GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 14:08

İzmir’de deprem ve afetlere karşı kapsamlı çalışma

A
A
A
İzmir’de deprem ve afetlere karşı kapsamlı çalışma

İzmir Büyükşehir Belediyesi, deprem ve afetlere karşı Türkiye’nin en kapsamlı bilimsel hazırlıklarından birini yürütüyor. Bu kapsamda yapı stoku tarandı, faylar kazıldı, tsunami senaryoları çıkarıldı.


İzmir Büyükşehir Belediyesi, yalnızca depremlerde oluşabilecek hasarları azaltmayı değil; kentin yaşam kalitesini yükselten, doğayla uyumlu ve uzun vadede sürdürülebilir dirençli kent modeli oluşturmayı hedefliyor. Yapı stoku çalışmaları kapsamında Bayraklı ve Bornova’da 96 bin binanın ön incelemesi yapıldı. Karşıyaka’da 22 bin 500 binanın incelendiği çalışmada ise saha aşaması tamamlandı. Bornova’da mikrobölgeleme çalışmalarını tamamlayan Büyükşehir, zemin çalışmalarına Karşıyaka’da devam ediyor. "İzmir Depremsellik ve Tsunami Araştırması" kapsamında kentin kıyı kesimleri için tsunami risk haritaları da oluşturuldu. Yapı envanteri, depremsellik-tsunami araştırması ve zemin çalışmalarını birlikte yürüten Büyükşehir Belediyesi, tüm çalışmaların verileriyle Deprem Master Planı’nı tamamlayacak.



Karşıyaka’nın yapılarına mercek


İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı, Bornova ve Bayraklı’nın ardından Karşıyaka’da başlattığı yapı stoku çalışmalarının saha aşamasını tamamladı. İnşaat mühendislerinden oluşan uzman ekip 27 mahalledeki 22 bin 500 yapının, muhtemel bir deprem anında vereceği tepkiyi belirlemek için ön inceleme çalışmalarını bitirdi. İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile yürütülen çalışmalar kapsamında detaylı analiz gerektiren binaları belirlemek için iki aşamalı yöntem uygulandı.


İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Yapı İnceleme ve İyileştirme Şube Müdürlüğü’nde görevli yüksek inşaat mühendisi Rana Şenkaya, "Bu çalışmalardaki amacımız, yapıların deprem etkisi altındaki davranışlarını belirlemek. Böylece gelecekteki kentsel dönüşüm, şehir planlaması ile Deprem Master Planı çalışmaları için önemli veriler sunmuş olacağız" diye konuştu. Yapı stoku çalışmasının riskli yapı tespiti olmadığını, bölgesel bazlı binalar arasında bir önceliklendirme çalışması olduğunu aktaran Şenkaya, "Biz bu çalışma sayesinde yapılarımızın deprem etkisi altındaki güvenliğini ortaya koymayı hedefliyoruz" dedi.


İzmir Büyükşehir Belediyesi, yapı stoku çalışmaları kapsamında Bayraklı ve Bornova’da 96 bin binanın ön incelemesini tamamladı.



Sağlıklı kentler için yerin altına inildi


Bornova’da mikrobölgeleme çalışmalarını tamamlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka’da zemin çalışmalarını sürdürüyor. 2 bin hektarlık alanda devam eden sondaj çalışmalarıyla sağlıklı zeminleri bilimsel verilerle ortaya koymayı hedefliyor. Projede 120 sondaj kuyusu açılması planlanırken, bugüne kadar 60 kuyu tamamlandı. Çalışmalar kapsamında toplam 7 bin metrelik sondaj gerçekleştirilerek. Zeminden alınan numuneler, detaylı analiz için Ege Şehir Laboratuvarı’na gönderiliyor.


Proje kontrol şefi olarak görev yapan jeoloji mühendisi Kıvanç Sözen, sondaj çalışmalarının zemin türüne göre farklı derinliklerde yapıldığını belirterek, "Alüvyon zeminlerde 200 metrelik, kayalık zeminlerde ise 300 metrelik karelajlar oluşturduk. Sondaj derinlikleri 30 metre ile 300 metre arasında değişiyor" dedi. Sözen, kayalık alanlarda ise ortalama 20 metre derinliğe kadar sondaj yapıldığını aktardı. Sözen, ayrıca Karşıyaka’da dört farklı noktada eş zamanlı yürütülen çalışmalar kapsamında elde edilen verilerin yalnızca afet risklerinin belirlenmesinde değil, yapılaşma kararlarından kentsel dönüşüm süreçlerine kadar pek çok alanda sağlıklı kent planlamasının temelini oluşturacağını vurguladı.


