POLİTİKA - 31 Ekim 2025 Cuma 17:03

Kemalpaşa Adalet Sarayı açılışını yapan Bakan Tunç: "Türkiye genelinde 388 adliye sarayı var"

A
A
A
Kemalpaşa Adalet Sarayı açılışını yapan Bakan Tunç: "Türkiye genelinde 388 adliye sarayı var"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İzmir’de Kemalpaşa Adalet Sarayı açılış ve Aliağa Adalet Sarayı temel atma töreninde yaptığı konuşmada, "Türkiye genelinde sadece 78 adliye sarayı vardı; şimdi 388 oldu. Yatırım programımızda 68 adliye binamız var; 31’i inşaat aşamasında" dedi.


Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İzmir programı kapsamında Kemalpaşa Adalet Sarayı açılış ve Aliağa Adalet Sarayı temel atma törenine katıldı. Kemalpaşa’da düzenlenen törene Bakan Tunç’un yanı sıra AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir Milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya, Yaşar Kırkpınar AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ile protokol ve partililer katıldı. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, "Bugün sizlerle beraber Kemalpaşa Adalet binamızın açılışını, inşallah gerçekleştireceğiz. İzmir’e farklı vesilelerle defalarca geldik; bakanlığım süresi içerisinde. İzmir, Ege’nin incisi. İzmir, yaklaşık 30 civarında ilçesi olan ve Türkiye’nin üçüncü büyük şehri; önemli bir şehir. Ege’nin incisi; her bir yanı tarih kokan, medeniyetlere beşiklik yapan, ülkemizin en değerli nadide köşelerinden bir yer. O nedenle İzmir’e ne yapsak azdır. Yapmaya çalışıyoruz. 23 yıllık iktidarımızda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’e çok büyük değer verdi. Milletvekillerimizle beraber, genel başkan yardımcılarımızla beraber şu anda da hala devam ediyoruz. Yollarıyla, otobanlarıyla, limanlarıyla, şehir hastaneleriyle, adliye binalarıyla her şeyiyle, altyapısıyla, üst yapısıyla İzmir’e önem vermeye devam ediyoruz" İfadelerini kullandı.



"Eğer adaletten ayrılsaydık Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en uzun süreli iktidarı yaşanamazdı"


Adaletin mülkün temeli olduğunu aktaran Bakan Tunç, "Adalet, devletin varlık sebebidir. Adalet deyince sadece mahkemeler anlaşılmaz. Sadece yargı teşkilatı değil; adalet her işimizde olmalıdır. Eğitimde adalet, iş hayatında adalet, ayrımcılığın yapılmaması, herkese eşit davranılması, herkese hakkının verilmesi. Dolayısıyla her işimizde adaletin tarafında olmamız gerekir. Adaletten ayrılmadığımız müddetçe bu millet bizim yolumuzu açar. 23 yıldan bu yana da hep bunu yaptı. Eğer adaletten ayrılsaydık, milletin isteklerini, milletin taleplerini yerine getirmeseydik, onların taleplerine duyarlı olmasaydık, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en uzun süreli iktidarı yaşanamazdı. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 100 yıllık cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına başladık ve inşallah artık Türkiye yüzyılının inşa süreci başladı. Önceki gün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık; gururla kutladık. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve bu toprakları bizlere vatan yapan ecdadımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle, minnetle yad ediyoruz" dedi.



"Türkiye bugün her zamankinden daha yüksek standartlı bir demokrasiye sahiptir"


Adalet Bakanı Yılmaz Tunç adaletin beton yığınından ibaret olmadığını aktararak, "Onun içinde uygulanacak mevzuatın, kanunların hukuka uygun olması gerekir. O kanunların toplumun ihtiyacına cevap vermesi gerekir. Anayasamızda gerektiğinde sıkıyönetim ilan edilebilir diye madde vardı; siz bunu kaldırdınız. Darbeciler yargılanamaz diye madde vardı; onu kaldırdınız. Türkiye’nin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için 10 yılda bir darbelerle, 10 yılda bir muhtıralarla, 10 yılda bir milli iradeye kasteden davranışlarla karşı karşıya kalınmaması için sizler bu yapısal reformlara ‘Evet’ dediniz. Türkiye bugün her zamankinden daha yüksek standartlı bir demokrasiye sahiptir. Cumhuriyetimizin 102. yıl dönümünü idrak ettiğimiz şu günlerde, cumhuriyetin demokrasiyle taçlandığı günlere milletimiz sayesinde ulaşmış bulunuyoruz" diye konuştu.



