POLİTİKA - 20 Ocak 2026 Salı 11:54

Kasapoğlu: "Türkiye’de çok güçlü bir spor tesisi alt yapısı var"

A
A
A
Kasapoğlu: "Türkiye’de çok güçlü bir spor tesisi alt yapısı var"

Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu İzmir’de düzenlenen Spor Yönetiminde Profesyonel Yaklaşımlar" ve Dijital Medyanın Öncüleri Genç iletişimciler Projesi (DİMGİ) kapanış paneline konuşmacı olarak katıldı.


Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu İzmir’de düzenlenen iki ayrı panele katıldı. Dr. Kasapoğlu ilk olarak İzmir Ekonomi Üniversitesi tarafından Türk sporunun gelişimine katkı sağlamak ve profesyonel yöneticiler yetiştirmek amacıyla düzenlenen Spor Yöneticiliği Eğitim Programı kapsamında düzenlenen "Spor Yönetiminde Profesyonel Yaklaşımlar" panelinde konuşmacı olarak yer aldı. Türk sporunda gelen başarıların önemli bir bilgi birikimiyle bugünlere getirildiğine vurgu yapan Kasapoğlu, konuşmasında "Türkiye’nin spor yürüyüşü hakikaten yıllara sari bir süreçtir; sporda başarı bugünden yarına gerçekleşen bir durum değildir. Sizler de çok iyi biliyorsunuz ki spor; güçlü bir yönetim gerektiren, fedakarlıklar barındıran, gevşemeden ve bırakmadan sabırla taçlandırılacak çok uzun bir süreçtir. Spor ekosisteminin güçlü bir şekilde yönetilmesi, yeteneklerin tespiti taranması ve yakından takip çok önemli. Bakın artık olimpik sporlarda birkaç branşla sınırlı değiliz. Artık Jimnastik var, Okçuluk var, Atletizm ve Yelken var. Tüm bu başarılar altyapının güçlendirilmesi ve spora yapılan yatırımlarla mümkün oldu. Bu yatırımlardan önemli bir payı da tesisleşme hamlelerimiz alıyor. Geldiğimiz noktada Edirne’den Ardahan’a kadar çok güçlü bir tesis altyapısı var. Bu gücü yönetmek; insan kaynağıyla, yönetim mantığıyla ayrı bir kapasite gerektiriyor. Buna da hazır olmamız lazım. Üniversitelerimizden bu noktada birtakım açılımlar bekliyoruz. Çünkü Türkiye’nin buna bugün de ihtiyacı var, bundan sonra daha çok ihtiyacı olacak. Sporla birlikte yeni gelişmeleri yönetmek ve bunlara liderlik yapmak da bence akademinin önemli sorumluluklarından. Nasıl teknolojide akademinin liderliği varsa, sporda da bu motivasyonu mutlaka akademinin ve akademisyenlerin taşıması; bu misyonu güçlendirmemiz lazım. İzmir’de bunu belli bir noktaya taşıdık ama daha gidecek yolumuz var" ifadelerini kullandı.



"Dijital medyanın geleceği, teknolojiden önce insanla, ahlakla, sorumlulukla, duruşla ilgilidir"


Dr. Kasapoğlu daha sonra katıldığı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü’nce yürütülen Dijital Medyanın Öncüleri Genç iletişimciler Projesi (DİMGİ) kapanış panelinde, dijital medyada hız ve gürültü çağında ölçü, sorumluluk ve vicdan vurgusu yaptı. Dr. Kasapoğlu, "Dezenformasyon sadece yanlış bilgi değil, toplumsal huzuru ve güvenliği de tehdit ediyor. İyi projeler kapanmaz. İyi projeler iz bırakır. Yol açar. Yeni başlangıçlara zemin hazırlar. Dijital Medyanın Öncüleri projesi de işte böyle bir projeydi. Bu proje gençlere; ’sadece içerik üretin, görünür olun’ demedi. Bu proje gençlere, ’her şeyden önce anlayın, ayırt edin, sorgulayın, sonra da anlatın’ dedi. Yani sorumluluğu merkeze aldı. Bu vesileyle, DİMGİ projesinin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara özellikle teşekkür etmek istiyorum. Projenin yürütücülüğünü üstlenen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü, Projenin akademik paydaşları olan Ege Üniversitesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi iletişim fakülteleri, bilgi birikimleri ve katkılarıyla projeye güçlü bir zemin sundular. Dijital medyanın geleceği, teknolojiden önce insanla, ahlakla, sorumlulukla, duruşla ilgilidir. Araçlar, platformlar, algoritmalar değişir. Ama bu araçların içine koyduğumuz niyet değişmezse, sorunlar da değişmez. Bugün iletişimci olmak, sadece anlatmak değildir. Bugün iletişimci olmak, aynı zamanda doğruyu, insan onurunu, toplumsal barışı korumaktır. Beğeni uğruna gerçeği feda etmemektir. Tıklanma uğruna güveni zedelememektir. İçerik üretmek kadar, içerik tüketmek de sorumluluktur. Bizim hedefimiz; yeni nesil iletişimcilerin yalnızca iyi içerik üreten bireyler olması değil. Aynı zamanda iyi düşünen, iyi tartan, iyi sorumluluk alan bireyler olmasıdır. Bu yüzden eleştirel düşünme becerisi, bu projenin merkezinde yer aldı" diye konuştu.


