GÜNDEM - 14 Kasım 2025 Cuma 10:26

İzmir’de kuşaklar aşan tapu mücadelesi

A
A
A

İzmir’in Urla ilçesinde arsa satın alan 800 kişi, tam 55 yıldır süren tapu sorunu nedeniyle ev hayallerine kavuşamıyor. Uzun yıllardır devam eden davalar nedeniyle birçok üye hayatını kaybederken, davalara ikinci kuşak üyeler müdahil oldu.

Urla Teos Yapı Kooperatifi’nin 800 hissedarı, yıllardır süren tapu iptalleri nedeniyle yaşadıkları mağduriyetin sona ermesini istiyor. 1969 yılında Urla’nın Yağcılar Köyü’nden arsa satın alan vatandaşlar, mülkiyet haklarını korumak amacıyla Teos Yapı Kooperatifi’ni kurdu. Ancak aradan geçen yarım asırda, kooperatifin tapuları çeşitli idari ve hukuki gerekçelerle defalarca iptal edildi. Bu süreçte kooperatif üyeleri, haklarını aramak için yargıya başvurdu. Bugün çoğu 80 yaşın üzerinde olan kooperatif üyeleri, torunlarıyla birlikte Ankara, İstanbul ve İzmir’den otobüslerle Urla’ya gelerek duruşmalara katılıyor. Uzun yıllardır devam eden davalar nedeniyle birçok üye hayatını kaybederken, davalara ikinci kuşak üyeler müdahil oldu. Üyeler, davanın üçüncü hatta dördüncü kuşaklara kalmasından kaygı duyarak yarım asırlık mülkiyet sorununa artık kalıcı bir çözüm bulunmasını talep ediyor.

İzmir’de kuşaklar aşan tapu mücadelesi

55 yıllık tapu sorunu

1969 yılında arsa tapusuyla yaklaşık 860 dönümlük araziyi satın aldıklarını kaydeden Urla Teos Yapı Kooperatifi Başkanı Ahmet Göksel, "Bu arazi, 1933 yılından itibaren üç kez tarla tapusuyla sahiplerine devredilmiş, son olarak ise 1969 yılında bize imarlı ve arsa tapulu olarak satılmış. Tapularımızı aldıktan sonra arazimizde altyapı çalışmalarına başladık; o yıllarda açılan yollar bugün dahi görülebilmektedir. Aynı yıl, bizimle birlikte aynı şahıstan arazi satın alan başka kişiler de oldu. Kooperatifimizin hemen arkasındaki bölgede, bize ait olmayan ancak aynı satıcıdan arazi alan şahıslar tarafından yaklaşık 200 adet villa inşa edildi ve bu yapılar halen sorunsuz bir şekilde kullanılmakta. Buna rağmen, bizim arazimizin orman sayılıp sayılmayacağıyla ilgili bir dava açıldı ve bu süreç hala devam etmektedir." dedi.

İzmir’de kuşaklar aşan tapu mücadelesi

Davalara ikinci kuşak müdahil oldu

Arazileri ilk satın alan üyelerin tapularını aldıklarında 30’lu ve 40’lı yaşlarda olduğunu kaydeden Göksel, "40 yaşında alan üyelerimizin neredeyse tamamı 90’lı yaşlarına gelip vefat etti, 30 yaşında alanlar ise bugün 82-83 yaşlarında. Ne yazık ki bu kişiler, adaletin tecelli ettiğini görüp tapularına kavuşamadan hayatlarını kaybetti. Bu süreç 55 yıldır sürmekte olup, son 45 yıldır davalar devam etmektedir. Artık ikinci ve üçüncü kuşaklar bu davaya dahil olmuş durumda. Arazimizin orman vasfında olmadığına dair çeşitli üniversitelerden alınmış bilimsel raporlar ve ölçümler mevcut. Tüm bu bilimsel kanıtlara rağmen dava henüz sonuçlanmadı. Türk adaletine ve yargısına olan güvenimiz tam; adaletin en kısa sürede tecelli edeceğine inanıyor, 1969 yılından bu yana süregelen mağduriyetimizin sona ermesini ve haklarımıza kavuşmayı büyük bir sabırla bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

İzmir’de kuşaklar aşan tapu mücadelesi

"Burası orman"

