TEKNOLOJİ - 22 Nisan 2026 Çarşamba 09:26

İzmir’den Silikon Vadisi’ne: Başarı hikayesiyle gençlere ilham oldu

A
A
A
İzmir’den Silikon Vadisi’ne: Başarı hikayesiyle gençlere ilham oldu

İzmir’den Silikon Vadisi’ne uzanan kariyer yolculuğuyla dikkat çeken Ayşegül İldeniz, gençlere seslenerek, "İnsanlık tarihinin en büyük fırsatlarından birindeyiz. Cesur olun, yapılmamışı yapın" çağrısında bulundu.


Silikon Vadisi’nde üst düzey yöneticilik yapmış bir teknoloji lideri olan İzmirli küresel teknoloji lideri Ayşegül İldeniz, yapay zekanın gelişimini bir tsunamiye benzeterek, "İnsanlık tarihinde hiçbir teknolojiye bu kadar kısa zamanda, bu kadar devasa bir yatırım yapılmadı. Çok yakında her alanda radikal değişiklikler olacak" dedi.


Dünyanın teknoloji devlerinden, Silikon Vadisine uzanan kariyer yolculuğunda akıllı teknolojilerin yol haritasını çizen Ayşegül İldeniz, Güncel Bilim ve Sanat Söyleşileri kapsamında Yaşar Üniversitesi öğrencileri ile bir araya geldi. "5.0. Gelecek İçin Otostopçunun Galaksi Rehberi" başlıklı söyleşinin moderatörlüğünü Yaşar Üniversitesi Araştırma ve Yenilikçilikten Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu üstlendi.



Yapay zeka tsunamisi


Yapay zekanın bir tsunami gibi hızla büyüdüğünü anlatan Ayşegül İldeniz şunları söyledi: "Yapay zekaya son 3 yılda Türkiye’nin gayri safi milli hasılası kadar, 1,5 trilyon dolar civarında kaynak aktarıldı. İnsanlık tarihinde hiçbir teknolojiye bu kadar kısa zamanda bu kadar çok yatırım yapılmadı. Diğer taraftan Silikon Vadisi’ne bu alanda ciddi bir beyin yığılması var. Dünyanın dört bir yanından bu alanda çalışan en iyiler vadiye geliyor. Aslında teknoloji tarihinde üç yıl aslında çok kısa bir zaman dilimi. Büyük değişim dalgası henüz bizi etkilemedi ama yakında her alanda radikal değişiklikleri hissedeceğiz. Bu değişimi ne kadar erken kabul edersek, o kadar avantajlı oluruz. Bazı sektörler hızla yok olacak, bazıları inanılmaz büyüyecek; henüz adını koymadığımız pek çok yeni iş alanı ortaya çıkacak."



Dakikalar çağı


Yapay zeka teknolojisinin gelişim hızının büyük sıçramalarla ilerlediğini vurgulayan İldeniz, "Yapay zekanın sıçrama hızı kendi kendini kodlama yeteneğiyle ölçülebilir. Şu anda bir insanın 2, 5 saatte yapabileceği kodlamayı saniyeler içinde yapabiliyor. Çok yakında 6 ayda yapılabilecek bir işi dakikalar içinde yapabilecek. 8 milyarlık dünya nüfusunun şu anda sadece 2,5 milyarı yapay zekanın olanaklarına erişiyor. Bu sayı artınca yapay zekanın nasıl bir gelişim izleyeceğini hep birlikte göreceğiz" dedi.



Rekabet artacak


Gelecek ile ilgili öngörülerini de paylaşan İldeniz, "Hibrit yaşam süreceğiz. Hemen her şeyi yapay zeka teknolojisinin yardımcılığı ya da süpervizyonu ile yürütüyor olacağız. Rekabet çok sertleşecek. Bunun nedeni uzmanlığın öneminin giderek azalması. Herkesin yarışa aynı seviyede başlayabildiği bir dünyayı düşünelim. Aldığınız eğitim ya da iş tecrübesinin çok da büyük bir farklılık yarattığı günler geride kalabilir. Eşitsizlik de bir diğer sonuç.


Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yaptığı bir araştırmaya göre rutin işler üreten şirketler ve gelişmekte olan ülkeler yapay zeka yaygınlaşması sonrası işsizlik konusunda en fazla etkilenecek yerler olacak. Bu noktada Yapılmayanı yapan girişimci beyinler yetiştiren toplumlar ve yenilikçi şirketler öne çıkacak" dedi.



Gençlere mesaj


Bu çağın girişimciler için sonsuz fırsatlar sunduğunu belirten Ayşegül İldeniz, "İnsanlık tarihinin en büyük fırsatlarından biri elimizde. Girişimci olmak için çok heyecanlı bir zaman. Muhteşem genç beyinlerimiz var. Yapılmamış bir yazılımı yaratıp çok kısa sürede dünyaya açılabilirler. Silikon Vadisi bunun örnekleri ile dolu" diye konuştu. Söyleşinin ardından Ayşegül İldeniz Yaşar Üniversitesi’nde kitaplarını imzaladı.



