EKONOMİ - 07 Nisan 2025 Pazartesi 11:42

İzmirli 3 girişimcinin ilham veren "ihracat" hikayesi

A
A
A
İzmirli 3 girişimcinin ilham veren "ihracat" hikayesi

İzmirli 3 firma, İzmir Ticaret Odası’nın ihracat konusunda sağladığı desteklerden faydalanıp Almanya’dan Rusya’ya, Amerika Birleşik Devletleri’nden Kanada’ya uzanarak, birbirinden farklı pazarlara açıldı. Aile işletmesinde ikinci nesil olarak çalışan Şule Karapınar Avcu, dostluklarını iş ortaklığına taşıyan kadın girişimciler Aslı Şakran Yalın ve Nuriye Uzun ile tasarladığı mobilyalarla e-ticaretin zirvesinde olan Emre Berber sıfırdan başladıkları ihracat yolculuğunu anlattı.


İzmir Ticaret Odası, ihracat potansiyeli düşük veya düzensiz olan üyelerin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak ve ihracat yapmayan üyeleri ihracata başlatmak için T.C. Ticaret Bakanlığı ve TOBB arasında 2018 yılında imzalanan protokol kapsamında İhracat Destek Ofisi projesini hayata geçirdi. İhracat Destek Ofisi, bire bir danışmalığın yanı sıra düzenlediği online ve fiziki eğitimlerle 8 binin üzerinde katılımcıya ulaştı.



Özgener: "Üyelerimizin başarıları, en büyük motivasyonumuz"


İzmir’in 2024 yılında 16,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, 4,3 milyar dolarlık dış ticaret fazlası vererek ülke ekonomisine önemli bir katkı sağladığını vurgulayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Oda olarak daha önce hiç ihracat yapmamış, ya da ihracatta istediği noktaya ulaşamamış üyelerimize destek olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Gerek verdiğimiz eğitimler ve düzenlediğimiz toplantılar, gerek Ticaret Bakanlığımızın desteklediği UR-GE Projelerimizle, üyelerimizin farklı pazarlara adım atması için çalışıyoruz. Üyelerimizin başarıları bu yoldaki en büyük motivasyon kaynağımız. Bu başarı hikayelerinin, yola yeni çıkan üyelerimize ilham vermesini diliyoruz" dedi.



"İhracat kapasitemizi dijitalleşme ile artırabiliriz"


İhracatın gelişmesi için geleneksel güçlü sektörlerin yanı sıra, teknoloji ve inovasyona daha fazla yatırım yapmaya ihtiyaç olduğunu vurgulayan Özgener sözlerine şöyle devam etti: "Özellikle ileri teknoloji içeren ürünlerin üretimine ve ihracatına odaklanmak, uluslararası pazarda rekabet avantajımızı artıracaktır. Geliştirilmesi gereken diğer konu ise dijitalleşme. KOBİ’ler için dijital dönüşüm, rekabetçi kalabilmenin temel şartı. Üretimden pazarlamaya tüm iş süreçlerinde dijitalleşmeye öncelik verilmesi gerekiyor. Bu noktada e-ihracatın önemine ayrıca temas etmek istiyorum. E-ihracat yapabilme kabiliyeti, KOBİ’lere coğrafi engelleri aşma ve dünya genelindeki tüketicilere doğrudan ulaşma imkanı sunuyor. Bölgemizin ihracat kapasitesini e-ihracat ile artırmamız mümkün"



İzmir’den çıkıp dünyaya ulaşan 3 başarı öyküsü:


2 kadın omuz omuza verdi, tekstil ürünlerini 8 ülkeye pazarladı. Nurishloom firmasından Aslı Şakran Yalın ve Nuriye Uzun’un hikayeleri çocuklarının arkadaşlığıyla başladı. Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olan Nuriye Uzun 2017 yılında kendi tasarımlarından oluşan bir tekstil markası oluşturdu. Aslı Şakrak Yalın ise kurumsal bir firmada uzun yıllar ihracat departmanında çalıştı. İkilinin dostluğu 2019 yılında iş ortaklığına dönüştü. Güçlerini birleştiren iki kadın girişimci kısa sürede mağazalarını büyüttü ve toplam 8 ülkeye ihracat yapmaya başladı.



