SAĞLIK - 18 Temmuz 2025 Cuma 12:36

Menemen’de hastane konforunda poliklinik

A
A
A
Menemen’de hastane konforunda poliklinik

Menemen Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ulukent Semt Polikliniği farklı branşlardan doktorlar ve röntgen, ultrason gibi hizmetlerle adeta bir hastane gibi hizmet veriyor. Günlük 500 hasta bakma kapasitesi bulunan polikliniğin önemine değinen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Önceki ay açılışını gerçekleştirdiğimiz polikliniğimiz ile Ulukent ve Kent-2’de oturan hemşehrilerimiz, hastaneye gitmeden yürüme mesafesinde sağlık hizmeti almaya başladı. Hemşehrilerimiz bizim kıymetlilerimiz, onların sağlığı kırmızı çizgimiz. Hep beraber sağlıklı günlerde nice hizmetlerimizde bir arada olmayı hedefliyoruz" dedi.


Sağlık yatırımlarına büyük önem veren ve evde bakım, ambulans, hasta nakli, evde fizyoterapi, şeker ve tansiyon ölçümü, pansuman gibi hizmetleri ücretsiz olarak sunan Menemen Belediyesi, sağlık tesislerini de birbiri ardına açarak, ilçeyi sağlık alanında da ön plana çıkardı. Bu kapsamda Asarlık Aile Sağlığı Merkezi’nden sonra geçtiğimiz ay açılan Ulukent Semt Polikliniği de adeta bir hastane gibi hizmet veriyor.


Menemen Belediyesi tarafından yapımı tamamlandıktan sonra protokolle Sağlık Bakanlığı’na devredilen 550 metrekarelik tesiste, uzman dahiliye, genel cerrahi, çocuk sağlığı, kadın doğum ve aile hekimliği gibi çeşitli branşlar bulunuyor. Ayrıca ilk müdahale, röntgen, laboratuvar, ultrason gibi hizmetler de yine Ulukent Semt Polikliniği’nde sunulan hizmetler arasında yer alıyor.



"Hastalarımız tahlil hizmetine çok hızlı ulaşabiliyor"


Günlük 500 hasta kapasiteli Ulukent Semt Polikliniği hakkında bilgi veren Sorumlu Hekim Hüseyin Erdoğan, "5 uzman hekim, 3 hemşire ve 5 personel arkadaşımızla günde yaklaşık 500 hastaya hizmet vermekteyiz. Mevcut hizmetlerimizin yanında EKG hizmetimiz, birinci basamak acil sağlık hizmetimiz, enjeksiyon ve pansuman hizmeti, röntgen, kadın doğumda NST hizmeti gibi hizmetlerimiz mevcuttur." derken, Sorumlu Hemşire Şerife Poçu da, "Menemen Devlet Hastanesi’ne bağlı olarak hizmet vermekteyiz ve kan alma işlemlerini burada da gerçekleştirebiliyor. Böylece hastalarımız, tahlil hizmetine çok daha kolay ve hızlı ulaşabiliyor. Aldığımız ilk tepkiler çok güzel. Bizi komşuları olarak görüyorlar" dedi.



Vatandaşlardan teşekkür


Öte yandan Ulukent Semt Polikliniği’ne tedavi için gelen vatandaşlar, aldıkları hizmetten ve böyle bir tesisin bölgeye kazandırılmasından memnuniyetlerini dile getirdiler. Funda Özer adlı vatandaş, "İlk kez geldim. Çok memnun kaldım. Çok temiz ve epey zengin bölümleri var. Kanımı verdim ve sonrasında sonuç almak için geleceğim. Burası için böyle bir yer çok fazla gerekliydi ve çok da beklenen bir şeydi. Kim hizmet ediyorsa ona teşekkür etmek gerekiyor. Menemen’in yolunda gittiğini görüyorum ve teşekkür ediyorum" derken Suna Altun ise, "Burası çok güzel ve temiz. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’dan memnunuz. Kent-2 için güzel işler yapıyor ve yapmaya da devam ediyor. Burada bir spor tesisimiz, aşağıda kütüphanemiz, çocuk parkımız, çocuk köyümüz... Memnunuz" dedi. Deniz Ceylan adlı vatandaş da "Eskiden bir sağlık hizmetine ihtiyaç duyduğumuzda hastaneye gitmemiz gerekiyordu. Şimdi hastane gibi polikliniğimiz var. Özellikle yaşlılarımız ve küçük çocuklu annelerimiz için yaşamı kolaylaştıran bu hizmet için çok teşekkür ediyoruz" sözlerine yer verirken Nazife Turan, "Başkanımız çok güzel işler yapıyor. Kent-2’de böyle bir hizmetin olmasından dolayı çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.



Menemen’de hastane konforunda poliklinik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.