SAĞLIK - 13 Şubat 2026 Cuma 10:10

Kanser tedavisinde iştahsızlık ve beslenme yetersizliğine dikkat

A
A
A
Kanser tedavisinde iştahsızlık ve beslenme yetersizliğine dikkat

Uzman diyetisyen Gamze Gültekin, kanser hastalarında oluşabilecek beslenme yetersizliğine karşı "besin zenginleştirme" yönteminin devreye sokulması gerektiğini söyledi. Besin zenginleştirmenin, yemeği büyütmek değil besleyiciliğini artırmak olduğunu belirten Gültekin, "Amaç az miktarla daha fazla enerji ve protein alımını sağlamaktır. Çorbalara süt, yoğurt, yumurta, baklagil unu eklenmesi gibi yöntemler besin değerini artırır." dedi.


Acıbadem Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Gamze Gültekin, kanser tedavisi sürecinde hastalarda sıkça görülen iştahsızlık, yemeklerden tiksinme ve beslenme yetersizliğine dikkat çekti, doğru beslenmenin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.


Kanser hastalarının "çok yemek" yerine "doğru ve yeterli besinleri almak" üzerine odaklanması gerektiğini vurgulayan Gültekin, yeterli beslenmenin hastaların kendilerini daha güçlü ve enerjik hissetmelerine yardımcı olduğunu belirtti. Gültekin, "Beslenme, kilo ve kas kaybını önlerken, tedaviye bağlı komplikasyonlarla daha iyi başa çıkmayı ve daha hızlı iyileşmeyi sağlıyor." diye konuştu.



Yetersiz beslenmeye dikkat


Tedavi sürecinde sık karşılaşılan en önemli sorunlardan birinin "malnütrisyon" yani yetersiz beslenme olduğunu ifade eden Gültekin, bunun sadece az yemekle sınırlı bir durum olmadığını belirtti. Malnütrisyonun vücutta yağ ve kas kaybına, fonksiyonel kayıplara yol açabilen ciddi bir sağlık sorunu olduğunu söyleyen Gültekin, "Bu durum enfeksiyon riskini artırıyor, bağışıklığı zayıflatıyor ve hastanede yatış süresini uzatabiliyor." dedi.


Kanser hastalarının beslenme durumlarının düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Gültekin, ilk görüşmeden itibaren kas gücü, kilo değişimi, besin tüketimi, ağız ve diş sağlığı, hareket kabiliyeti gibi birçok faktörün dikkate alınması gerektiğini söyledi. Hastalarla yapılan günlük besin tüketim sohbetlerinin kendileri için çok önemli olduğunu belirten Gültekin, eksik kalan enerji ve protein ihtiyacının buna göre planlandığını ifade etti.



Tedavilerin olumsuz etkileri olabilir


Bazı hastalarda ağızdan beslenmenin zorlaşabildiğini dile getiren Gültekin, bu gibi durumlarda damardan, mide ya da bağırsak yoluyla beslenme seçeneklerinin değerlendirildiğini söyledi. Kemoterapi ve radyoterapinin beslenmeyi olumsuz etkileyen yan etkileri olabildiğini belirten Gültekin, bulantı, kusma, ağız yaraları, ishal ve kabızlık gibi sorunların besin alımını azalttığını kaydetti. Gültekin, bu şikayetlerin mutlaka doktor ve diyetisyenle paylaşılması gerektiğini söyledi.


Ağız yaraları olan hastalara yumuşak, ılık ve tahriş etmeyen besinler önerdiklerini belirten Gültekin, çok tuzlu, baharatlı ve asitli gıdalardan uzak durulması gerektiğini söyledi. Gültekin, ishal ve kabızlık durumlarında da beslenmenin mutlaka yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.