Büyükşehir, Bornova’daki mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında 7 bin 12 hektarlık alanda yaklaşık 1500 adet sondaj kuyusu açmıştı. Diğer 11 merkez ilçede çalışmaların etaplar halinde tamamlanması hedefleniyor.



Deprem ve tsunami tehlikesine karşı uluslararası iş birliği


İzmir Büyükşehir Belediyesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen "İzmir Depremsellik ve Tsunami Araştırması" kapsamında kentin kıyı kesimleri için tsunami risk haritaları oluşturdu. Yaklaşık 30 bin farklı senaryonun değerlendirildiği çalışmalar sonucunda, 600 kilometrelik kıyı şeridi boyunca "Olasılıksal Tsunami Baskın Haritaları" hazırlandı. Bu çalışmalar doğrultusunda Seferihisar ilçesinin, UNESCO destekli CosastWAVE Projesi kapsamında dünya çapında sertifikalandırılması için başvuru yapıldı. Proje kapsamında tsunami tahliye haritalarının oluşturulması, tabelaların yerleştirilmesi, eğitim ve tatbikatların gerçekleştirilmesi planlanıyor. Amaç, İzmir’in tüm kıyı ilçelerini tsunamiye hazır hale getirmek.



Heyelan ve zemin riskleri haritalandı


İzmir’in 30 ilçesini kapsayan heyelan envanteri çalışmasıyla mevcut ve potansiyel risk alanları Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ortamında haritalandı. Elde edilen veriler, kentsel planlama ve afet risk azaltma çalışmalarına altlık oluştururken, kritik bölgelerde alınması gereken mühendislik önlemleri için teknik çalışmaların başlatılması planlanıyor.



İzmir ve çevresindeki faylar ele alınıyor


Öte yandan İzmir ve yakın çevresindeki aktif fay hatları, paleosismoloji çalışmalarıyla bütüncül biçimde ele alınıyor. Açılan hendekler sayesinde fayların geçmişte kaç deprem ürettiği, tekrar aralıkları ve muhtemel deprem büyüklükleri belirleniyor. Çalışmalar yüzde 80 oranında bitirildi.


25 aktif fay hattı üzerinde 2 metre genişliğinde, 4 metre derinliğinde yer yer 40 metre uzunluğunda yaklaşık 111 lokasyonunda planlanan hendeklerden 90’ı (il sınırları içerisinde 64 adet, il dışında 26 adet) tamamlandı.



İzmir Deprem Master Planı çalışmaları sürüyor


İzmir Deprem Master Planı hazırlık çalışmaları da devam ediyor. Çalışmalar; Dokuz Eylül Üniversitesi ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğinde yürütülürken, deprem tehlikesinin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, planlama ve imar kararlarının gözden geçirilmesi, hukuki ve mali çerçevenin güçlendirilmesi ile toplum temelli afet bilincinin artırılması hedefleniyor.


Deprem Master Planı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı’nda yer alan "Çoklu Krizlere Dirençli Kent Belediyeciliği" hedefiyle uyumlu olarak hazırlanıyor. Planın bilimsel altyapısı için yapı stoku envanteri, depremsellik ve tsunami araştırmaları, mikrobölgeleme etüt çalışmaları tamamlandığında, güvenli kent planlaması için gerekli tüm veriler tek çatı altında toplanmış olacak. Plan kapsamında 8 ana başlıkta çalışma yürütülecek.



Toplanma ve barınma alanları güçlendiriliyor


AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında İzmir genelinde 71 barınma alanı ve 2 bin 425 toplanma alanı da belirlendi. Bu alanlara ilişkin altyapı ve üstyapı iyileştirmeleri sürerken, tüm veriler Coğrafi Bilgi Sistemi üzerinden dijital ortama aktarılıyor. Toplanma alanları, barınma alanların kapasite yeterliliği, erişilebilirliği, altyapı donanımı (tuvalet, elektrik ve lojistik) konularında uygulamaya dönük çalışmalar yürütülecek.



