir’de 5 ay önce kaybolan yaşlı adam sırra kadem bastı, oğulları perişan

A
A
A

İzmir’in Dikili ilçesinde 85 yaşındaki Memet Ayrıldı, 22 Temmuz sabahı yürüyüş yapmak için evinden çıktıktan sonra bir daha geri dönmedi. Ailesi ve ekiplerin tüm aramalarına rağmen kendisinden hiç bir iz bulunmadı. Perişan olan oğulları ise babalarının ölü ya da diri bulunmasını istediklerini ve umutlarını yitirmediklerini söyledi.

İzmir’in Dikili ilçesine bağlı Çandarlı Mahallesi’nde yaşayan 85 yaşındaki Memet Ayrıldı’dan 22 Temmuz sabahından bu yana haber alınamıyor. Sabah saatlerinde yürüyüş yapmak için evinden ayrılan yaşlı adamdan uzun süre haber alamayan yakınları, durumu jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgede jandarma ve arama kurtarma ekipleri tarafından geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Yapılan incelemelerde Memet Ayrıldı’nın 22 Temmuz sabahı saat 05.58’de evinden çıktığı, güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerle tespit edildi. Bunun üzerine ekipler, Ayrıldı’nın en son görüldüğü noktalardan başlayarak çevrede arama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Çalışmalara jandarma ekiplerinin yanı sıra İZAKUT ve gönüllü arama kurtarma ekipleri de destek verdi. Ancak aramalardan şu ana kadar herhangi bir sonuç alınamadı.

İzmir’de 5 ay önce kaybolan yaşlı adam sırra kadem bastı, oğulları perişan

Sokak sokak afiş asıyorlar

Kayıp Memet Ayrıldı’nın oğulları ve Buca Çamlıkule’de oturan komşuları, sokak sokak afiş asarak görenlerin kendilerine veya kolluk kuvvetlerine bilgi verilmesi için çalışıyor.

Kayıp Memet Ayrıldı’nın oğlu Duran Ayrıldı, yaşadıkları kabus dolu 5 ayı şu sözlerle anlattı: "22 Temmuz sabah 05.58’de babam İzmir’deki Çandarlı Üniversitesinden sabah namazını kıldıktan sonra çıktı. Daha geri dönmedi. O günden bugüne arıyoruz. Kolluk kuvvetlerinden herkesten yardım aldık ama kimse bulamadı. Yani erişemedik. Yani bulamadık, denk gelmedik. Dikili Çandarlı’da bütün otobüs duraklarına, direklere, her tarafa babamın resmini broşür olarak yapıştırdık. Esnafın herkesin haberi var. Ama bir türlü denk gelmedik. Bulamıyoruz. O gün bu gündür perişanız. Babamızı bulmak istiyoruz. Babamızın can güvenliğinden endişe ediyoruz artık. Hiçbir rahatsızlığı yoktu. Sadece kulakları biraz az işitiyordu. Başka bir şey yoktu. Her zaman sabah doğa yürüyüşüne çıkıyordu. Saat 11-12 gibi geri geliyordu ama o gün geri gelmedi. O zamandan bu zamana kadar arıyoruz. Sokak sokak arıyoruz. Bulamıyoruz. İzmir Buca’da da her tarafa, köylere gittik baktık. Kimse bulamadı. Üç tane güvenlik kamerası görüntüsü var. Bir tanesini jandarma buldu, ikisini biz bulduk. Jandarmanın bulduğu görüntünün babam olup olmadığını bilmiyoruz. Evimizin arkasında Karagöl tarafı var. Orada mı bir şey oldu yoksa geri mi döndü bilmiyoruz. Kısa kollu beyaz bir tişört, krem rengi pantolon, spor ayakkabı ve beyaz bir şapkası vardı. Sayın Cumhurbaşkanımızdan Allah rızası için yardım istiyorum. Babamızı ölü ya da diri bulmak istiyoruz. Ben umudumu hiçbir zaman tüketmedim, sonuna kadar arayacağım."

