POLİTİKA - 02 Nisan 2026 Perşembe 13:04

İzmir’de ‘81 İl İnsan Hakları Başkanlığı İstişare Toplantısı’ gerçekleştirildi

A
A
A
İzmir’de ‘81 İl İnsan Hakları Başkanlığı İstişare Toplantısı’ gerçekleştirildi

AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı’nca düzenlenen 81 İl İnsan Hakları Başkanlığı İstişare Toplantıları’nın Ege Bölgesi ayağı İzmir’de gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Bornova Belediyesi, kentin kaynaklarını Uşak Belediye Başkanı’nın sevgilisine aktarmış" dedi.


AK Parti İzmir İl Başkanlığında düzenlenen toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir İl İnsan Hakları Başkanı Tuğbanur Atılğan, AK Parti MKYK Üyesi ve İnsan Hakları Başkan Yardımcısı Arzu Silin Günaydın, partililer ile basın mensupları katıldı. Toplantıda açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Artık CHP’li belediyeler sadece icraat eksikliğiyle gündeme gelmiyor. Şehirleri geri bırakmalarının ötesinde yeni skandallara imza atıyorlar. Son olayları hepimiz utanarak izliyoruz. Şehrin kaynaklarını kişisel çıkarları için kullandıklarını ve kendi şirketlerine aktardıklarını başta İstanbul olmak üzere birçok örnekte gördük. Bunun son örneği Uşak’ta yaşanan ve hepimizi utandıran olay oldu. Bir yolsuzluk soruşturmasına takılan CHP’li Uşak Belediye Başkanı’nın görüntüleri insanlık adına utanç vericiydi. Kendi çalışanı olan, kendisinden 30 yaş küçük bir kişiyle otel odasında yakalanacak kadar raydan çıkmış bir belediye sorunuyla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.



"Sistemli bir yapıya dönüşmüş"


Olayların örgütlü bir yapıya dönüştüğünü ve Uşak ile Bornova belediyeleri arasındaki ilişkinin bunun kanıtı olduğunu belirten Yalçın, "Olay sadece bundan ibaret değil, bu durum sistemli bir yapıya dönüşmüş. Gördüğümüz kadarıyla bazı belediye başkanları, diğer başkanlarla örgütlü şekilde bu ahlaksızlıkların parçası haline gelmişler. Ülkemiz için son derece utanç verici bir manzara var. En son Uşak Belediyesi ile Bornova Belediyesi arasındaki ilişkiyi hepimiz duyduk. Soruşturmada adı geçen kişilerden biri, Uşak Belediye Başkanı’nın referansıyla Bornova Belediyesi’nde işe girmiş ve işe dahi gitmemiş. Bornova Belediyesi, kentin kaynaklarını Uşak Belediye Başkanı’nın sevgilisine aktarmış. Bunlar gerçekten utanç vericidir. Sadece şehirleri geri bırakmakla kalmıyor, kaynakları tüketiyor ve genç kadınları bu örgütlü ahlaksız ilişkilerin parçası yapıyorlar. Bugün İzmir’de en fazla dile getirilmesi gereken konu budur. Biz bunları konuşurken utanıyoruz ama onlar savunmaktan utanmıyorlar" şeklinde konuştu.



Yargı sürecinin takipçisi olunacak


Bornova Belediye Başkanı’nın konuyu hafife alan açıklamalarını eleştiren Yalçın, "Yaşananlar Türkiye ve Cumhuriyet Halk Partisi adına utanç verici manzaralardır. Sürecin tüm ayrıntılarıyla kamuoyunun önüne dökülmesini ve suçluların bedelini ödemesini bekliyoruz. Elbette kimseyi haksız yere yargılayacak değiliz ancak Bornova Belediye Başkanı’nın meseleyi hafife alarak ’Maliyeti neyse cebimden karşılarım’ gibi üst perdeden ifadeler kullanması son derece rahatsız edicidir. Ortada bir kayırmacılık varken bu tür ifadelerle durumu geçiştiremezsiniz. Yapılan hatayla yüzleşmek yerine kibirli bir tavır sergilenmesi yargıda ve kamuoyunda mutlaka takip edilmelidir. İl başkanlığımız ve teşkilatlarımız da bu konunun üzerinde duracaktır. Genel merkez olarak kamu zararı oluşturan tüm durumlarda vatandaşımızın yanında yer alarak haklarını savunmaya devam edeceğiz" dedi.



