SAĞLIK - 12 Şubat 2026 Perşembe 09:50

Parkinson hastaları için hayati önem taşıyan ’Akıllı Karar Destek Sistemi’ geliştirilecek

A
A
A
Parkinson hastaları için hayati önem taşıyan ’Akıllı Karar Destek Sistemi’ geliştirilecek

Ege Üniversitesi (EÜ) Ödemiş Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan’ın danışmanlığını yaptığı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Sibel Eyigör, Prof. Dr. Kerem Öztürk ve Doç. Dr. Ahmet Acarer’in araştırmacı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Furkan Bilek’in yürütücüsü olduğu; "Parkinson hastalarında derin öğrenme yaklaşımı kullanılarak akustik ses analizi ile disfajinin tespit edilmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.


Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) yürütücülüğünde 4 üniversite ve özel sektörün katılımıyla hazırlanan TÜBİTAK projesi, Türkiye’nin sağlık teknolojisindeki yerli gücünü dünyaya duyurmaya hazırlanıyor. Parkinson hastalarının hayatını tehdit eden yutma bozuklukları, Türk bilim insanlarının geliştireceği "Akıllı Karar Destek Sistemi" ile kontrol altına alınacak. Sağlık, tıp ve mühendislik disiplininden bilim insanlarını bir araya getiren projenin klinik çalışmaları ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilecek.


Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Türk bilim ekibi tarafından yerli ve milli bir anlayışla hazırlanan parkinson hastaları için hayati önem taşıyan "Akıllı Karar Destek Sistemi" geliştirilmesini amaçlayan ekibi tebrik ederek başarılar diledi.



"Bilim ve teknoloji ağı tek çatı altında"


Proje Danışmanı EÜ Ödemiş Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan, "Parkinson hastalarının yaşam kalitesini doğrudan etkileyen yutma bozuklukları, artık yapay zekânın rehberliğinde takip edilecek. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Furkan Bilek’in yürütücülüğünde hazırlanan ve TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenen proje ile hastaların yutma seslerini analiz ederek hekimlere teşhis aşamasında rehberlik edecek bir ‘Karar Destek Sistemi’ geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu çalışma, sıradan bir akademik araştırma olmanın ötesinde, Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından katılan çok kıymetli uzmanlıkların birleştiği dev bir teknoloji ağını da temsil ediyor. Ege Üniversitesi projenin tıbbi ve klinik temelini oluşturuyor. Tıp, sağlık, mühendislik ve bilişim dünyasını buluşturan bu disiplinler arası güç birliği, Parkinson hastaları için geliştirilen ‘Karar Destek Sistemi’nin hem yerli hem de dünya çapında rekabet edebilir bir teknoloji olmasını sağlıyor" dedi.



"Hekimlere pek çok kolaylık sunulacak"


Projenin hedeflerini anlatan Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan, "Bu proje ile hekimlere veriye hızlı erişim, kolay ve zahmetsiz izleme olanağı sunulurken, hastalıkla ilgili hayati riskleri erkenden fark etme imkânı sunulacak. Yapay zekânın, insan kulağının fark edemeyeceği ses detaylarını analiz ederek hekime saniyeler içinde bir risk raporu sunması planlanıyor. İnvaziv (vücut içine müdahale gerektiren) ve maliyetli yöntemlere gerek kalmadan, sadece ses analiziyle hastanın durumu düzenli olarak takip edilebilmesi amaçlanıyor. Yutma güçlüğü nedeniyle besinlerin akciğere kaçması sonucu oluşan zatürre ve beslenme bozukluğu gibi ölümcül riskler erkenden fark edilecek. Ayrıca ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna katkı sunularak, Türkiye’nin sağlık teknolojisinde dışa bağımlılığı azalacak ve tüm hastanelerde kullanılabilecek ekonomik bir tanı sistemi geliştirilecek" diye konuştu.



"Geleceğin bilim insanları yetiştirilecek"


Yürütülecek araştırma kapsamında geleceğin bilim insanlarının yetiştirileceğini vurgulayan Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan, "Proje, sadece ileri teknoloji üretmekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin sağlık ve teknoloji geleceğine yön verecek nitelikli insan kaynağına da yatırım yapıyor. Alanında uzman kıdemli hocaların rehberliğinde; farklı disiplinden gelen bu genç yetenekler, yapay zekânın sağlık alanındaki uygulamalarında bizzat deneyim kazanarak geleceğin multidisipliner çalışma modelini temsil edecekler" dedi.



