SAĞLIK - 31 Mart 2026 Salı 09:32

Kayınvalide damadına can olmak için böbreğini bağışladı

A
A
A
Kayınvalide damadına can olmak için böbreğini bağışladı

Böbrek yetmezliği tedavisi gören 55 yaşındaki hastaya, 71 yaşındaki kayınvalidesi 9 ayda 15 kilo vererek böbreğini bağışladı. Daha önce kadavradan nakledilen böbreğin işlevini yitirmesi üzerine yapılan bu yeni ve başarılı ameliyatla hasta tekrar sağlığına kavuştu.


İki çocuk babası Şeref Ardil (55), yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği nedeniyle 2005 yılında diyaliz tedavisine başladı. 2009 yılında kadavradan yapılan nakille sağlığına kavuşan Ardil’in böbreği, 2024 yılının ekim ayında işlevini yitirdi. Yaklaşık 18 ay yeniden diyaliz tedavisi gören hastanın imdadına, 30 yıllık eşi Nurşen Ardil’in (51) annesi Fatma Solmaz (71) yetişti. Damadına böbreğini vermek isteyen kayınvalide, nakil için gereken vücut kitle endeksine ulaşabilmek amacıyla 9 ayda 89 kilodan 74 kiloya düşerek 15 kilo verdi. İzmir’deki Acıbadem Kent Hastanesi’nde Nakil Uzmanı Dr. Işık Özgü başkanlığındaki Uzm. Dr. Uğur Saraçoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Töz, Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr. Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Gökhan Ekin’den oluşan ekip tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla nakil işlemi tamamlandı. Ameliyattan 3 gün sonra taburcu edilen 3 çocuk ve 9 torun sahibi donör kayınvalidenin ardından, Şeref Ardil de son kontrolleri yapılarak taburcu edilmesi planlanıyor.



"Kilo vermesi konusunda şüphelerimiz vardı"


Hastanın durumuna ilişkin detayları paylaşan Acıbadem Kent Hastanesi Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, hastanın daha önce kadavradan gerçekleşen naklinin uzun süre işlevini sürdürdüğünü ancak sonrasında böbrekte fonksiyon bozukluğu meydana geldiğini belirtti. Aile içinde uyumlu kan grubuna sahip canlı verici bulunamayınca kayınvalidenin gönüllü olduğunu anlatan Ok, "Vericimizin vücut kitle endeksi, nakil için kabul ettiğimiz yasal sınır olan 35’in biraz üzerindeydi. Yaşını da göz önüne alarak kilo vermesi konusunda başlangıçta şüphelerimiz olsa da kendisine tanıdığımız 9 aylık süreçte büyük bir azimle 15 kilo vermeyi başardı. İleri yaşlarda yavaşlayan metabolizmaya rağmen gösterilen çabanın ameliyat sürecinin hızla toparlanması adına çok önemli. ’Kimse insanın annesi gibi olmaz’ denir ancak nadiren de olsa böyle çok güzel, gönüllü kayınvalidelerle de karşılaşıyoruz. Operasyon sonrası her iki hastamızın durumu da oldukça iyi. Birkaç gün önce taburcu ettiğimiz vericimiz bugün kontrole gelirken, ameliyatının beşinci gününde olan alıcımızı da şifa ile taburcu edeceğiz ve her şeyin yolunda gittiğini görüyoruz" dedi.



"Kendisine her zaman anne diye hitap ediyorum"


Kayınvalidesinin böbrek bağışıyla ikinci kez yaşama tutunan damat Şeref Ardil, ilk nakil sürecinde de kayınvalidesinin böbreğini vermek istediğini ancak yaşı genç olduğu için kadavra sırasını beklemeyi tercih ettiğini dile getirdi. Kadavradan nakledilen böbreğin kendisini 15 yıl idare ettiğini söyleyen Ardil, "Bu sürenin sonunda yeniden 18 aylık bir diyaliz serüvenim başladı. Yaklaşık on aydır kayınvalidemle birlikte hastaneye gelip gidiyorduk ve nihayet doktorlarımızın çabasıyla nakil sürecimiz başarıyla sonuçlandı. Kendi annemi 2017 yılında kaybettim, yaşlılık nedeniyle hayatta olsa bile böbreğini vermesi oldukça zordu. Ben kendisine her zaman anne diye hitap ediyorum. Kayınvalidem sayesinde tekrar sağlığıma kavuştum ve son derece mutluyuz" diye konuştu.