"Türkiye genelinde sadece 388 adliye sarayı var"


Daha önce yaklaşık 9 bin civarında hakim ve savcının olduğunu belirten Bakan Tunç, "Bugün 25 bin hakim ve savcımız var. Bunların hepsini bir araya getirdiğimizde, özellikle üç dereceli yargı sistemi, istinafa geçmemizle beraber istinaftaki dosya yığılmasını önlemeye yönelik birinci sınıf hakimlerimizin sayısı arttıkça orada da dairelerimizin sayısını artırarak son iki yılda 139 yeni dairenin kurulmasını sağladık. İstinaftaki o yoğunlaşmayı bir an önce çözmek ve vatandaşlarımızın haklarına daha çabuk kavuşabilmeleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye genelinde sadece 78 adliye sarayı vardı; şu anda 387, şimdi 388 oldu. Yatırım programımızda 68 adliye binamız var; 31’i inşaat aşamasında. İzmir Aliağa görüntülerini görmüştünüz. Bugün açılışla beraber onun temel atmasını da buradan uzaktan gerçekleştirmiş olacağız. İnşallah kısa süre içerisinde Aliağa Adalet binamızın da temel atma töreninde sizlerle bir arada oluruz. Bergama, Çeşme, Karşıyaka, Kınık, Kiraz, Menderes, Selçuk ilçelerimizin de adalet binası ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Daha kaliteli mekanlara ihtiyaç var diyoruz. Bu ilçelerimizde de inşallah 2026 yatırım programına önce etüt proje, sonrasında yapım aşamasına kadar süreçleri takip ederek bu ilçelerimizin de adalet binaları ihtiyacını karşılamak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.



"Aliağa Adalet binamız 18 bin metrekare kapalı alana sahip olacak"


Kemalpaşa ilçesi için adalet binasının hayırlı ve uğurlu olması temennisinde bulan Bakan Tunç, "Açılış ve temel atma törenini gerçekleştireceğiz. Aliağa Adalet binamız da tabii biraz daha geniş kapsamlı. 18 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. Bunun iki katından biraz daha fazla. Oradaki nüfusa, ihtiyaca göre projelendirildi ve inşallah Aliağa Adalet binamızın inşaatı şu anda devam ediyor. Biz, sembolik olarak buradan görüntülü bir şekilde temel atma törenine katkı vermiş olacağız. Tekrar ben bu yatırımların buralara gelmesini sağlayan, başta Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyorum. İnşallah Türkiye yüzyılının temelleri atıldı; şimdi inşa süreci devam ediyor. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı yine adaletle, kalkınmayla ve büyük bir yatırım hamlesiyle devam edecek, inşallah. Çocuklarımıza, gençlerimize, geleceğimize terörsüz bir Türkiye inşallah armağan edeceğiz. 41 yıldan bu yana mücadele ettiğimiz terör belasından kurtulmanın eşiğindeyiz. 41 yılda çok büyük acılar çektik; büyük kayıplarımız oldu. Trilyonlarca ekonomik kaybımız oldu. Terör olmasaydı, bu fitne olmasaydı bugün o trilyonlarca ekonomik değer milletimize yansıyacaktı. Milletimizin refahı bugün çok daha yükseklerde olacaktı. Bugün dünya projesi dediğimiz havalimanları, tüneller, metrolar, denizin altından tüpler, nükleer santraller bunlar belki çok daha uzun yıllar önce gerçekleşmiş olacaktı. Ama maalesef terör hem ekonomik zarar verdi hem de en önemlisi büyük acılar çektirdi; binlerce şehit vermemize neden oldu" ifadelerini kullandı.