1969 yılında bir parsel satın aldığını aktaran Urla Teos Yapı Kooperatifi üyesi Gürsel Hancı, "Bu yeri alırken devlet bana arsa tapusu verdi; arazi değil, orman değil, hiçbir şey değildi. Sadece imarlı arsa olarak tapusunu aldım. Tapum bu şekilde elimde bulunuyor. Ancak daha sonra "burası orman" denilerek müdahale edildi ve o günden bugüne kadar bu durumla mücadele ediyoruz. Buranın orman olmadığını kanıtlayan bütün belgeleri ve gerekli evrakları temin edip mahkemeye sunduk, fakat yaklaşık elli yıldır bir sonuç alamadık. Mahkemelerde ‘Adalet mülkün temelidir’ yazar; biz de mülkümüz için adaletin bir an önce tesis edilmesini talep ediyoruz." diye ekledi.

İzmir’de kuşaklar aşan tapu mücadelesi

Abdurrahman Derici - Hasan İnce

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Sami Uğurlu: "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Fenerbahçe maçının ardından, "İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Antalyaspor, sahasında Fenerbahçe ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu. İç saha performanslarının iyi olduğunu ancak aynı performansı dış sahaya yansıtamadıklarını belirten Uğurlu, "Burada iç sahada 4. maçımızı oynadık. 8 puan aldık. İç saha performansına baktığınız zaman oldukça iyi, hatta bunu dışarıya da ansıtmak gerekiyor. Dışarıdaki maçlarda alacağımız puanlar bizi yukarıya taşıyacak. Fizik olarak da, mental olarak da hazırız. Geçen hafta son dakikalarda ediğimiz talihsiz gol bizi biraz üzdü. Onu telafi etmek için çıktık bugün de çok zorlu bir rakibe karşı. Kaliteli oyunculara sahip bir Fenerbahçe’ye karşı oynadık" diye konuştu. "Maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim" Fenerbahçe’ye çalıştıklarını söyleyen Uğurlu, "Özellikle maçın 60 dakikalık bölümünde istediklerimizi tamamen sahaya yansıttığımızı söyleyebilirim. Kenarlarda ve kanatlarda özellikle çok etkili olduk. Burada Fenerbahçe’nin 4’lü oynayabileceğini de düşünmüştük. 3’lü de çıkabileceğini düşünmüştük. Nottingham maçında 3‘lü oynayıp bunun karşılığını almaları, aslında iki türlü de Fenerbahçe’yi çalışmıştık. 3’lü başladıklarında iki kenar stopere geldiğinde bizim kanat oyuncularımız şiddetli baskı yapıp geçiş ve sonuçlandırma istemiştik. Bu biraz işin taktiksel bölümü ama, bize savunmada daha kalabalık ve güvenli kalmamızı sağladı. Sakatlık biraz dengeleri bozdu diyebilirim" ifadelerini kullandı. "Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik" Kendi kalelerine attıkları talihsiz bir golle sahadan 1 puanla ayrıldıklarını belirten Sami Uğurlu, "2-1’den sonra kanat oyuncularının da yorulduğunu gördük, hamleler yaptık. 2-1’den birkaç dakika sonra bulduğumuz pozisyonda eğer golü bulabilseydik burada maçı kazanabilirdik. Biz de Fenerbahçe’de pozisyonlar buldu. Daha sonra kendi kalemize talihsiz bir şekilde fol attık. Futbolda bunlar var, kendi kalemize attığımız ister istemez moral olarak takımı aşağıya çektiğini söyleyebilirim. 2-2 sonrası yaptığımız 2 değişiklikle ve geçişlerle pozisyon bulmaya çalıştık. Daha dikkatli olabilseydik bir pozisyonda golü yakalayabilirdik. Maçtan önce Fenerbahçe’den 1 puan verseler tabi ki her takım kazanılmış 1 puan olarak bakar. 2-0’dan sonra kaybedilmiş 2 puan, kazanılmış 1 puan olarak bakar" şeklinde konuştu. "İç saha performansımız iyi" İç sahada taraftar desteğinin arkalarında olmasının kendilerini güçlendirdiğinin altını çizen Uğurlu, "İç saha performansımız iyi, bunda taraftarında çok fazla rolü var. Her maçta onları arkamızda hissettiğimizde coşkumuzda artıyor. İçeride yakaladığımız coşkuyu dış sahada da yakaladığımızda sıralama olarak da yukarıya çıkacağımızı düşünüyorum" dedi. Her maç kendi oyunlarını oynamaya çalıştıklarını vurgulayan Uğurlu, "Tabii rakibin artıları, eksileri, pozitif yönleri ve zaaflarına baktığında ona