Uluslararası siyasette insan hakları ihlalleri


Yakın coğrafyalardaki çatışmalara da dikkat çeken Yalçın, "Böylesi bir dönemde insan hakları meselesinin gündemde olması şaşırtıcı değil. Yakın coğrafyalarımıza baktığımızda birçok bölgede insanların yaşamını derinden etkileyen savaşların, çatışmaların ve terör olaylarının gerçekleştiğini görüyoruz. Son dönemde uluslararası siyasette insan hakları meselesi ayaklar altına alınmış durumda ve uluslararası hukuk göz ardı ediliyor. Uzun yıllar boyunca sınırımızda, Suriye’de yüz binlerce insan yaşamını yitirdi, milyonlarca insan evini terk ederek sığınmacı konumuna düştü. Gazze’de bir soykırım suçu işleniyor. Büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 75 bin sivil, İsrail rejiminin saldırılarında hayatını kaybetti. Son olarak komşumuz İran’da devam eden savaşın kurbanları yine siviller oldu ve bir okula yapılan saldırıda en az 150 kız çocuğu yaşamını yitirdi. İnsan hakları uzun yıllardır konuşuluyor olmasına rağmen bugün dünya siyasetinde gereken değeri ve karşılığı bulamıyor" diye konuştu.



"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın şiarıyla hareket ediyoruz"


Türkiye’nin kriz dönemlerindeki vizyonunu anlatan Yalçın, "Birçok devlet kendi dar menfaat kaygılarıyla sivil insanların yaşamını umursamadan ve bazen doğrudan onları hedef alarak dünya tarihini insan yaşamının güçleştiği bir döneme soktu. Bu süreçte Türkiye olarak, AK Parti iktidarları döneminde her zaman olduğu gibi ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarıyla hareket ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde insan hak ve özgürlüklerini savunmaya devam edeceğiz. Sadece kendi ülkemizde değil, bize sığınan Suriyeliler, sahip çıktığımız Gazze ve İran’daki siviller meselelerinin her birinde insan haklarına sahip çıkıyoruz. Dünya siyasetinin içinden geçtiği bu karmaşık dönemde, sivil insanların yaşam kaygısı taşıdığı bir süreçte Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hem bölgenin hem de küresel siyasetin parlayan yıldızı olmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi bir huzur adası olarak gelecek yüzyıla, Türkiye Yüzyılı’na hazırlamayı sürdüreceğiz" dedi.



"Savunma sanayisine yatırım yapmayı hiç ihmal etmedik"


Savunma yatırımlarına ve sanayisinin önemine vurgu yapan Yalçın, "Cumhurbaşkanımızın ’Türkiye Yüzyılı’ ifadesini sadece bir seçim sloganı olarak kullanmadığını son gelişmeler hepimize gösterdi. Birçok ülke güvenlik endişesini yakından hissederken, inşa edilen dış politika ve güvenlik perspektifi sayesinde Türkiye’nin en güvenli ülkelerden biri olduğunu biliyoruz. Kendi güvenliğini başka ülkelere emanet eden devletlerin yaşadığı endişeyi hep beraber görüyoruz. Türkiye olarak sınırımızdaki sorunlarla uğraşırken, Cumhurbaşkanımız yoğun diplomatik mesaisiyle Türkiye’nin güvenli ortamını tesis etmek için çaba gösterdi. Birçok ülkeye saldırı ihtimali yükselirken biz Türkiye’de daha güvendeyiz çünkü savunma sanayisine yatırım yapmayı hiç ihmal etmedik. Birileri füze denemeleri nedeniyle denizdeki balıkların uykusuz kaldığı gibi gayriciddi ifadeler kullanırken, biz füze inşa ederek Türkiye’yi güvenli tutmanın yollarını arıyorduk" ifadelerini kullandı.



"Muhalefetin bu konuların ciddiyetini kavramasını beklemiyoruz"


Muhalefetin günübirlik siyaset yaptığını savunan Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Muhalefetin bu konuların ciddiyetini kavramasını beklemiyoruz. AK Parti olarak Türkiye’yi zor dönemlerden daha güçlü şekilde çıkarmanın yollarını aramaya devam edeceğiz. 24 yıllık AK Parti iktidarına karşılık muhalefet partilerinin Türkiye’ye yönelik herhangi bir alternatif ortaya koyamadıklarını biliyoruz. Başı sonu belli olan bir dış politika, ekonomi veya terörle mücadele perspektifini fikir olarak dahi vatandaşın önüne koymadılar. Sadece gündelik ve demagojik tartışmalarla vakit geçirdiler. Yalnızca AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığından beslenmeye çalışıyorlar" şeklinde konuştu.