İzmir’den Silikon Vadisi’ne: Başarı hikayesiyle gençlere ilham oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Sinop’ta üniversite öğrencilerinden "hamsi köftesi" yarışması Sinop’ta Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında, gastronomi ve mutfak sanatları bölümü öğrencileri arasında yöresel lezzetleri ön plana çıkarmak amacıyla "hamsi köftesi" yarışması yapıldı. Yarışmada öğrenciler, Sinop mutfağının önemli lezzetlerinden biri olan hamsi köftesini en iyi şekilde hazırlamak için kıyasıya mücadele etti. Jüri üyeleri tarafından yapılan değerlendirmelerde sunum, görünüş, lezzet ve aroma, Sinop mutfağına uygunluk, malzeme kullanımı ve hazırlama zahmeti kriterleri dikkate alındı. Değerlendirmeler sonucunda Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü 2. sınıf öğrencisi Emine Ağır birinciliği elde etti. Dereceye giren öğrencilere para ödülü verildi. Yarışma öncesi Sinop Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Aysun Gargacı Kınay, "Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında gastronomi mutfağımızda öğrencilerimizle beraber hamsi köfte yapıyoruz. Karadeniz Çevre Araştırmaları Derneği ve Sinop Kastamonu Su Ürünleri Birliği bize 50 kilogramın üzerinde hamsi sağladılar ve öğrencilerimizle beraber bunları işlemeye başladık. Standart köfte tarifi üzerinden gittik. Bunun yanında beş farklı öğrencimiz yarışma için kendi tariflerini oluşturdular. Birazdan da jüri üye bunlara ikram edecekler" ifadelerine yer verdi. Turizm fakültesi Gastronomi Kulüp Başkanı Melike Kılıç, "Hamsi köfteyi seçmemizin nedeni Karadeniz için önemli bir yiyecek. Gerçekten yarışmacılarımızın da kendini göstereceği bir ürün olduğunu düşünüyorum. Yapımı gayet kolay, lezzeti de bir o kadar güzel. Umarım jürilerimiz de beğenir" dedi. Yarışmayı 1’nci olarak bitiren Emine Ağır ise "Karadeniz’in zengin kültürel mirasını bugün mutfağımızda deneyimledik. İlk defa deneyimliyorum ve gerçekten çok farklı hissettim. Çok güzel bir duyguymuş. Hocalarıma çok teşekkür ederim. Hepsinin eline, emeğine sağlık. Ben ileride dil eğitimi alıp gemide şef olarak çalışmak istiyorum" şeklinde konuştu.
Tekirdağ Tekirdağ sarıya büründü: Kanola tarlaları kartpostallık manzaralar oluşturdu Baharın gelişiyle birlikte Tekirdağ genelinde açan kanola çiçekleri tarlaları sarıya boyadı. Kentin farklı noktalarında geniş alanlara yayılan kanola tarlaları, oluşturduğu eşsiz manzaralarla görenleri kendine hayran bırakıyor. Özellikle Tekirdağ başta olmak üzere kentin kırsal mahalleleri ve ilçelerinde kilometrelerce uzanan kanola tarlaları bahar aylarında sarı renge bürünerek adeta görsel şölen sunuyor. Doğa tutkunları ve fotoğraf meraklıları ise bu eşsiz manzarayı görüntülemek için kanola tarlalarının bulunduğu bölgelere akın ediyor. Gün doğumu ve gün batımı saatlerinde güneş ışınlarının sarı çiçeklerle kaplı tarlalara yansımasıyla ortaya çıkan manzara kartpostalları aratmayan görüntüler oluşturuyor. Özellikle dron ile yapılan çekimlerde sarı renkle kaplanan geniş araziler adeta "sarı denizi" andırıyor. Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Tekirdağ’da çiftçiler tarafından yoğun olarak ekilen kanola bitkisi, hem tarımsal üretim hem de bölge ekonomisi açısından önemli bir yere sahip. Kanola bitkisinden elde edilen yağın gıda sektöründe ve biyodizel üretiminde kullanılması, ürünü çiftçiler için değerli hale getiriyor. Bahar aylarında çiçek açan kanola tarlaları sadece tarımsal üretim açısından değil, oluşturduğu doğal manzaralarla da dikkat çekiyor. Kent genelinde baharın habercisi olarak görülen kanola tarlalarının önümüzdeki günlerde daha da yoğun şekilde çiçek açması beklenirken, ortaya çıkan manzaralar doğanın sunduğu en güzel görüntüler arasında yer alıyor. Tekirdağ’ın geniş tarım arazilerinde uzanan kanola tarlaları, bahar aylarında kente ayrı bir renk ve canlılık katmaya devam ediyor.