Kasapoğlu sözlerini projede emeği geçen tüm paydaşlara, akademisyenlere, kurumlara ve özellikle genç katılımcılara teşekkür ederek noktaladı.



Kasapoğlu: "Türkiye’de çok güçlü bir spor tesisi alt yapısı var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Alkollü sürücü önce ağacı devirdi ardından aydınlatma direğine çarptı Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü önce refüjdeki ağacı devirdi sonra aydınlatma direğine çarparak durabildi. Polis ekipleri tarafından yapılan kontrollerde sürücünün 1.42 promil alkollü olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Esenyurt Mahallesi Mehmet Özhaseki Bulvarı üzerinde meydana gelen trafik kazasında H.K. yönetimindeki 34 DAV 647 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce refüjdeki ağacı devirdi, sonra da aydınlatma direğine çarparak durabildi. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, polis ekipleri yolda güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri de yaptıkları ilk kontrollerde kazada yaralanan kimsenin olmadığını belirledi. Kaza sonrası Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri tarafından H.K.’ya yapılan alkol testinde sürücünün 1.42 promil olduğu belirlendi. Ehliyetine ‘alkollü araç kullanmak’ suçundan daha önce 6 ay el konulduğu öğrenilen H.K.’nın ehliyetini geri alma süresi 2 yıl daha uzarken, H.K.’ya yine ‘alkollü araç kullanmak’ ve ‘sürücü belgesi olmadan araç kullanmak’ suçlarından 37 bin 994 TL idari para cezası uygulandı. Öte yandan H.K. hakkında ‘trafiğin güvenliğini tehlikeye sokmak’ suçundan işlem başlatıldı. Kazada hasar alan otomobil çekiciyle kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Bolu Kartalkaya yangın faciasının birinci yıldönümünde acılı aileler otel önünde bir araya geldi Bolu’da Grand Kartal Otel’de geçen yıl çıkan ve 34’ü çocuk 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciasının birinci yıldönümünde, acılı aileler otel önünde bir araya geldi. Facianın yaşandığı saat 03.17’de gökyüzüne dilek fenerleri bırakan aileler, kaybettikleri yakınlarını gözyaşlarıyla andı. Türkiye’yi yasa boğan yangın faciasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de meydana gelen yangında 34’ü çocuk toplam 78 kişi hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan yargı sürecinde, aralarında otel sahipleri ve yöneticilerin de bulunduğu sanıklar hakkında "olası kast" ve "bilinçli taksir" suçlarından rekor hapis cezaları verilmişti. Ancak acıların dinmediği facianın yıldönümünde, geride kalanlar bir kez daha olay yerindeydi. Yanan otele ‘Melek’ sembolleri yansıtıldı Gece yarısı hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü Kartalkaya’da, aileler saatler 03.17’yi gösterdiğinde otel binasının önünde toplandı. Duygusal anların yaşandığı anmada, hayatını kaybedenlerin isimleri ve onları temsilen ‘Melek’ sembolleri projeksiyonla otelin duvarına yansıtıldı. Aileler, kaybettikleri çocukları, eşleri ve kardeşleri için gökyüzüne dilek fenerleri bıraktı. "Maalesef ki kocam o cehennemi yaşadı" Yangın faciasında manevi kızı Mina, eşi Şenol Akişli’yi kaybeden Menşure Akişli, "Çok acı bir gece. Buraya ayaklarım geri gide gide geldim. Ama hiçbir çaresizlik kocamın yaşadığı çaresizlikten daha büyük olamaz. Çünkü benim kocam uyandı ve defalarca itfaiyeyi aramış. Hiç uyanmadığını düşünerek bir nebze olsun kendimi avuttum. ‘Acı çekmedi, annesini, oğlunu, kızını,karısını düşünmedi’ diye düşündüm. Maalesef ki kocam o cehennemi yaşadı" ifadelerine yer verdi. "Yani her şeyini kaybetmiş bir insan var burada" Yangın faciasında abisi Şenol Akişli, yeğeni Mina Akişli ve annesi Gülçin Akişli’yi kaybeden Oktay Akişli, "Annemi, abimi ve yeğenimi kaybettim bu yangında. Olaydan 78 gün sonra da babamı kaybettim. Yani her şeyini kaybetmiş bir insan var burada. Onlarca ailenin ocağı söndü. Onlarca insanın hayallerini umutlarını ellerinden aldılar" dedi.