İzmir’de deprem ve afetlere karşı kapsamlı çalışma

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremzede Beliz, 3 yıldır sakladığı emanetin sahibinin omzunda gözyaşlarına boğuldu Hatay’da depremde annesinin cesedini ve ağabeyini 13. saatte enkaz altından çıkaran askerin kendisine üşümesin diye verdiği montu 3 yıldır özenle saklayan Beliz Aydın, Milli Savunma Bakanlığı’nın düzenlediği programla emanetin sahibi olan Emekli Albay Raşit Çelik ile bir araya geldi. Duygusal anların yaşandığı buluşmada Albay Çelik’in ifadeleri gururlandırırken, depremzede Beliz’in sözleriyse hüzünlendirdi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay’da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi Cebrail Mahallesi’nde yakalanan 19 yaşındaki Beliz Aydın’ın enkaz altında çıkartılan annesi Betül Günyaşar hastanede hayatını kaybederken, ağabeyi Abdurrahman Aydın iki bacağı ampute edilerek hayatta kaldı. Asrın felaketini derinden yaşayan Beliz, depremin 13.saatinde enkazın altından annesi ve ağabeyini kurtaran askerin kendisine üşümesin diye emanet olarak verdiği parkayı 3 yıldır özenle saklıyordu. Beliz’in özenle sakladığı emaneti Türkiye gündemine getiren İhlas Haber Ajansı’nın haberi sonrası montu genç kıza verenin Emekli Albay Raşit Çelik olduğu ortaya çıktı. Milli Savunma Bakanlığı tarafından düzenlenen programla; emanetin sahibi olan Emekli Albay Çelik, 3 yıl sonra depremzede Beliz ile bir araya geldi. Duygusal anların yaşandığı buluşmada Beliz’in söyledikleri hüzünlendirirken Emekli Albay Çelik’in sözleri gururlandırdı. "Ben orada tek kaldım ama korkmadım, üstümdeki montun beni koruyacağını düşündüm" Albay Çelik’in kendisine verdiği montun kendisini güvende hissettirdiğini ifade eden Beliz, "Hiç kimse montu bana bir askerin verdiğine inanmadı, bana ‘halüsinasyon gördün’ diyenler oldu. ‘Orada hiç kimse yoktu diyenler benle dalga geçtiler’ ve ‘olayın şokuyla öyle hatırlıyorsun, orada kimse yoktu’ dediler ve bende hayır vardı dedim. Ben tek kalmayayım diye komutanımız bana üstündeki montu çıkardı verdi dedim, o an beni düşündü ve bunu yaptı dedim ama hiç kimse bana inanmadı. Siz o kadar kıymetlisiniz ki, annemi en son sizin yanınızda gördüm. İyi ki oradaydınız ve iyi ki vardınız. Ben orada tek kaldım ama size emanet olduğum için her şeyin düzeleceğine inanmıştım. Ben orada tek kaldım ama korkmadım, üstümdeki montun beni koruyacağını düşündüm. Ogün hava çok soğuk ve karanlıktı, o soğukta bile hiç düşünmeden üzerinizdekini çıkartıp bana vermeniz beni orada güvende hissettirdiğiniz için çok teşekkür ederim. Ben teyzem sayesinde sizleri buldum. Kimseyi tanımıyordum, çekiniyordum ve sizin oradaki varlığınız benim için çok kıymetliydi. Kendimi çok güvende hissettim" dedi. "Bizim için üniformamız çok kıymetli, bize milletimizin vermiş olduğu bir emanet ve biz bu üniformayla orada görev yaptık" Emekli Albay Raşit Çelik, asrın felaketinin ilk anından itibaren Mehmetçiğin depremzede vatandaşların yardımına koştuğunu belirterek "Biz kimseyi inandırmak için bir şey yapmıyoruz, vazifemiz neyse onu yerine getirmeye çalışıyoruz. O günde onun için onun oradaydık, başkası olsa başkasına yardım edecektik ve yardım da ettik. Sizi orada öyle bırakacak durumda değildik ve bırakamazdık. Ne olursa olsun, sizi bir an önce hastaneye yetiştirmemiz gerekiyordu ve yetiştirdik. Ben annenize çok üzüldüm, Allah rahmet eylesin. Sizin gibi pırlanta gibi 2 evlat yetiştirmiş. Bizim için üniformamız çok kıymetli, bize milletimizin vermiş olduğu bir emanet ve biz bu üniformayla orada görev yaptık. Üniformamızın verdiği güç ve kuvvetle görev yaptık. Sende üniformanın bize vermiş olduğu onuru ve haysiyeti gerçekten çok güzel saklamışsın. Ben bunun için ayrıyeten sana teşekkür ediyorum kızım. İskenderun Tugay komutanımızın emrine girdik, ardından da Antakya ilçesi Gündüz Caddesi’ne gittik. Sorumluluk sahamıza girdik ve vatandaşlarımızı kurtarmaya çalıştık. Ben orada size yardım ederken askerlerimiz fedakarca, canlarını riske atarak vatandaşlarımızı kurtarmaya çalışıyorlardı. Parkayı çıkarıp verme sebebim, senin oradaki insanlardan çekiniyor olmandı. İnşallah depremi yaşayan tüm vatandaşlarımız daha iyi olacak " dedi. "Askerlerimiz canlarını hiçe sayarak beni ve annemi kurtarmaya çalışıyorlardı" Asrın felaketinde enkaz altında kalan ve 2 bacağı ampute edilen ağabey Abdurrahman Çelik, "Biz röportaj vermiyorduk, Çilem teyzem sayesinde devletimizin ve milletimizin yanımızda olduğunu, askerlerimizin her zaman yanımızda olduğunu söylemek istedik. Askerlerimiz canlarını hiçe sayarak beni ve annemi kurtarmaya çalışıyorlardı" dedi.
