ÇEVRE - 31 Mayıs 2026 Pazar 10:30

Jeotermalde EGS teknolojisi fosil yakıtsız geleceğin kapılarını açıyor

A
A
A
Jeotermalde EGS teknolojisi fosil yakıtsız geleceğin kapılarını açıyor

Orta Doğu kaynaklı sıcak çatışmaların yaşattığı arz kesintileri, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere yenilenebilir enerjiye yönelik destek mekanizmalarında çok daha hızlı bir dönüşümü zorunlu kılıyor. Petrol ve doğal gaz çıkarmak için geliştirilen sondaj teknolojilerin uyarlandığı Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (Enhanced Geothermal System-EGS), fosil yakıtsız bir geleceğin kapılarını açacak kritik bir anahtar olarak görülüyor. Başta ABD olmak üzere yüksek jeotermal potansiyeli olan ülkelerde kullanım alanı hızla yaygınlaşan EGS teknolojisi hakkında bilgi veren Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, "Bu teknoloji geleneksel jeotermal santrallerin aksine, yerin yaklaşık sekiz kilometre altına kadar inilerek çatlak kayalara sıvı enjekte edilmesi ve ısınan sıvının elektrik üretimi için tekrar yeryüzüne pompalanması esasına dayanıyor. Jeotermal enerji ile diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının ihtiyaç duyduğu depolama, güçlü iletim ve dağıtım sistemi ihtiyacı ortadan kalkacak" dedi.



Enerji güvenliği sağlayacak


Dünyanın en önemli araştırma kurumu olan Stanford Üniversitesi tarafından EGS teknolojisi kapsamında yapılan ve sonuçları nisan ayında yayımlanan bilimsel çalışma hakkında da bilgi veren Kındap, EGS teknolojisinin temiz enerjiye geçiş sürecinde gereken dev altyapı ihtiyacını önemli ölçüde azaltarak elektrik fiyatlarını rekabetçi seviyelerde tutabileceğinin ortaya konulduğunu belirterek, bu sistemin enerji güvenliği sağlarken hava kirliliğini de ortadan kaldırdığını vurguladı. Geliştirilmiş jeotermal sistemlerin her noktadan hayata dahil olması ve ihtiyaca göre üretilebilmesinin, jeotermal enerjiyi diğer enerji kaynaklarından ayıran en önemli özellik olduğunun altını çizen Kındap, "Ülkemiz bugüne kadar enerji teknolojileri geliştirme çalışmalarında arzu edilen seviyenin çok gerisinde kaldı. Jeotermalde dünyanın en yüksek potansiyeline sahip ülkelerinden biri olarak, EGS teknolojilerinin geliştirilmesinde proaktif olarak yer almalıyız" ifadelerini kullandı.



Enerji maliyeti yüzde 60 azalıyor


EGS teknolojisinin temiz enerjiye geçişte rüzgar, güneş ve batarya altyapısına duyulan ihtiyacı da ciddi oranda azaltarak maliyetleri düşürebileceğine dikkat çeken Kındap, değerlendirmelerine şöyle devam etti:


"EGS; rüzgar, güneş, hidroelektrik ve bataryalarla birlikte çalışarak dünyanın enerji ihtiyacını karşılamaya yardımcı olan, gelecek vadeden temiz ve yenilenebilir bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Düşük maliyetle enerji güvenliği sağlarken enerji kaynaklı hava kirliliğini ve küresel ısınmayı da önemli ölçüde azaltıyor. EGS’nin kullanıldığı ve kullanılmadığı senaryolar karşılaştırıldığında; elektrik arzının sadece yüzde 10’unun EGS tarafından karşılandığı senaryoda; karasal rüzgar kapasitesi ihtiyacının yüzde 15, güneş enerjisi kapasitesinin yüzde 12 ve batarya depolama ihtiyaçlarının ise yüzde 28 oranında azaldığı ortaya çıkıyor. Çalışma ayrıca, EGS sisteme dahil olsun veya olmasın, temiz ve yenilenebilir enerjinin maliyetleri düşürdüğünü gösteriyor. Her iki senaryoda da yıllık enerji maliyetleri, mevcut fosil yakıt kullanımı senaryosuna kıyasla yaklaşık yüzde 60 oranında azalıyor. Hava kirliliğine bağlı hastalıklar ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi sağlık ve iklim maliyetleri hesaba katıldığında, toplam toplumsal maliyetler yaklaşık yüzde 90 oranında düşüyor."