"Terörsüz bir Türkiye’ye kavuştuğunda Türkiye’nin gelişmesi hızlanacak"


Birlik ve beraberlik içerisinde iç cephenin güçlendirerek, etnik kökeni ne olursa olsun kardeşçe Türkiye yüzyılını hep beraber inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Tunç, sözlerini şöyle noktaladı:


"Bunu yaparsak, güçlü olursak Türkiye’ye hiç kimse kem gözle bakamaz. Türkiye üzerinde şer planlarını hiç kimse uygulamaya cesaret edemez. Dünyada da çevremizde de adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını daha güçlü savunabiliriz. Bunu gerçekleştirmenin yolu birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, iç cephemizi kuvvetlendirmek, etnik köken, din veya mezhep ayrımı yapmadan hep beraber birlik ve beraberlik içerisinde yolumuza devam etmektir. İnşallah Türkiye terörden arındığında, terörsüz bir Türkiye’ye kavuştuğunda Türkiye’nin gelişmesi ve kalkınması daha da hızlanacak; diye düşünüyorum. Milletimiz de bunu bekliyor. Büyük Anadolu’da bu yönde bir mutabakat var. Bu çalışmaları yaparken, bu adımları atarken milletimizi rahatsız edecek, şehit ailelerimizi incitecek hiçbir adım bugüne kadar atmadığımız gibi bundan sonra da atmayacağız. Her şey milletim için diyorum. Millet ne isterse onu yaparız; milletimizin istemediği hiçbir adımı da atmayız. Biz gücümüzü sizlerden alıyoruz."



Eyyüp Kadir İnan: "Tüm bakanlıklarımız İzmir’imizin sorunları için çok yoğun destek veriyorlar"


Törende konuşan AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, adalet sarayının hayırlı olması temennisinde bulunarak, "Kemalpaşa’mıza ve yargı camiamıza imza niteliğinde bir yatırımı kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 1.5 sene gibi kısa bir dönemde, tasarruf tedbirlerinin hakim olduğu bir dönemde Adalet Bakanlığımız, bilgemize bu hizmeti kazandırdı. Tüm hemşehrilerimiz adına sayın bakanımıza, ekibine emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Tüm bakanlıklarımız kollarını sıvadılar, İzmir’imizin sorunları için şehrimize çok yoğun destek veriyorlar. Fakat biz bu yapıları kazandırırken, 1.5 sene gibi kısa bir sürede bu yapıyı kazandırırken, şehir hastanelerini kazandırırken, statlarımızı, sağlık komplekslerimizi kazandırırken maalesef yerel yönetimden aynı hızı göremiyoruz. Biz bu kadar büyük gayret ve destek ortaya koyarken aksine maruz kaldığımız eleştirileri de kabul etmiyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, ‘İzmir’e ayırımcılık yapıyorlar, İzmir’e farklı bakıyorlar’ diyor. Biz de buradan bu haksız eleştirilere işte Kemalpaşa’da açtığımız muhteşem yeni bir adalet sarayını İzmir’e armağan ederek cevabımızı vermiş oluyoruz. Başta sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bakanımıza, İzmir’in yargı camiamızın ihtiyaçları doğrultusunda bizi yalnız bırakmayan tüm bakan yardımcılarımıza teşekkür ederiz. Bayraklı’da büyük bir lojman ihtiyacı vardı. Yine büyük bir lojman satın alımını hızlıca gerçekleştirdik. Diğer konularda da Adalet Bakanlığı’mız bizlere çok büyük destekler veriyor. Biz de bu destekleri vatandaşlarımızla paylaşmakta kararlıyız" dedi.


Kemalpaşa Adalet Sarayı açılış töreninde konuşan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ise yeni adliye binasının ilçeye hayırlı olması temennisinde bulundu.