Uzun yıllar ihracat ile ilgili çalışmasına rağmen İzmir Ticaret Odası’nın tüm eğitimlerini takip ettiğini söyleyen Aslı Şakrak Yalın , "Bu noktada İzmir Ticaret Odası İhracat Destek Ofisi’nin sihirli bir değnek gibi bize dokunduğunu söyleyebilirim. Yol haritamızı belirleme noktasında çok yardımcı oldular. Bünyemizde bir ihracat departmanı kurduk. İhracatımız şuan yüzde 30 oranında. Hedefimiz; ABD ve Kanada pazarında büyümek, Türki Cumhuriyetlere girmek" dedi.



İhracat yaparken özgün olmaya özen gösterdiklerini ifade eden Nuriye Uzun ise, "Ürünlerimizde Anadolu motiflerini kullanıyoruz. Kültürümüzü dünyaya tanıtmak bizi ayrıca mutlu ediyor. Her müşterimize özel yeni tasarımlar, yeni ar-ge çalışması yapan butik bir işletmeyiz. Bunun başarımızda önemli bir etken olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.



İzmir Ticaret Odası, dönüm noktası oldu


İzmirli Şule Karapınar Avcu üniversitede endüstri mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra, babası Yusuf Karapınar tarafından 2008 yılında kurulan Lider Etiket isimli aile şirketinde çalışmaya başladı. Firmada ikinci nesil olan Karapınar, özellikle teknolojik gelişmeler ve ihracatın artması noktasında araştırmalar yaptı. Baba-kız, 2018 yılında yeni yatırımlar ve üretim kapasitesinin artmasıyla birlikte yerel ve uluslararası fuarlara katılım sağlamaya başladı.



Katıldıkları bir fuarda İzmir Ticaret Odası yetkilileriyle karşılaştıklarını belirten Karapınar, "Bu bizim dönüm noktamız oldu. Bize ihracat konusunda rehberlik ettiler. İzmir Ticaret Odası İhracat Destek Ofisi ile görüşmemiz sayesinde şuan katılımcısı olduğumuz UR-GE projesine dahil olduk. Bugün, İzlanda, İsveç, Almanya, Gürcistan, Fransa ve Kıbrıs’a ihracat yapıyoruz. Hedefimiz ihracat kapasitemizi kademeli olarak artırarak 5 yılsonunda yüzde 35’e çıkarmak. İhracata yeni başlayacak olan firmalara en önemli tavsiyem Ticaret Odası gibi destek alabilecekleri kurumlarla iletişime geçmeleri ve sağlanan fırsatlardan faydalanmalarıdır. Doğru yönlendirme ve desteklerle ihracatta ivme kazanmak çok daha kolay hale geliyor" dedi.



İhracat Destek Ofisi’nde yaptığı staj kariyerine yön verdi


İzmir Ekonomi Üniversitesi Dış Ticaret ve Finansman bölümünden Emre Berber, stajını İzmir Ticaret Odası İhracat Destek Ofisi projesinde tamamladı. Mezun olduktan sonra, aile mesleği olan mobilya sektöründe bir girişim yapmaya karar verdi. İzco Design firmasını kurarak modüler mobilya üretmeye başladı.



E-ticarette büyük bir ivme yakaladığını ifade eden 26 yaşındaki Berber, "İzmir Ticaret Odası İhracat Destek Ofisi projesinde yaptığım çalışmalar bana büyük katkı sağladı. 2 yıl boyunca ihracat üzerine araştırmalar yaptım. Sırbistan, Filistin, İngiltere gibi ülkelerle ihracat yapmaya başladım. Şimdi hedefim; İngiltere’de bir şirket kurmak ve yönümüzü tamamen ihracata çevirmek" dedi.



