EKONOMİ - 27 Şubat 2026 Cuma 13:41

Karşıyaka’da 400 bin TL alacağa 750 TL gıda kartı

A
A
A
Karşıyaka’da 400 bin TL alacağa 750 TL gıda kartı

Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent A.Ş.’de aylardır maaş alamayan ve birikmiş alacakları yüz binlerce lirayı bulan işçilere, belediye yönetimi tarafından 750 TL’lik gıda alışverişi kartı dağıtılması bardağı taşırdı. DİSK/Genel-İş 10 No’lu Şube Yönetimi, belediyenin bu hamlesini ’işçinin onuruyla dalga geçmek’ olarak niteleyen bir açıklama yayımladı.


Karşıyaka Belediyesi yönetiminin, yedi aydır maaşlarını ödemediği Kent A.Ş. çalışanlarına çözüm olarak sunduğu 750 TL’lik gıda alışverişi kartı, sendikanın sert tepkisine neden oldu. Yapılan açıklamada, işçilerin alın terinin karşılığının geçici ve sembolik yardımlarla geçiştirilemeyeceği vurgulandı.



"400 bin TL alacağa 750 TL gıda kartı"


Sendika yönetimi, işçi başına düşen alacak miktarının devasa boyutlara ulaştığına dikkat çekerek şu sert ifadeleri kullandı: "Kent A.Ş. emekçilerinin kişi başı 350-400 bin TL’ye ulaşan ücret alacakları bulunurken, böylesi sembolik bir tutarın ’çözüm’ olarak sunulması işçinin emeğiyle ve onuruyla uzlaşmamaktadır.. Hayat pahalılığının bu denli arttığı bir dönemde 750 TL’lik bir kart, aylarca ödenmeyen maaşların yanında ciddiyetten uzaktır, kabul edilemez!"



İşçiler arasında ayrımcılık iddiası


Uygulamanın sadece tesis çalışanlarıyla sınırlandırılmasını da ’çalışma barışına darbe’ olarak nitelendiren DİSK yönetimi, belediyenin işçiler arasında ayrımcılık yaparak kaosa zemin hazırladığını savundu. Açıklamada, "Söz konusu uygulama işçiler arasında ayrım yapıldığı yönünde ciddi bir algı oluşturmakta; bu durum çalışma barışını zedelemektedir" denildi.



"Sorumluluktan kaçmayın, maaşları ödeyin"


Karşıyaka Belediyesi’ne seslenen sendika, ’vicdan rahatlatma’ operasyonlarına son verilmesi gerektiğini belirterek, "İşçinin onurunu zedeleyen, sembolik ve geçici yardımlarla sorumluluktan kaçınmaya yönelik uygulamalardan derhal vazgeçin. Yedi aydır maaş alamayan Kent A.Ş. işçisinin dayanacak gücü kalmamıştır. Emekçinin ihtiyacı geçici kartlar değil, alın terinin karşılığı olan ücretidir. İşçinin birikmiş maaş alacaklarını eksiksiz ve zamanında ödeyin" ifadelerine yer verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Uzmanı açıkladı: İşte akran zorbalığının iki nedeni, Aile tutumu ve sosyal medya Bolu’da son dönemde artış gösteren akran zorbalığı vakalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Akran zorbalığının sebebi aile tutumu ve sosyal medya" dedi. Bolu’da son zamanlarda artış gösteren ve dikkat çeken akran zorbalığı olaylarına ilişkin Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt değerlendirmelerde bulundu. Öğüt, zorbalığın temelinde yatan nedenlere değinerek, hatalı aile tutumları ile sosyal medyanın gençler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkisine vurgu yaptı. Akran zorbalığıyla ilgili doğru mücadele yöntemleri hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Öğüt, mağdurların durum karşısında yalnız kalmaması gerektiğini hatırlattı. Zorbalıkla karşı karşıya kalındığında izlenmesi gereken yolları aktaran Öğüt, bu tür olaylara maruz kalanların mutlaka durumu aileleriyle paylaşması ve ilgili mercilerden profesyonel yardım alması gerektiğinin altını çizdi. "İlerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor" Akran zorbalığını uygulayan çocukların, aileden gördüğü tutumları sergilediğinden bahseden Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Bunun bir sürü faktörü olsa bile aslında iki maddeye ayırabiliriz. İlki, çocukların sosyal medya üzerinden maruz kaldığı içerikler diyebiliriz. İkincisi de aile tutumu. Çünkü ilerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor. Çocuklar aslında o tutumların devamını getirerek bu şekilde davranan bireyler olmaya başlıyor. Çocukların ve gençlerin maruz kaldıkları içerikler için öncelikle bunların takip edilmesi gerekiyor. Maalesef her zaman takip etme yapılamayabiliyor. Burada çok önemli bir silahımız var; çocuklarımızla aramızdaki bağı koruyabilmek. Çocuğumuz, onu rahatsız eden ya da ona farklı gelen, ürkütücü gelen bir içerik gördüğü zaman gelip ailesiyle paylaşması ve bu bağı koruyabilmek elimizdeki en güçlü silah oluyor. Böylelikle takip edemediğimiz konularda çocukların güvenini kazanarak onların ne izlediklerini ya da nelere maruz kaldıklarını öğrenebiliyoruz" dedi. "Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli" Akran zorbalığı eğiliminde olan ve zorbalığa uğrayan çocuklarla ilgili doğru mücadele yöntemleri seçilmesi gerektiğini vurgulayan Çağın Mert Öğüt, "Öncelikle zorbalık yapan ya da zorbalığa maruz kalan şeklinde düşünebiliriz. Ailenin tutumları gayet yolunda olsa bile bazen çocuklar etkilendikleri durumda zorbalık davranışına başvurabiliyor. Burada mümkünse ailenin bu konuya destek vermesi, bu konuyu önemsemesi ve destek almaları çok faydalı olur. Zorbalığa uğrayan tarafta ise haklıyken haksız duruma düşmemek durumunu biz çok önemsiyoruz. Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli. Burada çocuk veya genç gerekli mercilerden yardım alabilir. Örneğin okul yönetiminden, rehberlik biriminden, öğretmeninden ve en önemlisi ailesine bu konuyu açarak bu konuda nasıl ilerlemesi ve nasıl bir tutum geliştirmesi gerektiğini yetkili mercilerle ve ailesiyle görüşmesi çok önemli olur" şeklinde konuştu. Sözlerinin sonunda çocuklara ve ailelere tavsiyelerde bulunan Çağın Mert Öğüt, "Çocukların, gençlerin maruz kaldığı içerikleri takip edebilmek çok önemli. Eğer takip edemiyorsak aramızdaki bağı güçlendirip onların bize bunları anlatması en önemli silahımız haline geliyor. Bağımızı kesinlikle güçlü tutmalıyız. Bununla beraber kendi tutumlarımızı gözden geçirmeliyiz. Ve çocuklarımızın tutumlarıyla ilgili bir yanlışlık gözlemliyorsak bununla ilgili gerekirse destek almalıyız" ifadelerini kullandı.