"Ameliyat öncesinde içimde hiçbir korku yoktu"


Çocuklarının mutluluğu için gönüllü olduğunu vurgulayan kayınvalide Fatma Solmaz ise diyalize girmenin zor bir süreç olduğunu ifade etti. Damadının durumuna şahit olmanın kendisini derinden üzdüğünü belirten Solmaz, "Bu yüzden böbreğimi tamamen kendi isteğimle verdim. Ameliyat öncesinde içimde hiçbir korku ya da endişe yoktu. Organımı verip ona çare olduğum için büyük bir sevinç duyuyorum. Nakil işleminin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen ağrım veya acım yok, kendimi turp gibi hissediyorum. Doktorlarımızdan Allah razı olsun, onlar var olduğu müddetçe bizler de sağlıklıyız. Organ bağışında bulunmaktan çekinenler benim şu anki durumumu görsünler. Kimse korkmasın ve tereddüt etmesin, herkes gönül rahatlığıyla organ bağışında bulunsun" ifadelerini kullandı.



Kayınvalide damadına can olmak için böbreğini bağışladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana ’Yerinde Dönüşüm Projesi’nde evler yüzde 80 tamamlandı Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 18 ilde yürütülen ’Yerinde Dönüşüm Projesi’ kapsamında 108 bin bağımsız yapının yüzde 80’i tamamlanırken, kalanların inşaat süreci devam ediyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, afetlerden etkilenen 18 ilde Temmuz 2023’te başlatılan ’Yerinde Dönüşüm Projesi’ kapsamında verilen desteklerle vatandaşların yeni ev ve iş yerlerine kavuşmasını sağladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca başlatılan Yerinde Dönüşüm Projesi, depremden etkilenen bölgelerde ev ve iş yerlerini yerinde dönüştürmek isteyen afetzedelere hibe ve kredi desteği sunarak yaraları sarmayı hedefledi. Proje kapsamında, konutlar için 750 bin TL hibe ve 750 bin TL’ye kadar faizsiz kredi, iş yerleri için 400 bin TL hibe ve 400 bin TL kredi, ayrıca her bağımsız bölüm için 40 bin TL proje desteği sağlandı. 18 ilde ’Yerinde Dönüşüm Projesi’ kapsamında 108 bin başvurunun yüzde 80’i tamamlandı. Kalanların ise inşaat süreci devam ediyor. "Bu hükümetimizin muazzam bir projesiydi" Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, "7452 sayılı afet yasası ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle desteklenen 11 ilde yerinde dönüşüm projesine 108 bin başvuru yapılmıştır. Bunun da aşağı yukarı yüzde 80’i tamamlanmıştır. Tamamlanmayanlar da inşaatına devam etmektedir. Bu hükümetimizin muazzam bir projesiydi. 750 bin hibe, 750 bin 2 yıl ödemesiz ayda 7 bin TL faizsiz ödeme ile ve 40 bin TL proje desteği ile dünyada eşi benzeri olmayan bir projeydi vatandaşlarımızın lehine olan. Bundan da 11 deprem bölgemiz, 108 bin hak sahibi müracaat etmiştir ve bu işlemler devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Bu, muazzam bir projeydi" Yerinde dönüşüm projeleriyle birlikte evlerin yenilendiğini belirten Karslıoğlu, "Biliyorsunuz bilim ve fen kurallarına göre işlem görmeyen binalarımız depremde orta hasar, az hasar şeklinde değerlendirilmiştir. Yerinde dönüşüm projesi de evini sağlam yap, en azından tabut halinde oturma, bilim ve fen kurallarına göre mühendislik hizmeti alan bir binada otur anlamına geliyor. Dediğim gibi dünyada eşi benzeri olmayan yerinde dönüşüm muazzam bir projeydi" diye konuştu.
Diyarbakır Bastığı gider mazgalı kayan kız öğrenci, 1 buçuk metrelik çukura düştü Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde, bastığı yağmur suyu gider mazgalı kayan kız öğrenci, 1 buçuk metrelik çukura düşerek yaralandı.Olay sabah saatlerinde meydana geldi. Cavit Torun Ortaokulu öğrencisi E.P., okul yolu üzerinde bulunan yağmur suyu gider mazgalına bastı. E.P., kapağın kaymasıyla birlikte 1 buçuk metre derinliğinde bulunan çukura düştü. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Düştüğü çukurdan çıkartılan E.P., ilk müdahalesinin ardından Çermik Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.Olaya ilişkin konuşan E.P.’nin babası Cuma P., ’’3 çocuğumu motosikletle okula götürüyordum. Okula yaklaşınca ara sokağa eski yatılı bölge öğretim okulu kapısına onları bıraktım. Onlarda yaya olarak kendi okulları olan Cavit Torun Ortaokuluna giderken, birdenbire kızım çukura düştü. Ben de hemen yardımına koşarak kızımı çukurdan çıkardım. 112 acil yardım telefonunu arayarak yardım istedim. Sağlık ekipleri tarafından Çermik Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Bu yol 400-500 öğrencinin okul gidiş ve dönüşlerinde her gün kullandığı bir yol. Biz bu kazayı yaşadık, diğer çocuklar yaşamasın. Buradan yetkililere bir daha üzücü bu tür olayların yaşanmaması için kapakların düzeltilerek güvenli hale getirilmesi çağrısında bulunuyorum’’ dedi.Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Sivas Keşfedilmeyen halk ozanı çözümü yapay zekada buldu Sivaslı halk ozanı Ömer Şahin, şiirlerine ilgi görmeyince eserlerini yapay zeka ile türküye dönüştürerek milyonlara ulaştı. Sivas’ta yaşayan halk ozanı Ömer Şahin, uzun yıllardır kaleme aldığı şiirlerin yeterince ilgi görmemesi üzerine eserlerini yapay zekâ ile türkü formatına dönüştürerek sosyal medyada paylaşmaya başladı. Şahin’in çalışmaları 1 milyonun üzerinde izlenmeye ulaştı.1980 yılından bu yana şiir yazan Şahin’in, bugüne kadar binin üzerinde eser kaleme aldı. Kendi yazdığı ve bestelediği şiirleri yapay zekâ aracılığıyla seslendiren Şahin, bu yöntemle eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediğini belirtti. Şahin’in paylaştığı türküler kısa sürede sosyal medyada ilgi görerek yüksek izlenme rakamlarına ulaştı. Geleneksel yöntemlerle değerlendirilme imkânı bulamayan eserlerin, yapay zekâ aracılığıyla müzik formuna dönüştürülmesi dinleyenlerin dikkatini çekti. "Şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım" Yapay zeka ile şiirlerini türküye dönüştüren Ömer Şahin, "Ben şiir yazmaya 1980 yılında başladım. İlk şiirimi köyde zarar eden besiciler için yazmıştım. Ondan sonra ara verdim. Erzurum’da işbaşı yaptıktan sonra oradaki âşıkların yanına gidip onları dinledim; nasıl şiir yazıyorlar, nasıl okuyorlar, nasıl türkü söylüyorlar diye dikkatlice gözlemledim ve orada tekrar şiire başladım. 1994 yılında Sivas’a geldikten sonra burada devam ettirdim, buradaki âşıklarla tanıştım. 2009 yılında dördüncü Uluslararası Âşıklar Yarışması’nda Sivas Gelir Aklıma adlı şiirim birincilik kazandı. 2023 yılında ise 734 sayfa ve içinde 475 adet şiir bulunan kitabım basıldı. Ben şöhreti olan birisi değilim gariban, kıyıda köşede kalmış bir âşığım. Kimseyi bulamayınca şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım, bu zamana kadar kimse yardımcı olmadı. Şiir kitabım çıkalı iki sene geçti, kimse çıkıp da şu şiirini alıp türkü yapacağım demedi. Ben de mecbur kaldım. Ölmeden önce türkülerim yayınlansın, ben ölsem dahi eserlerim kalsın istedim ve böyle bir yola girdim" dedi. "Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti" Aşıkların göz önünde bulundurulmadığını söyleyen Şahin, "Başarılı da olduğumu düşünüyorum. İlk yaptığım türkü Ey Vefasız, şu anda izlenme sayısı 1 milyon 700 bini geçti. Yokluk bizi mecbur etti. Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti. Mecburiyet olmasa, âşıklara ve ozanlara gereken önem verilse, ne söyledikleri, ne anlatmak istedikleri incelense ve hayata geçirilse bu noktaya gelinmezdi. Âşıklardan ve ozanlardan uzak duruluyor, oysa onların söyledikleri bizim öz kültürümüz, geleneğimiz ve göreneğimizdir. Yapay zekâ çıktı çıkalı bizim pabucumuz dama atıldı. Ben bir halk ozanı olarak bir türküyü yapmak için en az 15-20 gün, bazen bir ay uğraşıyorum; ama yapay zekâ bunu iki dakikada yapıyor, sofrayı kurup buyurun yiyin diyor. Ancak kesinlikle yapay zekâ geleneksel âşıklığın yerini tutmaz; onlar kurallara göre değil, hayatın içinden yazar. Gençlik de buna yöneliyor ve âşıklık ile diğerleri arasındaki fark burada ortaya çıkıyor" dedi.