Besin zenginleştirmenin önemi


Öte yandan uzman diyetisyen Gültekin beslenme yetersizliğinin önlenmesinde "besin zenginleştirme" yönteminin önemine dikkat çekti. Gültekin, şöyle konuştu: "Zenginleştirmek, yemeği büyütmek değil, besleyiciliğini artırmaktır. Amaç az miktarla daha fazla enerji ve protein almaktır. Çorbalara süt, yoğurt, yumurta, baklagil unu eklenmesi gibi yöntemlerle besin değerleri artırılabilir. Hastamız az yesin ama yediği çok besleyici olsun. Her lokmada enerji, her kaşıkta protein olsun. Küçük eklemeler büyük farklar oluşturur."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da ileri radyolojik tetkiklerle tanı ve tedavi dönemi Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uygulamaya alınan ileri görüntüleme yöntemleriyle tanı ve tedavi süreçlerinde önemli gelişmeler sağlanırken, hastane bölgesel bir sağlık merkezi olma yolunda ilerliyor. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Bülent Petik, hastanede hayata geçirilen ileri radyolojik tetkikler ve girişimsel radyoloji uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Petik, hastanenin yalnızca Malatya’ya değil çevre illere de hizmet veren önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Hastanede uygulanan koroner BT anjiyografi yöntemiyle kalp damarlarının girişimsel işleme gerek kalmadan görüntülenebildiğini belirten Petik, bu sayede hastaların klasik anjiyografi öncesinde detaylı şekilde değerlendirilebildiğini ifade etti. Yeni başlatılan kardiyak MR uygulamasının da kalp kası ve kapak hastalıklarının tanısında önemli katkı sunduğunu dile getirdi. Multiparametrik prostat MR tetkikinin de artık Malatya’da yapılabildiğini kaydeden Petik, bu gelişmenin özellikle erken teşhis açısından büyük avantaj sağladığını belirtti. Fetal MR uygulamasıyla ise anne karnındaki bebeğin gelişiminin ayrıntılı şekilde incelenebildiğini ifade etti. İleri MR tekniklerinin de kademeli olarak sisteme dahil edildiğini aktaran Petik, özellikle nörolojik hastalıklar ve tümörlerin değerlendirilmesinde daha detaylı sonuçlar elde edildiğini söyledi. Girişimsel radyoloji alanında da önemli adımlar atıldığını belirten Petik, vasküler ve non-vasküler işlemlerin ameliyathane ortamında uygulanmaya başlandığını kaydetti. Örnek bir vakaya da değinen Petik, kardiyak MR sayesinde nadir görülen bir kalp kası hastalığının erken dönemde tespit edilerek hastaya uygun tedavi planlamasının yapıldığını ifade etti. Petik, yapılan yatırımlar ve güçlü teknik altyapıyla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ileri görüntüleme alanında bölgesel merkez olma yolunda önemli mesafe kat ettiğini belirterek, vatandaşların başka illere gitmeden nitelikli sağlık hizmetine ulaşmasının hedeflendiğini söyledi.
Kocaeli Belediye personeli kansere karşı bilinçlendirildi Kartepe Belediyesi personeline yönelik düzenlenen eğitimde kanser, ruh sağlığı ve kronik hastalıklar konusunda farkındalık artırılırken, sağlık okuryazarlığı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ele alındı. Kartepe Belediyesi personeline "Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA)" eğitim semineri gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürlüğü ve İlçe Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen programda, sağlık okuryazarlığı ve yaşam tarzı değişiklikleri hakkında teknik bilgilendirmeler yapıldı. Kartepe Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda düzenlenen eğitimlerde, kendi alanlarında yetkin isimler sunumlarını gerçekleştirdi. Eğitim programında uzman isimler; ruh sağlığı ve psikolojik süreçler, sağlıklı beslenme protokolleri, kanser tarama yöntemleri, kronik hastalıkların takibi ve önleyici tıp verileri üzerine detaylı açıklamalarda bulundu. Sağlık okuryazarlığı ve uygulama süreçleri "Sağlıklı Hayat İçin SAHA’dayız" projesi kapsamında yürütülen eğitimlerde, personelin sağlık okuryazarlığı düzeyinin yükseltilmesi ve hastalık risk faktörlerinin minimize edilmesi hedeflendi. Seminerde, erken teşhisin önemi, kronik rahatsızlıklarla mücadele yöntemleri ve günlük yaşam alışkanlıklarının tıbbi standartlara uygun hale getirilmesi konuları bilimsel veriler doğrultusunda ele alındı. Belgelendirme ve katılım Eğitim sürecini tamamlayan ve yaşam tarzı değişikliği noktasında gerekli bilgilendirmeleri alan personellere, program sonunda katılım belgeleri takdim edildi. Kartepe İlçe Sağlık Müdürlüğü uzmanlarının doğrudan katılımıyla sağlanan bu eğitim desteğinin, personelin hem çalışma hayatındaki verimliliğine hem de bireysel sağlık yönetimine katkı sunması öngörülüyor.
