SAĞLIK - 06 Mart 2026 Cuma 09:49

Kanser hastalarının beslenmesine dair önemli uyarılar

A
A
A
Kanser hastalarının beslenmesine dair önemli uyarılar

Psikolog Mehmet Güney Ziyalan, kanser tedavisi sürecinde yaşanan psikolojik ve fizyolojik etkilerin iştahsızlığa yol açabildiğini hatırlattı. Ziyalan, bazı hastaların tedavi boyunca iştahsızlık yaşamadığını, bazılarının ise tedavinin belirli dönemlerinde ya da ilerleyen süreçte bu sorunla karşılaşabildiğini ifade ederek, "İştahsızlığın her zaman fizyolojik ya da kimyasal bir nedeni olmayabilir. Psikolojik nedenler de bu duruma yol açabilir ve bu kesinlikle keyfi bir durum değildir" dedi.


Acıbadem Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Uzman Klinik Psikolog Mehmet Güney Ziyalan kanser tedavisi sürecinde hastalarda sık görülen iştahsızlık sorununa ve bu süreçte hasta yakınlarının farkında olmadan yaptığı hatalara dikkat çekti. İştahsızlığın yalnızca kimyasal ya da mekanik nedenlerle açıklanamayacağını vurgulayan Ziyalan, psikolojik etkenlerin önemli rol oynadığını söyledi. Tedavi sürecinde yaşanan bulantı ve tiksinti hissinin, zamanla yemek yeme davranışıyla şartlanabildiğini belirten Ziyalan, "İlaçların bulantı ya da tiksinti etkisi ortadan kalksa bile, yemek yeme davranışı bu olumsuz duygularla eşleştiği için iştahsızlık devam edebiliyor. Bu durumda ortada fiziksel bir neden olmasa da hasta gerçek anlamda zorlanıyor." diye konuştu.


Psikolog Ziyalan, bazı ilaçların koku hassasiyetini artırabildiğine de değindi, hastaların normalde rahatsız olmadığı yemek kokularının bu süreçte tiksinti oluşturabildiğini söyledi. Depresif ruh halinin ve ağrının da iştahsızlığı artıran önemli etkenler arasında yer aldığını belirten Ziyalan, yemek saatlerinin hem hastalar hem de hasta yakınları için stresli bir sürece dönüşebildiğini ifade etti.



Çocuk muamelesi yapmayın


Hasta ve hasta yakınları arasındaki rollerin tedavi süreciyle birlikte değiştiğine dikkat çeken Ziyalan, "Kişinin neyi, ne zaman ve ne kadar yiyeceğine artık başkasının karar vermesi, hastada baskı ve çocuk muamelesi görme hissi oluşturabiliyor. Bu da yemeği daha da zorlaştırıyor" dedi. Hasta yakınlarının iyi niyetle yaptığı ısrarın, hastaların kendilerini anlaşılmamış hissetmesine yol açabileceğini söyleyen Ziyalan, bu durumun zaman zaman sofrada gerginliğe neden olabildiğini kaydetti. İştahsızlıkla baş etmede bazı küçük ama etkili önerilerde bulunan Ziyalan, lokmaların küçük tutulması, yemek sırasında acele edilmemesi ve hastanın zorlanmaması gerektiğini vurguladı. Yemek esnasında dikkatin yemekten başka bir yöne çekilmesinin de faydalı olabileceğini belirten Ziyalan, şu önerilerde bulundu.