göre de farklı planlar uygulayabiliyoruz. Bu maça kadar oynadığımız 6 maçta 3’ü duran top, 2’si penaltı, akan oyunda yediğimiz 2 gol. Oyun içinde bireysel hatalar oluyor, bunlar ne kadar azalırsa, puan sayısı da yukarıya çıkıyor" şeklinde konuştu. " Fenerbahçe karşısında takımın ilk 60 dakikalık bölümde sergilediği oyundan memnun kaldığını söyleyen Uğurlu, "Ben oyun ve mücadele olarak da ilk 60 dakikada oyuncularımdan çok memnunum. İç sahada aldığımız puanları dış sahada almaya başladığımızda ligde kalacağız. Geçen hafta son vuruş kalitesinden bahsetmiştim. Bu da santrfor işi, özel oyuncuların olduğu zaman ön bölgede kötü oynadığı zaman bile kazanabiliyorsun. Ancak bizim her maç iyi mücadele edip, iyi oynamamız gerekiyor. 1-2 oyuncu vasatın altına indiği zaman bizim bunu kaldıracak gücümüz çok fazla yok. Genele baktığımızda iç sahada bunu yakalıyoruz. Dış sahada da aynı konsantrasyonla, istek ve coşkuyla oynadığımızda dış sahadan da istediğimiz puanları alacağız. Kendi dengin takımlarla oynadığın zaman bireysel yeteneklerle ya da oyuncu kalitesiyle işi çözmen gerekiyor. Bunu da özellikle Kayserispor maçında Safuri ve Balet’in olmaması bizim gibi transferi kapalı bir takımda 2 tane çok önemli oyuncu oynamadığı zaman bunu maalesef ki karşılığı çok uyu olmuyor. Özel oyuncularımız var, ama 2-3 oyuncu kaybettiğimizde ister istemez bunun problemlerini yaşıyoruz" dedi.
İstanbul Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi’nin düzenlediği Ramazan etkinliklerine katıldı. Etkinlikte konuşan Bakan Tekin, "Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi, çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi tarafından Dörtyol Meydanı’nda kurulan Ramazan etkinlik çadırını ziyaret etti. Bakan Tekin’e Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu da eşlik etti. Bakan Tekin, Ramazan etkinliklerine katılan vatandaşlarla selamlaşarak, meydanda kurulan tezgahları gezdi. Bakan Tekin, yaptığı konuşmada İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına değindiği konuşmasında, "Son iki yıldır önce İsrail’in Filistin saldırısı üzerinden, bugünlerde de yine İsrail, Amerika üzerinde İran’da yaşananları tartışıyoruz. Bu süreçte beni en çok rahatsız eden sosyal medyada, haberlerde İran’da millet olma şuuru ile ilgili olarak yaşanan eksiklikler. Diğeri ise siyasi anlamda ülkeyi toparlayacak olan ciddi bir lider eksikliği. Biz şu anda Türkiye’de Elhamdülillah şu noktadayız; dünyada sayılı liderlerden bir tanesine sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, dünyada bütün liderlerin sözünü saydığı, sözünü dinlediği, dünyanın neresinde bir çatışma olursa olsun, ‘Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan çözer’ dediği bir dönemi yaşıyoruz. Bu bizim için çok büyük bir şans. İkinci bir konu. Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" şeklinde konuştu. "Okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık" Bakan Tekin, "İki buçuk yıl önce göreve başladığım dönem çocuk oyunları okul bahçelerinde tekrar oynansın diye başladık. Çünkü bir milletin geleneğinde, bir devletin geçmişinde, bir toplumun siyasal ve ahlaki karar alma mekanizmalarında çocukların oynadığı oyunların çok büyük önemi var. Çocuklarımız, vatanseverliği, yardımlaşmayı, dayanışmayı, kardeşliği oyunlarımızdan öğrendik. Bizim atalarımız da oyunlarından öğrenmişlerdi. Biz de aynı oyunları çocuklarımız bugün de oynasınlar dedik. Bugün çocuklarımız elektronik ortamlarda farklı bahis, kumar ya da benzeri şeyler oynayacaklarına okul bahçelerinde geleneksel oyunlarımızı oynasınlar diye başladık. O günden beri dünyanın neresinde bir huzursuzluk olursa olsun okullarımızda çocuklarımızın farkında olacağı, örnek olsun, İsrail Gazze’ye saldırdığında o hafta okullarımızda bir dakikalık saygı duruşu ile