Memet Ayrıldı’nın küçük oğlu İlhan Ayrıldı ise babalarını uzun süredir aradıklarını belirterek, "Normalde her sabah yürüyüşe gidiyordu. Geri dönmedi. 11-12 gibi geliyordu. Geri dönmeyince kolluk kuvvetlerine haber verdik. Biz de aradık. Dağ taş aradık. Aramalarımız bir ayı geçti. Köy köy, sokak sokak arandı. Afişleri her yere astık. Ama hiçbir geri dönüş alamadık. O zamanlar çok sıcaktı, 40 dereceleri buluyordu. Bir şişe suyla ve bir parça börekle evden ayrılmıştı. Akıl sağlığı yerindeydi, sağlığı iyiydi. Ormanda yürüyordu. Acaba düştü mü, başına bir şey mi geldi diye düşünüyoruz. Hâlâ arıyoruz. Asılsız ihbarlar geldi, hepsine gittik. Devletimizden tekrar arama çalışmalarına destek vermelerini rica ediyoruz" dedi.

İzmir’de 5 ay önce kaybolan yaşlı adam sırra kadem bastı, oğulları perişan

Ayrıldı ailesi, yetkililerden arama çalışmalarının yeniden ve daha kapsamlı şekilde sürdürülmesini isterken, Memet Ayrıldı’yı gören ya da yerini bilenlerin en yakın güvenlik birimlerine bilgi vermesini talep etti.