Veri merkezlerinin enerjisi


EGS’nin kesintisiz elektrik sağlama yeteneğinin, yapay zeka teknolojileri nedeniyle dünya genelinde sayıları hızla artan veri merkezlerinin enerji ihtiyacını karşılamak için de kritik bir çözüm olarak görüldüğünü sözlerine ekleyen Kındap, maliyet boyutunun teknolojinin yaygınlaşmasının önünde geçici engel oluşturduğunu, bilimsel araştırmaların, sondaj hızlarındaki iyileşmeler ile 2035 yılına kadar fiyatların önemli ölçüde düşebileceğini gösterdiğini kaydetti.



Jeotermalde EGS teknolojisi fosil yakıtsız geleceğin kapılarını açıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Bayram tatili dolu dolu geçti, sahillerdeki yoğunluk dikkat çekti Türkiye’nin önemli tatil merkezlerinden Mersin’e gelenler 9 günlük bayram tatilini dolu dolu geçirirken, deniz, kum ve güneşin tadını çıkardı. Akdeniz’e 321 kilometre kıyısı bulunan Mersin’de 9 günlük bayram tatili ile deniz sezonu açıldı. Erdemli’de bulunan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Kızkalesi başta olmak üzere merkez ve ilçelerdeki sahillerde Kurban Bayramı yoğunluğu yaşandı. Havaların ısınmasıyla birlikte 9 günlük bayram tatilini değerlendiren aileler, sığ denizi ve kumsal alanlarının yoğunluğu olan bölgeleri tercih etti. Yağışlı havanın yerini güneşe bırakmasıyla birlikte denize girenler yoğun kalabalık oluşturdu. Bazı aileler gezi tekneleriyle Kızkalesi turu yaparken çocukların dondurma şovlarıyla eğlenceli anlar yaşadı. Arkadaşlarıyla tatile gelen kuma gömülen Osman Çeliktaş, kumdan çeşitli figürler yaptıklarını anlattı. Mersin’e bir haftalığına tatile geldiklerini belirten Salih Kuzu," Tatil çok güzel, buralar çok güzel beğendik. Her şey güzel gidiyor. Her taraf kalabalık bayramdan dolayı, her taraf tıklım tıklım dolu. Yarın kısmet olursa dönüyoruz" dedi. Mersin’in güzel olduğunu ve kano ile denize açılıp döndüklerini belirten Çiğdem Aytuğ ise, denizin kalabalık olduğunu söyledi. "Güzel bir tatil oldu" Bayram tatilinin 9 gün olmasının hem tatilciler için hem de turizmciler için iyi olduğunu belirten Kızkalesi Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Hüseyin Çalışkan," Bayram tatili 9 gün olunca herkes tatile çıktı. İyi bir doluluk yaşadık, çok güzel geçti. Gelen misafirlerimiz hepsi memnun. Valimizin sayesinde güvenlik güçleri de burada mükemmel tedbirler aldılar. Gerçekten güzel bir tatil oldu" diye konuştu. Kurban Bayramı’yla beraber sezonu açmış olduklarını da anlatan Çalışkan," Gelin kumumuzu, denizimizi görün. Burada 1 yaşındaki çocuk bile denize girer. Deniz sıfırdan başlayıp 100 metre diz boyu gidiyor. Fiyatlarımız da Bodrum’a, Marmaris’e, Fethiye’ye, Antalya’ya göre üçte bir civarında. Biz onlardan çok ucuzuz ve denizimiz de oralarda yok" ifadelerini kullandı.
Mersin Bayram tatili dolu dolu geçti, sahillerdeki yoğunluk dikkat çekti Türkiye’nin önemli tatil merkezlerinden Mersin’e gelenler 9 günlük bayram tatilini dolu dolu geçirirken, deniz, kum ve güneşin tadını çıkardı. Akdeniz’e 321 kilometre kıyısı bulunan Mersin’de 9 günlük bayram tatili ile deniz sezonu açıldı. Erdemli’de bulunan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Kızkalesi başta olmak üzere merkez ve ilçelerdeki sahillerde Kurban Bayramı yoğunluğu yaşandı. Havaların ısınmasıyla