başladık. Hemen sonrasında İsrail’in Gazze’ye saldırıları devam edince bir yıl sonra okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık. Bu yıl bu eğitim öğretim yılında geçen yaz yaşadığımız orman yangınları üzerinden hareketle gelecek kuşaklara biz doğasıyla, tabiatıyla, ormanıyla, yaşanabilir bir Türkiye bırakmakla mükellefiz. Bu temayla başlattık. Bu yıl Şubat ayında ise milli birliğimiz, beraberliğimiz için önemli bir değer olan bayrak ile başlasınlar dedik. Türk bayrağı hakkında farkındalık oluşturacak bir etkinlik ile başladık" dedi. "Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" Programda konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Bu sene Ramazan’ı farklı yaşıyoruz. Ramazan heyecanıyla beraber bütün şehrimizin sokaklarını, yüreklerimizi, evlerimizi farklı bir heyecanla kuşattık. Bu farklı heyecanı Ramazan’ın bereketiyle taçlandırdık. Elhamdülillah, şehrin her bir tarafında Ramazanımızı en kalbi hislerimizle hisseder ve Ramazan’ın bereketini birlikte yaşamayı bize Cenab-ı Hak nasip etti. Onun için Cenab-ı Hakk’a şükrediyoruz. Bugün Türkiye’nin her bir köşesinde Ramazan gerçekten büyük bir heyecanla ‘Hani o eski Ramazanlar?’ diye soruların sorulmadığı bir Ramazan’ı yaşıyorsak, bu Ramazan’ın bu heyecanla yaşanmasında en büyük katkı ve emeği olan aziz dostum Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e ben yürekten teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan neşesini ve bereketini yaşamasından rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan ruhu ile bütünleşip, Ramazan heyecanıyla, Ramazan istikametiyle hayatlarını kurgulamak istemesinden rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam edin. Biz sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" ifadelerini kullandı.
Antalya Zeki Murat Göle: "İki puanı ilk yarıda kaybettik" Fenerbahçe Teknik Sorumlusu Zeki Murat Göle, 2-2 biten Antalyaspor maçı sonrası yaptığı açıklamada, "İki puanı aslında ilk yarıda kaybettik. İstediğimiz tempoyu sahaya yansıtamadık" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Antalyaspor ile 2-2 berabere kaldı. Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco’nun rahatsızlığı nedeniyle karşılaşmada takımın başında sahaya çıkan Zeki Murat Göle, basın toplantısında karşılaşmayı değerlendirdi. Hafta içi UEFA Avrupa Ligi’nde Nottingham deplasmanında harcanan efora dikkat çeken Göle, "Üç gün önce İngiltere’de oynadığımız maçtaki yüksek enerjiyi bugün sahada göremedik. Maça istediğimiz tempoyla başlayamadık. İlk yarıdaki erken oyun isteği, derine koşular ve uzun top tercihleri oyunun kontrolünü elimizden aldı. Bu da rakibin direncini artırdı" şeklinde konuştu. "İki puanı ilk yarıda kaybettik" İkinci yarının hemen başında kalelerinde gördükleri gole dikkat çeken Göle, "Devreye umutla başladık ancak kalemizde gördüğümüz gol bize yakışmadı. Buna rağmen oyuncularımız pes etmedi ve 2-2’yi yakalayacak reaksiyonu gösterdi. Galibiyet için çok net fırsatlar da bulduk ama değerlendiremedik" ifadelerini kullandı. Teknik direktörün rahatsızlığı nedeniyle süreci bir ekip ruhuyla yönettiklerini belirten Göle, "Bu süreci hep birlikte yönetiyoruz. Teknik direktörümüze her konuda destek oluyoruz. Alınan tüm kararlar yardımcı antrenörler ve analiz ekibimizle koordineli bir şekilde, ortak akılla hayata geçiriliyor. Biz kendi başımıza her kararı veremiyoruz. Biz aslında 2 puanı ilk yarıda kaybettik. İngiltere’deki enerjiyi oluşturamadık" diye konuştu. "Mücadelemizi son saniyeye kadar sürdüreceğiz" Şampiyonluk yürüyüşünde geri adım atmayacaklarını kaydeden Zeki Murat Göle, "Lig uzun bir maraton. Puan kayıpları olabilir ancak biz mücadelemizi son saniyeye kadar sürdüreceğiz. Bu takımı hedefine ulaştırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.