Ankara Kadroları alınan itfaiyecilerden Ankara Büyükşehir Belediyesine tepki Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) İtfaiye Daire Başkanlığı önünde toplanan itfaiyeciler, usulsüz sağlık muayeneleri nedeniyle kadrolarının alındığını iddia ederek ABB’ye tepki gösterdi. Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı İtfaiye Daire Başkanlığının önünde bir araya gelen itfaiyeciler, usulsüz sağlık muayeneleri nedeniyle kadrolarının alındığını iddia etti. Belediyeye bağlı diğer birimlerde görevlendirildiklerini belirten işçiler, haksız yere mesleklerinden alıkonulduklarını ve ücretlerinde düşüş yaşandığını ileri sürerek ABB’ye tepki gösterdi. Grup adına açıklama yapan Ahmet Ragıp Hızal, "Bugün burada bu sorunları kendisine anlatmak ve sıkıntıları kendisiyle istişare etmek için üç defa randevu talep etmemize rağmen İtfaiye Dairesi Başkanı’nın bizlere randevu vermemesi nedeniyle toplandık. Birçok sendika ile görüşen İtfaiye Dairesi Başkanı bütün ısrarlarımıza rağmen bizlerle görüşmeyi kabul etmemiştir. Hatta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın çalışanları sendikal tercihlerinde özgür bırakması ve sendikalara eşit davranılması ile ilgili genelgesine rağmen İtfaiye Daire Başkanı sendika üyelerimize yapacağımız ziyaretlerimize engel olmak istemiş, Hürriyetçi Yerel-Sen Genel Sekreteri olarak şahsımın Merkez İstasyona girişini yasaklamaya kalkmıştır. Yapılanlara karşı bizler bugüne kadar sağduyulu davranmaya çalıştık. Sesimizi duyurmak için işte bugün de buradayız, meydandayız" dedi. "Birçok usulsüzlük ve hata yapılmaktadır" Sağlık taramalarında usulsüzlük yapıldığını ileri süren Hızal, "İtfaiye çalışanları yıllık olarak sağlık muayenesinden geçmektedir. Son yıllarda yapılan bu sağlık muayenelerinde çeşitli hastalıkları ve rahatsızlıkları ortaya çıkan itfaiye personeli önce 08.00-17.00 gündüz görevlisi olarak görevlendirilmekte, daha sonra itfaiye kadroları elinden alınmakta ve çoğu personel görev yaptığı İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan hizmetine gerek kalmadığı gibi sebeplerle belediye içerisinde farklı daire başkanlıklarına gönderilmektedir. Öncelikle 3. dereceye kadar ilerleyebilen itfaiye eri kadrosundan en fazla 5. dereceye kadar ilerleyebilen bir alt kadro olan düz memur kadrosuna yapılan görevlendirmeler sonucu bu durumda olan çalışanlarımızın maaşları 10 bin liraya yakın düşmekte, bunun yanında emekli ikramiyeleri ve emekli maaşlarında da ciddi hak kayıpları olmaktadır. Bununla birlikte yapılan sağlık taramaları ve muayeneler sonucu kişinin sağlık raporunun değerlendirilmesi, sağlık sebepleri ile İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan gönderilecek personelin belirlenmesi aşamasında birçok usulsüzlük ve hata yapılmaktadır" diye konuştu. "Sağlık sebepleri bahane edilerek itfaiyecinin kadrosunu elinden almak sadece Ankara İtfaiyesi’nde" Yapılan uygulamanın haksızlık olduğunu savunan Hızal, "Daha birkaç gün önce Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrika yangınını başarıyla söndüren itfaiye çalışanlarımız için Belediye Başkanımız ’Kahraman itfaiyecilerimiz yangını başarıyla söndürdü’ derken, bugün İtfaiye Daire Başkanı bu kahraman itfaiyecilerin kadrolarını elinden almaya uğraşıyor. Böyle bir uygulama Türkiye’nin hangi ilinde, hangi itfaiyesinde var. Ben size söyleyeyim, sadece Ankara’da. Sağlık sebepleri bahane edilerek itfaiyecinin kadrosunu elinden almak sadece Ankara İtfaiyesi’nde var. Buradan İtfaiye Dairesi Başkanı’na, İSG Müdürü’ne ve iş yeri hekimlerine sesleniyorum. İtfaiye teşkilatı içerisinde yana döne çürük aramayı bırakın. İlla ki çürük arayacaksanız sizlere domates getirdik, alın bu çeri domateslerin içerisindeki çürükleri arayın ve ayırın" dedi. "Sağlık sorunları nedeniyle kadrosu elinden alınan itfaiye çalışanlarımızın kadroları iade edilsin" Taleplerini de dile getiren Hızal, "Sağlık sorunları nedeniyle kadrosu elinden alınan itfaiye çalışanlarımızın kadroları iade edilsin. Yine sağlık sorunları nedeniyle kadrosu değiştirilerek İtfaiye Dairesi Başkanlığı’ndan başka daire başkanlıklarına gönderilen personelden talep edenler tekrar İtfaiye Daire Başkanlığı’nda destek personeli veya geri hizmette görevlendirilsin. Sağlık taramalarında hiçbir personel için ayrım yapılmasın, adalet sağlansın" dedi. Hızal, açıklamasının ardından İtfaiye Daire Başkanlığı’nın önüne domates bıraktı.