birlikte 9 günlük bayram tatilini değerlendiren aileler, sığ denizi ve kumsal alanlarının yoğunluğu olan bölgeleri tercih etti. Yağışlı havanın yerini güneşe bırakmasıyla birlikte denize girenler yoğun kalabalık oluşturdu. Bazı aileler gezi tekneleriyle Kızkalesi turu yaparken çocukların dondurma şovlarıyla eğlenceli anlar yaşadı. Arkadaşlarıyla tatile gelen kuma gömülen Osman Çeliktaş, kumdan çeşitli figürler yaptıklarını anlattı.Mersin’e bir haftalığına tatile geldiklerini belirten Salih Kuzu," Tatil çok güzel, buralar çok güzel beğendik. Her şey güzel gidiyor. Her taraf kalabalık bayramdan dolayı, her taraf tıklım tıklım dolu.Yarın kısmet olursa dönüyoruz" dedi. Mersin’in güzel olduğunu ve kano ile denize açılıp döndüklerini belirten Çiğdem Aytuğ ise, denizin kalabalık olduğunu söyledi. "Güzel bir tatil oldu" Bayram tatilinin 9 gün olmasının hem tatilciler için hem de turizmciler için iyi olduğunu belirten Kızkalesi Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Hüseyin Çalışkan," Bayram tatili 9 gün olunca herkes tatile çıktı. İyi bir doluluk yaşadık, çok güzel geçti. Gelen misafirlerimiz hepsi memnun. Valimizin sayesinde güvenlik güçleri de burada mükemmel tedbirler aldılar. Gerçekten güzel bir tatil oldu" diye konuştu. Kurban Bayramı’yla beraber sezonu açmış olduklarını da anlatan Çalışkan," Gelin kumumuzu, denizimizi görün. Burada 1 yaşındaki çocuk bile denize girer. Deniz sıfırdan başlayıp 100 metre diz boyu gidiyor. Fiyatlarımız da Bodrum’a, Marmaris’e, Fethiye’ye, Antalya’ya göre üçte bir civarında. Biz onlardan çok ucuzuz ve denizimiz de oralarda yok"ifadelerini kullandı.
İzmir İZPA’dan geleceğe çağrı: "İki Çizgi Arasında" İzmir Büyükşehir Belediyesi, "İki Çizgi Arasında: Geleceğin İzmir’ine Bugünden Bir Bakış" sergisiyle İzmirlileri kentin gelecek 50 yılı üzerine birlikte düşünmeye davet ediyor. 5 Haziran’da açılacak sergi; atölye, oyun ve söyleşilerle katılımcı bir deneyim sunacak. İzmir Planlama Ajansı (İZPA), "İki Çizgi Arasında: Geleceğin İzmir’ine Bugünden Bir Bakış" sergisiyle kentin geleceğini Kültürpark’a taşıyor. 5 Haziran’da Kültürpark Atlas Pavyonu’nda kapılarını açacak sergi; İzmir’in 2074 yılına uzanan vizyonunu sanat, planlama, teknoloji ve ekoloji ekseninde ele alırken, İzmirlileri de bu ortak geleceğin bir parçası olmaya davet ediyor. Etkileşimli alanlardan çocuk atölyelerine, söyleşilerden kent hafızasını besleyecek katılımcı içeriklere kadar birçok başlığı bir araya getiren sergi, İzmir’in geleceğine dair kolektif bir düşünme ve üretme alanı oluşturmayı hedefliyor. İZPA, "2074’ü tahayyül etmek, bugünü yeniden kurmaktır" yaklaşımıyla tüm İzmirlileri kentin geleceğine ortak olmaya çağırıyor. Sergi, 5 Temmuz’a kadar hafta içi 10.00-17.30, hafta sonları ise 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Kentin geleceği birlikte şekillenecek İzmir’in 2074 yılına uzanan vizyonunu kültürel, toplumsal ve gelişimci bir perspektifle ele alan çalışma, kentin geçmişi, bugünü ve geleceği arasında bağ kurmayı amaçlıyor. Sergi kapsamında; planlama, sanat, tasarım, teknoloji, ekoloji ve toplumsal üretim biçimleri çok katmanlı bir bakış açısıyla bir araya getirilecek. Dijital ve fiziksel katmanlarda şekillenecek sergi kapsamında İzmirliler