İzmir’de ‘81 İl İnsan Hakları Başkanlığı İstişare Toplantısı’ gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çelikler Holding’den Afşin Elbistan A Termik Santrali’ne ilişkin açıklama Afşin Elbistan A Termik Santrali’nde planlı bakım ve revizyon çalışmaları hakkında Çelikler Holding’den yapılan açıklamada, ’’İki aylık kısa süreli bakımlarda elektrik üretimini aksatmamak için bazen 1000-2000 yurt içi ve yurtdışı revizyon işçisi çalıştırmaktadırlar. Dünyanın her tarafında bu revizyonlar böyle yapılmaktadır. Birtakım çevreler bu işçi giriş çıkışlarını sürekli işe alım ve çıkarma gibi göstermeleri tamamen yanıltıcı haberdir ’’ denildi. Çelikler Holding, Afşin Elbistan A Termik Santrali’ndeki planlı bakım, revizyon çalışmaları ve işçi giriş çıkışlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ’’Son günlerde basında yer alan bazı yanıltıcı haberlerden dolayı bu açıklamayı yapma gereği duyulmuştur. Şöyle ki; 2019 yılında Afşin Elbistan A Termik santrali ve maden sahasını devraldığımız dönemde işletmede toplam 1.600 personel çalışmaktayken, bugün maden sahamızda 1.900, santral bünyesinde ise 1.450 olmak üzere toplam 3 bin 350 çalışanımız istihdam edilmektedir. Bu veriler açıkça göstermektedir ki, 2019 yılından bu yana çalışan sayımız azalmamış, aksine düzenli olarak artış göstermiştir. Görüldüğü üzere çalışan sayımız uluslararası uygulamalarda istihdam edilen personel sayısının yaklaşık yüzde 25 fazlasıdır. Bu istihdam korunmaktadır. Hem ülkemizde hem de uluslararası uygulamalarda termik santrallerde yılda ortalama iki kez planlı bakım ve revizyon çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Bu revizyonlarda , yurt içi ve yurt dışından bu işlerde uzman taşeron firmalar ile yapılmaktadır. Bu taşeronlar Çin Nepal vb. uzmanlık gerektiren ülke işçileri ile de bu işleri yapabilmektedirler. Bu iki aylık kısa süreli bakımlarda elektrik üretimini aksatmamak için bazen 1000-2000 yurt içi ve yurtdışı revizyon işçisi çalıştırmaktadırlar. Dünyanın her tarafında bu revizyonlar böyle yapılmaktadır. Birtakım çevreler bu işçi giriş çıkışlarını sürekli işe alım ve çıkarma gibi göstermeleri tamamen yanıltıcı haberdir. Daha basit örnekle revizyon işçileri; yazın evinizi boyatmak için çalışan 5-6 işçinin boya işi ve musluk tamiri için alının 1-2 ustanın iş bitince evden çıkmaları ile aynı durumdur. Revizyonda da evdeki gibi boya ve tesisat işçileri de aynı şekilde işi yüklenen taşeronca işe girip işi bitirip çıkmaktadırlar. Ana kadroda yer almamakta, Ana kadro çalışan sayımız korunmakta, hatta artmaktadır ve bu giriş çıkışlarla hiçbir ilgisi yoktur. Bunları ana kadro işçileri gibi göstermek tamamen kötü niyetli ve yanıltıcı haberdir. Öte yandan, kamuoyuna yansıyan bazı görsel ve içeriklerin özellikle yapay zeka ve benzeri uygulamalarla oluşturulduğu kurumumuzun itibarını zedelemeye yönelik şekilde servis edildiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte kurumumuz hakkında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte haber ve paylaşımlara ilişkin gerekli hukuki süreçler başlatılmıştır. TES-İŞ Afşin sendika yöneticisinin kendi iç seçiminde aldığı az oy nedeni ile başarısızlığını örtmek ve kendi kişisel çıkarlarını korumak için işçilerimizi kullanmaya çalışması ve yurt dışından işçi getiriyorlar söylemlerini üretmesi son derece yanıltıcı ve yanlıştır. Yukarıda bahsettiğimiz gibi işletmenin ana çalışanları 7 yıldır aynı şekilde devam etmektedir, sürekli işçi çıkarıyorlar gibi söylemler 7 yıldır kasıtlı olarak aynı şekilde yapılmakta ve gerçeği yansıtmamaktadır. Dünyada ve bölgemizde enerji sıkıntısının hat safhada olduğu ve enerji maliyetlerinin çok yükseldiği bu süreçte yerli ve milli kaynaklarla üretim ve istihdam sağlayıp enerji maliyetlerinin korunabilmesinde büyük önem taşıyan bu yerli ve milli santrallerin bazı çevrelerce hedef alınması ve işçilerimizi kullanmak yoluyla üretimlerinin kısıtlanmasına yönelik bu asılsız haberlerin ülkemiz 80 milyon vatandaşının enerji maliyeti nedeniyle faydasına olmadığı da hepimizce bilinmektedir. Bu maksadı belli olmayan adımları da kamuoyunun takdirine arz ediyoruz.’’