Ali İhsan Çiftçi - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Darp sonucu ölen genç paramediğin annesi mahkemede gözyaşlarına boğuldu Antalya’da kendisinden sigara isteyen gençler tarafından darbedilip çantası gasp edilen ve üç gün süren yaşam mücadelesini kaybeden paramediğin ölümüne ilişkin davada, olay gününe ait güvenlik kamerası görüntüleri izlendi. Görüntüler sırasında gözyaşlarına boğulan anne Şükriye Tavşan, "O çocuk benim, nasıl kıydınız. Ben bu çocuklardan davacıyım, affedemem. Ben bu çocuğumun hayaliyle yaşıyorum. Her şeyimle o ilgilenirdi, yalnız kaldım. Her güne uyanabilmek için dua ediyorum" diyerek isyan etti. Antalya’da kendisinden sigara isteyen gençler tarafından darbedilip çantası gasp edilen ve kaldırıldığı hastanede üç gün süren yaşam mücadelesini kaybeden paramedik Hamit Aras’ın ölümüyle ilgili davanın ikinci duruşması görüldü. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya anne Şükriye Tavşan ve maktulün halası Hamit Aras’ın fotoğrafıyla katıldı. Tutuklu sanıklar Muhammet Emir K. ile Savaş İnceoğulları, tutuksuz sanık İsmail S., taraf avukatları ve Aras’ın birlikte görev yaptığı sağlık çalışanları da duruşma salonunda hazır bulundu. "Maktul yere düşerek mermere çarptı" Tutuksuz sanık İsmail S., ilk kez katıldığı duruşmada olay günü yaşananları anlatarak, "Öncelikle başsağlığı diliyorum. Olay günü Gökhan memleketine dönecekti. Son günü olduğu için birlikte daha fazla gezdik. Emir, maktulden sigara istedi, daha sonra geri geldi. O sırada Gökhan’la konuşuyordum. Emir geri geldiğinde maktule ‘Ne bakıyorsun’ diye bağırdı. Savaş ve Emir maktulün hizasında ilerliyordu. Bu sırada Emir, maktule yumruk attı. Maktul yere düşerek mermere çarptı. Ben o an şoktaydım. Galiba Emir çantayı aldı, ardından koşmaya başladı. Emir koştu, Savaş da peşinden gitti. Emir, ‘Telefonu verelim’ dedi, Savaş da telefonu geri verdi. Gökhan’la birlikte geri döndük. Maktul yerde yatıyordu. Yanına gelen bir ağabey vardı. O kişiden acil servisi aramasını istedik. Sağlık ekipleri gelince onlara yardım ettik. Daha sonra otobüs durağına koşarak gittik. Orada Emir ve Savaş da vardı, tesadüfen karşılaştık. Karşılaştıktan sonra MarkAntalya durağında Gökhan, Emir’e ‘Niye vurdun?’ diye vurdu. Emir de kötü bir şey söylediğini düşündüğü için vurduğunu söyledi" şeklinde konuştu. "Bir anlık cahillikle ardından gidip vurdum" Tutuklu sanık Muhammet Emir K. ise savunmasında, "Ben böyle bir şey olmasını istemedim, çok pişmanım. Sigara istediğimde ‘Sigaram yok; sen tatlı çocuksun, gel sana marketten alayım’ dedi. İsmail ve Gökhan’ın yanına giderken benimle dalga geçiyorlar gibi baktıklarını düşündüm. Gidip yerime oturdum. Ancak bir anlık cahillikle ardından gidip vurdum. O gün sakinleştiriciye benzer bir hap da almıştım. Maktule vurduğum sırada Gökhan ve İsmail biraz uzağımdaydı, Savaş ise yakınımdaydı" ifadelerini kullandı. "Bunlara iki üç tokat vurmam lazım" Duruşmada söz alan Hamit Aras’ın annesi Şükriye Tavşan, mahkeme heyetine elinde tuttuğu oğlunun fotoğrafını göstererek, "Ben bu çocuklardan davacıyım, affedemem. Ben bu çocuğumun hayaliyle yaşıyorum. Eğer bu çocuğumun fotoğrafı olmasaydı, bunların yanlarına giderdim. Benim çocuğumun telefonunu alıp geri getiriyorlar; peki benim çocuğumun suçu neydi? Bunlara iki üç tokat vurmam lazım. Çocuğumun kanını yerde bırakmayacağım. Eğer çocuğum para verdiyse alsınlar ama benim gözümde bunlar insan bile değil. Benim çocuğum onlardan on kat daha değerliydi. Kamera kayıtlarında her şey açıkça ortada. Başsağlığı da istemiyorum. Ben nasıl gözyaşı döktüysem, onların anaları da sonuna kadar gözyaşı döksün" dedi. Görüntüler salonda izletildi Maktulün avukatı Kerem Polat, sanıkların yaş ve görünüşleri arasında çelişki bulunduğunu belirterek, kimlik tespiti talebinde bulundu. Avukat Polat, olay gününe ait güvenlik kamerası görüntülerini flash bellekle mahkeme heyetine sundu. İzletilen görüntülerde tutuklu sanık Muhammet Emir K.’nın Hamit Aras’a yumruk attığı, diğer sanıkların ise Aras’ı çevrelediği görüldü. Görüntüler sırasında gözyaşlarına boğulan anne Tavşan, "O çocuk benim, nasıl kıydınız. Allah da size kıysın, benim tek çocuğumdu. Her şeyimle o ilgilenirdi, yalnız kaldım. Her güne uyanabilmek için dua ediyorum" diyerek isyan etti. Mahkeme heyeti, güvenlik kamerası görüntülerinin iyileştirilmesi için yazı yazılmasına, sanıkların kimlik tespitinin yapılmasına, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve dosyadaki eksiklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi. Olayın geçmişi Olay, 3 Mart 2025 tarihinde gece saatlerinde Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesi Ali Çetinkaya Caddesi üzerinde meydana geldi. Muratpaşa 5 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nda görev yapan 30 yaşındaki paramedik Hamit Aras, Ramazan ayının ilk günü bir arkadaşıyla sahur yaptıktan sonra arkadaşının "kal" ısrarını geri çevirerek evine gitmek üzere yola çıktı. Ticari taksiyle Doğu Garajı bölgesine gelen Aras, evine yaklaşık 150 metre kala araçtan indi. Bu sırada yaşları 17 ile 20 arasında değişen 4 genç yanına gelerek kendisinden sigara istedi. Sigara kullanmadığını söyleyerek yoluna devam eden Aras’ı gençler arkasından gidip darbetti. Kafasına aldığı darbeyle yere yığılan Aras, kaldırıma çarpması sonucu ağır yaralandı. Şüpheliler, yerde hareketsiz yatan Aras’ın çantasını alarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri, yerde yatan kişinin meslektaşları Hamit Aras olduğunu fark ederek müdahaleye başladı. Kalbi duran Aras, olay yerinde yapılan müdahaleyle yeniden hayata döndürüldü. Önce yakındaki özel bir hastaneye, ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen genç paramedik, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Aras, üç gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Olayın ardından güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, şüpheliler İsmail S. (16), Gökhan A. (17), Savaş İ. (20) ve Muhammet Emir K.’yı (17) kısa sürede yakaladı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Muhammet Emir K. ile Savaş İ. tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail S. ve Gökhan A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerin ifadelerinde Hamit Aras’ı darbederek çantasını aldıkları, içindeki eşyaları aldıktan sonra çantayı birkaç sokak ileride yaktıklarını söyledikleri belirtildi.