de kente ilişkin veri, hikâye, harita ve gelecek fikirlerini paylaşarak sürece katkı sunabilecek. Sergi boyunca oluşturulacak içeriklerin ise ilerleyen süreçte İzmir’in uzun vadeli planlama vizyonuna katkı sağlayacak açık bir arşive dönüştürülmesi hedefleniyor. Çocuklar için özel alanlar ve bilim atölyeleri Sergi alanında çocukların kentin geleceği üzerine demokratik bir ortamda düşünmesini ve üretmesini hedefleyen özel bir bölüm de yer alacak. İzmir Başka Bir Okul Mümkün Kooperatifi tarafından hazırlanan içerik kapsamında cumartesi günleri çocuklara yönelik atölyeler ve bilim odaklı gösteriler düzenlenecek. Söyleşilerle farklı gelecek senaryoları konuşulacak Sergi kapsamında gerçekleştirilecek söyleşilerde ise farklı disiplinlerden kent aktörleri bir araya gelerek geleceğe ilişkin fikirlerini paylaşacak. Kent yaşamı, ekoloji, teknoloji, toplumsal dönüşüm ve gelişimci üretim başlıklarında düzenlenecek buluşmalarla İzmir’in geleceğine dair farklı senaryolar tartışmaya açılacak.
İzmir Büyükşehir’den Dikili’ye tam teşekküllü sokak hayvanları kampüsü İzmir Büyükşehir Belediyesi, Dikili’de ameliyathaneden doğal yaşam alanlarına, bakım ve eğitim birimlerinden sosyal donatılara kadar birçok bölümü içeren yeni sokak hayvanları kampüsünün yapımına başladı. 2 bin 500 hayvan kapasiteli tesisin yıl sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, sokak hayvanlarına yönelik hizmet kapasitesini artıracak yeni bir merkezi daha hayata geçirmeye hazırlanıyor. Dikili’de yapımına başlanan sokak hayvanları sosyal yaşam kampüsünün projesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı ile Fen İşleri Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle hazırlandı. Dikili Belediyesi’nin meclis kararıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis ettiği 24 bin metrekarelik mevcut barınak arazisi üzerinde yer alacak tam teşekküllü tesis için, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından sahada zemin iyileştirme çalışmalarına başlandı. Zemin çalışmalarının ardından Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, merkezin idari binası, klinikleri, barınak alanları, kafeteryalar ve sosyal donatı alanlarının yapımına geçecek. Sadece Dikili’ye değil çevre ilçelerin de ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşılayacak kampüsün 2026 yılı sonuna kadar tamamlanarak hizmete açılması planlanıyor. Doğal yaşam alanına sahip tam teşekküllü kampüs Tamamlandığında İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından hizmet verecek sokak hayvanları sosyal yaşam kampüsü, 2 bin 500 hayvan kapasitesine sahip olacak. Kampüs içerisinde hastane standartlarında klinik hizmeti sunulacak ameliyathane ve müdahale odaları ile bakım alanları yer alacak. Sokak hayvanlarının sahiplendirilmesine yönelik eğitim ve halkla ilişkiler birimlerinin de bulunacağı kampüsün açık alanında, hayvanların doğal ekosistem içinde serbestçe dolaşabilecekleri yaşam alanları oluşturulacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde Pako Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Sosyal Yaşam Kampüsü, Işıkkent Sahipsiz Hayvan Bakımevi ile Seyrek Sahipsiz Hayvan Bakımevi olmak üzere üç bakımevinde 4 bin ile 4 bin 500 arasında sokak hayvanına bakım hizmeti veriyor.