İzmir İzmir’de ekipler 24 saat görevde İzmir’de son günlerde etkisini artırarak devam eden sağanak yağışlar nedeniyle, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından kent genelinde sarı kodlu yağış uyarısı yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, yağışlara karşı AKOM koordinasyonunda kent genelinde olası olumsuzluklara karşı 412 araç ve iş makinesi, 200 pompa, 1365 personel ile görev başında. Meteoroloji Genel Müdürlüğü yer istasyonlarından alınan verilere göre, son 6 saatlik süreçte en yoğun yağış Çeşme, Karaburun ve Urla’da ölçüldü. Urla Orman Sahası’nda metrekareye 58,8 kilogram, Seferihisar’da 44,4 kilogram, Karaburun’da 38,5 kilogram, Çeşme’de 33,4 kilogram, Bergama İncecikler Orman Sahası’nda 30,1 kilogram, Menderes Gümüldür’de 29,4 kilogram, Narlıdere’de 28,5 kilogram, Dikili’de 26,9 kilogram, Güzelbahçe’de 26,8 kilogram yağış kaydedilirken, Urla merkezde 35,6 kilogram yağış ölçüldü. Yağışların ilerleyen saatlerde merkez ilçelerde de etkisini artırması bekleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, yağışlara karşı AKOM koordinasyonunda tüm birimleriyle sahada görev yapıyor. Özellikle Çeşme’de yağış şiddetinde kısmi azalma görülürken; İZSU, İtfaiye, Muhtarlık İşleri ve ilçe belediyesi ekipleri koordineli şekilde müdahale çalışmalarını sürdürüyor. Kent genelinde olası olumsuzluklara karşı 412 araç ve iş makinesi, 200 pompa, 1365 personel ile uzman ekipler görev başında bulunuyor. Yağışlar yarın da devam edecek Meteoroloji değerlendirmelerine göre, yarın da yer yer kuvvetli sağanak yağışların etkisini sürdürmesi bekleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, özellikle alçak kesimler, dere yatakları ve geçmişte su baskını yaşanan bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini hatırlattı. Vatandaşlara çağrı İzmir Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yağışın etkili olduğu saatlerde dikkatli olmalarını, zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamalarını ve su baskını riskine karşı gerekli önlemleri almalarını istedi. Yaşanabilecek olumsuzlukların 153 ve 185 çağrı merkezlerine bildirilmesi çağrısında bulunuldu. Kent genelindeki gelişmeler AKOM tarafından anlık olarak takip edilirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin 24 saat esasına göre sahadaki çalışmalarına devam ettiği bildirildi.
Kırklareli Kırklareli’nde "durgun sulardan geçiş eğitimi" başarıyla tamamlandı Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesi Orgeneral Muhittin Önür Göletin’de, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı birlikler tarafından "Durgun Sulardan Geçiş Eğitimi" icra edildi. Eğitim, 66’ncı Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı, 2’nci Kolordu Tugay Komutanlığı unsurlarının katılımıyla başarıyla gerçekleştirildi. Eğitimde, birliklerin su engellerini kısa sürede ve emniyetli şekilde aşabilme kabiliyetlerinin artırılması, muharebe şartlarında hızlı intikal ve manevra yeteneğinin geliştirilmesi amaçlandı. Bu doğrultuda, zorlu arazi ve çevre şartlarında planlanan faaliyetlerde, ileri teknolojiye sahip askeri araç ve sistemler etkin şekilde kullanıldı. Tatbikat süresince, Seyyar Yüzücü Hücum Köprüsü (SAMUR) sistemi ile su geçiş hatları oluşturulurken, KAPLAN STA ve GZPT tipi zırhlı araçlar da oluşturulan köprü üzerinden geçiş yaparak görevlerini başarıyla tamamladı. Personelin koordinasyon, zamanlama ve güvenlik esaslarına uygun şekilde gerçekleştirdiği faaliyetler, üst düzey bir disiplin ve profesyonellikle icra edildi. Yetkililer, bu tür eğitimlerin, birliklerin operasyonel hazırlık seviyesini artırdığını, muharebe sahasında karşılaşılabilecek doğal ve yapay engellerin aşılmasına yönelik kabiliyetleri üst seviyeye çıkardığını belirterek, benzer tatbikatların planlı şekilde devam edeceğini bildirdi.