Kemalpaşa Adalet Sarayı açılışını yapan Bakan Tunç: "Türkiye genelinde 388 adliye sarayı var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana DAİMFED heyeti, Bakan Yardımcısı Cangir ile sektör sorunlarını görüştü Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhitleri Federasyonu (DAİMFED) heyeti, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir’i makamında ziyaret etti. AFAD’dan sorumlu olan Bakan Yardımcısı Cangir ile gerçekleştirilen görüşmede, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ildeki inşaat süreçleri ve sektörün yaşadığı aksaklıklar ele alınarak, bu sorunların ivedilikle aşılmasına yönelik çözüm odaklı temaslarda bulunulurken birçok konu üzerine de istişarelerde bulunuldu. DAİMFED heyeti, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir’i makamında ziyaret etti. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu başkanlığındaki 8 ilin temsilcisinden oluşan heyette; İstanbul Şube Başkanı Tarkan Tüzmen, Ankara Şube Başkanı Dalkın Öztorun, Gaziantep Şube Başkanı Mustafa Kara, Mersin Şube Başkanı Tuygun Eren, Osmaniye Şube Başkanı Abdullah Ulucan, Kahramanmaraş Şube Başkanı Necmettin Kolca, Malatya Şube Başkan Vekili Fatih Sevim, Malatya Şube Sekreteri Miraç Sevim ve Kahramanmaraş Şube Sekreteri Adem Bozdoğan yer aldı. AFAD süreçlerine anında müdahale Bakanlık bünyesinde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) sorumlu olan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir ile yapılan görüşmede, deprem bölgesindeki inşaat ve "Yerinde Dönüşüm" projelerindeki bürokratik engeller masaya yatırıldı. Görüşme sırasında, Malatya’da personel eksikliği nedeniyle işlemlerin yavaşladığını belirten Malatya Şube Başkan Vekili Fatih Sevim’in talebi üzerine Mehmet Cangir, Malatya AFAD birimine acil personel desteği sağlanması için talimat verdi. Ayrıca Kahramanmaraş Şube Başkanı Necmettin Kolca tarafından dile getirilen ödemelerdeki gecikmeler ve müteahhitlerin yaşadığı ekonomik zorluklar konusunda da ödemelerin hızlandırılacağı bilgisi Mehmet Cangir tarafından paylaşıldı. "Yerel müteahhitler 11 ilin ihyasında hızlı aksiyon sağlar" Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, yerel firmaların bölgeyi ayağa kaldırma noktasındaki kritik rolüne değinerek şunları kaydetti: "İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir’e, 11 ilimizi kapsayan deprem bölgesindeki inşaat faaliyetlerinde yerel müteahhitlerin çok daha hızlı aksiyon alacağını ve şeffaf ihale süreçlerinin devletimiz lehine rekabet oluşturacağını ilettik. Yerel firmaların ihalelere davet edilmesi ve süreçlere daha aktif dahil edilmesi konusundaki destek taleplerimiz olumlu karşılanmıştır. Bu yaklaşım, hem bölge ekonomisini canlandıracak hem de inşaat süreçlerine ivme kazandıracaktır." Görüşmede DAİMFED’in konfederasyonlaşma yolundaki vizyonunu da dinleyen Mehmet Cangir, sivil toplum kuruluşlarının tek çatı ve tek ses altında birleşmesinin önemine dikkat çekti. DAİMFED’in 12 vilayeti kapsayan temsil gücünü ve sorunları yerinde tespit etmek için kendisine yapılan ziyareti memnuniyetle karşılayan Cangir, federasyonun çalışmalarını değerli bulduğunu belirterek DAİMFED’e konfederasyon yolunda başarılar diledi. "Verimli bir görüşme oldu" Karslıoğlu, "Bakan Yardımcımız Mehmet Cangir, liyakatli ve çözüm odaklı yaklaşımıyla sektörümüze önemli bir yol haritası çizmiştir. Sektörümüzü zor durumdan kurtaracak kararların alındığı bu verimli görüşme için kendilerine teşekkür ediyor, yeni görevinde başarılar diliyoruz" dedi.
İstanbul GKL İlham Buluşmaları Barış Falay’ın moderatörlüğünde gerçekleşti GKL İlham Buluşmaları’nın üçüncüsü, farklı alanlarda başarıya ulaşmış kadınların azim ve kararlılıkla şekillenen hikayelerine sahne oldu. Sanofi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, genç kadınların iş hayatına daha güçlü ve donanımlı adım atmalarını desteklemek amacıyla 16 yıl önce hayata geçirdikleri Geleceğin Kadın Liderleri (GKL) programı kapsamında, bir kez daha ilham veren bir buluşmaya imza attı. "GKL İlham Buluşmaları"nın üçüncüsü, farklı alanlarda başarıya ulaşmış kadınların azim ve kararlılıkla şekillenen hikayelerine sahne oldu. Moderatörlüğünü Barış Falay’ın üstlendiği etkinlik, "Hikayeyi Yeniden Yazmak" temasıyla gerçekleştirildi. Pınar Altuğ, Hale Caneroğlu