Kırşehir Otizm için Cacabey Meydanı’nda buluşma KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü kapsamında Beyazay Şubesi tarafından etkinlik düzenlendi. Cacabey Meydanı’nda gerçekleştirilen programda balonlar gökyüzüne bırakılırken, davul zurna eşliğinde halaylar çekildi. Düzenlenen yürüyüşle otizmli bireylerin toplumdan farklı olmadığına dikkat çekildi. Beyazay Şube Başkanı Adnan Göçmen, otizmin bir eksiklik değil farklılık olduğunu belirterek, "Otizmli bireylerin hayatın her alanında yer alabilmesi için hepimize görev düşmektedir. Erken tanı ve doğru bilgilendirmelerle çok önemli ilerlemeler kaydedildiği görülmüştür. Otizmli bireylerin eğitimde ve sosyal yaşamda daha aktif olmalarını sağlamalıyız. Toplum olarak da bu farklılığı hissetmeliyiz" dedi. Programa katılan ve otizmli kızı bulunan Zeliha Arpa ise otizmli bireylerin yalnızca özel günlerde değil her zaman hatırlanmak istediklerini ifade ederek, "Bir günde değil ama her gün anılmak ve görülmek istiyoruz" diye konuştu. Otizm gününde ücretsiz görüntüleme hizmeti Otizm Günü dolayısıyla özel klinik işleten Dr. İlknur Öztürk de otizmli bireyler ve ailelerine yönelik ücretsiz görüntüleme desteği sunduğunu açıkladı. Öztürk, "Otizmin yapı ve işleyişini etkileyen bozukluk ve farklılıklar var. Anne karnında çocukların yakın takibiyle hastalıkların gelişim süreçlerini takip ediyoruz. Bu gün nedeniyle de ücretsiz muayene ediyorum" ifadelerini kullandı. Düzenlenen etkinlik, katılımcıların otizm günü pastası kesmesinin ardından sona erdi.
Kırıkkale Bardağı taşıran son damla motosiklet oldu: Babalarını canice öldüren iki kardeş adliyeye sevk edildi Kırıkkale’de aile içi şiddet nedeniyle çıktığı öne sürülen tartışmada babalarını balta ve bıçakla öldüren iki kardeş adliyeye sevk edildi. İddiaya göre babaları tarafından parçalanan motosiklet, aile içindeki gerilimi tırmandıran ve bardağı taşıran son damla oldu. Olay, dün 16.30 sıralarında Yuva Mahallesi Yuva Caddesi’nde bulunan tek katlı müstakil evin bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, A.D. (23) ve E.D. (19) ile babaları Davut Düzenci (45) arasında aile içi şiddet nedeniyle tartışma çıktı. İddiaya göre tartışmanın büyümesi üzerine A.D., kelebek diye tabir edilen bıçakla babasını vücudunun çeşitli yerlerinden yaraladı. Evden kaçmaya çalışan Davut Düzenci, bu kez diğer oğlu E.D. tarafından baltayla başından ağır yara alarak olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Cumhuriyet savcısı ile olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otopsi işlemleri tamamlanan Davut Düzenci, öğlen vakti kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan A.D. ile E.D.’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. İki kardeş, geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili ortaya atılan iddialara göre, aile içindeki gerginliğin uzun süredir devam ettiği, Davut Düzenci’nin yalnızca eşi ve çocuklarına değil, kendi babasına yönelik de hakaretlerde bulunduğu öğrenildi. Tartışmayı büyüten son nedenin ise E.D.’ye ait motosikletin babası tarafından parçalanması olduğu ortaya çıktı.