ASAYİŞ - 27 Şubat 2026 Cuma 13:49

İzmir’deki kumpir zehirlenmesi davasında sanığın eşine de hapis istemi

A
A
A
İzmir’deki kumpir zehirlenmesi davasında sanığın eşine de hapis istemi

İzmir’in Buca ilçesinde yediği kumpir sonrası hayatını kaybeden Servet Polat’ın ölümüne ilişkin tutuklu yargılanan işletme sahibinin kocası hakkında da 20 yıla kadar hapis talebiyle dava açıldı. Mahkemenin suç duyurusu üzerine hazırlanan yeni iddianame ana davayla birleştirilmek üzere ilgili mahkemeye gönderildi.


Bahar Zeyrek, annesi Servet Polat (60) ve oğlu Gökhan Zeyrek (11), 28 Aralık 2024 tarihinde bir işletmede kumpir yedi. Aynı gün kusma ve ishal şikayetiyle hastaneye giden aile tedavilerinin ardından evlerine döndü. Ertesi gün şikayetleri devam eden aile üyeleri tekrar acil servise başvurdu ve tedavileri sonrası taburcu edildi. Olaydan iki gün sonra evinde ölü bulunan Servet Polat’ın ailesi kumpirciden şikayetçi oldu. İşletme sahibi N.D. gözaltına alınarak tutuklandı. Adli Tıp Kurumu ölümü gıda zehirlenmesi olarak raporladı. Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü de kumpir numunesinde salmonella bakterisi tespit etti. Hakkında 20 yıla kadar hapis istenen sanık N.D.’nin yargılanmasına İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.



Kocası da kumpir yapmış


Sanık N.D.’nin kocası C.D., 31 Temmuz 2025 tarihindeki duruşmada tanık olarak dinlendi. C.D.’nin iş yerinde eşiyle çalıştığını ve kumpir yaptığını ifade etmesi üzerine mahkeme heyeti suç duyurusunda bulundu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir iddianame hazırlandı. İddianamede, C.D.’nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı belirtildi. C.D.’nin işletmesindeki kumpirin tüketime uygun olmaması sebebiyle Polat’ın ölümüne, diğerlerinin de zehirlenerek yaralanmasına yol açtığı kaydedildi.



Ana davayla birleştirilecek


İddianamede sanık C.D. hakkında ’taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 15 yıla kadar, ’bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti’ suçundan da 5 yıla kadar hapis cezası istendi. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame, birleştirilme talebiyle İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Davanın yargılamasına 13 Mart’ta devam edilecek.



İzmir’deki kumpir zehirlenmesi davasında sanığın eşine de hapis istemi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Uzmanı açıkladı: İşte akran zorbalığının iki nedeni, Aile tutumu ve sosyal medya Bolu’da son dönemde artış gösteren akran zorbalığı vakalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Akran zorbalığının sebebi aile tutumu ve sosyal medya" dedi. Bolu’da son zamanlarda artış gösteren ve dikkat çeken akran zorbalığı olaylarına ilişkin Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt değerlendirmelerde bulundu. Öğüt, zorbalığın temelinde yatan nedenlere değinerek, hatalı aile tutumları ile sosyal medyanın gençler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkisine vurgu yaptı. Akran zorbalığıyla ilgili doğru mücadele yöntemleri hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Öğüt, mağdurların durum karşısında yalnız kalmaması gerektiğini hatırlattı. Zorbalıkla karşı karşıya kalındığında izlenmesi gereken yolları aktaran Öğüt, bu tür olaylara maruz kalanların mutlaka durumu aileleriyle paylaşması ve ilgili mercilerden profesyonel yardım alması gerektiğinin altını çizdi. "İlerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor" Akran zorbalığını uygulayan çocukların, aileden gördüğü tutumları sergilediğinden bahseden Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Bunun bir sürü faktörü olsa bile aslında iki maddeye ayırabiliriz. İlki, çocukların sosyal medya üzerinden maruz kaldığı içerikler diyebiliriz. İkincisi de aile tutumu. Çünkü ilerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor. Çocuklar aslında o tutumların devamını getirerek bu şekilde davranan bireyler olmaya başlıyor. Çocukların ve gençlerin maruz kaldıkları içerikler için öncelikle bunların takip edilmesi gerekiyor. Maalesef her zaman takip etme yapılamayabiliyor. Burada çok önemli bir silahımız var; çocuklarımızla aramızdaki bağı koruyabilmek. Çocuğumuz, onu rahatsız eden ya da ona farklı gelen, ürkütücü gelen bir içerik gördüğü zaman gelip ailesiyle paylaşması ve bu bağı koruyabilmek elimizdeki en güçlü silah oluyor. Böylelikle takip edemediğimiz konularda çocukların güvenini kazanarak onların ne izlediklerini ya da nelere maruz kaldıklarını öğrenebiliyoruz" dedi. "Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli" Akran zorbalığı eğiliminde olan ve zorbalığa uğrayan çocuklarla ilgili doğru mücadele yöntemleri seçilmesi gerektiğini vurgulayan Çağın Mert Öğüt, "Öncelikle zorbalık yapan ya da zorbalığa maruz kalan şeklinde düşünebiliriz. Ailenin tutumları gayet yolunda olsa bile bazen çocuklar etkilendikleri durumda zorbalık davranışına başvurabiliyor. Burada mümkünse ailenin bu konuya destek vermesi, bu konuyu önemsemesi ve destek almaları çok faydalı olur. Zorbalığa uğrayan tarafta ise haklıyken haksız duruma düşmemek durumunu biz çok önemsiyoruz. Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli. Burada çocuk veya genç gerekli mercilerden yardım alabilir. Örneğin okul yönetiminden, rehberlik biriminden, öğretmeninden ve en önemlisi ailesine bu konuyu açarak bu konuda nasıl ilerlemesi ve nasıl bir tutum geliştirmesi gerektiğini yetkili mercilerle ve ailesiyle görüşmesi çok önemli olur" şeklinde konuştu. Sözlerinin sonunda çocuklara ve ailelere tavsiyelerde bulunan Çağın Mert Öğüt, "Çocukların, gençlerin maruz kaldığı içerikleri takip edebilmek çok önemli. Eğer takip edemiyorsak aramızdaki bağı güçlendirip onların bize bunları anlatması en önemli silahımız haline geliyor. Bağımızı kesinlikle güçlü tutmalıyız. Bununla beraber kendi tutumlarımızı gözden geçirmeliyiz. Ve çocuklarımızın tutumlarıyla ilgili bir yanlışlık gözlemliyorsak bununla ilgili gerekirse destek almalıyız" ifadelerini kullandı.