ve Bengi Kurtcebe gibi alanlarında öne çıkan isimler, kendi ilham verici yolculuklarını paylaşarak GKL mezunlarının başarı hikayelerine eşlik etti. GKL mezunlarının ve Türkiye’ye ilham veren bu güçlü isimlerin, cinsiyet ve fırsat eşitliği odağındaki kararlılık hikayeleri, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. GKL’den bugüne kadar 1950 genç kadın mezun oldu Yapılan açıklamaya göre Geleceğin Kadın Liderleri Programı, 2010’dan bu yana 1950 genç kadının hayatına dokunarak yalnızca bireysel kariyerleri değil, toplumsal dönüşümü de güçlendiren bir etki oluşturdu. Program mezunlarının yüzde 92’si iş hayatında aktif olarak yer alırken, yüzde 22’si üst düzey pozisyonlarda sorumluluk üstleniyor, yüzde 6’sı ise kendi girişimlerini hayata geçirerek ekonomiye değer katıyor. Programın oluşturduğu bu etkinin somut çıktıları da dikkat çekici: "Yatırımın Sosyal Dönüşü" (SROI) raporuna göre, Geleceğin Kadın Liderleri Programı’na yapılan her yatırım, 6 katlık bir toplumsal fayda olarak geri dönüyor. GKL’nin oluşturduğu etki uluslararası alanda da karşılık buluyor. Program, geçtiğimiz yıl Birleşmiş Milletler bünyesinde New York’ta düzenlenen paralel etkinlikler kapsamında örnek proje olarak sunularak küresel ölçekte de ilham veren bir model olarak öne çıktı. GKL İlham Buluşmalarının kaydına Sanofi Türkiye ve KAGİDER sosyal meday hesaplarından ulaşılabiliyor.
Adana Enerji verimliliğini arttırma yolları sanayicilere anlatılacak Bu sene 23’üncüsü düzenlenen Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu, alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Kursta, enerji verimliliğini arttırmanın yolları sanayicilere anlatılacak. Bu yıl 23’üncüsü düzenlenecek olan "Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu", Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) ev sahipliğinde 23-25 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Enerji alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek olan kursta, enerji verimliliğini artırmaya yönelik yöntemler ele alınacak. Özellikle sanayicilere yönelik hazırlanacak içeriklerde, enerji kullanımının daha etkin hale getirilmesi ve kayıpların azaltılması konuları işlenecek. Kurs kapsamında düzenlenecek oturumlarda, ekserji analizleri ile enerji verimliliğinin artırılması, sürdürülebilir enerji çözümleri ve güncel teknolojiler hakkında katılımcılara uygulamalı bilgiler sunulacak. "Enerji verimliliği odaklanmamız gereken en önemli çalışma" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Sözen, "Türkiye’nin birçok üniversitesinden 60’a yakın katılımcı şu anda ön kayıtlarını yaptırdı. Ekserji Yaz Okulu’nda çok değerli bilim adamları eğitim verecek. Özellikle Adana sanayi bölgesinden birçok katılımcı bekliyoruz çünkü sanayide enerji verimliliği şu anda çok popüler. Türkiye olarak enerji verimliliği odaklanmamız gereken en önemli çalışmalardan birisi. Yaz kursunun temel amacı da özellikle sanayideki enerji verimliliğini ön plana çıkarmak. Sanayi kuruluşlarımızdaki makine ile elektrik-elektronik mühendisleri gibi arkadaşlarımızın bu eğitimi mutlaka almaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Ufuk açıcı paneller düzenlenecek" Üniversite-sanayi iş birliğinin artarak devam edeceğini de anlatan Prof. Dr. Adnan Sözen, "Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak teknik anlamda üzerimize düşen birçok faaliyeti ATÜ’ye çekmeye çalışıyoruz. Dünyadaki bütün üniversitelerde ders kitapları okutulan Yunus Çengel hocamız gibi isimlerin yer aldığı böyle bir ekibi Adanalı sanayicilerin kesinlikle kaçırmaması lazım. Yaz okulu esnasında bir de panel düzenleyeceğiz. Bu panelin ufuk açıcı olacağını düşünüyorum" dedi. Rektör Prof. Dr. Sözen, üniversitelerinde 750 kW’lık GES santralinin aktif olarak çalıştığını belirterek enerjiye büyük önem verdiklerini ifade etti. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesinde önemli bir seviyeye ulaştığını vurgulayan Sözen, sadece yenilenebilir kaynaklara geçişin değil, sanayide enerjinin verimli kullanılmasının da kritik olduğunu söyledi. Avrupa’nın "Yüzde 20 tasarruf, yüzde 20 yenilebilir enerji" hedeflerinin Türkiye tarafından aşıldığını dile getiren Sözen, düzenlenen yaz okulunun sanayide enerji verimliliği çalışmalarına önemli katkı sağlayacağına inandıklarını kaydetti.