"4 üniversiteden multidisipliner bilim ekibi"


Projenin yürütücülüğünü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fethiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Furkan Bilek üstlenirken danışmanlığı ise EÜ Ödemiş Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan ile School of Nursing and Midwifery, University College Cork (Cork, İrlanda) Senior Research Coordinator İsmail Toygar yapıyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Sibel Eyigör, Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Acarer ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Kerem Öztürk, Atatürk Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Aslı Nur Polat ve özel sektörde görev yapmakta olan Bilgisayar Mühendisi Dr. Hüseyin Yaman’ın araştırmacı olarak görev aldığı projede, EÜ Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim elemanı Arş. Gör. İrem Gül, doktora öğrencisi İrem Karaman ve İzmir Tınaztepe Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi Kağan Şahin bursiyer olarak yer alıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Junior Olaitan: "Finale çıkmak ve kupayı kazanmak istiyoruz" Beşiktaş’ın Beninli orta sahası Junior Olaitan, Ziraat Türkiye Kupası’nda yarı finale çıktıkları Alanyaspor maçının ardından hedeflerinin kupayı kazanmak olduğunu söyledi. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final maçında Beşiktaş, sahasında karşılaştığı Alanyaspor’u 3-0 mağlup etti. Müsabakanın ardından siyah-beyazlıların Beninli orta saha oyuncusu Junior Olaitan, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Olaitan, "Bizim adımıza iyi bir maç oldu. Zor bir rakibe karşı oynadık. Alanlar oluşturmaya, oyun kurmaya çalıştık. 3 golle kazandık ve golleri ön alan baskılarından bulduk. Mutluyuz. Yarı finale çıktık. Pazar günü kaybettikten sonra bugün kazanmak önemliydi. Pazar günü eleştirilebilecek bir maç oynadık. Finale de çıkmak istiyoruz ve kupayı kazanmak istiyoruz. En önemlisi de bu şekilde devam etmek" diye konuştu. "İyi bir maç çıkardığımı düşünüyorum" Takımın ikinci golündeki pozisyonda katkısının yüksek olmasının hatırlatılması üzerine 23 yaşındaki futbolcu, "Benim oyunumun bir parçası. Bu yüzden ben bir futbolcuyum. Her top için mücadele ederim, her topa ayağımı sokmak istiyorum. Sahada da elime gelen her fırsatı kullanmaya çalışıyorum. Bu camia ve bu kulüp için bunları yaparım, yapmaya çalışıyorum. Bu şekilde devam etmek istiyorum. İyi de bir maç çıkardığımı düşünüyorum. Sezon sonuna kadar ve önümüzdeki sezonda da bu şekilde devam etmeyi hedefliyorum" ifadelerini kullandı. "Duygu patlaması yaşadık" Beşiktaş’ın 3. golünden sonraki sevinçle alakalı da açıklama yapan Junior Olaitan, "Son gol güzel bir gol oldu. 1-0’ken rakip eşitliği yakalamak ve oyuna ortak olmak istiyordu. Ama 2. ve 3. gollerde duygu patlaması yaşadığımızı söyleyebilirim. Bizim takımı takım yapan unsurlardan bir tanesi de budur. Mücadeleyi birlikte veriyoruz, gollere birlikte seviniyoruz. Her an birlikteyiz, her an bütün olmaya çalışıyoruz. Birbirimizle olan ilişkilerimiz çok iyi. Bizi bütün yapan etmen de budur zaten" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Onlar için en acı 23 Nisan Bolu’da Grand Kartal Otel faciasında eşi ve kızını kaybeden iş adamı Rıfat Doğan, yaşanan yangın faciasında hayatını kaybeden çocukların fotoğraflarını projeksiyonla binaya yansıtarak andı. Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te çıkan yangında 36’sı çocuk olmak üzere 78 kişi hayatını kaybetmişti. İş adamı Rıfat Doğan’ın eşi Ceren Yaman (45) ile kızı Lalin Doğan (16) da bu faciada hayatını kaybetmişti. Projeksiyonla binaya yansıttı Acılı baba Rıfat Doğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda farkındalık oluşturmak amacıyla, yangında hayatını kaybeden 36 çocuğun fotoğrafını ve isimlerini projeksiyonla binaya yansıttı. 23 Nisan’ı temsilen, çocukların fotoğraflarından önce Türk bayrağı da yansıtıldı. "Özel günler bize daha ağır geliyor" 23 Nisan gibi özel günlerin daha ağır geldiğini ifade eden Rıfat Doğan, "Bizim için her günün ayrı bir zorluğu var. Özel günler bize daha ağır geliyor. Özel günlerde eskiden yaptığımız etkinlikler, birlikte geçirdiğimiz zamanlar aklımıza geliyor. Her özel günü daha bir ağır geçiriyoruz. 23 Nisan’da bizim için özel günlerden. İlkokula başladıklarından bugüne hep bir etkinliklerine koşturduk. 23 Nisan’da 36 tane yavrumuzu unutmak istemedik. O yüzden hem onları anmak, hem de unutmamak için böyle bir etkinlik düşündük" dedi. "Onlar hiçbir zaman büyümeyecekler 36 canın hiçbir zaman büyümeyeceğini belirten Rıfat Doğan, "Tabii eski 23 Nisanlar aklımıza geldikçe onlarla geçirdiğimiz anlar, okuldaki gösterileri, onlarla bu etkinliklerine hazırlanışımız geliyor. Soğuk da olsa, yağış da olsa onları bu etkinliklere götürüp izliyorduk. Şimdi tabii ki bunlar mümkün değil. Giden canlarımız geri gelmeyecek ama bizim tüm çabamız giden canlarımıza olan borcumuzu ödemek. 36 tane yavrumuzu kaybettik. Onlar hiçbir zaman büyümeyecekler. Hep bizim için çocuk kalacaklar. Allah ömür verdikçe her özel günde onları anmak için, onları yaşatmak için elimizden geldiğince çaba sarf edeceğiz" şeklinde konuştu.