İzmirli 3 girişimcinin ilham veren "ihracat" hikayesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde’de ilk kez Kritik Bakım ve Mekanik Ventilasyon Kursu düzenlendi Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ile Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi iş birliğinde kentte ilk kez ’Kritik Bakım ve Mekanik Ventilasyon Kursu’ gerçekleştirildi. İki gün sürecek eğitime Türkiye’nin 7 farklı ilinden yaklaşık 40 kursiyer katıldı. Acil Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Başar Candır, kursun acil tıbbın en zor alanlarından biri olan kritik hasta bakımı üzerine odaklandığını belirterek, bir sağlık sisteminin gelişmişliğinin kritik hasta bakım kalitesiyle ölçüldüğünü vurguladı. Candır; eğitim kapsamında katılımcılara solunum cihazlarının kullanımı, kalbi duran hastalarda solunum desteği sağlanması, solunum yetmezliği ve travma gibi kritik durumlarda mekanik ventilasyon uygulamaları hakkında hem teorik hem pratik bilgi verildiğini ifade etti. Niğde Acil Tıp Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Dr. Abdussamet Vural ise kursun kentte bu kapsamda düzenlenen ilk ulusal düzeyde klinik uygulama eğitimi olduğunu belirterek, organizasyonun gerçekleştirilmesine katkı sunan üniversite yönetimi, İl Sağlık Müdürlüğü ve hastane yönetimine teşekkür etti. İki gün süren kursun ilk gününde; solunum yetmezliği ve mekanik ventilasyon endikasyonları, mekanik ventilasyonun temel ilkeleri ve invaziv ventilasyon uygulamaları ele alındı. Noninvaziv mekanik ventilasyon ve weaning süreçleri, özel durumlarda ventilasyon uygulamaları ve kan gazlarının teorik değerlendirilmesi konularında sunumlar yapıldı. Günün ikinci yarısında ise katılımcılar mekanik ventilasyon başında uygulamalı eğitim aldı ve kan gazlarının pratik değerlendirilmesi gerçekleştirildi. İkinci gün programında ise yoğun bakım triyajı ve hasta bakımı, yoğun bakımda sıvı-elektrolit tedavisi ve nutrisyon, hemodinamik monitörizasyon ile sedasyon, analjezi ve deliryum yönetimi konuları işlendi. Ayrıca kritik bakımda kardiyak ultrasonografi (USG) kullanımı ile RUSH ve BLUE protokolleri hakkında teorik ve uygulamalı eğitim verildi. Kritik hastalara müdahale becerisini geliştirmeye yönelik düzenlenen kurs, akılcı ilaç kullanımı eğitimi ve sertifika töreni ile sona erecek.
Çorum Başkan Aşgın’dan evlenecek gençlere müjde: 50 bin TL geri ödemesiz destek Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, belediyeden sosyal yardım alan ailelerin evlenecek çocuklarına 50 bin TL nakdi hibe desteği verileceğini açıkladı. Destek başvuruları Ramazan ayı ile birlikte başlayacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılında başlatılan Aile Yılı münasebetiyle "Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi" kapsamında tüm illerde eş zamanlı olarak düzenlenen ve Çorum’da da gerçekleştirilen "Aile Buluşması" programında konuşan Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, evlenecek gençlere müjde verdi. Çorum Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü Salonu’nda gerçekleştirilen programda konuşan Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, belediye olarak birçok konuda ailelere destek olmaya devam ettiklerini ifade etti. Aile Yılı’nın 10 yıl boyunca devam edecek olması nedeniyle gençlere özel bir müjdeyle geldiklerini belirten Başkan Aşgın, "Çorum Belediyesi olarak düğün salonu açtık. Sosyal yardım desteği alan 4 bin aileye yönelik Düğün Salonumuzda %40 indirimi zaten uyguluyorduk. Başka ne yapabiliriz düşüncesiyle, bizlerden yardım alan ailelerimizin düğün yapacak çocuklarına yönelik, başvurmaları ve durumlarının onaylanması halinde 50 bin TL geri ödemesiz yardım yapacağız. Devletimiz zaten şartları uygun olan evlenecek gençlerimize 150 bin TL, 2 yıl ödemesiz, 48 ay vadeli kredi desteği veriyor. Bunun için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Bizim de çorbada katkımız olsun diye belediyemizden sosyal yardım alan 4 bin ailemizin çocuklarına 50 bin TL hibe sağlayacağız. Küçük de olsa bir katkımız olsun istedik. Anne dostu bir şehir olma iddiasında olan bir belediye olarak 50 bin TL hibe desteği sağlıyoruz. Bu uygulamamızı da Ramazan ile birlikte başlatmış oluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun" dedi.