"Televizyon, müzik ya da sohbetle dikkati dağıtmak, bulantı ve tiksinti hissini azaltabiliyor. Az yemek ile hiç yememek arasında büyük fark olduğu bilinmeli. Üç lokma her zaman sıfır lokmadan iyidir. Her lokmanın kıymetini bilmek gerekiyor. Tabak bitmedi diye hastayı suçlamak motivasyonu düşürüyor. Masa düzeni, porsiyon küçüklüğü ve ortam kokuları da önemli. Büyük porsiyonlar göz korkutabilir. Küçük porsiyonlar daha ulaşılabilir hedefler sunar. Ayrıca yemek kokularını mümkün olduğunca azaltmak da süreci kolaylaştırır. Gün içindeki kısa yürüyüş ve hafif aktivitelerin iştah üzerinde olumlu etkisi olabilir. Hastaların kendilerini daha enerjik hissettikleri zaman dilimlerinde yemek yemeye teşvik edilmesi de daha doğru olur."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da sezonun ilk hasadı marulla başladı Verimli ovası ve uygun iklim şartlarıyla dikkat çeken Iğdır’da yılın ilk mahsulü marul oldu. Iğdır’da 2026 yılı tarım sezonunun ilk ürünleri toprakla buluşmasının ardından hasat edilmeye başlandı. Merkeze bağlı Oba köyündeki tarlalarda gerçekleştirilen hasat etkinliğinde üretici Alican Akçan’ın yetiştirdiği marullar toplanarak pazara gönderilmek üzere hazırlandı. Bölge tarımı açısından önemli bir başlangıç olarak değerlendirilen hasada üreticiler yoğun ilgi gösterdi. Hasat programına katılan Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar da tarlaya girerek sezonun ilk marullarını kendi elleriyle topladı. Üreticilerle bir araya gelen Taşolar, bereketli bir sezon temennisinde bulundu. Toplanan marulların başta Doğu Anadolu illeri olmak üzere geniş bir pazara ulaştırılması hedefleniyor. Kentte tarımsal üretimin yıl boyunca farklı ürünlerle devam etmesi beklenirken, üreticiler de sezondan umutlu olduklarını ifade etti. Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş, burada yaptığı konuşmada, "Doğu’nun Çukurova’sı Iğdır ilimizden şu an hasat başlamış bulunmakta. İlimizde özellikle mart ayında dikmiş olduğumuz marullarımız şu an hasata geldi. Yaklaşık 200 tonun üzerinde bir marul hasatı bekliyoruz" dedi. İlk hasat olarak marul ile başladıklarını ve sonbahara kadar diğer ürünlerin de hasat edileceğini belirten Tingiş, şunları söyledi: "Nasip kısmet olursa Haziran ayında karpuz ve kavun hasadımıza devam edeceğiz. Yine kayısı hasadımız da bununla beraber devam edecek. Üreticilerimiz şu an çok güzel bir şekilde üretiyor yapıyorlar, kazanıyorlar. Çıkarmış oldukları marulla Doğu Anadolu illerimizin de ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir altyapıya sahibiz. Üreticilerimiz üretsinler, üretmeye devam etsinler. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak her daim yanlarındayız. Yanlarında da yer almaya devam edeceğiz. Bol bereketli, kazasız, belasız, afetsiz bir yıl geçirmesini temenni ediyorum ben üreticilerimize."
Malatya Battalgazi’nin genç kaşifleri tarih yolculuğuna çıkıyor Battalgazi Belediyesi, "Kültür Akademisi" projesi kapsamında kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak amacıyla okullarda eğitim seferberliği başlattı. "Battalgazi’nin Kaşifleri" adı verilen derslerle öğrenciler, yaşadıkları kadim şehrin tarihini ve köklü mirasını uzmanlarından öğreniyor. Battalgazi Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde hayata geçirilen Kültür Akademisi, genç kuşağın şehir aidiyetini güçlendirmek amacıyla "Kültürel Miras" derslerine start verdi. İlçedeki okullarda uygulanmaya başlanan proje, öğrencilere teorik bilginin ötesinde bir kültürel keşif imkânı sunuyor. Geçmişin değerleri geleceğe aktarılıyor "Battalgazi’nin Kaşifleri" başlığıyla verilen derslerde; bölgenin binlerce yıllık tarihi, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanatlar ve toplumsal hafızayı diri tutan kültürel zenginlikler işleniyor. Öğrencilerin yaşadıkları coğrafyanın köklü mirasını yakından tanımaları hedeflenirken, aynı zamanda kültürel kimliklerini koruma ve yaşatma bilinci aşılanıyor. Tarihi noktaların baskısı yapılarak gençlere hediye edilerek akılda kalıcılığı sağlanıyor. Geleceğe güçlü bir köprü kuruyoruz Çocuklar aldıkları eğitimlerin yanında değerler eğitimi de alırken Kültür Akademisi aracılığıyla öğrencilerin kültürel mirasın farkında olan bireyler olarak yetişmesi amaçlanıyor. Derslerle geçmişten günümüze uzanan değerlerimiz öğrencilerimizle buluşturulurken geleneklerimiz ve sanatlarımız gelecek nesillere aktararak, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü inşa ediliyor. Eğitimler tüm okullarda yaygınlaşacak Kültür Akademisi çatısı altında başlayan bu eğitimler, belirlenen takvim doğrultusunda Battalgazi genelindeki diğer okullarda da devam edecek. Proje sayesinde binlerce öğrenci, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyüğü gibi önemli tarihi noktaların ve bölge kültürünün izini sürerek adeta birer "kültür elçisi" haline gelecek.
Samsun Samsunspor Çim Topu Takımı uluslararası arenada göz doldurdu Samsunspor Çim Topu Takımı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde(KKTC) düzenlenen Uluslararası Çim Topu Şampiyonası’nda dikkat çeken bir performans sergiledi. 30 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında KKTC’nin Girne kentinde düzenlenen Uluslararası Çim Topu Şampiyonası sona erdi. Farklı ülkelerden çok sayıda sporcunun katıldığı organizasyon, dört gün boyunca büyük çekişmeye sahne oldu. Turnuvada Samsun’u temsil eden Samsunspor Çim Topu Takımı, elde ettiği derecelerle adından söz ettirdi. Erkekler çiftler kategorisinde Samsunspor sporcusu Görkem Duran ile İstanbul’dan Birkan Türlek şampiyonluğa ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. Kadınlar kategorisinde ise Samsunspor’dan Melek Ünlü’nün, İzmir’den Rahşan Akar ve Mersin’den Ayşenur Barış ile oluşturduğu takım zirvede yer aldı. Ayrıca Elif Güney ile Melike Şahin çifti kadınlar kategorisinde üçüncülük elde ederken, Melek Ünlü ile Rahşan Akar ikilisi aynı kategoride ikincilik kürsüsüne çıktı. Takımın başarısında büyük pay sahibi olan Beden Eğitimi Öğretmeni ve Bocce Milli Takım Antrenörü Gökhan Bozdemir, turnuva sonrası yaptığı açıklamada yoğun bir hazırlık süreci geçirdiklerini belirterek, sporcularının hem Samsun’u hem de Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ettiğini vurguladı. Bozdemir, organizasyonun Avrupa ve Dünya Çim Topu Şampiyonaları öncesinde önemli bir hazırlık niteliği taşıdığını ifade ederek, hedeflerinin uluslararası arenada altın madalya kazanmak olduğunu dile getirdi. Ayrıca organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen Türkiye Çim Topu Sorumlusu Özkan Akar ve katkı sağlayan herkese teşekkür eden Bozdemir, başarıların artarak süreceğine inandığını sözlerine ekledi.