Erzurum Atatürk Üniversitesi ile Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi arasında iş birliği Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Araştırma Hastanesi ile Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi, eğitim, araştırma ve klinik hizmetlerin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bir iş birliği protokolü imzaladı. Beş yıllık süreyi kapsayan protokol, iki kurumun ortak vizyonunu somut bir zemine oturttu. Türkiye’nin köklü tıp eğitim kurumlarından biri olan Atatürk Üniversitesi, Sağlık Bakanlığına bağlı Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi (TDH) ile stratejik bir iş birliği protokolü imzaladı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile Bitlis İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene’nin katılımıyla gerçekleştirilen imza töreninde, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinden organ ve doku naklinde koordinasyona, tele-tıptan yapay zekâ uygulamalarına uzanan geniş bir iş birliği çerçevesi hayata geçirildi. Törende; Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atila Eroğlu ile Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Barış Sarıçoban ve Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Fatih Turan Ayılgan da hazır bulundu. Rektör Hacımüftüoğlu: "Sağlıkta Bölgesel Kalkınmanın Anahtarı Akademi-Klinik İş Birliğidir" Protokolü değerlendiren Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, bu adımın kurumun bölgesel sağlık politikasındaki belirleyici rolünün bir yansıması olduğunu vurgulayarak: "Üniversitemiz, sahip olduğu akademik birikim ve klinik altyapıyı yalnızca kendi çevresine değil, Doğu Anadolu’nun dört bir yanındaki sağlık kuruluşlarına taşımayı misyon olarak benimsemiştir. Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi ile imzaladığımız bu protokol; eğitimden araştırmaya, hasta sevkinden dijital sağlık uygulamalarına uzanan çok katmanlı bir iş birliğinin hukuki zeminini oluşturmaktadır. Bölge insanının nitelikli sağlık hizmetine daha etkin biçimde erişmesi adına bu tür köprüler kurmak, üniversitemizin toplumsal sorumluluğunun gereğidir" ifadelerini kullandı. Protokolün Kapsamı: 25 Başlıkta Güçlü Çerçeve İmzalanan protokol, iki kurum arasındaki iş birliğini son derece geniş bir perspektiften ele alıyor. Öğrenci stajları ve değişim programlarından Ar-Ge çalışmalarına, organ ve doku nakil süreçlerinin koordinasyonundan acil durum ve afet yönetimine kadar 25 ayrı başlığı kapsayan metin, sağlık sektöründe bütüncül bir ortaklık modeli sunuyor. Protokolün öne çıkan maddeleri arasında her iki kurumun cerrahlarının birbirlerine destek sağlayacağı cerrahi vaka iş birlikleri, tele-tıp ve uzaktan sağlık hizmetlerinin birlikte geliştirilmesi, yapay zekâ ve dijital sağlık uygulamalarına yönelik ortak çalışmalar ile öğretim görevlisi hekimlerin konsültasyon hizmetleri yer alıyor. Bunlara ek olarak, benzeri projelere yönlendirilen öğrenci ve personelin proje faaliyet süreçlerinde TEKNOKENT’e entegre edilmesi de protokolün yenilikçi boyutları arasında dikkat çekiyor. Doğu’dan Doğu’ya Kurulan İş Birliği Köprüsü Bitlis İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene, gerçekleştirilen bu iş birliğinin Bitlis ve çevresindeki sağlık hizmetlerine erişimi kökten değiştirecek bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Protokolün şehir için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Ergene, beş yıl süreyle geçerli olacak bu ortaklığın bölgedeki sağlık standartlarını yukarı taşıyacağını ifade ederek bu sürecin; Bitlis’in sağlık altyapısını güçlendirmekle kalmayıp, halkın modern tıp imkanlarına daha hızlı ve etkin bir şekilde ulaşmasını sağlayacak dönüştürücü bir adım olduğunun altını çizdi. Doç. Dr. Ergene, özellikle Atatürk Üniversitesinin bölgesel kalkınmaya sağladığı derin katkıların önemine değinerek, üniversitenin sahip olduğu akademik birikim ve klinik tecrübeden faydalanacak olmanın kendileri için büyük bir kazanım olduğunu belirtti. İmza töreni, karşılıklı iyi niyet dileklerinin ardından sona erdi.